BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

KUR’AN-I KERİM KISSALARI

KEHF SURESİ: İKİ BAHÇE SAHİBİ
Bismillahirrahmânirrahîm. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
ZENGİNİN KİBRİ VE MÜMİNİN CEVABI
Allah’u Teala, insanlara örnek olması için iki adamı misal verdi. Bunlardan birine her türlü nimeti bahşetmişti; üzüm bağları, etrafı hurmalıklarla çevrili bahçeler ve aralarından akan ırmaklar… Bu zengin adam, bahçelerinin veriminden ve meyvelerinden dolayı şımardı. Bir gün fakir olan mümin arkadaşına böbürlenerek şöyle dedi:
…اَنَا۬ اَكْثَرُ مِنْكَ مَالاً وَاَعَزُّ نَفَراً “…Ene ekseru minke mâlen ve eazzu neferâ.” “…’Benim malım senden daha çok, adamlarım (taraftarlarım/evladım) da seninkinden daha üstündür.'” (Kehf Suresi, 34)
Kibri o kadar ilerledi ki, bahçesine girerken ahireti inkâr edercesine konuştu: “Bu bahçenin ebediyen yok olacağını sanmıyorum. Kıyametin kopacağını da zannetmem. Eğer Rabbime döndürülürsem bile (O beni sevdiği için) orada bundan daha iyisini bulurum!”

Fakir ama imanı kavi olan arkadaşı ise ona unutulmaz bir ders verdi:
…اَكَفَرْتَ بِالَّذ۪ي خَلَقَكَ مِنْ تُرَابٍ… وَلَوْلَٓا اِذْ دَخَلْتَ جَنَّتَكَ قُلْتَ مَا شَٓاءَ اللّٰهُ لَا قُوَّةَ اِلَّا بِاللّٰهِۚ… “…E keferte billezî halekake min turâbin… Ve lev lâ iz dehalte cenneteke kulte mâ şâallâhu lâ kuvvete illâ billâh…” “…Seni topraktan yaratanı inkâr mı ediyorsun? …Bahçene girdiğin zaman: ‘Mâşâallah (Allah ne güzel dilemiş), kuvvet ancak Allah’ındır!’ demen gerekmez miydi?” (Kehf Suresi, 37-39)
Mümin arkadaşı onu uyardı, nimetin sahibini hatırlattı. Ancak zengin adam dinlemedi. Sonuç kaçınılmazdı. Bir gece, Allah’u Teala‘dan gelen bir afet o güzelim bahçeleri kuşattı ve yerle bir etti. Sabah olduğunda, zengin adam çardakları çökmüş, meyveleri kurumuş bahçesine bakarak ellerini ovuşturuyor ve pişmanlıkla şöyle diyordu:
…يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَداً “…Yâ leytenî lem uşrik bi rabbî ehadâ.” “…Keşke Rabbime kimseyi (malımı, mülkümü) ortak koşmasaydım!” (Kehf Suresi, 42)
Mülk Allah’ındır. İnsan sadece bir emanetçidir. “Ben kazandım, ben yaptım” demek, malı kendine mal etmek, gizli bir şirk (ortak koşma) türüdür. Bahçe sahibi, malını Allah’tan bağımsız bir güç olarak gördüğü için elindeki nimetten oldu. Kurtuluş formülü bellidir: “Mâşâallah, Lâ Kuvvete İllâ Billâh.”
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v), nimeti korumanın ve şükrün anahtarını şöyle öğretmiştir:

“Allah kime bir nimet verir de o kişi (nimeti görünce) ‘Mâşâallah, lâ kuvvete illâ billâh’ derse, o nimet ne olursa olsun, ölümden başka hiçbir afet ona zarar vermez.”
(Bu zikir, nimetin nazar ve afetten korunması için manevi bir kalkandır.)
(Beyhakî, Şuabu’l-İman, 4/90)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Mülkün Sahibi: Zenginlik insanı şımartmamalı. Mümin, varlıkta şımarmaz, yoklukta isyan etmez.
Kibir ve Şirk: “Benim malım” diyerek övünmek, nimeti vereni unutup sebeplere tapınmak demektir.
Koruyucu Zikir: Bir güzellik, mal veya başarı gördüğümüzde “Mâşâallah” demek, o nimetin devamını sağlar.
Dünya Geçicidir: Dünyadaki en güzel bahçeler bile bir gecede “kuru bir toprak” (saîden zelekâ) haline gelebilir. Baki olan ahirettir.
Ey Rabbimiz! Bize mülkünde emanetçi olmayı öğret… 🌹
Zikir: “Mâşâallah Lâ Kuvvete İllâ Billâh” (Allah’ın dilediği olur, kuvvet ancak Allah’tandır.)

Ayet-i Kerime:
“Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak salih ameller ise, Rabbinin katında sevapça da hayırlıdır, ümit bağlamaya da hayırlıdır.” (Kehf Suresi, 46)

Âmin, Yâ Mâlikel Mülk.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler