BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

TÛR SURESİ

“Yeminler, Cennet ve Ailelerin Buluşması”
Anlamı
Dağ (Sina)
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
49 Ayet
Cüz
27. Cüz
Konusu
Azap ve Cennet
Cennette Ailelerin Buluşması
Büyük Müjde: Allah Teâlâ, mümin ailelere eşsiz bir lütufta bulunur: “İman eden ve soyları da iman ile kendilerine uyanlar (var ya); biz onların soylarını da kendilerine katarız (cennette buluştururuz). Amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyiz.” (Tûr, 21).
Gözlerimizin Önündesin: Peygamberimizin (s.a.v) yaşadığı zorluklara karşı Allah’ın verdiği en büyük teselli: “Rabbinin hükmüne sabret! Çünkü sen, gözlerimizin önündesin (gözetimimiz altındasın).” (Tûr, 48).
Sure, Tûr dağına ve Beyt-i Ma’mûr’a (gökteki Kâbe’ye) yeminle başlayarak azabın kesinliğini ve cennetin nimetlerini anlatır.
30 Bölümde Surenin Özeti
1
Tûr’a Yemin Tûr dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab’a yemin olsun.
2
Beyt-i Ma’mûr İmar edilmiş eve (Gökteki Beyt-i Ma’mûr’a) ve yükseltilmiş tavana (göğe) yemin olsun.
3
Taşkın Deniz Kaynatılmış ve kabartılmış denize yemin olsun.
4
Azap Gerçektir Şüphesiz Rabbinin azabı kesinlikle gerçekleşecektir. Onu önleyecek yoktur.
5
Göklerin Çalkalanması O gün gök şiddetle çalkalanır, dağlar yürür gider.
6
Yalanlayanlara Vay! Daldıkları batıl içinde oynayıp duran yalanlayıcıların o gün vay haline!
7
İtilip Kakılmak O gün onlar cehennem ateşine itilip kakılarak sürülürler.
8
Sihir mi? “Bu bir sihir midir, yoksa siz mi görmüyorsunuz?” denilir.
9
Sabır Faydasız İster sabredin ister etmeyin, sizin için birdir. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekiyorsunuz.
10
Muttakilerin Yeri Takva sahipleri ise cennetlerde ve nimetler içindedirler.
11
Rabbin Koruması Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinirler ve Rableri onları cehennem azabından korumuştur.
12
Afiyetle Yiyin “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.”
13
Sıralı Tahtlar Sıra sıra dizilmiş tahtlara yaslanırlar. Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.
14
Nesillerin Buluşması İman eden ve soyları da imanla kendilerine uyanları (cennette) birleştiririz.
15
Meyve ve Et Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol veririz.
16
Boş Söz Yok Orada karşılıklı kadeh sunarlar; onda ne boş söz vardır ne de günaha sokma.
17
İnci Gibi Gençler Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönerler.
18
Cennet Sohbeti Birbirlerine dönüp (dünyadaki hallerini) sorarlar.
19
Ailemiz İçinde Korkardık “Biz daha önce ailemiz içinde (Allah’tan) korkardık” derler.
20
Allah’ın Lütfu “Allah bize lütfetti ve bizi o kavurucu (sam yeli) azaptan korudu.”
21
O’na Dua Ederdik “Biz önceden (dünyada) O’na dua ederdik. Şüphesiz O, iyiliği bol ve merhameti çok olandır (Berru’r-Rahîm).”
22
Kâhin ve Mecnun Değilsin Öğüt ver! Rabbinin nimetiyle sen ne kâhinsin ne de mecnun.
23
Şair İddiası Yoksa “O bir şairdir; zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz” mu diyorlar?
24
Akılları mı Emrediyor? Bunu onlara akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?
25
Benzer Söz Getirin “Onu (Kur’an’ı) uydurdu” diyorlar. Eğer doğruysalar, onun benzeri bir söz getirsinler.
26
Hiçten mi Yaratıldılar? Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa yaratıcı kendileri midir?
27
Gökleri Onlar mı Yarattı? Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattı? Hayır, onlar kesin bilgiye (yakîne) ulaşmıyorlar.
28
Hazineler Yanında mı? Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa hakimiyet onlarda mıdır?
29
Tuzak Kurmak Yoksa bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl tuzağa düşecek olanlar o inkar edenlerdir.
30
Gözetim Altındasın “Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin. Kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.”
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
Jübeyr b. Mut’im (r.a), henüz Müslüman değilken Peygamberimizi akşam namazında Tûr Suresi’ni okurken dinlemiş ve “Kalbim yerinden fırlayacak gibi oldu” demiştir. (Bu olay Müslüman olmasına vesile olmuştur).
(Buhârî, Tefsir)
“Kim zürriyetinin (soyunun) kendisiyle cennette birleşmesini ve derecelerinin yükselmesini isterse, iman ve salih amele devam etsin.” (Tûr 21. Ayetin işaret ettiği müjde).
(Tefsir Kaynakları)
“Beyt-i Ma’mûr” (Tûr 4), göklerde, Kâbe’nin tam hizasında bulunan ve her gün 70.000 meleğin girip ibadet ettiği ve bir daha sıranın gelmediği yüce bir mabettir.
(Buhârî, Bed’ü’l-Halk)
“Sen gözlerimizin önündesin” (Tûr 48) ayeti, Allah’ın Habibi’ne (s.a.v) verdiği en büyük güvence ve tesellidir. Tasavvuf ehli için bu ayet “Murakabe” makamının zirvesidir.
(Tasavvufi Yorum)
Cennet Ehlinin Duası (Tûr 26-27)
“İnnâ künnâ kablu fî ehlinâ müşfikîn. Femennallâhu aleynâ ve vekânâ azâbes semûm.”
(Biz daha önce ailemiz içinde endişe ederdik. Allah bize lütfetti ve bizi o kavurucu azaptan korudu.)
ÂMİN

