BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Tevekkülün Zirvesi

İlahi Nusret, Mutlak Güven ve Teslimiyet Sırrı
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: TESLİMİYET VE YARDIM ZİKRİ
يَا وَكِيلُ يَا نَصِيرُ
“Yâ Vekîl Yâ Nasîr”
(Ey kendisine güvenenlerin işini en güzel şekilde vekâleten çözen ve onlara eşsiz kudretiyle yardım eden Allah’ım!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Fani Güçlerden Temizleyip Yalnızca O’na Sığınmak İçin (100+)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Eğer Allah size yardım ederse artık sizi yenip mağlup edecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakıverirse, O’ndan başka size yardım edecek kimdir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.”
(Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i, 160)
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, müminlere zaferin ve yenilmezliğin yegâne formülünü bu muazzam ayetle vermektedir. İnsanoğlu çoğu zaman zayıflığa düşer; rızkını patronundan, şifasını doktordan, kurtuluşunu siyasi güçlerden bekler. Oysa kalbini kibrinden, dünyevi makamlara ve fani insanlara güvenme zilletinden manen temizleyip sadece Allah’u Teala’ya sığınan bir kulu, dünyadaki hiçbir güç mağlup edemez. Tevekkül; sebeplere sarıldıktan sonra sonucu göklerin ve yerin tek hakimi olan Allah’a bırakmaktır. O (Celle Celâluhu) yardım ederse ateş İbrahim’e serin olur, deniz Musa’ya yol olur; O yardımsız bırakırsa, koca firavunlar bir avuç suda boğulur. Mümin, yalnız O’na güvenendir.
KUR’AN-I KERİM’DE TEVEKKÜL VE NUSRET
Yalnızca O’na Güvenenler بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Bismillâhirrahmânirrahîm
إِنْ يَنْصُرْكُمُ اللَّهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْ ۖ وَإِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذِي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِهِ ۗ وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ Okunuşu: İn yensurkümüllâhu fe-lâ ğâlibe leküm; ve in yahzülküm fe-men zellezî yensuruküm min ba’dih; ve alellâhi fel-yetevekkelil-mü’minûn. 1. “Eğer Allah size yardım ederse, artık sizi yenip mağlup edecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, O’ndan başka size yardım edecek kimdir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.” [Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[160]
وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ ۚ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ Okunuşu: Ve men yetevekkel alellâhi fe-hüve hasbüh; innallâhe bâliğu emrih. 2. “Kim Allah’a tevekkül ederse, O ona yeter. Şüphesiz Allah’u Teala, emrini (hükmünü) yerine getirendir.” [Talâk Sûre-i Şerif’i]:[3]
فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ يُحِبُّ الْمُتَوَكِّلِينَ Okunuşu: Fe-izâ azemte fe-tevekkel alellâh; innallâhe yühibbül-mütevekkilîn. 3. “…Bir kere de azmettin mi (karar verdin mi), artık Allah’a tevekkül et. Şüphesiz Allah’u Teala, tevekkül edenleri (yalnız O’na güvenenleri) sever.” [Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[159]
وَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ وَكِيلًا Okunuşu: Ve tevekkel alellâh; ve kefâ billâhi vekîlâ. 4. “Sen (yalnızca) Allah’a tevekkül et. (Seni koruyucu ve) Vekil olarak Allah yeter!” [Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[3]
وَمَا النَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِنْدِ اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ Okunuşu: Ve men-nasru illâ min ındillâh; innallâhe azîzün hakîm. 5. “…Nusret (yardım ve zafer), ancak Allah’u Teala’nın katındandır. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.” [Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[10]
