BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

ŞÛRÂ SURESİ

“İstişare ve Ehl-i Beyt Sevgisi”
Anlamı
Danışma / Şura
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
53 Ayet
Cüz
25. Cüz
Konusu
Şura ve Vahiy
İşlerini Danışarak Yapanlar
Şura Prensibi: Allah, müminlerin en belirgin özelliklerinden birini şöyle tarif eder: “Onların işleri, aralarında şura (danışma) iledir.” (Şûrâ, 38). Ortak akıl ve istişare, İslam toplumunun temel direğidir.
Meveddet (Sevgi): Peygamber Efendimizin (s.a.v) ümmetinden istediği tek ücret; yakınlarına (Ehl-i Beyt’e) sevgidir. “De ki: Buna karşılık sizden yakınlarıma sevgiden başka bir ücret istemiyorum.” (Şûrâ, 23).
Bu sure, vahyin nasıl geldiğini, dinde ayrılığa düşmemeyi ve musibetlerin insanın kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden geldiğini anlatır.
30 Bölümde Surenin Özeti
1
Hâ, Mîm, Ayn, Sîn, Kâf Şifreli harfler (Mukatta) ve Allah’ın vahyetmesinin sünneti.
2
Göklerin Çatlaması Gökler nerede ise O’nun azametinden çatlayacak. Melekler ise Rablerini hamd ile tesbih ederler.
3
Dostlar ve Vahiy Allah’tan başka dost edinenleri Allah gözetlemektedir. Sen (ey Peygamber) onlara vekil değilsin.
4
Ümmülkura (Mekke) Mekke ve çevresini uyarman için bu Arapça Kur’an’ı vahyettik.
5
Tek Ümmet Allah dileseydi insanları tek bir ümmet yapardı. Ancak O, dilediğini rahmetine alır.
6
Ölüleri Dirilten Gerçek dost (Veli) Allah’tır. Ölüleri O diriltir ve O her şeye kadirdir.
7
İhtilafların Hükmü Hakkında ayrılığa düştüğünüz her şeyin hükmü Allah’a aittir. “İşte Rabbim Allah budur.”
8
Göklerin Anahtarları Göklerin ve yerin anahtarları (hazineleri) O’nundur. O, dilediğine rızkı yayar ve kısar.
9
Benzeri Yoktur “O’nun benzeri (misli) gibi hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işitendir, görendir.” (Ayet 11)
10
Dini Ayakta Tutun Nuh’a, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya emrettiğimiz gibi: “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin.”
11
Ağır Gelen Davet Senin davet ettiğin (Tevhid), müşriklere çok ağır geldi. Allah dilediğini kendine seçer.
12
Ayrılığa Düşmek Onlar kendilerine ilim geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler.
13
Kitap Mirasçıları Onlardan sonra Kitab’a mirasçı olanlar da (ehl-i kitap), ondan şüphe içindedirler.
14
Dosdoğru Ol “Sen davetine devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma.”
15
Latîf Olan Allah “Allah kullarına çok lütufkârdır (Latîf). Dilediğini rızıklandırır.”
16
Ahiret ve Dünya Kazancı Kim ahiret kazancını isterse artırırız; kim dünya kazancını isterse ona da veririz ama ahirette nasibi yoktur.
17
Uydurulmuş Şeriat Yoksa Allah’ın izin vermediği şeyleri onlara dinden şeriat (kanun) kılan ortakları mı var?
18
Meveddet (Ehl-i Beyt) De ki: “Ben buna karşılık sizden akrabalık sevgisinden (Ehl-i Beyt’e muhabbetten) başka bir ücret istemiyorum.”
19
Kalbin Mühürlenmesi “Allah’a yalan mı uydurdu diyorlar? Allah dilerse senin kalbini de mühürler.”
20
Tövbeyi Kabul Eden O, kullarından tövbeyi kabul eden, kötülükleri bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir.
21
Allah’ın Ayetleri Göklerin ve yerin yaratılışı ve oralarda yaydığı canlılar O’nun (varlığının) delillerindendir.
22
Musibetler “Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.” (Ayet 30).
23
Denizdeki Gemiler Denizde dağlar gibi akıp giden gemiler de O’nun ayetlerindendir. Dilerse rüzgarı durdurur.
24
Dünya Geçicidir Size verilen şeyler dünya hayatının geçimliği ve süsüdür. Allah katındaki ise daha hayırlı ve kalıcıdır.
25
Müminlerin Vasfı Onlar büyük günahlardan kaçınırlar, öfkelendiklerinde bağışlarlar ve işleri aralarında şura (danışma) iledir.
26
Meşru Müdafaa Bir saldırıya uğradıklarında (haklarını korumak için) yardımlaşırlar ve karşılık verirler.
27
Affetmek Bir kötülüğün karşılığı onun gibi bir kötülüktür. Ama kim affeder ve barışırsa mükafatı Allah’a aittir.
28
Saptıranlar Allah kimi saptırırsa artık onun için bir yol gösterici yoktur (kendi tercihleri sebebiyle).
29
Mülk Kimin? Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. Dilediğine kız, dilediğine erkek çocuk verir.
30
Vahiy Çeşitleri Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla, perde arkasından veya bir elçi göndererek konuşur.
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
“İstişare eden pişman olmaz, istihare eden (Allah’tan hayır dileyen) zarar etmez.” (Surenin “İşleri aralarında şura iledir” ayetiyle bağlantılı).
(Heysemî, Mecmau’z-Zevâid)
“Size iki ağırlık (emanet) bırakıyorum: Biri Allah’ın Kitabı, diğeri Ehl-i Beytimdir.” (Şûrâ Suresi’ndeki meveddet ayeti bu hadisi destekler).
(Müslim, Fezâilü’s-Sahâbe)
Hz. Ali (r.a), “Başınıza gelen her musibet kendi ellerinizle yaptıklarınız yüzündendir” (Şûrâ 30) ayetini okuyup: “Bu ayet Kur’an’daki en ümit verici ayetlerden biridir, çünkü Allah dünyada cezasını verdiği bir günah için ahirette tekrar ceza vermez (affeder)” demiştir.
(Tirmizî, Tefsir)
“Kim Şûrâ Suresi’ni okursa, meleklerin kendisine salât (rahmet duası) ettiği ve bağışlanma dilediği kimselerden olur.”
(Tefsir-i Beyzâvî)
Tevekkül ve Hüküm (Şûrâ 10)
“İşte O Allah benim Rabbimdir. Ben yalnız O’na tevekkül ettim ve yalnız O’na yönelirim. Hüküm sadece O’nundur.”
ÂMİN

ŞÛRÂ SURESİ KISSALARI

“Ortak Akıl, Ehl-i Beyt Sevgisi ve Vahyin Gelişi”

01

İşlerini Danışarak Yapanlar

Ayet: 38

Allah’u Teâlâ, razı olduğu mümin kullarının özelliklerini sayarken; namaz, infak ve öfke kontrolünün yanı sıra çok önemli bir toplumsal kuralı zikreder: “Onların işleri, aralarında şûrâ (danışma) iledir.”

Bu ayet, İslam toplumunun “Ben yaptım oldu” mantığıyla değil, “ortak akıl” ve “istişare” ile yönetilmesi gerektiğini bildirir. Peygamberimiz (s.a.v) dahi, vahiy gelmeyen konularda ashabına danışmış, Uhud ve Hendek savaşlarında sahabelerin görüşünü kendi görüşüne tercih etmiştir. İstişare, hatayı azaltır ve kardeşliği pekiştirir.

Kıssadan Hisse
Danışan dağları aşar, danışmayan düz yolda şaşar. Aileden devlete kadar her işimizde “meşveret” (danışma) sünnetini uygulamak, bereketin ve başarının anahtarıdır.
02

Peygamberin İstediği Tek Ücret

Ayet: 23

Müşrikler, Peygamberimizin (s.a.v) bu daveti bir menfaat karşılığında yaptığını sanıyorlardı. Allah’u Teâlâ, Resulüne şöyle demesini emretti:

“De ki: Ben bu tebliğime karşılık sizden, akrabalık sevgisinden (Ehl-i Beyt’ime muhabbetten) başka bir ücret istemiyorum.”

Bu ayet, Müslümanlar için Hz. Ali, Hz. Fatıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimizi ve onların soyundan gelenleri sevmeyi bir iman borcu kılmıştır. Peygamberin (s.a.v) yorgunluğunun ve emeğinin karşılığı, O’nun can parçalarına gösterilecek hürmet ve sevgidir.

Kıssadan Hisse
Peygamber sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisiyle tamamlanır. Onları sevmek, sadece duygusal bir bağ değil, Peygamberimizin (s.a.v) bizden istediği tek vefa borcudur.
03

Kendi Ellerimizle Yaptıklarımız

Ayet: 30

İnsanlar başlarına bir bela geldiğinde “Neden ben?” diye sorarlar. Şûrâ Suresi bu soruya ilahi bir cevap verir: “Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınız (günahlar) yüzündendir. Kaldı ki Allah çoğunu da affeder.”

Eğer Allah her hatamıza bir ceza verseydi, yeryüzünde canlı kalmazdı. Başımıza gelen sıkıntılar ya işlediğimiz bir günahın kefareti ya da derecemizin yükselmesi içindir. Bu ayet, suçu kadere atmadan önce nefis muhasebesi yapmayı öğretir.

04

Vahyin Üç Yolu

Ayet: 51

Müşrikler, “Allah bizimle neden doğrudan konuşmuyor?” diye soruyorlardı. Allah’u Teâlâ, bir insanla konuşmasının yöntemlerini şöyle açıkladı:

“Allah bir insanla ancak üç yolla konuşur:

  1. Vahiy ile (İlham): Doğrudan kalbine doğurarak.
  2. Perde Arkasından: Hz. Musa’ya olduğu gibi, sesi duyurup zatını göstermeden.
  3. Bir Elçi Göndererek: Cebrail gibi bir melek vasıtasıyla dilediğini vahyederek.”

Bu ayet, peygamberliğin ve vahyin işleyişini anlatan en temel ayetlerden biridir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler