En Büyük Düşmanımız
İblis’in Yemini ve Şeytanın Tuzakları
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: ŞEYTANDAN SIĞINMA (İSTİÂZE)
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
“Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm.”
(Kovulmuş şeytanın şerrinden, vesvesesinden ve tuzaklarından Allah’u Teala’ya sığınırım.)
0
Günlük Hedef: Her İşe Başlarken ve Öfkelenince
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“İblis: ‘Şu benden üstün kıldığına da bir bak! Eğer kıyamet gününe kadar beni ertelersen, yemin ederim ki pek azı dışında onun neslini (kandırıp) kendime bağlayacağım.’ dedi.”
(İsrâ Sûre-i Şerif’i, 62)
(İsrâ Sûre-i Şerif’i, 62)
Hz. Âdem (a.s) yaratıldığında kibirlenip isyan eden İblis, cennetten kovulmasına sebep olarak gördüğü insanoğluna karşı kıyamete kadar sürecek amansız bir savaş başlattı. Bu ayet, şeytanın bizleri yoldan çıkarmak, kalbimizi manevi kirlerle doldurmak ve bizi kendisiyle beraber cehenneme sürüklemek için ettiği o dehşetli yeminidir.
Bizim yegâne kurtuluşumuz; onun bu apaçık düşmanlığını bir an bile unutmamak, gaflet uykusundan uyanmak ve kalbimizi onun zehirli oklarından (vesveselerinden) her an istiğfar ile temizleyerek Allah’u Teala’nın sonsuz rahmet kalesine sığınmaktır.
Bizim yegâne kurtuluşumuz; onun bu apaçık düşmanlığını bir an bile unutmamak, gaflet uykusundan uyanmak ve kalbimizi onun zehirli oklarından (vesveselerinden) her an istiğfar ile temizleyerek Allah’u Teala’nın sonsuz rahmet kalesine sığınmaktır.
KUR’AN-I KERİM’DE ŞEYTANIN HİLELERİ
Apaçık Düşmana Karşı İlahi İkazlar
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
إِنَّ الشَّيْطَانَ لَكُمْ عَدُوٌّ فَاتَّخِذُوهُ عَدُوًّا ۚ إِنَّمَا يَدْعُو حِزْبَهُ لِيَكُونُوا مِنْ أَصْحَابِ السَّعِيرِ
Okunuşu: İnneş-şeytâne leküm adüvvün fettehızûhü adüvvâ; innemâ yed’û hızbehû liyekûnû min ashâbis-seîr.
1. “Şüphesiz şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman edinin! O, kendi taraftarlarını ancak alevli cehennemin ehli olmaya çağırır.”
(Fâtır Sûre-i Şerif’i, 6)
أَلَمْ أَعْهَدْ إِلَيْكُمْ يَا بَنِي آدَمَ أَنْ لَا تَعْبُدُوا الشَّيْطَانَ ۖ إِنَّهُ لَكُمْ عَدُوٌّ مُبِينٌ
Okunuşu: E-lem a’hed ileyküm yâ benî âdeme en lâ ta’büdüş-şeytân; innehû leküm adüvvün mübîn.
2. “Ey Âdemoğulları! Ben size, ‘Şeytana kulluk etmeyin (onun peşinden gitmeyin), çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır’ diye bildirmedim mi?”
(Yâsîn Sûre-i Şerif’i, 60)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّبِعُوا خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ ۚ وَمَنْ يَتَّبِعْ خُطُوَاتِ الشَّيْطَانِ فَإِنَّهُ يَأْمُرُ بِالْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ
Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû lâ tettebiû hutuvâtiş-şeytân; ve men yettebı’ hutuvâtiş-şeytâni fe-innehû ye’müru bil-fahşâi vel-münker.
3. “Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına (açtığı izlere) uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, bilsin ki o, çirkin ve kötü işleri (haramları) emreder.”
(Nûr Sûre-i Şerif’i, 21)
وَإِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ ۚ إِنَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Okunuşu: Ve immâ yenzeğanneke mineş-şeytâni nezğun festeız billâh; innehû semîun alîm.
4. “Eğer şeytandan sana bir vesvese (kötü bir düşünce veya öfke) gelirse, hemen Allah’u Teala’ya sığın. Şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
(A’râf Sûre-i Şerif’i, 200)
قَالَ فَبِمَا أَغْوَيْتَنِي لَأَقْعُدَنَّ لَهُمْ صِرَاطَكَ الْمُسْتَقِيمَ ۞ ثُمَّ لَآتِيَنَّهُمْ مِنْ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ وَمِنْ خَلْفِهِمْ وَعَنْ أَيْمَانِهِمْ وَعَنْ شَمَائِلِهِمْ ۖ وَلَا تَجِدُ أَكْثَرَهُمْ شَاكِرِينَ
Okunuşu: Kâle fe-bimâ ağveytenî le-ak’udenne lehüm sırâtakel-müstakîm. Sümme le-âtiyennehüm min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidü ekserahüm şâkirîn.
5. “(İblis) Dedi ki: Beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki ben de onları saptırmak için senin doğru yolunun üstüne oturacağım. Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım. Ve sen onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.”
(A’râf Sûre-i Şerif’i, 16-17)
الشَّيْطَانُ يَعِدُكُمُ الْفَقْرَ وَيَأْمُرُكُمْ بِالْفَحْشَاءِ
Okunuşu: Eş-şeytânü yeıdükümül-fakra ve ye’müruküm bil-fahşâ’.
6. “Şeytan sizi fakirlikle (gelecek kaygısıyla) korkutur ve size cimriliği, çirkinliği (haramları) emreder…”
(Bakara Sûre-i Şerif’i, 268)
إِنَّمَا النَّجْوَىٰ مِنَ الشَّيْطَانِ لِيَحْزُنَ الَّذِينَ آمَنُوا وَلَيْسَ بِضَارِّهِمْ شَيْئًا إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ
Okunuşu: İnnemen-necvâ mineş-şeytâni li-yahzünellezîne âmenû ve leyse bi-dârrihim şey’en illâ bi-iznillâh.
7. “Gizli fısıldaşmalar (ve kuruntular) inananları üzmek için sadece şeytandandır. Oysa şeytan, Allah’u Teala’nın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez.”
(Mücâdele Sûre-i Şerif’i, 10)
وَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيْطَانُ أَعْمَالَهُمْ فَصَدَّهُمْ عَنِ السَّبِيلِ فَهُمْ لَا يَهْتَدُونَ
Okunuşu: Ve zeyyene lehümüş-şeytânü a’mâlehüm fe-saddehüm anis-sebîli fe-hüm lâ yehtedûn.
8. “Şeytan onlara (kötü ve haram) amellerini süslü göstermiş de onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bu yüzden hidayete eremiyorlar.”
(Neml Sûre-i Şerif’i, 24)
وَقَالَ الشَّيْطَانُ لَمَّا قُضِيَ الْأَمْرُ إِنَّ اللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ الْحَقِّ وَوَعَدْتُكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ ۖ وَمَا كَانَ لِيَ عَلَيْكُمْ مِنْ سُلْطَانٍ إِلَّا أَنْ دَعَوْتُكُمْ فَاسْتَجَبْتُمْ لِي ۖ فَلَا تَلُومُونِي وَلُومُوا أَنْفُسَكُمْ
Okunuşu: Ve kâleş-şeytânü lemmâ kudıyel-emru innallâhe veadeküm va’del-hakkı ve vaadtüküm fe-ahleftüküm; ve mâ kâne liye aleyküm min sültânin illâ en deavtüküm festeccibtüm lî; fe-lâ telûmûnî velûmû enfüseküm.
9. “İş bitirilip hüküm verilince (Cehennemde) şeytan der ki: ‘Şüphesiz Allah size gerçek olanı vaad etti; ben de size vaad ettim ama sözümden caydım. Zaten benim size karşı (sizi zorlayacak) bir gücüm yoktu. Ben sadece sizi çağırdım, siz de hemen bana uydunuz. O halde beni kınamayın, kendi nefislerinizi kınayın!'”
(İbrâhîm Sûre-i Şerif’i, 22)
إِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Okunuşu: İnnehû leyse lehû sültânün alellezîne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn.
10. “Şüphesiz ki onun (şeytanın), iman edenler ve yalnızca Rablerine tevekkül edenler üzerinde hiçbir hakimiyeti ve gücü yoktur.”
(Nahl Sûre-i Şerif’i, 99)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in İkazları
1. DAMARLARDA DOLAŞAN DÜŞMAN
“Şüphesiz şeytan, insanın vücudunda kanın damarlarda dolaştığı gibi dolaşır (vesvese verir). Siz (orucu ve az yemeyi kastederek) açlıkla onun yollarını daraltın ve kalbinizi temizleyin.”
[Buhârî, Ahkâm, 21]
2. ŞEYTANIN TAHTI VE EN SEVDİĞİ İŞ
“İblis tahtını suyun (denizin) üzerine kurar. Sonra askerlerini (insanları saptırmak için) gönderir… Biri gelir ‘Şunu şunu yaptırdım’ der. İblis: ‘Hiçbir şey yapmamışsın’ der. Sonra diğeri gelir: ‘Onunla karısının arasını ayırıncaya kadar peşini bırakmadım (yuvayı yıktım)’ der. İblis onu yanına yaklaştırır ve ‘Sen ne kadar güzelsin (en iyi işi sen yaptın)!’ der.”
[Müslim, Münâfikîn, 67]
3. ÖFKE ŞEYTANDANDIR
“Öfke şeytandandır; şeytan ise ateşten yaratılmıştır. Ateş ancak su ile söndürülür. Öyleyse biriniz öfkelendiği zaman hemen abdest alsın.” (Öfke anı şeytanın insanı en kolay avladığı andır).
[Ebû Dâvûd, Edeb, 3]
4. ESNEYENDE ŞEYTANIN GÜLMESİ
“Esnemek şeytandandır. Sizden birinizin esnemesi geldiği zaman gücü yettiğince onu tutmaya (bastırmaya) çalışsın. Çünkü kişi esnediği (ve ‘ha’ diye ses çıkardığı) zaman şeytan onun bu gafletine güler.”
[Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 11]
5. NAMAZDAKİ HIRSIZ
Hz. Aişe (r.a) anlatıyor: Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e namazda sağa sola bakınmanın (gözü kaydırmanın) hükmünü sordum. Şöyle buyurdu: “O, şeytanın kulun namazından (huşusundan) bir parça kapıp aşırmasıdır (hırsızlığıdır).”
[Buhârî, Ezân, 93]
6. VESVESE VE ŞÜPHE
“Şeytan sizden birinize gelir ve ‘Şunu kim yarattı, bunu kim yarattı?’ diye sorar. Nihayet, ‘Rabbini kim yarattı?’ diyecek kadar vesvese verir. İş bu raddeye geldiğinde kişi hemen Allah’u Teala’ya sığınsın ve o düşünceyi kalbinden temizleyip atsın.”
[Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 11]
7. ACELE ŞEYTANDANDIR
“Temkinli olmak (düşünerek hareket etmek) Allah’u Teala’dandır. Acele etmek ise şeytandandır.”
[Tirmizî, Birr, 66]
8. YALNIZLIK VE ŞEYTAN
“Bir erkek, (kendisine nikah düşen) yabancı bir kadınla (ıssız bir yerde) baş başa kalmasın. Çünkü onların üçüncüsü muhakkak şeytandır.”
[Tirmizî, Radâ, 16]
9. CEMAATTEN AYRILAN KUZU
“Sizden (bir köyde veya kırda) üç kişi bulunur da cemaatle namaz kılmazlarsa, şeytan mutlaka onlara galip gelir. Cemaate (İslam birliğine) sımsıkı sarılın. Çünkü sürüden ayrılan kuzuyu kurt (şeytan) kapar.”
[Ebû Dâvûd, Salât, 46]
10. GECE YATARKEN ATILAN DÜĞÜMLER
“Sizden biriniz uyuduğu zaman şeytan onun ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken ‘Gecen uzun olsun, yat uyu’ der. Kişi uyanıp Allah’u Teala’yı zikrettiğinde bir düğüm, abdest aldığında ikinci düğüm, namaz kıldığında ise üçüncü düğüm çözülür (temizlenir) ve sabaha dinç çıkar. Aksi halde tembel ve huzursuz kalkar.”
[Buhârî, Teheccüd, 12]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Şeytan, içi boş eve (kalbe) girip hırsızlık yapmaz. Eğer şeytan seninle çok uğraşıyorsa, bil ki kalbinde iman hazinesi vardır. Ona kapıyı kapatıp içini zikirle temizle.”
– Hz. Mevlânâ
“Şeytanın en büyük hilesi, insana günahı ‘küçük’ gösterip erteletmesidir. ‘Yarın tövbe ederim’ diyenlerin çoğu, yarına çıkamadan helak oldu.”
– İmam Gazâlî
Bizim Yunus der ki: “Nefis itidir yoldaşım, şeytan durur adım başım. Kur’an olmasa yoldaşım, ben bu yolda nideridim.” Şeytanın şerrinden ancak Allah’ın kelamına sarılarak kurtuluruz.
– Bizim Yunus
“Gafil bir kalp, şeytanın pazar yeridir. Orada şüphe, haset ve dünya sevgisi satılır. Kalbini Allah’u Teala’nın muhabbetiyle temizle ki o pazar yıkılsın.”
– Abdülkadir Geylânî
“Eğer bir ameli yaparken içinde ‘İnsanlar görsün’ diye ince bir heves duyarsan, bil ki o an şeytan senin niyetini çalmıştır.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. İLK ALDANIŞ VE TÖVBE (HZ. ÂDEM)
İblis, cennette Hz. Âdem (a.s) ve Hz. Havva’ya vesvese verirken yalan yere Allah’ın adını anarak yemin etti: “Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” dedi. (A’raf, 21). Âdem (a.s) Allah’ın adıyla yalan yere yemin edilebileceğini o güne kadar düşünmemişti ve yasak ağaçtan yediler. Fakat onlar İblis gibi kibirlenip isyan etmediler; hatalarını anlayıp “Rabbimiz biz kendimize zulmettik” diyerek tövbe ettiler ve kalplerini temizlediler. Şeytan kibriyle ebedi lanetlendi, Âdem (a.s) ise tövbesiyle yeryüzünün halifesi oldu.
[Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i, 20-23]
2. HZ. YAHYA (A.S) VE ŞEYTANIN TUZAKLARI
İblis, Hz. Yahya’ya (a.s) çirkin bir surette göründü. Üzerinde her çeşit renkten ipler ve çengeller asılıydı. Hz. Yahya: “Bunlar nedir?” diye sordu. İblis: “Bunlar insanların zaaflarıdır. Kimi parayı sever ona şu kancayı atarım, kimi kadını sever ona şu rengi gösteririm. Bunlarla insanları avlar kendime çekerim” dedi. Hz. Yahya sordu: “Peki benim için bir kancan var mı?” İblis: “Hayır, sen yediğinde doyasıya yersin (dünyaya meyletmezsin), sana gücüm yetmez. Sadece bir gece sana doyasıya yemek yedirdim de o gece gece namazına kalkamadın” dedi. Hz. Yahya: “O halde Allah’a yemin ederim ki bir daha asla doyasıya yemek yemeyeceğim” dedi.
