TÂHÂ SURESİ
TÂHÂ SURESİ KISSALARI
“Kutsal Vadi Tuva, Sihirbazların Secdesi ve Samiri”
“Ayakkabılarını Çıkar Ey Musa!”
Ayetler: 9 – 23Hz. Musa, ailesiyle çöldeyken uzakta bir ateş gördü. “Siz durun, ben bir ateş gördüm, belki size bir kor getiririm” diyerek oraya gitti. Ateşe yaklaştığında, Kutsal Vadi Tuva’da kendisine şöyle seslenildi: “Ey Musa! Muhakkak ki ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal vadidesin.”
Allah ona asasını yere atmasını emretti. Asa, kıvrılan bir yılana dönüştü. Musa (a.s) korkup kaçmaya başlayınca Allah: “Onu tut, korkma! Biz onu eski haline çevireceğiz” buyurdu. Sonra elini koynuna sokup çıkarmasını emretti; eli kusursuz, bembeyaz bir nur gibi parlıyordu. Bu iki büyük mucizeyle Firavun’a gitmesi emredildi.
Bir Anda Değişen Kalpler
Ayetler: 56 – 73Firavun, Hz. Musa’yı alt etmek için ülkenin en usta sihirbazlarını topladı. Sihirbazlar iplerini ve değneklerini attılar; gözbağcılıkla onları koşuşan yılanlar gibi gösterdiler. Musa (a.s) bile içinden bir korku hissetti. Allah ona: “Korkma! Üstün gelecek olan sensin. Sağ elindekini at!” diye vahyetti.
Musa (a.s) asasını atınca, o koca ejderha sihirbazların tüm yaptıklarını yutuverdi. Bunu gören sihirbazlar, bunun bir gözbağcılık değil, ilahi bir mucize olduğunu anladılar ve hemen secdeye kapanarak: “Harun ve Musa’nın Rabbine iman ettik” dediler. Firavun, “Sizi hurma dallarına asacağım” diye tehdit ettiyse de onlar, “Bize gelen apaçık delillere karşı seni tercih etmeyiz, ne hüküm verirsen ver!” diyerek şehadeti seçtiler.
Böğüren Altın Heykel
Ayetler: 83 – 98Hz. Musa, Rabbi ile görüşmek üzere Tur Dağı’na gidince, kavmi (İsrailoğulları) süs eşyalarını eritti. Samiri adında biri, bu altınlardan böğürme sesi çıkaran bir buzağı heykeli yaptı ve “İşte sizin de Musa’nın da ilahı budur ama o unuttu” dedi.
Musa (a.s) döndüğünde kavmini buzağıya taparken buldu. Öfkeyle levhaları bıraktı, kardeşi Harun’un (a.s) sakalından tuttu. Samiri’ye dönüp: “Senin derdin neydi?” diye sordu. Samiri, “Ben onların görmediklerini gördüm (Cebrail’in atının izinden bir avuç toprak aldım) ve onu heykele kattım” dedi. Musa (a.s) ona: “Defol! Artık hayatın boyunca ‘Bana dokunmayın!’ diyeceksin” diyerek onu lanetledi ve buzağıyı yakıp denize savurdu.
“Rabbim! Göğsüme Genişlik Ver”
Ayetler: 25 – 28Hz. Musa, Firavun gibi bir zorbaya tebliğle görevlendirilince, bu ağır yükü taşıyabilmek için Rabbine şöyle yalvardı:
“Rabbim! Göğsümü genişlet (bana ferahlık ver). İşimi bana kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz ki sözümü iyice anlasınlar.”
Bu dua, zorlu işlere girişen, topluluk önünde konuşan ve manevi darlık hisseden her mümin için bir şifa ve anahtardır. Allah bu duası üzerine Harun’u (a.s) ona yardımcı kılmış ve işini kolaylaştırmıştır.