الَّذِينَ قَالَ لَهُمُ النَّاسُ إِنَّ النَّاسَ قَدْ جَمَعُوا لَكُمْ فَاخْشَوْهُمْ فَزَادَهُمْ إِيمَانًا وَقَالُوا حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ Okunuşu: Ellezîne kâle lehümün-nâsü innen-nâse kad cemeû leküm fahşevhüm fe-zâdehüm îmânen ve kâlû hasbünallâhu ve ni’mel-vekîl. 6. “Onlar öyle kimselerdir ki, insanlar kendilerine ‘Düşmanınız size karşı ordu topladı, korkun’ dediklerinde, bu onların imanını artırdı ve ‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir!’ dediler.” [Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[173]
لَا تَحْزَنْ إِنَّ اللَّهَ مَعَنَا ۖ فَأَنْزَلَ اللَّهُ سَكِينَتَهُ عَلَيْهِ Okunuşu: Lâ tahzen innallâhe meânâ; fe-enzelallâhu sekînetehû aleyh. 7. “(Mağarada) Arkadaşına: ‘Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir’ diyordu. Allah ona (yardım edip) sekînetini (huzurunu) indirdi.” [Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[40]
وَأُفَوِّضُ أَمْرِي إِلَى اللَّهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ بَصِيرٌ بِالْعِبَادِ Okunuşu: Ve üfevvidu emrî ilellâh; innallâhe basîrun bil-ıbâd. 8. “(Mümin adam dedi ki): Ben işimi (tamamen) Allah’a havale ediyorum. Şüphesiz Allah’u Teala, kullarını hakkıyla görendir.” [Mü’min Sûre-i Şerif’i]:[44]
وَتَوَكَّلْ عَلَى الْحَيِّ الَّذِي لَا يَمُوتُ وَسَبِّحْ بِحَمْدِهِ Okunuşu: Ve tevekkel alel-hayyillezî lâ yemûtü ve sebbih bi-hamdih. 9. “Sen, ölümsüz ve daima diri olan Allah’a tevekkül et (O’na dayan) ve O’nu hamd ile tesbih et!” [Furkan Sûre-i Şerif’i]:[58]
وَعَلَى اللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُتَوَكِّلُونَ Okunuşu: Ve alellâhi fel-yetevekkelil-mütevekkilûn. 10. “…Tevekkül edenler, yalnız ve yalnız Allah’a tevekkül etsinler (kalplerini fani güçlerden temizlesinler).” [İbrâhîm Sûre-i Şerif’i]:[12]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. YARDIM DİLEDİĞİNDE O’NDAN DİLE “Ey gulam (çocuk)! Bir şey istediğinde yalnız Allah’tan iste. Yardım dilediğinde yalnız Allah’tan dile! Bil ki, bütün ümmet sana fayda vermek için toplansa, Allah’ın yazdığından başkasını veremezler.”
[Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme]:[59]
2. KUŞLARIN TEVEKKÜLÜ “Eğer siz Allah’a hakkıyla (kalbinizi dünyadan temizleyerek) tevekkül etseydiniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Kuşlar sabah aç çıkarlar, akşam tok dönerler.”
[Tirmizî, Zühd]:[33]
3. ÖNCE DEVEYİ BAĞLA Bir adam Peygamberimiz efendimize, “Ya Resulallah, devemi bağlayıp da mı tevekkül edeyim, yoksa salıverip mi?” diye sordu. Efendimiz: “Önce deveni bağla, sonra (Allah’a) tevekkül et!” buyurdu.
[Tirmizî, Kıyâmet]:[60]
4. EN GÜÇLÜ OLMAK İSTEYEN “Kim insanların en güçlüsü olmak istiyorsa Allah’u Teala’ya tevekkül etsin. Kim insanların en zengini olmak istiyorsa, Allah’ın elinde olana kendi elindekinden daha çok güvensin.”
[Hâkim, el-Müstedrek]:[4]
5. EVDEN ÇIKARKEN KORUNMA DUASI “Kim evinden çıkarken ‘Bismillâhi, tevekkeltü alellâhi, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ derse, kendisine şöyle denilir: ‘Sana doğru yol gösterildi, ihtiyaçların karşılandı ve koruma altına alındın.’ Şeytan da ondan uzaklaşır.”
[Ebû Dâvûd, Edeb]:[103]
6. SABIR VE NUSRET “Bil ki zafer (ilahi nusret) sabırla beraberdir. Kurtuluş sıkıntıyla beraberdir. Her zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık vardır.”
