Hayırlı İftarlar
Ramazan-ı Şerif: 18. Gün
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının… Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin.” (Hucurât, 12)
- “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” (Kâf, 18)
- “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi ve ayıplamayı adet edinen her kişinin vay haline!” (Hümeze, 1)
- “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsrâ, 36)
- “Müminler boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler.” (Kasas, 55)
- “Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin ya da sussun.” (Buhârî)
- “Kim bana iki çenesi ile iki bacağı arasındakini korumaya söz verirse, ben de ona cennet için kefil olurum.” (Buhârî)
- “Kul, iyice düşünüp taşınmadan bir söz söyleyiverir de, bu yüzden cehennemin doğu ile batı arasından daha uzak bir yerine kayıp gider.” (Buhârî, Müslim)
- “Gıybet nedir bilir misiniz? Kardeşini, onun hoşlanmadığı bir şeyle anmandır.” (Müslim)
- “Mümin; ayıplayan, lanet eden, çirkin söz söyleyen ve hayâsızca konuşan kimse değildir.” (Tirmizî)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) zamanında iki kadın oruç tutuyorlardı. Susuzluktan ölecek hale geldiler. Durum Efendimiz’e (s.a.v.) bildirildi. Efendimiz onlara bir kap gönderdi ve “İçine kussunlar” buyurdu. Kadınlar pıhtılaşmış kan ve çiğ et parçaları kustular. Görenler hayret etti. Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bunlar, Allah’ın helal kıldığı şeylerden (yemekten) kendilerini tuttular, oruçlu oldular; fakat haram kıldığı şeylerle (gıybetle) oruçlarını bozdular. Biri diğerinin yanına oturup insanların etlerini yediler (gıybet ettiler).” (Ahmed b. Hanbel, Müsned)
Velhamdülillahi Rabbil Alemîn.
Hayırlı Sahurlar
Ramazan-ı Şerif: 18. Gün
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “Ey iman edenler! Allah’a içtenlikle, samimi bir tövbe (Tövbe-i Nasuh) ile tövbe edin.” (Tahrîm, 8)
- “Şüphesiz Allah, çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.” (Bakara, 222)
- “Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir.” (Furkân, 70)
- “Rabbinizden bağışlanma dileyin; sonra O’na tövbe edin.” (Hûd, 3)
- “Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar…” (Tevbe, 112)
- “Günahtan tam dönen (tövbe eden), hiç günah işlememiş gibidir.” (İbn Mâce)
- “Her insan hata eder. Hata edenlerin en hayırlısı, tövbe edenlerdir.” (Tirmizî)
- “Allah, kulunun tövbesine, çölde devesini kaybedip sonra bulan kimseden daha fazla sevinir.” (Buhârî, Müslim)
- “Ey insanlar! Allah’a tövbe edip O’ndan af dileyiniz. Ben günde yüz defa tövbe ederim.” (Müslim)
- “Güneş batıdan doğmadan önce kim tövbe ederse, Allah onun tövbesini kabul eder.” (Müslim)
Vaktiyle günah bataklığına saplanmış bir adam, bir gece rüyasında kıyametin koptuğunu görür. Susuzluktan yanarken kendisine bir kadeh uzatılır ama bir türlü içemez. Korkuyla uyanır ve o an tövbe eder. Öyle samimi bir tövbe eder ki, bütün hayatını değiştirir. Bir âlim ona der ki: “Senin bu halin, günahkarın kırık kalbinin, abidin (çok ibadet edenin) gururlu kalbinden Allah’a daha yakın olduğunun delilidir.”
Amin.
