Hayırlı İftarlar
Ramazan-ı Şerif: 14. Gün
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “Öyleyse sakın yetimi ezme! El açıp isteyeni de azarlama!” (Duhâ, 9-10)
- “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş tıkınmış olurlar. Onlar çılgın bir ateşe gireceklerdir.” (Nisâ, 10)
- “Dini yalanlayanı gördün mü? İşte o, yetimi itip kakar, yoksulu doyurmaya teşvik etmez.” (Mâûn, 1-3)
- “Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz.” (Fecr, 17)
- “Onlar, seve seve yiyeceği yoksula, yetime ve esire yedirirler.” (İnsân, 8)
- “Ben ve yetime kefil olan (kol kanat geren) kimse, cennette şöyle (işaret ve orta parmağını göstererek) yan yanayız.” (Buhârî)
- “Müslüman evleri içinde en hayırlı ev; içinde yetime iyi davranılan evdir. En kötü ev ise; içinde yetime kötü davranılan evdir.” (İbn Mâce)
- “Kalbinin yumuşamasını ve hacetinin görülmesini ister misin? Yetime merhamet et, başını okşa ve yediğinden ona da yedir.” (Taberânî)
- “Kim Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, elinin değdiği her saç teli kadar sevap kazanır.” (Ahmed b. Hanbel)
- “Dul ve yetimlerin ihtiyaçlarına koşan kimse, Allah yolunda cihat eden veya gündüz oruç tutup gece namaz kılan kimse gibidir.” (Buhârî, Müslim)
Bir bayram sabahı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mescide giderken ağlayan bir çocuk gördü. Çocuk, “Babam savaşta şehit oldu, annem başkasıyla evlendi, evsiz ve elbisesiz kaldım” dedi. Alemlere Rahmet Efendimiz (s.a.v.) çocuğun elinden tuttu ve: “Benim baban, Aişe’nin annen, Hasan ve Hüseyin’in kardeşlerin olmasını istemez misin?” dedi. Çocuk sevinçle kabul etti. Efendimiz onu evine götürdü, yedirdi, giydirdi ve sevindirdi.
Velhamdülillahi Rabbil Alemîn.
Hayırlı Sahurlar
Ramazan-ı Şerif: 14. Gün
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
- “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadan da nasibini unutma.” (Kasas, 77)
- “Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurdu ise, işte asıl hayat odur.” (Ankebût, 64)
- “Siz dünya hayatını tercih ediyorsunuz. Oysa ahiret daha hayırlı ve daha kalıcıdır.” (A’lâ, 16-17)
- “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.” (Bakara, 201)
- “Mal ve oğullar dünya hayatının süsüdür. Baki kalacak olan salih ameller ise, Rabbinin katında sevapça daha hayırlıdır.” (Kehf, 46)
- “Dünyada tıpkı bir garip (yabancı) hatta bir yolcu gibi ol!” (Buhârî)
- “Ahirete göre dünya, sizden birinizin parmağını denize daldırması gibidir. O parmak ne kadar su ile döner, bir baksın.” (Müslim)
- “Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır.” (Tirmizî)
- “Sizin en hayırlınız, dünyası için ahiretini, ahireti için dünyasını terk etmeyendir.” (Deylemî)
- “Kabir, ahiret konaklarının ilkidir. Kim oradan kurtulursa, sonrası daha kolaydır.” (Tirmizî)
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bir hasır üzerinde uyumuştu. Uyandığında hasırın izi mübarek vücuduna çıkmıştı. Sahabeler: “Ya Resulallah! Sizin için yumuşak bir yatak hazırlasaydık” dediler. Efendimiz (s.a.v.): “Benim dünya ile ne alakam var? Ben dünyada, bir ağacın altında gölgelenip sonra da orayı terk edip giden bir yolcu gibiyim” buyurdu. (Tirmizî, Zühd, 44)
Amin.