[Ahmed b. Hanbel, Müsned]:[1]
7. BANA ALLAH YETER “Ateşe atılırken İbrahim’in (a.s) son sözü, ‘Hasbiyallâhu ve ni’mel vekîl’ (Allah bana yeter, O ne güzel vekildir) olmuştur.” (O söz ateşi suya çeviren ilahi bir sırdır).
[Buhârî, Tefsir]:[3]
8. KULUN ALLAH’A YAKLAŞMASI “Allah’u Teala kendisine yönelip sığınan (ve kalbini kirden temizleyen) hiçbir kulunu yardımsız ve zayi bırakmaz. Yeter ki kul O’nun kapısından ayrılmasın.”
[Müslim, Zikir]:[2]
9. CENNETE HESAPSIZ GİRECEKLER “Ümmetimden yetmiş bin kişi hesapsız cennete girecektir.” Sahabeler onların kim olduğunu sorduğunda Efendimiz: “Onlar, sihir (muska vb.) yapmayanlar, uğursuzluğa inanmayanlar ve sadece Rablerine tevekkül edenlerdir” buyurdu.
[Buhârî, Tıb]:[1]
10. DÜŞMANA KARŞI SİLAH Peygamberimiz efendimiz zor bir durumla (düşmanla) karşılaştığında şu duayı ederdi: “Allah’ım! Benim destekçim ve yardımcım (nasîrim) ancak Sensin. Senin yardımınla hareket eder ve Senin yardımınla savaşırım.”
[Ebû Dâvûd, Cihâd]:[90]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Cüzdanına, makamına veya etrafındaki kalabalıklara güvenen adam her rüzgarda devrilir. Sen kalbini o sahte ilahlardan temizle de Koca Yaratıcı’ya yaslan. O’na yaslanan dağ gibi olur, asla yıkılmaz.”
– Hz. Mevlânâ
“Tevekkül; tembelce köşede yatmak değil, tarlayı sürüp tohumu ektikten sonra, kalbini sebeplerden tamamen temizleyip neticeyi sadece ve sadece Müsebbibü’l-Esbab olan Allah’tan beklemektir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Hak’tan gayrı ne varsa yalandır, hep fânidir / O’na güvenen gönül, ebedi sultânidir.” Fani kullardan medet uman, her gün yeni bir hüsrana uyanır.
– Bizim Yunus
“Tevekkül, insanın Allah’u Teala’nın kudreti karşısında, yıkayıcının elindeki cansız bir ceset gibi teslim olmasıdır. Kalbi Allah’tan başkasına itimat etme kirinden temizlenmeyenin tevekkülü dildedir.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! İnsanlara güvenerek Allah’a gizli eş koşma. Allah seni yardımsız bırakırsa sana kim yardım edebilir? Seni bütün dünya kınasa bile Hak seninleyse korkma, yürü!”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. BEDİR SAVAŞI’NDA MUTLAK NUSRET Bedir’de Müslümanlar 313 kişi, müşrikler ise tam donanımlı 1000 kişiydi. Peygamberimiz efendimiz (s.a.v) çadırında ellerini göğe açıp cübbesi omuzundan düşene kadar yalvardı. O an, kalpleri sadece Allah’a bağlanan o ashabın üzerine ilahi nusret (yardım) sağanak gibi yağdı. Melekler ordusuyla inen yardım sayesinde, o az topluluk İslam’ın en büyük zaferini kazandı. Eğer Allah yardım ederse, hiçbir güç inananları mağlup edemez.
[Kaynak: Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[9-11]
2. HZ. İBRAHİM’İN (A.S) ATEŞE ATILMASI Nemrut’un orduları Hz. İbrahim’i (a.s) devasa bir ateşe mancınıkla fırlatırken, melekler gelip “Bir isteğin var mı?” dediler. İbrahim (a.s) kalbini sebeplerden öylesine temizlemişti ki, “Sizden yardıma ihtiyacım yok. O benim halimi biliyor, O bana yeter (Hasbünallah)” dedi. Bu mutlak tevekkül üzerine Allah’u Teala ateşe emretti: “Ey ateş! İbrahim’e serin ve selamet ol!” Tevekkül, ateşi gül bahçesi yapan sırrın adıdır.
[Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[69]
3. HZ. MUSA VE KIZILDENİZ MUCİZESİ Hz. Musa (a.s) ve kavmi Kızıldeniz’in kenarına geldiklerinde, arkalarından Firavun’un devasa ordusu yaklaşıyordu. Kavmi “Ey Musa, işte şimdi helak olduk!” dediklerinde, Hz. Musa (a.s) hiç sarsılmayan bir inançla dikildi: “Hayır, asla! Şüphesiz Rabbim benimledir, bana mutlaka bir çıkış yolu gösterecektir!” dedi. Allah’u Teala denizi yardı, tevekkül ehli kurtulurken, fani kibrine güvenenler helak oldu.
[Kaynak: Şu’arâ Sûre-i Şerif’i]:[61-63]
4. SEVR MAĞARASINDAKİ İLAHİ YARDIM Hicret yolculuğunda, Peygamberimiz (s.a.v) ve Hz. Ebu Bekir (r.a) Sevr Mağarası’ndayken, müşrikler mağaranın ağzına kadar geldiler. Hz. Ebu Bekir “Ya Resulallah, bizi görecekler!” dedi. Peygamberimiz efendimiz o muazzam sözü söyledi: “Üzülme, Allah bizimle beraberdir! Üçüncüleri Allah olan iki kişiye sen ne olacağını sanıyorsun?” O gün bir örümcek ağı, kâinatın en büyük zırhı oldu.
[Kaynak: Buhârî, Tefsir]:[15]
5. HUNEYN’DEKİ ÇOKLUK KİBRİ Huneyn Savaşı’nda İslam ordusu 12 bin kişiydi ve o güne kadarki en kalabalık orduydu. Bazıları “Bugün artık yenilmeyiz” diyerek sayılarına güvendiler (tevekkülü unuttular). Allah’u Teala onlara bir ders vermek için o devasa orduyu pusuda bozguna uğrattı. Dağılan ordu, ancak kalplerini o kibirden temizleyip tekrar Peygamberin etrafında (Allah’a sığınarak) toplandıklarında nusrete ve zafere kavuştu. Güvenilecek yer sayı değil, sadece Allah’tır.
[Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[25]
Nefis Muhasebesi: Tevekkül Aynası
(Rabbimize ne kadar güvendiğimizi tartmak için soralım)
  • Büyük bir dertle veya borçla karşılaştığımda ilk aklıma gelen Rabbime sığınıp dua etmek mi oluyor, yoksa “falanca adamı arayayım, torpil bulayım” diyerek fani kullara mı koşuyorum?
  • “Eğer Allah size yardım ederse sizi yenecek yoktur” ayetini okuduğum halde; hayatımdaki zorlukları aşmak için O’nun yardımından şüpheye düşüp karamsarlığa mı kapılıyorum?
  • İş hayatımda “rızkımı patron veriyor” korkusuyla haksızlıklara susup zulme ortak oluyor muyum, yoksa “Rezzak olan sadece Allah’tır” diyerek O’na tevekkül edebiliyor muyum?
  • Hastalığımda, doktorun verdiği ilacı yutarken şifayı o haptan mı biliyorum, yoksa kalbimi bu şirke düşmekten temizleyip “Gerçek şâfi Allah’tır” diyebiliyor muyum?
  • Peygamberimiz efendimiz mağarada “Üzülme, Allah bizimle” derken; ben yalnız kaldığımda O’nun benimle beraber olduğunu unutup neden kendimi kimsesiz hissediyorum?
“Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir”
حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ ۖ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
Okunuşu: Hasbiyallâhu lâ ilâhe illâ hû; aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbül-arşil-azîm. “Bana (yardımcı ve koruyucu olarak) Allah yeter! O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Ben yalnızca O’na tevekkül ettim (güvendim). Ve O, yüce Arş’ın sahibidir. (Kalbimi kullara güvenmekten temizle!)”
([Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[129] / Peygamberimiz efendimiz’in, sabah akşam yedi defa okuyanın dünya ve ahiret sıkıntılarına Allah’ın kâfi geleceğini müjdelediği o muazzam tevekkül duası)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler