Teşrik Tekbirleri
Başlangıcı, Bitişi, Önemi ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
VACİP OLAN NİDA: TEŞRİK TEKBİRİ
اَللَّهُ أَكْبَرُ اَللَّهُ أَكْبَرُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ اَللَّهُ أَكْبَرُ وَلِلَّهِ الْحَمْدُ
“Allâhu Ekber Allâhu Ekber Lâ ilâhe illallâhu vallâhu Ekber, Allâhu Ekber ve lillâhil-hamd”
(Allah’u Teâlâ en büyüktür, Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ‘dan başka ilah yoktur ve Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ en büyüktür ve hamd sadece O’na mahsustur.)
0
Günlük Hedef: Her Farz Namazdan Sonra 1 Kez Okumak Vâciptir (Toplam 23 Vakit)
“Sayılı günlerde Allah’u Teâlâ‘yı (tekbirlerle) anın…”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[203]
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[203]
Teşrik Tekbirleri; Kurban Bayramı’nın o eşsiz manevi ikliminde, yerin ve göğün Sahibinin sonsuz kudretini ilan ettiğimiz muazzam bir nidadır. Başlangıcı, Zilhicce’nin 9. günü olan Arefe günü sabah namazının farzının selâmından sonradır. Bitişi ise Zilhicce’nin 13. günü, yani Kurban Bayramı’nın 4. günü ikindi namazının sonudur. Toplam 23 vakit namazın farzından hemen sonra, cemaatle veya yalnız kılan tüm müminlerin (kadın-erkek) bu tekbiri birer defa getirmesi vâciptir. Peki neden teşrik tekbiri getirilir? Zira bu tekbirler; Hz. İbrahim’in (Aleyhisselâm) evladını feda etme teslimiyetinin, Hz. Cebrail’in (Aleyhisselâm) gökten koçla inmesinin ve Hz. İsmail’in (Aleyhisselâm) Hakka boyun eğişinin gökleri sarsan sedasıdır. Kâmil bir mümin, her namaz sonrası tekbir getirirken aslında içindeki kibri yıkarak, kalbini dünya sevgisinden ve masivadan manen temizleyen kimsedir.
KUR’AN-I KERİM’DE TEKBİR VE SAYILI GÜNLER
O’nu Yücelterek Anmak
وَاذْكُرُوا اللَّهَ فِي أَيَّامٍ مَعْدُودَاتٍ
Okunuşu: Vezkürullâhe fî eyyâmin ma’dûdât.
1. “Sayılı günlerde (Teşrik günlerinde) Allah’u Teâlâ‘yı (tekbirlerle) anın.”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[203]
لِيَشْهَدُوا مَنَافِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ فِي أَيَّامٍ مَعْلُومَاتٍ
Okunuşu: Li-yeşhedû menâfia lehüm ve yezkürusmellâhi fî eyyâmin ma’lûmât.
2. “Kendileri için birtakım faydalara şahit olsunlar ve belli günlerde Allah’u Teâlâ‘nın adını ansınlar…”
[Kaynak: Hac Sûre-i Şerif’i]:[28]
كَذَٰلِكَ سَخَّرَهَا لَكُمْ لِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَاكُمْ ۗ وَبَشِّرِ الْمُحْسِنِينَ
Okunuşu: Kezâlike sahhharahâ leküm li-tükebbirullâhe alâ mâ hedâküm; ve beşşiril-muhsinîn.
3. “…Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah’u Teâlâ‘yı tekbir etmeniz (yüceltmeniz) için onları böylece sizin hizmetinize verdi. İyilik edenleri müjdele!”
[Kaynak: Hac Sûre-i Şerif’i]:[37]
وَلِتُكْمِلُوا الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللَّهَ عَلَىٰ مَا هَدَاكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Okunuşu: Ve li-tükmilül-ıddete ve li-tükebbirullâhe alâ mâ hedâküm ve lealleküm teşkürûn.
4. “…Sayıyı tamamlamanız ve sizi hidayete erdirmesine karşılık Allah’u Teâlâ‘yı tekbir etmeniz (büyüklüğünü ilan etmeniz) içindir. Umulur ki şükredersiniz.”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[185]
فَإِذَا قَضَيْتُمْ مَنَاسِكَكُمْ فَاذْكُرُوا اللَّهَ كَذِكْرِكُمْ آبَاءَكُمْ أَوْ أَشَدَّ ذِكْرًا
Okunuşu: Fe-izâ kadaytüm menâsikeküm fezkürullâhe ke-zikriküm âbâeküm ev eşedde zikrâ.
5. “Hac ibadetlerinizi bitirdiğinizde, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde (tekbirlerle) Allah’u Teâlâ‘yı anın…”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[200]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 5 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Sünneti ve İkazları
1. TEŞRİK GÜNLERİNİN FAZİLETİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Bu teşrik günleri; yeme, içme ve Allah’u Teâlâ‘yı (tekbirle) zikretme günleridir.”
[Kaynak: Müslim, Sıyâm]:[144]
2. SÜNNETİN UYGULANMASI
“Peygamber Efendimiz (s.a.v) Arefe günü sabah namazından itibaren başlayarak, bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil farz namazların ardında tekbir getirirdi.”
[Kaynak: Hâkim, el-Müstedrek]; [Beyhakî, es-Sünenü’l-Kübrâ]
3. KADIN-ERKEK HERKESE VÂCİP
Fıkıh alimlerinin hadislerden çıkardığı hükme göre; farz namaz kılan yolcu veya mukim, cemaatle veya yalnız kılan, kadın veya erkek herkesin (farzın selamından hemen sonra) bu tekbiri getirmesi üzerine bir vecibedir.
[Kaynak: İbn Ebî Şeybe, el-Musannef]
4. UNUTULAN TEKBİRİN KAZASI
“Teşrik günleri içinde bir namazı kazaya kalan kimse, o namazı yine teşrik günleri içinde kaza ederse, peşinden teşrik tekbirini de getirmesi vâcip olur.”
[Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’]
5. EN FAZİLETLİ ZİKİR
“Allah’u Teâlâ indinde Kurban bayramı günlerinden daha faziletli ve O’na ibadet edilmesinden daha sevimli hiçbir gün yoktur. Bu günlerde tahlil, tekbir ve tahmid (Elhamdülillah) okumayı çoğaltın.”
[Kaynak: Ahmed bin Hanbel, el-Müsned]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Teşrik tekbirindeki ‘Allahu Ekber’, sadece dilin bir kıpırtısı değil, kalpteki benlik ve kibir putunun başına inen İbrahimî bir baltadır. Kalbini kibrinden manen temizlemeyen, tekbiri sadece diliyle atar.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuz ihlas yoludur. Namazdan sonra getirilen teşrik tekbiri, dervişin, ‘Bütün acizliğimle namaz kıldım lakin en büyük ancak Allah’u Teâlâ‘dır’ diyerek amelini ucubdan (kendi ibadetini beğenmekten) temizlemesidir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Tekbir ile urdum boynum / Hak yoluna verdim canım.” Bıçağın altına yatan İsmail (Aleyhisselâm) gibi, sen de kibrini tekbir bıçağıyla kurban et.
– Bizim Yunus
“Arefe gününden başlayıp bayram boyu süren bu tekbir nidası, müminlerin yeryüzünü şeytanın vesveselerinden temizlediği muazzam bir kalkan ve sığınaktır.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Cebrail (Aleyhisselâm) gökten ‘Allahu Ekber’ diyerek inerken, İsmail (Aleyhisselâm) ‘Lâ ilâhe illallah’ diyerek Rabbine boyun bükmüştü. Sen teşrik tekbirini okurken bu yüce teslimiyete dahil olduğunu unutma.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. TEŞRİK TEKBİRİNİN ORTAYA ÇIKIŞ SIRRI
Hz. İbrahim (Aleyhisselâm), Hakk’ın emrine itaat edip biricik oğlu İsmail’i (Aleyhisselâm) kurban etmek üzere yatırdığında, bıçak o mübarek teni kesmedi. O esnada Allah’u Teâlâ‘nın emriyle Cebrail (Aleyhisselâm) gökten büyük bir koç ile inerken; yetişememe endişesiyle “Allahu Ekber, Allahu Ekber” diye nida etti. Bu muazzam tekbiri duyan Hz. İbrahim, kalbini kederden temizlemiş bir halde başını göğe kaldırdı ve “Lâ ilâhe illallâhu vallâhu Ekber” diyerek Hakka tasdikini sundu. Bıçak altında yatan İsmail (Aleyhisselâm) ise bu manzarayı görünce teslimiyetinin zirvesiyle: “Allahu Ekber ve lillâhil-hamd” diyerek Rabbine hamd etti. Teşrik tekbiri, işte bu üç muazzam teslimiyetin asırlara yayılan yankısıdır.
[Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’]
2. HZ. ÖMER’İN (R.A) ÇADIRINDAKİ TEKBİRİ
Hz. Ömer (r.a), Mina’da bulunduğu teşrik günlerinde kendi çadırında yüksek sesle tekbir getirirdi. Onun tekbir sesini duyan mesciddeki cemaat de tekbir getirmeye başlar, onları duyan pazar yerindeki tüccarlar ve sokaktaki halk da tekbire katılırdı. Öyle ki, bütün Mina vadisi “Allahu Ekber” sedalarıyla çınlar, yeri göğü inletirdi. Bu şuur, insanların kalbini dünya malının gafletinden temizleyerek, bayramın asıl Sahibini hatırlatmaktı.
[Kaynak: Buhârî, Îdeyn (Bâb Başlığı)]
3. SADECE ERKEKLER DEĞİL, KADINLAR DA…
Emeviler döneminde büyük fıkıh alimi ve Tâbiîn neslinin incisi Hasan-ı Basri (k.s), cemaatle kılınan namazların ardından teşrik tekbirlerinin sadece erkeklerin üzerine vâcip olduğu yönündeki yanlış algıyı yıkmış ve demiştir ki: “Kadınlar da kendi evlerinde kıldıkları her farz namazın ardından (Arefe sabahından bayramın dördüncü günü ikindisine kadar) bu tekbiri mutlaka getirmelidirler. Zira Allah’u Teâlâ‘nın azameti karşısında kadın da erkek de o tekbirle kalbini temizlemeye muhtaçtır.”
[Kaynak: İbn Ebî Şeybe, el-Musannef]
4. UNUTULAN TEKBİRİN KAZASI
İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin (k.s) meclisine bir adam gelerek sordu: “Ey İmam, bayram günü öğle namazını kıldıktan sonra telaştan teşrik tekbirini getirmeyi unuttum, mescitten çıktım. Ne yapmalıyım?” İmam-ı Azam ona şu fetvayı verdi: “Eğer henüz teşrik günleri (bayramın 4. günü ikindiye kadar olan süre) içindeysek, o namazın kazasını yapmasan bile tekbirini hemen bulunduğun yerde kaza et (okumaya başla). Zira o günlerde tekbiri terk etmek, kulun kalbinde gaflet pası bırakır.”
[Kaynak: el-Merğinânî, el-Hidâye]
5. İMAM ŞAFİİ’NİN TEKBİR HASSASİYETİ
İmam Şafii (k.s), Kurban Bayramı günlerinde sokakta yürürken, evinde otururken ve hatta yatağında dinlenirken bile dudaklarından teşrik tekbirlerini düşürmezdi. Talebeleri “Ey İmam, tekbir sadece farz namazlardan sonra değil midir?” dediklerinde; “Namazdan sonra vâciptir, lakin kalan vakitlerde (Mina günlerinde) tekbir getirmek büyük bir sünnettir. Allah’u Teâlâ ‘Sayılı günlerde beni zikredin’ buyuruyor. Kalbini dünya lafından temizleyen, dilini bu bayramda tekbire bağlar” diyerek onlara manevi bir ufuk çizmiştir.
[Kaynak: Nevevî, el-Mecmû’]
Nefis Muhasebesi: Vefa ve İtaat Aynası
(Teşrik tekbirlerine gösterdiğimiz hürmeti tartmak için soralım)
- Arefe günü sabahından başlayıp bayramın 4. gününe kadar süren o 23 vakitlik vâcip tekbirleri namazın hemen ardından unutup mescitten veya seccadeden fırlayarak koşuyor muyum?
- Hz. İbrahim, İsmail ve Cebrail (Aleyhisselâm)’ın kurduğu o muazzam teslimiyet silsilesine, sadece dil ucuyla değil, kalbimi kibrin ve ‘ben’ davasının kirinden manen temizleyerek katılabiliyor muyum?
- Bayramları sadece et, yemek ve tatil fırsatı olarak görüp; o günlerin aslında “Allah’u Teâlâ‘yı tekbir ve zikretme günleri” olduğu şuurundan uzak, gafil bir kul mu oldum?
- Hz. Ömer (r.a) sokakları tekbir sesiyle çınlatırken, ben misafirlikte veya yolda yürürken kalbimde o zikri taşıyabiliyor muyum?
- Namazımı kıldığım halde, bilerek veya önemsemeyerek teşrik tekbirini terk etmenin Allah’u Teâlâ katında büyük bir itaatsizlik olduğunu hiç düşünüyor muyum?
“Sayılı Günlerde O’nu Yücelterek Anın…”
“Allah’u Teâlâ en büyüktür, Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ‘dan başka ilah yoktur ve Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ en büyüktür ve hamd sadece O’na mahsustur. (Ey Rabbimiz! Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini kalplerimize ihsan eyle! Zikrimizle kalplerimizi gafletten manen temizle!)”
([Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’] / Kurban Bayramı arefe sabahından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil, farz namazların ardından kadın-erkek her müminin okuması üzerine vâcip olan o en büyük azamet ilanı)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اَللَّهُ أَكْبَرُ اَللَّهُ أَكْبَرُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ اَللَّهُ أَكْبَرُ وَلِلَّهِ الْحَمْدُ
Okunuşu: Allâhu Ekber Allâhu Ekber Lâ ilâhe illallâhu vallâhu Ekber, Allâhu Ekber ve lillâhil-hamd.
“Allah’u Teâlâ en büyüktür, Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ‘dan başka ilah yoktur ve Allah’u Teâlâ en büyüktür. Allah’u Teâlâ en büyüktür ve hamd sadece O’na mahsustur. (Ey Rabbimiz! Hz. İbrahim’in sadakatini, Hz. İsmail’in teslimiyetini kalplerimize ihsan eyle! Zikrimizle kalplerimizi gafletten manen temizle!)”
([Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’] / Kurban Bayramı arefe sabahından başlayarak bayramın dördüncü günü ikindi namazı dâhil, farz namazların ardından kadın-erkek her müminin okuması üzerine vâcip olan o en büyük azamet ilanı)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
