Peygamberimize Övgü ve Salavat
Muhabbet, Şefaat ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
AŞK VE MUHABBET VİRDİ
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”
(Ey Allah’ım! Efendimiz Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve Efendimiz Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) âline salât ve selâm eyle. Bizi O’nun şefaatiyle bağışla ve kalbimizi nifaktan manen temizle!)
0
Günlük Hedef: Şefaate Nail Olup Kalbi Dünyadan Temizlemek İçin (100+)
“Şüphesiz Allah’u Teala ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[56]
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[56]
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Allah’u Teala‘nın yeryüzüne gönderdiği en büyük rahmet, karanlıkları aydınlatan en parlak nurdur. O’na salavat getirmek, sadece bir vefa borcu değil, Allah’u Teala‘nın kesin bir emri ve meleklerin kutlu sadasına iştirak etmektir. Bir mümin Peygamber Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her salat ve selam getirdiğinde, kalbi dünya kirlerinden, kibrin karanlığından ve günahın isından manen temizlenir. Salavat, ümmetin Resulüne uzattığı bir muhabbet köprüsü, ahirette O’nun Liva-ül Hamd sancağı altında toplanmanın anahtarıdır. “Kişi sevdiğiyle beraberdir” sırrınca, dilini O’nun zikriyle, kalbini O’nun sevgisiyle, hayatını O’nun sünnetiyle temizleyenler, ebedi alemde o nurlu Peygamber’in en yakın dostları olacaklardır.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (ÖVGÜ VE MUHABBET)
Yüce Ahlak ve Rahmet Elçisi
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu: İnnellâhe ve melâiketehû yusallûne alen-nebiyy; yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
1. “Şüphesiz Allah’u Teala ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[56]
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Okunuşu: Le-kad kâne leküm fî rasûlillâhi üsvetün hasenetün li-men kâne yercûllâhe vel-yevmel-âhıra ve zekerallâhe kesîrâ.
2. “Andolsun ki, sizin için, Allah’u Teala‘ya ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’u Teala‘yı çokça zikredenler için Resulullah’ta en güzel bir örnek (üsve-i hasene) vardır.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[21]
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ
Okunuşu: Ve inneke le-alâ hulukın azîm.
3. “Şüphesiz sen pek yüce bir ahlak üzeresin.”
[Kaynak: Kalem Sûre-i Şerif’i]:[4]
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ
Okunuşu: Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn.
4. “(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
[Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[107]
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ
Okunuşu: Le-kad câeküm rasûlün min enfüsiküm azîzün aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bil-mü’minîne raûfun rahîm.
5. “Andolsun, size kendi içinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.”
[Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[128]
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ ۗ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
Okunuşu: Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkümüllâhu ve yağfir leküm zünûbeküm; vallâhu ğafûrun rahîm.
6. “De ki: Eğer Allah’u Teala‘yı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’u Teala da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın (kalbinizi temizlesin). Allah’u Teala çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[31]
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ۞ وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا
Okunuşu: Yâ eyyühen-nebiyyü innâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezîrâ. Ve dâıyen ilâllâhi bi-iznihî ve sirâcen münîrâ.
7. “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı, izniyle Allah’u Teala‘ya çağıran bir davetçi ve nurlu bir kandil olarak gönderdik.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[45-46]
إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ۞ لِتُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ
Okunuşu: İnnâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezîrâ. Li-tü’minû billâhi ve rasûlihî ve tüazzirûhü ve tüvakkırûh.
8. “Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeleyici ve bir uyarıcı olarak gönderdik ki, Allah’u Teala‘ya ve Resulüne iman edesiniz, ona yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz…”
[Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[8-9]
الَّذِينَ يَتَّبِعُونَ الرَّسُولَ النَّبِيَّ الْأُمِّيَّ… فَالَّذِينَ آمَنُوا بِهِ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذِي أُنْزِلَ مَعَهُ ۙ أُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Okunuşu: Ellezîne yettebiûner-rasûlen-nebiyyel-ümmiyy… fel-lezîne âmenû bihî ve azzerûhü ve nesarûhü vettebeûn-nûrallezî ünzile meahû ülâike hümül-müflihûn.
9. “Onlar ki, o ümmî peygambere uyarlar… İşte ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve onunla birlikte indirilen o nura uyanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.”
[Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i]:[157]
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ
Okunuşu: Men yutı’ır-rasûle fe-kad etâallâh.
10. “Kim Peygambere itaat ederse muhakkak Allah’u Teala‘ya itaat etmiş olur…”
[Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[80]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri ve Uyarıları
1. ON DEFA SALAT VE RAHMET
“Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah’u Teala ona on defa salat eder (rahmet indirir), onun on günahını siler (kalbini manen temizler) ve onu on derece yükseltir.”
[Kaynak: Nesâî, Sehv]:[55]
2. KIYAMET GÜNÜ EN YAKIN OLANLAR
“Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanı, bana en çok salavat getirenidir.”