TÛR SURESİ KISSALARI

“Beyt-i Ma’mûr’un Sırrı, Aile Saadeti ve İlahi Teselli”

01

Meleklerin Tavaf Yeri

Ayet: 4

Allah’u Teâlâ sureye, Tûr Dağı’na, yazılı kitaba ve “Beyt-i Ma’mûr”a yemin ederek başlar. Peygamberimiz (s.a.v), Miraç gecesinde yedinci kat semada Beyt-i Ma’mûr’u gördüğünü anlatır.

Burası, yeryüzündeki Kabe’nin tam hizasında bulunan, gök ehlinin kıblesidir. Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Oraya her gün 70.000 melek girer (ibadet eder) ve bir daha çıkmazlar (sıra onlara bir daha gelmez).” Bu yemin, Allah’ın mülkünün ve ordularının (meleklerin) ne kadar azametli olduğunu gösterir.

Kıssadan Hisse
Yeryüzünde Kabe neyse, gökyüzünde Beyt-i Ma’mûr odur. İbadet sadece insanlara mahsus değildir; kainatın her zerresi ve sayısız melekler ordusu her an Allah’ı tesbih etmektedir.
02

Nesillerin Birleşmesi

Ayet: 21

Müminler için cennetteki en büyük sevinçlerden biri de aileleriyle buluşmaktır. Allah’u Teâlâ bu surede muazzam bir müjde verir: “İman eden ve soyları da iman ile kendilerine uyanlar (var ya); biz onların soylarını da kendilerine katarız (cennette buluştururuz).”

Bu ayetin tefsirinde alimler der ki: Allah, cennetteki derecesi düşük olan çocukları veya eşleri, derecesi yüksek olan babalarının/eşlerinin yanına yükseltir. Böylece ailenin sevinci tamamlanır. Üstelik bunu yaparken, yüksek derecede olanın sevabından hiçbir şey eksiltmez. Bu, Allah’ın sırf lütuf ve ikramıdır.

Kıssadan Hisse
Aile saadeti sadece dünya ile sınırlı değildir. İman bağıyla birbirine bağlı aileler, cennette ebediyen ayrılmamak üzere bir araya gelecektir.
03

“Sen Ne Kâhinsin Ne de Mecnun”

Ayetler: 29 – 30

Mekkeli müşrikler (Darünnedve’de toplanıp), Peygamberimiz (s.a.v) hakkında ne diyeceklerini şaşırmışlardı. Kimi “O bir şairdir, zamanın felaketlerine uğrayıp ölmesini bekleyelim” diyor, kimi “O bir kâhindir (gelecekten haber veren falcı)”, kimi de “O bir mecnundur (deli)” diyordu.

Allah’u Teâlâ, sevgilisini bizzat savundu ve onlara meydan okudu: “Sen (onlara aldırma) öğüt ver! Rabbinin nimetiyle sen ne bir kâhinsin ne de bir mecnun. Yoksa onlar ‘O bir şairdir’ mi diyorlar? De ki: Bekleyin! Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.”

Kıssadan Hisse
Hak yolda olanlara tarih boyunca iftiralar atılmıştır. Mümin, kınayanın kınamasından korkmaz, “Rabbinin nimeti” olan imana ve hakikate sarılarak yoluna devam eder.
04

“Çünkü Sen Gözlerimizin Önündesin”

Ayet: 48

Peygamber Efendimiz (s.a.v), kavminin inkarı, alayları ve eziyetleri karşısında çok daraldığı bir zamanda, Rabbi O’na en şefkatli hitabıyla seslendi:

“Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin (gözetimimiz altındasın). Kalktığında Rabbini hamd ile tesbih et.”

Bu ifade (“Bi a’yuninâ”), “Sen bizim korumamızdasın, seni görüyoruz, seni yalnız bırakmayız, sen bize çok kıymetlisin” manasına gelir. Bir kul için bundan daha büyük bir teselli ve güven kaynağı olamaz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler