BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

TEKVÎR SURESİ

“Güneşin Dürülmesi ve Nereye Gidiyorsunuz?”
Anlamı
Dürülmek
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
29 Ayet
Cüz
30. Cüz
Konusu
Kıyamet Sahneleri
Diri Gömülen Kız Çocuğu
Kozmik Dehşet: Sure, güneşin dürüldüğü, yıldızların döküldüğü, dağların yürütüldüğü korkunç kıyamet manzaralarıyla başlar. Tüm evren altüst olurken Allah’u Teâlâ tek bir hesap sorusuna dikkat çeker:
Hangi Günah?: “Diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman: Hangi günahtan dolayı öldürüldü?” (Tekvîr, 8-9). Cahiliye devrinin bu vahşeti, kıyamet gününün en büyük hesaplaşmalarından biri olarak sunulur.
Sure şu sarsıcı soruyla biter: “O halde (Kur’an’ı bırakıp) nereye gidiyorsunuz? (Fe eyne tezhebûn?)” (Tekvîr, 26).
Surenin Özeti (29 Ayet)
1
Güneş Dürülünce Güneş dürülüp (ışığı söndürülüp) katlandığı zaman.
2
Yıldızlar Dökülünce Yıldızlar (yerlerinden kopup) döküldüğü zaman.
3
Dağlar Yürütülünce Dağlar (yerlerinden sökülüp) yürütüldüğü zaman.
4
Gebe Develer Gebe develer (en değerli mallar) başıboş bırakıldığı zaman.
5
Vahşi Hayvanlar Vahşi hayvanlar (korkudan) bir araya toplandığı zaman.
6
Denizler Kaynayınca Denizler tutuşturulup kaynatıldığı zaman.
7
Ruhlar Eşleşince Ruhlar (bedenleriyle veya benzerleriyle) birleştirildiği zaman.
8
Diri Gömülen Kız Diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman…
9
Hangi Günah? “Hangi günahtan dolayı öldürüldü?”
10
Defterler Açılınca Amel defterleri açılıp yayıldığı zaman.
11
Gök Sıyrılınca Gök (yerinden) sıyrılıp koparıldığı zaman.
12
Cehennem Alevlenince Cehennem (iyice) alevlendirildiği zaman.
13
Cennet Yaklaşınca Cennet (takva sahiplerine) yaklaştırıldığı zaman.
14
Nefsin Bilmesi Kişi, (o gün için) ne hazırladığını bilecektir.
15
Yeminler Hayır! Akıp giden (geri dönen) yıldızlara yemin ederim.
16
Akan Yıldızlar Akıp giden ve (yuvasına) giren yıldızlara…
17
Karanlık Gece Kararmaya başladığı zaman geceye yemin ederim.
18
Nefes Alan Sabah Ve nefes almaya (aydınlanmaya) başladığı zaman sabaha yemin ederim ki…
19
Şerefli Elçi (Cebrail) Şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin (Cebrail’in) sözüdür.
20
Güçlü ve Emin O (elçi), güçlüdür; Arş’ın sahibi (Allah) katında çok itibarlıdır.
21
İtaat Edilen Orada (göklerde) kendisine itaat edilir ve o güvenilirdir (emîndir).
22
Arkadaşınız Mecnun Değil Arkadaşınız (Muhammed) asla bir mecnun (deli) değildir.
23
Apaçık Ufuk Andolsun ki o, onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.
24
Gaybı Esirgemez O, gayb (vahiy) hakkında cimri değildir (bildirmekten çekinmez).
25
Şeytan Sözü Değil O (Kur’an), kovulmuş bir şeytanın sözü değildir.
26
Fe Eyne Tezhebûn? “O halde (Kur’an’ı ve Hak yolu bırakıp) nereye gidiyorsunuz?”
27
Alemlere Öğüt O, alemler için sadece bir öğüttür.
28
İstikamet İsteyen İçinizden dosdoğru olmak (istikamet) isteyenler için (bir rehberdir).
29
Allah’ın Dilemesi Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
“Kim kıyamet gününü gözüyle görüyormuş gibi hissetmek isterse; İze’ş-şemsu küvvirat (Tekvir), İze’s-semâun fetarat (İnfitar) ve İze’s-semâun şakkat (İnşikak) surelerini okusun.”
Hz. Muhammed (s.a.v) | (Tirmizî, Tefsir)
Hz. Ömer (r.a) bir gece Tekvir Suresi’ni okudu. “Her nefis ne hazırladığını bilecektir” ayetine gelince ağladı ve şöyle dedi: “Vallahi iş çok çetin, yolculuk çok uzun, azık ise çok az!”
(Siyer Kaynakları)
“Diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman…” ayeti indiğinde, cahiliye devrinin o korkunç adeti bıçak gibi kesilmiştir. Kur’an, kız çocuklarına hayat hakkını kutsal kılmıştır.
(Tefsir-i İbn Kesir)
“Nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26) sorusu, sadece o günkü müşriklere değil, bugün de gaflet içinde yaşayan her insana sorulan ilahi bir sorudur.
(İslam Alimleri)
İstikamet Duası (Tekvir 28-29)
“Allah’ım! Bizi dosdoğru yolda (istikamet üzere) olmayı dileyenlerden eyle. Senin dilemen ve yardımın olmadan biz doğru yolu bulamayız. Bizi nefsimizin karanlık yollarına saptırma.”
ÂMİN

TEKVÎR SURESİ KISSALARI

“Diri Gömülen Kız Çocuğu, Dürülen Güneş ve Apaçık Ufuk”

01

Cahiliyenin Karanlık Yüzü

Ayetler: 8 – 9

İslam öncesi Cahiliye devrinde, bazı kabileler kız çocuğu sahibi olmayı utanç vesilesi sayar ve onları diri diri toprağa gömerlerdi. Bu vahşet o kadar kanıksanmıştı ki, babalar kendi elleriyle kızlarını çukura atar, üzerlerine toprak yığarken kalpleri sızlamazdı.

Allah’u Teâlâ, kıyamet gününün dehşetini anlatırken bu mazlum çocukları gündeme getirir: “Diri diri gömülen kız çocuğuna sorulduğu zaman: ‘Hangi günahtan dolayı öldürüldü?'” Dikkat edilirse soru katile değil, mağdura sorulmaktadır. Bu, katilin o gün konuşmaya bile hakkı olmadığının ve suçun büyüklüğünün bir ifadesidir. İslam, bu ayetlerle kız çocuklarına hayat hakkını geri vermiş ve cahiliye karanlığını yırtmıştır.

Kıssadan Hisse
Mazlumun ahı yerde kalmaz. Dünyada sorulmayan hesaplar, mahşerde en ince detayına kadar sorulacaktır. Kız çocukları utanç değil, cennet vesilesi olan rahmettir.
02

“O Mecnun Değildir!”

Ayetler: 19 – 23

Mekkeli müşrikler, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v) “Mecnun (cinlenmiş, deli)” diyorlardı. Onlara göre vahiy, cinlerin veya hayal dünyasının bir ürünüydü. Allah (c.c), Elçisine ve Vahiy Meleği’ne yemin ederek bu iftirayı çürüttü.

“O (Kur’an), şerefli bir elçinin (Cebrail’in) sözüdür. O elçi güçlüdür, Arş’ın sahibi katında itibarlıdır. Arkadaşınız (Muhammed) asla bir mecnun değildir. Andolsun ki O, onu (Cebrail’i) apaçık ufukta görmüştür.” Peygamberimiz (s.a.v), Cebrail’i (a.s) Hira’dan inerken bütün ufku kaplayan asli suretinde görmüştür. Bu, vahyin hayal değil, gözle görülen bir hakikat olduğunun kanıtıdır.

03

Evrenin Altüst Oluşu

Ayetler: 1 – 14

Peygamberimiz (s.a.v) buyurmuştur ki: “Kim kıyamet gününü gözüyle görüyormuş gibi hissetmek isterse; Tekvîr, İnfitâr ve İnşikâk surelerini okusun.”

Bu surede kıyamet, kozmik bir felaketler zinciri olarak anlatılır: Güneş dürülüp ışığı söndürüldüğünde, yıldızlar döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde, gebe develer (en değerli mallar) başıboş bırakıldığında, denizler kaynatıldığında… O gün her nefis, dünyadan ahirete ne hazırlayıp getirdiğini (hayır veya şer) bilecektir. Artık kaçış veya gizlenme imkanı kalmayacaktır.

04

“Fe Eyne Tezhebûn?”

Ayet: 26

Allah’u Teâlâ, bütün bu hakikatleri, delilleri, kıyamet sahnelerini ve vahyin güvenilirliğini anlattıktan sonra, insanlığa sarsıcı ve düşündürücü o meşhur soruyu sorar:

“O halde (Kur’an’ı ve doğru yolu bırakıp) nereye gidiyorsunuz?” (Fe eyne tezhebûn?)

Bu soru; yolunu şaşıran, batıl inançlar peşinde koşan, dünya hayatına dalıp ahireti unutan her insana ilahi bir “Dur!” ihtarıdır. Gidecek başka kapı, sığınacak başka Rab yoktur. O (Kur’an), alemler için sadece bir öğüttür.

Kıssadan Hisse
İnsan bazen hayatın akışına kapılıp yanlış yollara sapabilir. “Nereye gidiyorum?” sorusu, insanın kendine sorması gereken en hayati sorudur. Dönüş Allah’adır ve doğru yol (Sırat-ı Müstakîm) Kur’an’dadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler