Tevekkül ve Teslimiyet
Gönlün Allah’a Güvenmesi
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Tevekkül; sebeplere sarıldıktan sonra neticeyi Allâh’u Teâlâ’dan beklemektir. Gönlün en büyük rahatlığı ve ilacı, sahibine tam teslimiyettir.
TEVEKKÜL HAKKINDA 10 AYET
- “Kim Allâh’u Teâlâ’ya güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allâh, emrini yerine getirendir.” [Talâk Suresi, 3]
- “Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allâh’a tevekkül et. Şüphesiz Allâh, tevekkül edenleri sever.” [Âl-i İmrân Suresi, 159]
- “Müminler ancak o kimselerdir ki; Allâh anıldığı zaman kalpleri ürperir, O’nun âyetleri kendilerine okunduğu zaman imanlarını artırır ve Rablerine tevekkül ederler.” [Enfâl Suresi, 2]
- “Göklerin ve yerin gaybı Allâh’a aittir. Bütün işler O’na döndürülür. Öyleyse O’na kulluk et ve O’na güven.” [Hûd Suresi, 123]
- “Bize ne oluyor da Allâh’a tevekkül etmeyelim? Oysa O, bize yollarımızı göstermiştir.” [İbrahim Suresi, 12]
- “De ki: O Rahmân’dır; O’na inandık ve O’na güvendik.” [Mülk Suresi, 29]
- “Ölümsüz ve daima diri olan Allâh’a güvenip dayan.” [Furkân Suresi, 58]
- “Eğer inanıyorsanız, sadece Allâh’a tevekkül edin.” [Mâide Suresi, 23]
- “Eğer onlar yüz çevirirlerse de ki: Allâh bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. Ben O’na tevekkül ettim.” [Tevbe Suresi, 129]
- “Şüphesiz benim velim, Kitab’ı indiren Allâh’tır. O, salihlere sahiplik eder.” [A’râf Suresi, 196]
RASULULLAH (S.A.V)’DEN 10 HADİS-İ ŞERİF
- “Eğer siz Allâh’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, (sabah) aç gidip (akşam) tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı.” [Tirmizî, Zühd, 33]
- (Devesini salıp tevekkül edeyim mi diyene) Efendimiz buyurdu: “Deveni bağla, sonra tevekkül et.” [Tirmizî, Kıyâmet, 60]
- “Kim insanlardan bir şey istemezse, Allâh onu kimseye muhtaç etmez.” [Buhârî, Zekât, 18]
- “Ümmetimden yetmiş bin kişi hesapsız cennete girecektir. Onlar; (batıl inançlara sapmayan) ve sadece Rablerine tevekkül edenlerdir.” [Buhârî, Rikak, 50]
- “Allah’ım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim.” (Efendimiz’in teheccüd duası). [Buhârî, Teheccüd, 1]
- “Başına bir musibet gelince ‘Allah takdir etti, O ne dilerse o olur’ de.” [Müslim, Kader, 34]
- “Cebrail bana geldi ve dedi ki: İhsan; Allah’a O’nu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir.” [Müslim, İman, 1]
- “Kuvvetli mümin, zayıf müminden daha hayırlıdır. Sana fayda veren şeye sarıl, acizlik gösterme ve Allâh’tan yardım iste.” [Müslim, Kader, 34]
- “Yâ Ebâ Bekir! Üzülme, Allâh bizimle beraberdir.” (Hicret esnasında). [Buhârî, Fezâilü’l-Ashâb, 2]
- “Allâh, kulunun zannı üzeredir. O Beni nasıl bilirse Ben ona öyle muamele ederim.” [Buhârî, Tevhid, 15]
TEVEKKÜL EHLİNDEN 5 KISSA
1. Hz. İbrahim ve Ateş
Hz. İbrahim (a.s) ateşe atılırken Cebrail (a.s) geldi, “Bir ihtiyacın var mı?” dedi. İbrahim (a.s) dedi ki: “Sana ihtiyacım yok. O (Allah) benim halimi biliyor, bu bana yeter.” Ve ateşe düşerken “Hasbunallahu ve ni’mel vekil” (Allah bana yeter, O ne güzel vekildir) dedi. Ateş ona gül bahçesi oldu.
[Tefsir-i Kebir]
2. Hatem-i Esamm ve Rızık
Hatem-i Esamm’a “Nereden yiyip içiyorsun?” dediler. O da “Göklerin ve yerin rızkı Allah’a aittir” ayetini okudu ve dedi ki: “O’nun hazinesi doludur ve O’nun kapısı kilitli değildir. Ben O’na güvendim, O da beni aç bırakmaz.”
[Tezkiretü’l-Evliya]
3. Şakik-i Belhi ve Kıtlık
Büyük bir kıtlık olmuştu, herkes üzgündü. Şakik-i Belhi bir kölenin neşeyle oynadığını gördü. “Herkes açlık korkusunda, sen neden böylesin?” dedi. Köle: “Benim efendimin zenginliği çoktur, beni aç bırakmaz” dedi. Şakik irkildi: “Bir köle fani efendisine böyle güveniyorsa, biz Rezzak olan Allah’a nasıl güvenmeyiz?” dedi ve tevekkül makamına erdi.
[Risale-i Kuşeyri]
4. Bayezid-i Bistami ve Yarına Saklamak
Bayezid-i Bistami evinde asılı bir salkım üzüm gördü. “Bu nedir?” dedi. “Yarın için sakladık” dediler. Buyurdu ki: “Evimizden hırsızların dükkanına (dünyaya) yol açtınız. Yarına çıkacağımıza senediniz mi var? Rızkı veren Allah yarına tükenir mi?”
[Menâkıb-ı Bayezid]
5. Hz. Ömer ve Tevekkül Yanlışı
Hz. Ömer, camide boş oturan bir grup gördü. “Siz kimsiniz?” dedi. “Biz mütevekkilleriz (Allah’a tevekkül edenleriz)” dediler. Hz. Ömer onları sopasıyla kovaladı ve: “Siz mütevekkil değil, müteekkilsiniz (yiyicilersiniz). Tevekkül, tohumu tarlaya atıp sonra Allah’a güvenmektir” buyurdu.
[İhya-u Ulumiddin]
EN GÜZEL VEKİL ALLAH’TIR
“Hasbunallâhu ve ni’me’l-vekîl.
Ni’me’l-mevlâ ve ni’me’n-nasîr.”
Ni’me’l-mevlâ ve ni’me’n-nasîr.”
(Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. O ne güzel dost ve ne güzel yardımcıdır.)
Allah Bize Yeter, O Ne Güzel Vekildir
“Allah’ım! Bütün işlerimi Sana havale ettim. Sırtımı Sana dayadım. Senden başka sığınacak ve tutunacak kapı yoktur. Bizi Sana tevekkül eden bahtiyarlar zümresine yaz.”
Âmin, Ecmain.
Âmin, Ecmain.
