Hayırlı İftarlar
Ramazan-ı Şerif: 28. Gün (Elveda Ya Şehr-i Ramazan)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “O sayılı günler (Ramazan), hemen geçer.” (Bakara, 184)
- “Sizden herhangi birine ölüm gelip de, ‘Rabbim! Beni yakın bir süreye kadar geciktirsen de sadaka verip iyilerden olsam!’ demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan harcayın.” (Münâfikûn, 10)
- “Asra yemin olsun ki, insan gerçekten ziyandadır.” (Asr, 1-2)
- “Rabbinin sana yakin (ölüm) gelinceye kadar O’na ibadet et.” (Hicr, 99)
- “Artık kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecektir.” (Zilzâl, 7)
- “Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır.” (Giderken de bu kapıların kapanmaması için gayret etmeliyiz). (Buhârî)
- “Cebrail (a.s.) geldi ve: ‘Ramazan’a yetişip de günahları bağışlanmayan kimsenin burnu sürtülsün’ dedi. Ben de ‘Amin’ dedim.” (Hâkim)
- “Amellerin kıymeti, sonuçlarına (son nefese/son günlere) göredir.” (Buhârî)
- “Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bil: …Ölümünden önce hayatının, meşguliyetinden önce boş vaktinin…” (Hâkim)
- “Kim Ramazan’ı inançla ve sevabını Allah’tan bekleyerek değerlendirirse, geçmiş günahları bağışlanır.” (Buhârî)
Ramazan ayı sona erdiğinde sahabe-i kiram ve selef-i salihin (önceki salih zatlar) bayram sevinciyle birlikte derin bir hüzün yaşarlardı. Birbirlerine şöyle derlerdi: “Keşke bilseydik, hangimizin orucu kabul oldu da onu tebrik etseydik; hangimizin yüzüne çarpıldı da ona taziyede bulunsaydık.” Onlar altı ay “Allah’ım bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua eder, Ramazan çıktıktan sonra da altı ay “Allah’ım ibadetlerimizi kabul et” diye yalvarırlardı.
Velhamdülillahi Rabbil Alemîn.
Hayırlı Sahurlar
Ramazan-ı Şerif: 28. Gün
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.” (Zâriyât, 19)
- “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır ve günahlarınızdan bir kısmını örter.” (Bakara, 271)
- “Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe eremezsiniz.” (Âl-i İmrân, 92)
- “Allah, faizi tüketir (bereketsiz kılar), sadakaları ise artırır (bereketlendirir).” (Bakara, 276)
- “Kim cimrilik ederse, ancak kendisine cimrilik etmiş olur.” (Muhammed, 38)
- “Sadaka-i Fıtır, oruçlunun (ağzından çıkan) boş ve çirkin sözlerden temizlenmesi ve yoksullara yemek olması için farz kılınmıştır.” (Ebû Dâvûd)
- “Kim fitresini bayram namazından önce öderse, bu kabul edilmiş bir zekât olur. Kim de namazdan sonra öderse, sıradan bir sadaka olur.” (Ebû Dâvûd)
- “Oruç, yerle gök arasında asılı durur. Ancak Sadaka-i Fıtır verilince (Allah katına) yükselir.” (Deylemî – Zayıf/Tergib hadisi)
- “Yarım hurma ile de olsa kendinizi ateşten koruyun.” (Buhârî)
- “Veren el, alan elden üstündür.” (Buhârî, Müslim)
İbn Abbas (r.a.) şöyle anlatır: “Resûlullah (s.a.v.) fıtır sadakasını, oruç tutanı faydasız ve çirkin sözlerden temizleyici, yoksulları da doyurucu olarak farz kıldı.” Fitre, orucun eksiklerini tamamlayan bir cila gibidir. Nasıl ki namazın sonunda yapılan sehiv secdesi namazdaki eksiklikleri telafi ederse, fıtır sadakası da oruçtaki manevi kusurları örter ve temizler.
Amin.
