Rızık ve Bereket
Rızkı Veren Allah’tır
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: BOLLUK KAPISI
يَا فَتَّاحُ يَا رَزَّاقُ
“Yâ Fettâh, Yâ Rezzâk”
(Ey hayır kapılarını açan, Ey bol rızık veren!)
0
Günlük Hedef: 100 Adet
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.”
Rızık endişesi; imanın zayıflığından, bereket ise; teslimiyetin güzelliğindendir. Rezzak olan Allah’a güvenen yolda kalmaz.
Rızık endişesi; imanın zayıflığından, bereket ise; teslimiyetin güzelliğindendir. Rezzak olan Allah’a güvenen yolda kalmaz.
KURAN-I KERİM’DEN 10 AYET
Rezzak Olan Allah
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُهَا
Okunuşu: Ve mâ min dâbbetin fil-ardı illâ alallâhi rızkuhâ.
1. “Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’a ait olmasın.”
(Hûd Suresi, 6)
إِنَّ اللَّهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُو الْقُوَّةِ الْمَتِينُ
Okunuşu: İnnallâhe hüver-razzâku zül-kuvvetil-metîn.
2. “Şüphesiz Allah; rızık verendir, sarsılmaz güç ve kuvvet sahibidir.”
(Zâriyât Suresi, 58)
وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ
Okunuşu: Ve yerzukhu min haysü lâ yahtesib.
3. “…Ve onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse O, ona yeter.”
(Talâk Suresi, 3)
وَاللَّهُ يَرْزُقُ مَنْ يَشَاءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ
Okunuşu: Vallâhu yerzuku men yeşâu bi-gayri hisâb.
4. “…Allah dilediğine hesapsız rızık verir.”
(Bakara Suresi, 212)
لَئِنْ شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ
Okunuşu: Le-in şekertüm le-ezîdenneküm.
5. “…Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artırırım.”
(İbrâhîm Suresi, 7)
كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ
Okunuşu: Külû min tayyibâti mâ razaknâküm.
6. “Size rızık olarak verdiklerimizin temiz (helal) olanlarından yiyin.”
(Bakara Suresi, 172)
إِنَّ اللَّهَ يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ وَيَقْدِرُ
Okunuşu: İnnallâhe yebsutur-rızka limen yeşâu ve yakdir.
7. “Şüphesiz Rabbin, dilediğine rızkı bol verir, dilediğine de daraltır.”
(İsrâ Suresi, 30)
فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِهِ وَإِلَيْهِ النُّشُورُ
Okunuşu: Femşû fî menâkibihâ ve külû min rızkıh; ve ileyhin-nuşûr.
8. “Yeryüzünde dolaşın ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.”
(Mülk Suresi, 15)
مَا يَفْتَحِ اللَّهُ لِلنَّاسِ مِنْ رَحْمَةٍ فَلَا مُمْسِكَ لَهَا
Okunuşu: Mâ yeftehıllâhu linnâsi min rahmetin felâ mümsike lehâ.
9. “Allah insanlar için rahmetinden (rızkından) neyi açarsa, onu tutacak (engelleyecek) yoktur.”
(Fâtır Suresi, 2)
فَانْتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللَّهِ
Okunuşu: Fenteşirû fil-ardı vebtegû min fadlillâh.
10. “Namaz kılınınca yeryüzüne dağılın ve Allah’ın lütfundan (rızkınızı) arayın.”
(Cuma Suresi, 10)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Efendimiz’in (s.a.v) Dilinden
1. KUŞLARIN TEVEKKÜLÜ
“Eğer siz Allah’a hakkıyla tevekkül etseydiniz, kuşları rızıklandırdığı gibi sizi de rızıklandırırdı. Onlar sabahleyin aç olarak çıkarlar, akşamleyin tok olarak dönerler.”
[Tirmizî, Zühd, 33]
2. HELAL KAZANÇ
“Hiç kimse, elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı bir rızık yememiştir.”
[Buhârî, Büyû, 15]
3. ERKEN KALKMAK
“Allah’ım! Ümmetim için günün erken vakitlerini bereketli kıl.”
[Ebû Dâvûd, Cihâd, 78]
4. SILA-İ RAHİM VE RIZIK
“Kim rızkının bollaşmasını ve ömrünün uzamasını isterse, akrabasını ziyaret etsin (sıla-i rahim yapsın).”
[Buhârî, Edeb, 12]
5. İSTİĞFARIN BEREKETİ
“Kim istiğfara (tövbe etmeye) devam ederse, Allah onu beklemediği yerden rızıklandırır.”
[Ebû Dâvûd, Vitr, 26]
6. ŞÜPHELİ ŞEYLER
“Öyle bir zaman gelecek ki, kişi malı helalden mi haramdan mı kazandığına aldırmayacak. İşte o zaman (o kişinin) duası kabul olunmaz.”
[Buhârî, Büyû, 7]
7. DÜRÜST TÜCCAR
“Dürüst ve güvenilir tüccar; (kıyamette) peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.”
[Tirmizî, Büyû, 4]
8. VERMEK EKSİLTMEZ
“Sadaka vermekle mal eksilmez.”
[Müslim, Birr, 69]
9. BEREKET NEREDEDİR?
“Yemeğin bereketi, yemekten önce ve sonra elleri yıkamaktadır.”
[Tirmizî, Et’ime, 39]
10. KANAAT HAZİNESİ
“Gerçek zenginlik mal çokluğu değil, gönül tokluğudur.”
[Buhârî, Rikâk, 15]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Rızkı için üzülenin, kıyamet gününde azabı (hesabı) ağır olur. Allah’ın senin için taksim ettiğine razı ol.”
– Hz. Ali (r.a)
“Haram yiyenin uzuvları (istemese de) günah işler. Helal yiyenin uzuvları ise ibadet eder.”
– İmam Gazâlî
“Dünyalık peşinde koşan, deniz suyu içen gibidir. İçtikçe susar, susadıkça içer, sonunda helak olur.”
– Hz. Mevlânâ
“Güvenme malına, bir kıvılcım yeter; güvenme güzelliğine, bir sivilce yeter.”
– Anonim Hikmet
“Kısmet etmişse Mevlâ; el getirir, yel getirir, sel getirir. Kısmet etmemişse Mevlâ; el götürür, yel götürür, sel götürür.”
– Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. MERYEM VE CENNET MEYVELERİ
Hz. Meryem, Mescid-i Aksa’da ibadetle meşgulken, yanına Hz. Zekeriya (a.s) girerdi. Her girdiğinde yanında mevsimi olmayan taze meyveler bulurdu. “Ey Meryem, bu sana nereden geliyor?” diye sorunca, Hz. Meryem: “Bu Allah katındandır. Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verir” derdi. Tevekkül edene, sebepler sükût eder, kudret konuşur.
[Kaynak: Âl-i İmrân Suresi, 37]
2. HÂTEM-İ ESAMM VE HAC YOLCULUĞU
Büyük veli Hâtem-i Esamm hacca gitmek istedi ama ailesine bırakacak nafaka yoktu. Kızı: “Baba sen git, rızkı veren Allah’tır” dedi. O gidince evde yiyecek bitti, aile sıkıntıya düştü. Kızı dua etti. O sırada oradan geçen şehrin valisi su istedi. Suyu içince çok beğendi ve “Bu evin sahibine hediyemdir” diyerek bir kese altın attı. Kızı ağlamaya başladı. Annesi “Neden ağlıyorsun?” deyince, “Bir kul (vali) bize nazar etti zengin olduk, ya Alemlerin Rabbi bize nazar ederse halimiz nice olur?” dedi.
[Kaynak: Tezkiretü’l Evliyâ, Ferîdüddin Attâr]
3. İBRAHİM ETHEM VE KUŞ
İbrahim Ethem bir gün, kanadı kırık bir kuş gördü. “Bu kuş bu halde nasıl beslenir?” diye merak etti. O sırada başka bir kuş gelip ağzındaki yemi yaralı kuşun ağzına bıraktı. İbrahim Ethem: “Rabbim yaralı kuşu bile aç bırakmıyor, ben neden rızık endişesi çekeyim?” diyerek tam tevekküle yöneldi. Rızık, bazen ayağa gelir.
[Kaynak: Risale-i Kuşeyrî]
4. HZ. MUSA VE TAŞTAKİ KURT
Hz. Musa (a.s) bir gün rızık konusunda tefekküre daldı. Allah ona asasını bir taşa vurmasını emretti. Taş yarıldı, içinden başka bir taş çıktı. O da yarıldı, içinden ağzında yeşil bir yaprak olan küçük bir kurt çıktı. Kurt hal diliyle: “Beni bu karanlık taşın içinde görüp, rızkımı unutmayan Allah’a hamd olsun” dedi. Allah kimseyi unutmaz.
[Kaynak: Kısas-ı Enbiyâ]
5. ŞAKÎK-İ BELHÎ VE KÖLE
Büyük bir kıtlık olmuş, halk açlıktan kırılıyordu. Şakîk-i Belhî, neşeli bir köle gördü. “Herkes açlıktan ölüyor, sen neden neşelisin?” dedi. Köle: “Benim efendim köyün en zengin adamıdır, depoları doludur, beni aç bırakmaz” dedi. Şakîk sarsıldı: “Bir köle, aciz bir efendisine bu kadar güveniyorsa, biz Rezzak-ı Alem olan Allah’a neden güvenmiyoruz?” dedi ve o günden sonra rızık endişesi taşımadı.
[Kaynak: Tezkiretü’l Evliyâ]
Nefis Muhasebesi: Bereket Aynası
(Bugün kendimize soralım)
- Rızkım için endişelendiğim kadar, namazım için endişeleniyor muyum?
- Kazancıma “haram” veya “şüpheli” karışmaması için ne kadar dikkat ediyorum?
- “Veren el” olmanın malı eksiltmediğine, bilakis artırdığına yürekten inanıyor muyum?
- Sofraya oturduğumda nimeti değil, nimeti vereni (Mün’im) hatırlıyor muyum?
- Sabah erken kalkıp rızık taksimine niyetleniyor muyum?
Helal Ye, Huzur Bul
(Hadis-i Şerif / Tirmizî, Daavât, 110)
Âmin, Ecmain.
اللَّهُمَّ اكْفِنِي بِحَلَالِكَ عَنْ حَرَامِكَ، وَأَغْنِنِي بِفَضْلِكَ عَمَّنْ سِوَاكَ
Okunuşu: Allâhümmekfinî bi-helâlike an harâmik, ve ağninî bi-fazlike ammen sivâk.
“Allah’ım! Bana helal rızık nasip ederek haramdan koru. Lütfunla beni Senden başkasına muhtaç etme.”(Hadis-i Şerif / Tirmizî, Daavât, 110)
Âmin, Ecmain.