[Kaynak: Tirmizî, Vitir]:[21]
3. GERÇEK CİMRİ KİMDİR?
“Asıl cimri, yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyen kimsedir.”
[Kaynak: Tirmizî, Daavât]:[100]
4. BURNU YERE SÜRTÜLSÜN
“Yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyen kimsenin burnu yerde sürtülsün (rahmetten uzak kalsın)!”
[Kaynak: Tirmizî, Daavât]:[100]
5. CUMA GÜNÜ SALAVATIN FAZİLETİ
“Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. O günde bana çokça salavat getirin. Zira sizin salavatınız (melekler vasıtasıyla) bana arz olunur.”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Salât]:[201]
6. HERKESDEN DAHA SEVİMLİ OLMADIKÇA
“Sizden birinize ben, annesinden, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça o kimse tam iman etmiş olmaz.”
[Kaynak: Buhârî, Îmân]:[8]
7. YERYÜZÜNÜ DOLAŞAN MELEKLER
“Şüphesiz Allah’u Teala‘nın yeryüzünde seyahat eden melekleri vardır. Onlar, ümmetimin selamını bana ulaştırırlar.”
[Kaynak: Nesâî, Sehv]:[46]
8. RUHUMUN İADE EDİLMESİ
“Bana selam veren hiç kimse yoktur ki, Allah’u Teala (onun selamını almam için) ruhumu bana iade etmesin de ben onun selamına karşılık vermeyeyim.”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Menâsik]:[96]
9. SÜNNETİMİ SEVEN BENİ SEVER
“Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Kim de beni severse, cennette benimle beraberdir.”
[Kaynak: Tirmizî, İlim]:[16]
10. KABRİMİ BAYRAM YERİ YAPMAYIN
“Evlerinizi kabirlere çevirmeyin. Benim kabrimi de bayram yeri (gibi merasim yerine) dönüştürmeyin. Bana salavat getirin; çünkü nerede olursanız olun salavatınız bana ulaşır.”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Menâsik]:[97]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Canım kurban olsun senin yoluna, adı güzel, kendi güzel Muhammed. Sen kalbini O’nun muhabbetiyle temizle ki, O’nun nuru aynanda tecelli etsin.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda terakki, Sünnet-i Seniyye’ye adım adım uymak ve dilden salavatı düşürmemektir. Salavat, kalpteki masivayı (dünya sevgisini) yakıp temizleyen ilahi bir ateştir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Araya araya bulsam izini / İzinin tozuna sürsem yüzümü / Hak nasip eylese görsem yüzünü / Ya Muhammed canım arzular seni.”
– Bizim Yunus
“Tövbe ile yıkanmayan kalp paslanır. Salavat ise o kalbin cilasıdır. Allah’u Teala‘nın affına ermek isteyen, duasının başına ve sonuna salavatı koysun; zira iki salavat arası reddedilmez.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Dünyanın bütün kapıları yüzüne kapansa da, sen Salavat-ı Şerife anahtarını elinden bırakma. O anahtar, kalbini kederden temizler ve sana Resulullah’ın şefaat kapısını açar.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. ÜBEYY BİN KA’B’IN (R.A) BÜTÜN DUALARINI SALAVATA AYIRMASI
Übeyy bin Ka’b (r.a), Peygamber Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelerek “Ya Resulallah, ben sana çok salavat getiriyorum. Duamın ne kadarını sana salavat getirmeye ayırayım?” diye sordu. Efendimiz “Dilediğin kadarını” dedi. Übeyy (r.a) oranları artırarak en sonunda: “O halde bütün duamı sana salavata ayıracağım!” dedi. Bunun üzerine Kâinatın Efendisi: “İşte o zaman (Allah’u Teala) bütün dertlerine kefil olur ve günahlarını bağışlayıp seni manen temizler!” buyurdu.
[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[23]
2. HANNÂNE (AĞLAYAN KÜTÜK) KISSASI
Mescid-i Nebevi’de Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), hutbelerini kuru bir hurma kütüğüne yaslanarak irad ederdi. Cemaat kalabalıklaşınca ona bir minber yapıldı. Efendimiz yeni minbere geçince, o kurumuş hurma kütüğünden hamile bir devenin iniltisi gibi feryatlar duyuldu. Kütük, Resulullah’ın ayrılığına dayanamayıp ağlıyordu. Efendimiz minberden inip elini kütüğün üzerine koyana ve onu teselli edene kadar kütük susmadı. Cansız bir ağaç parçası bile O’nun muhabbetiyle inlerken, kalbini O’nun sevgisinden mahrum bırakan ümmetin hali nice olur!
