BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Rukye Âyetleri

Manevi Şifa ve Korunma Zırhı
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: KORUNMA DUASI
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
“Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şey’ün fil-ardı ve lâ fis-semâi ve hüves-semîul-alîm.”
(İsmi anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’u Teala’nın adıyla. O, hakkıyla işiten ve bilendir.)
0
Günlük Hedef: Sabah ve Akşam 3 Defa
Bismillâhirrahmânirrahîm… Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Rukye; Kur’an-ı Kerim ayetleri ve Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in dualarıyla Allah’u Teala’dan şifa ve koruma talep etmektir. Bedeni ve ruhu hastalık, büyü, nazar ve şeytanın şerrinden manen temizlenmenin en tesirli yoludur. Şifayı veren yegâne kudret Allah’u Teala’dır; ayetler ise O’nun rahmet kapısını çalan mukaddes anahtarlardır.
KUR’AN-I KERİM’DEN RUKYE ÂYETLERİ
Nazar, Büyü ve Hastalıklara Karşı بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Bismillâhirrahmânirrahîm
الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ۞ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ ۞ مَالِكِ يَوْمِ الدِّينِ ۞ إِيَّاكَ نَعْبُدُ وَإِيَّاكَ نَسْتَعِينُ ۞ اهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ ۞ صِرَاطَ الَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا الضَّالِّينَ Okunuşu: Elhamdü lillâhi rabbil’alemin. Errahmânir’rahim. Mâliki yevmiddin. İyyâke na’büdü ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtal müstakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn. 1. “Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün maliki Allah’u Teala’ya mahsustur. (Allah’ım!) Yalnız Sana ibadet ederiz ve yalnız Senden yardım dileriz…” (Fatiha, şifanın ta kendisidir). (Fâtiha Sûre-i Şerif’i, 1-7)
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ Okunuşu: Allâhü lâ ilâhe illâ hüvel hayyül kayyûm, lâ te’huzühû sinetün velâ nevm… ve lâ yeûdühû hıfzuhumâ, ve hüvel aliyyül azîm. 2. (Âyet el-Kürsî): “Allah’u Teala, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku… Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.” (Bakara Sûre-i Şerif’i, 255)
آمَنَ الرَّسُولُ بِمَا أُنْزِلَ إِلَيْهِ مِنْ رَبِّهِ وَالْمُؤْمِنُونَ … Okunuşu: Âmenerrasûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî vel-mü’minûn… 3. (Amenerrasulü): “Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, mü’minler de… (Bu ayetler gece okunduğunda kişiye yeter ve onu korur).” (Bakara Sûre-i Şerif’i, 285-286)
وَأَوْحَيْنَا إِلَىٰ مُوسَىٰ أَنْ أَلْقِ عَصَاكَ ۖ فَإِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَ ۞ فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ Okunuşu: Ve evhaynâ ilâ mûsâ en elkı asâk; fe-izâ hiye telkafu mâ ye’fikûn. Fe-vekaal-hakku ve betale mâ kânû ya’melûn. 4. “Biz Musa’ya, ‘Asanı at!’ diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurdukları şeyleri (büyüleri) yakalayıp yutuyor. Böylece hak yerini buldu ve onların bütün yaptıkları boşa çıktı.” (A’râf Sûre-i Şerif’i, 117-118)
فَلَمَّا أَلْقَوْا قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئْتُمْ بِهِ السِّحْرُ ۖ إِنَّ اللَّهَ سَيُبْطِلُهُ ۖ إِنَّ اللَّهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ الْمُفْسِدِينَ Okunuşu: Fe-lemmâ elkav kâle mûsâ mâ ci’tüm bihis-sihr; innallâhe seyübtılüh; innallâhe lâ yuslihu amelal-müfsidîn. 5. “(Sihirbazlar) atacaklarını atınca Musa dedi ki: Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah’u Teala onu mutlaka boşa çıkaracaktır. Şüphesiz Allah, bozguncuların işini düzeltmez.” (Yûnus Sûre-i Şerif’i, 81)
وَأَلْقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلْقَفْ مَا صَنَعُوا ۖ إِنَّمَا صَنَعُوا كَيْدُ سَاحِرٍ ۖ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ Okunuşu: Ve elkı mâ fî yemînike telkaf mâ saneû; innemâ sanaû keydü sâhır; ve lâ yüflihus-sâhıru haysü etâ. 6. “Sağ elindekini (asanı) at da, onların yaptıklarını yutsun. Onların yaptıkları ancak bir sihirbaz (büyücü) hilesidir. Büyücü ise nereye varsa kurtuluşa eremez.” (Tâhâ Sûre-i Şerif’i, 69)
وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ ۞ وَأَعُوذُ بِكَ رَبِّ أَنْ يَحْضُرُونِ Okunuşu: Ve kul rabbi eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn. Ve eûzü bike rabbi en yahdurûn. 7. “Ve de ki: Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarından (vesveselerinden) Sana sığınırım! Onların yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım Rabbim!” (Mü’minûn Sûre-i Şerif’i, 97-98)
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ ۞ اللَّهُ الصَّمَدُ ۞ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ ۞ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا أَحَدٌ Okunuşu: Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad. 8. “De ki: O Allah’u Teala bir tektir. O, Samed’dir (her şey O’na muhtaçtır). Doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O’na denk değildir.” (İhlâs Sûre-i Şerif’i, 1-4)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ۞ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ ۞ وَمِنْ شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ۞ وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ۞ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ Okunuşu: Kul eûzü birabbil felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. Ve min şerrin neffâsâti fil ‘ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased. 9. “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden, sabah aydınlığının Rabbine sığınırım.” (Felak Sûre-i Şerif’i, 1-5)
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ۞ مَلِكِ النَّاسِ ۞ إِلَٰهِ النَّاسِ ۞ مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ۞ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ۞ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ Okunuşu: Kul eûzü birabbin nâs. Melikin nâs. İlâhin nâs. Min şerril vesvâsil hannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûrin nâs. Minel cinneti ven nâs. 10. “De ki: İnsanların kalplerine vesvese sokan, (Allah anıldığında) pusuya çekilen cin ve insan şeytanlarının şerrinden, insanların Rabbine, Melikine ve İlahına sığınırım.” (Nâs Sûre-i Şerif’i, 1-6)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in İkazları
1. NAZAR HAKTIR “Nazar haktır (gerçektir). Eğer kaderi geçecek (kaderin önüne geçecek) bir şey olsaydı, bu muhakkak nazar olurdu.”
[Müslim, Selâm, 42]
2. CİBRİL’İN (A.S) RUKYESİ Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hastalandığında Cebrail (a.s) geldi ve şöyle okudu: “Bismillâhi erkîke min külli şey’in yü’zîke, min şerri külli nefsin ev aynin hâsidin, Allâhü yeşfîke.” (Sana eziyet veren her şeyden, her nefsin veya hasetçi gözün şerrinden Allah’ın adıyla sana rukye yaparım. Allah sana şifa versin).
[Müslim, Selâm, 40]
3. FELAK VE NAS’IN GÜCÜ “Bütün şerlerden korunmak için Felak ve Nas surelerini oku. Zira koruyucu olarak bu ikisi gibi (tesirli) hiçbir şey yoktur.”
[Nesâî, İstiâze, 1]
4. UYUMADAN ÖNCE KORUNMA “Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her gece yatağına girdiğinde İhlas, Felak ve Nas surelerini okur, avuçlarına üfler, sonra ellerini yüzüne ve vücudunun ulaşabildiği her yerine sürerdi. Bunu üç defa yapardı.”
[Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân, 14]
5. AYET EL-KÜRSİ’NİN ZIRHI “Kim yatağına yatarken Ayet el-Kürsi’yi okursa, sabaha kadar Allah’u Teala tarafından bir koruyucu melek onunla beraber olur ve şeytan ona asla yaklaşamaz.”
[Buhârî, Vekâlet, 10]
6. ŞİRK OLMAYAN RUKYE “İçinde şirk bulunmayan sözlerle rukye yapmakta (ayet ve dualarla şifa aramakta) bir sakınca yoktur.”
[Müslim, Selâm, 64]
7. FATİHA SURESİNİN ŞİFASI (Fatiha suresini okuyarak bir akrep sokmasını iyileştiren sahabiye hitaben): “Fatiha’nın rukye (şifa kaynağı) olduğunu sana kim bildirdi? Doğru yapmışsın.”
[Buhârî, İcâre, 16]
8. AĞRIYAN YERE ELİNİ KOY “Vücudunda ağrıyan yere elini koy ve üç defa ‘Bismillah’ de, sonra yedi defa: ‘Eûzü billâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve ühâziru’ (Hissettiğim ve sakındığım acının şerrinden Allah’a ve O’nun kudretine sığınırım) de.”
[Müslim, Selâm, 67]
9. BAKIŞTAKİ BEREKET DUASI “Sizden biriniz kardeşinde, nefsinde veya malında hoşuna giden bir şey gördüğünde onun için ‘berekete’ dua etsin (Mâşâallah, Bârekallah desin). Çünkü nazar haktır.”
[İbn Mâce, Tıb, 32]
10. BAKARA SURESİ OKUNAN EV “Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Şüphesiz şeytan, içinde Bakara Suresi okunan evden kaçar.” (Manevi bir temizlenme ve muhafazadır).
[Müslim, Müsâfirîn, 212]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Bütün hastalıklar, Allah’u Teala’dan uzaklaşmanın bir neticesidir. Bedeni ilaçlarla, kalbi ise Kur’an ayetleriyle ve zikirle temizle.”
– Hz. Mevlânâ
“Sihir, nazar ve musibetler Allah’u Teala’nın izni olmadan kimseye zarar veremez. O’na sığınan, en sağlam kaleye girmiştir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
“İnsana gelen musibetlerin çoğu, dilini ve gözünü koruyamamasındandır. Dilini zikirle, gözünü ibretle meşgul et ki belalar senden uzaklaşsın.”
– Abdülkadir Geylânî
“Şifa, okunan ayette olduğu kadar, o ayeti okuyanın ve dinleyenin kalbindeki ihlastadır (samimiyettedir).”
– İmam Gazâlî
“Kendini muska ve tılsımlara değil, doğrudan Allah’u Teala’nın kelamına bağla. Kalbini masivadan temizlemeden zahiri şifa aramak beyhudedir.”
– Hasan-ı Basri
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. PEYGAMBERİMİZE (S.A.V) YAPILAN BÜYÜ Yahudi Lebid bin Asam, Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir tarak ve saç telleri üzerinden büyü yaparak bunu Zervan kuyusuna saklamıştı. Efendimiz bu yüzden bir süre rahatsızlık çekti. Sonra Allah’u Teala, melekleri vasıtasıyla büyünün yerini haber verdi ve “Muavvizeteyn” (Felak ve Nas sureleri) indi. Efendimiz bu ayetleri okudukça o kör düğümler bir bir çözüldü, manen temizlendi ve tamamen şifa buldu.
[Kaynak: Buhârî, Tıb, 47]
2. EBU SAİD EL-HUDRİ VE FATİHA ŞİFASI Sahabelerden Ebu Said el-Hudri (r.a) bir yolculukta bir kabileye misafir olmak istedi ama kabile onları reddetti. O sırada kabilenin reisini akrep soktu. Hiçbir çare bulamayınca sahabelere gelip “Aranızda rukye yapan var mı?” dediler. Ebu Said (r.a) Fatiha Sûre-i Şerif’ini okuyarak hastaya üfledi. Adam aniden, bağlandığı ipten kurtulmuş gibi ayağa kalktı ve tamamen iyileşti. Olay Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e anlatılınca O da tebessüm ederek bunu onayladı.
[Kaynak: Buhârî, İcâre, 16]
3. İMAM AHMED’İN AYAKKABISI Halife Mütevekkil’in bir yakını cin tasallutuna uğramıştı (çarpılmıştı). Halife, büyük âlim İmam Ahmed bin Hanbel’e haber gönderip dua istedi. İmam Ahmed, kendi ahşap ayakkabısını (nalınını) elçiye verip “Git o hastanın başına otur, bu ayakkabıyı göster ve de ki: İmam Ahmed sana çıkmanı emrediyor!” dedi. Elçi bunu yapınca, cin “Ahmed bin Hanbel öyle biridir ki, o emrederse Irak’tan bile çıkarız, çünkü o kalbini Allah’u Teala’ya bağlamıştır” diyerek hastayı terk etti ve hasta şifa buldu.
[Kaynak: İbnü’l Cevzi, Menâkıb-ı İmam Ahmed]
4. ABDÜLKADİR GEYLÂNİ VE SAHTE NUR Abdülkadir Geylânî Hazretleri bir gün ormanda ibadet ederken gökyüzünü kaplayan devasa ve göz kamaştırıcı bir nur gördü. Nurdan bir ses: “Ey Abdülkadir! Ben senin Rabbinim, sana haramları helal kıldım!” dedi. Geylânî Hazretleri hiç tereddüt etmeden “Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm” diyerek İstiâze okudu. O devasa nur aniden simsiyah bir buluta (şeytana) dönüştü. Şeytan: “Seni ilmin kurtardı” deyince Geylânî: “Hayır, beni Allah’u Teala’nın lütfu kurtardı” dedi.
[Kaynak: Tezkiretü’l Evliyâ]
5. NAZARDAN YIKILAN DEVE Asr-ı Saadette bir adamın çok güzel ve gösterişli bir devesi vardı. Gözü değen (haset eden) bir adam deveyi görünce “Ne kadar da güzel!” deyip “Maşaallah” demedi. Deve aniden titreyip yere yığıldı. Durum Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bildirilince o adamı çağırdı ve ona abdest aldırdı. Sonra adamın abdest suyunu devenin üzerine döktürdü ve dua etti. Deve hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktı. Nazar haktır, şifası ise Allah’a sığınmaktır.
[Kaynak: Muvatta, Ayn, 1]
Nefis Muhasebesi: Şifa Aynası
(Kendimizi manen korumak için soralım)
  • Hastalık veya sıkıntı anında sadece doktorlara ve maddi sebeplere mi sığınıyorum, yoksa asıl Şâfi olan Allah’u Teala’ya dua ediyor muyum?
  • Sabah evden çıkarken ve gece uyumadan önce Ayetel Kürsi, Felak ve Nas surelerini okuyarak manevi zırhımı giyiyor muyum?
  • Başkalarının sahip olduğu nimetleri gördüğümde “Maşaallah, Bârekallah” diyerek içimdeki hasedi temizleyip nazarı önlüyor muyum?
  • Sosyal medyada veya dışarıda kendi sahip olduğum nimetleri aşırı derecede sergileyerek nazarı ve hasedi kendi üzerime çekiyor muyum?
  • Cinlerden veya nazardan korktuğum kadar, Allah’u Teala’nın emirlerine karşı gelmekten de korkuyor muyum?
Şifa, O’nun Kelamındadır
أَذْهِبِ الْبَأْسَ رَبَّ النَّاسِ، وَاشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu: Ezhibil-be’se Rabben-nâs. Veşfi enteş-Şâfî, lâ şifâe illâ şifâüke, şifâen lâ yüğâdiru sekamâ. “Ey insanların Rabbi! Bu hastalığı giderip şifa ver. Şifa veren ancak Sensin. Senin şifandan başka hiçbir şifa yoktur. Hiçbir hastalık izi bırakmayacak şekilde tam bir şifa ihsan eyle!”
(Peygamberimiz efendimiz’in hastalara okuduğu rukye duası / Buhârî, Tıb, 37)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Rukye Âyetleri: Manevi Şifa ve Korunma Zırhı” yazısında bir düşünce

  1. S Sen diyor ki:

    Amiiin😌🤲🏻💐🌾Rabbim cümlemizi korusun, tüm kötü şerli insablardan ve cinlerden kaza ve belalardan amin amin amin esselamu aleyküm 🌺

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler