ŞUARÂ SURESİ
ŞUARÂ SURESİ KISSALARI
“İbrahim’in Duası, Sihirbazların Secdesi ve Peygamberlerin Çağrısı”
“Hastalandığımda Bana Şifa Veren O’dur”
Ayetler: 69 – 89Hz. İbrahim (a.s), putlara tapan babasına ve kavmine sordu: “Siz neye tapıyorsunuz?” Onlar, “Putlara tapıyoruz ve onlara bağlı kalmaya devam edeceğiz” dediler. İbrahim (a.s), “Peki, dua ettiğinizde sizi işitiyorlar mı? Veya size fayda/zarar veriyorlar mı?” diye sordu.
Onların sessizliği üzerine, o muazzam iman duruşunu sergiledi: “İyi bilin ki onlar (putlar) benim düşmanımdır; ancak Alemlerin Rabbi (benim dostumdur).” Sonra Rabbini şöyle tarif etti:
“O ki beni yarattı, bana doğru yolu gösterir. O ki beni yedirir ve içirir. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. Beni öldürecek, sonra diriltecek olan O’dur. Hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum yine O’dur.”
“Zararı Yok, Biz Rabbimize Döneceğiz”
Ayetler: 38 – 51Musa (a.s) ile karşılaşmak için toplanan sihirbazlar, iplerini ve değneklerini atıp “Firavun’un izzeti hakkı için galip gelen biziz!” dediler. Musa (a.s) asasını atınca, asa onların tüm uydurmalarını yutuverdi. Hakikati gören sihirbazlar derhal secdeye kapandılar ve “Alemlerin Rabbine iman ettik” dediler.
Firavun öfkeden delirdi: “Ben size izin vermeden mi iman ettiniz? Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve hepinizi asacağım!” dedi. Ancak az önce para için büyü yapan o insanlar, bir anda şehitlik mertebesine yükseldiler ve şöyle haykırdılar: “Zararı yok! (Ne yaparsan yap), biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz. Müminlerin ilki olduğumuz için Rabbimizin günahlarımızı bağışlayacağını umuyoruz.”
“Sizden Bir Ücret İstemiyorum”
Ayetler: 109, 127, 145, 164, 180Şuarâ Suresi’nde; Nuh, Hud, Salih, Lut ve Şuayb peygamberlerin kıssaları peş peşe anlatılır. Her peygamber, kavmine farklı uyarılarda bulunsa da (biri ölçüde hileye, diğeri ahlaksızlığa karşı), hepsi sözbirliği etmişçesine şu cümleyi tekrarlar:
“Buna (tebliğime) karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim ancak Alemlerin Rabbine aittir.”
Bu tekrar, peygamberlerin dünyalık peşinde olmadıklarının, davalarının sadece Allah rızası için olduğunun en güçlü kanıtıdır.
Şairler ve Sapkınlar
Ayetler: 224 – 227Cahiliye devrinde şairler, sözleriyle insanları kışkırtır, yalanı süsler ve yapmadıkları şeyleri anlatırlardı. Allah Teâlâ: “Şairlere gelince, onlara sapkınlar uyar. Görmez misin ki onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar ve yapmadıkları şeyleri söylerler.” buyurdu.
Ancak hemen ardından istisnayı koydu: “Ancak iman edip salih amel işleyenler, Allah’ı çokça zikredenler ve zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar müstesna.” Bu ayet, söz sanatının (şiir, edebiyat) hakka hizmet ettiği sürece makbul olduğunu, batıla hizmet ettiğinde ise sapkınlık olduğunu bildirir.