[Kaynak: Buhârî, Menâkıb]:[25]
3. HZ. EBU BEKİR’İN (R.A) MAĞARADAKİ FEDAKÂRLIĞI
Sevr mağarasında Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mübarek başını Hz. Ebu Bekir’in (r.a) dizine koyup uyumuştu. O sırada bir yılan deliğinden çıkan yılan, Ebu Bekir’i topuğundan soktu. Acısı beynine vurmasına rağmen, “Aman Resulullah uyanmasın” diye kıpırdamadı bile. Sadece acıdan gözünden düşen iki damla yaş Efendimizin mübarek yüzüne damlayınca Efendimiz uyandı. Bu sarsılmaz muhabbet ve sadakat, imanın en zirve noktası ve kalbin kendi varlığından temizlenerek Resul’de fani oluşunun kanıtıdır.
[Kaynak: Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve]
4. MEDİNELİ KADININ “O NASIL?” NİDASI
Uhud Savaşı’nda Medineli bir kadının kocası, kardeşi ve babası şehit düşmüştü. Kadın savaş meydanına koşarak geldiğinde ona acı haberi verdiler. Ancak o, kendi acısını unutup: “Resulullah nasıl? O’na bir şey oldu mu?” diye sordu. Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayatta ve sağ salim olduğunu kendi gözleriyle görünce derin bir nefes aldı ve: “Sen hayatta olduktan sonra bütün musibetler bana hafif gelir Ya Resulallah!” diyerek imanın gerçek aşkını dünyaya haykırdı.
[Kaynak: İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye]
5. HZ. BİLAL’İN (R.A) YARIM KALAN EZANI
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettikten sonra, Hz. Bilal-i Habeşi (r.a) Medine’de duramadı ve Şam’a gitti. Yıllar sonra rüyasında Efendimizi gördü: “Bizi hiç ziyaret etmeyecek misin Bilal?” buyuruyordu. Koşarak Medine’ye geldi. Sahabelerin ısrarıyla Mescid-i Nebevi’de ezan okumaya başladı. “Eşhedü enne Muhammeden Resulullah” kısmına geldiğinde, O’nun yokluğunu hatırlayarak boğazı düğümlendi, gözyaşlarına boğuldu ve ezanı tamamlayamayıp bayılıp düştü. Aşk, O’nun adı anıldığında kalbi titretmektir.
[Kaynak: İbn Asâkir, Târîhu Dımaşk]
Nefis Muhasebesi: Muhabbet ve İttiba Aynası
(Peygamberimize olan sevgi ve hürmetimizi tartmak için soralım)
- Gün içinde dünya kelamına saatlerimi ayırırken, beni ahirette kurtaracak olan Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) günde 100 defa salavat getirmekten aciz mi kalıyorum?
- O’nun mübarek adı anıldığında, kalbimde bir hürmet ve muhabbet uyanıyor mu, yoksa cimrilik edip salavat getirmeyi unutuyor muyum?
- Hz. Ebu Bekir’in (r.a) mağaradaki fedakarlığını okurken; ben O’nun bize emanet ettiği Sünnet-i Seniyye’yi yaşatmak ve nefsimi haramlardan temizlemek için ne kadar fedakarlık yapıyorum?
- “Sünnetimi seven beni sever” buyruğu karşısında; hayatımda, ahlakımda, ticaretimde ve evimde O’nun ahlakından hangi izleri taşıyorum?
- Dua ederken sadece kendi dünyevi menfaatlerimi mi sayıyorum, yoksa Übeyy bin Ka’b (r.a) gibi dualarımı salavatlarla süsleyip kalbimi bencillikten temizliyor muyum?
“Muhakkak ki Allah ve Melekleri Peygamber’e Salât Ederler…”
“Ey Allah’ım! Ümmî Peygamber Efendimiz Muhammed’e, O’nun âline (ailesine) ve ashabına salât ve selâm eyle. (Kalbimizi dünya muhabbetinden ve günah kirlerinden manen temizle; bizi O’nun sünnetine sımsıkı sarılanlardan ve kıyamet günü Liva-ül Hamd sancağı altında O’nun şefaatine erenlerden eyle Yâ Rabbi!)”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i 56. Ayetin Işığında Ümmetin Kutlu Virdi]
Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duyulan eşsiz hürmeti, muhabbeti ve teslimiyeti ifade eden, kalbi gafletten arındıran o muazzam salavat nidası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
Okunuşu: Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Ey Allah’ım! Ümmî Peygamber Efendimiz Muhammed’e, O’nun âline (ailesine) ve ashabına salât ve selâm eyle. (Kalbimizi dünya muhabbetinden ve günah kirlerinden manen temizle; bizi O’nun sünnetine sımsıkı sarılanlardan ve kıyamet günü Liva-ül Hamd sancağı altında O’nun şefaatine erenlerden eyle Yâ Rabbi!)”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i 56. Ayetin Işığında Ümmetin Kutlu Virdi]
Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duyulan eşsiz hürmeti, muhabbeti ve teslimiyeti ifade eden, kalbi gafletten arındıran o muazzam salavat nidası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