[Kaynak: İmam Gazâlî, İhyâ-u Ulûmiddîn]
3. ÂBİD BARSİSA’NIN HAZİN SONU
İsrailoğulları içinde 70 yıl boyunca mağarasında ibadet eden ve kalbini dünyadan temizlemiş gibi görünen Barsisa adında bir âbid (rahip) vardı. Şeytan ona uzun bir plan kurdu. Önce hastalanan güzel bir kızı ona tedavi etmesi için gönderdi. Barsisa yalnız kalınca şeytan ona önce zina etmesini vesvese verdi. Sonra korkuya düşürüp “Anlaşılmasın diye kızı öldür ve göm” dedi. Adam kızı öldürdü. Suçu ortaya çıkıp idam edilmek üzere asıldığında şeytan karşısına çıktı: “Bana bir kere secde et, seni kurtarayım” dedi. Barsisa can havliyle şeytana secde etti (imanını kaybetti) ve o an asılıp öldü. Şeytan ona vaat etmiş ama sözünden dönerek onu ebedi cehenneme sürüklemişti.
[Kaynak: Kurtubî Tefsiri / Haşr Suresi, 16. Ayet tefsiri]
4. EBU HÜREYRE (R.A) VE SADAKA HIRSIZI
Ramazan ayında Hz. Ebu Hüreyre (r.a) zekat mallarını beklerken gece bir hırsız geldi ve yiyecek avuçladı. Ebu Hüreyre onu yakaladı. Hırsız çok fakir olduğunu söyleyip yalvarınca onu bıraktı. Bu olay üç gece tekrar etti. Üçüncü gece hırsız: “Beni bırakırsan sana gece yatarken okuyacağın bir ayet öğretirim, sabaha kadar şeytan sana yaklaşamaz. O, Ayet el-Kürsi’dir” dedi. Ebu Hüreyre onu bıraktı ve durumu Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlattı. Efendimiz buyurdu ki: “O, son derece yalancı olduğu halde sana doğruyu söylemiş. Üç gecedir kiminle konuştuğunu biliyor musun? O, şeytandı.”
[Kaynak: Buhârî, Vekâlet, 10]
5. HZ. ÖMER (R.A)’DAN KAÇAN ŞEYTAN
Hz. Ömer (r.a), nefsini öyle terbiye etmiş ve kalbini Allah’u Teala’nın korkusuyla öyle temizlemişti ki, tavizsiz bir imana sahipti. Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun bu dik duruşu ve şeytana fırsat vermemesi üzerine şöyle buyurmuştur: “Ey Hattab oğlu Ömer! Sen bir yoldan giderken şeytan seninle karşılaşsa, korkusundan mutlaka senin gittiğin yolu bırakıp başka bir yola sapar.”
[Kaynak: Buhârî, Bed’ü’l-Halk, 11]
Nefis Muhasebesi: İkaz Aynası
(Düşmanımıza av olmamak için kendimize soralım)
- Bir günaha düşerken içimdeki “Nasıl olsa Allah affeder, daha yaşın genç” diyen o sinsi sesin aslında İblis’in sesi olduğunu fark edebiliyor muyum?
- Öfkelendiğimde kendimi kaybedip kalp kırıyor ve şeytanın “Öfke şeytandandır” oyununa yenik düşüyor muyum?
- Haramlara giden yolları (sosyal medya, kötü arkadaş, kötü ortam) kendi irademle mi açıyorum, yoksa kalbimi onlardan temizliyor muyum?
- Ailemde ufak bir tartışma çıktığında “Aman yuvam yıkılmasın” deyip susmayı mı tercih ediyorum, yoksa şeytanın en sevdiği işi yapıp boşanmaya mı kalkışıyorum?
- Her işe başlarken “Eûzü Besmele” çekerek Allah’u Teala’nın muhafaza zırhını üzerime giyiyor muyum?
O’nun İman Edenler Üzerinde Gücü Yoktur
(Mü’minûn Sûre-i Şerif’i, 97-98)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ
Okunuşu: Rabbi eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn. Ve eûzü bike rabbi en yahdurûn.
“Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından ve vesveselerinden (kalbimi karartmalarından) Sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından (ve beni yoldan çıkarmalarından) da Sana sığınırım Rabbim! (Beni temizle ve muhafaza eyle).”(Mü’minûn Sûre-i Şerif’i, 97-98)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
