Peygamberimiz Efendimiz’e Saygı ve Hürmet
O’na İtaat, Allah’u Teala’ya İtaattir
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: MUHABBET SALAVATI
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ الْأُمِّيِّ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedini’n-nebiyyil-ümmiyyi ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”
(Allah’ım! Ümmi Peygamberimiz efendimiz Muhammed’e, âline ve ashabına salât ve selâm eyle.)
0
Günlük Hedef: 100 Adet
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iman, itaat ve teslimiyet ilâhî bir emir, imanın ve İslâm’ın şartıdır. Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i büyük tanıyıp saygı göstermek, şahs-ı âlileri ve hatırası karşısında en müstesna bir hürmet ve edebe sahip olmak da ilâhî bir emirdir ve O’na imanın ayrılmaz bir parçasıdır.
Ona itaat etmeyen Allah’u Teala’ya itaat etmemiş demektir, ona tâbi olmayan Allah’u Teala’nın sevgisinden mahrumdur, onu incitip üzenler acıklı bir azap ile vaad olunmuştur.
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iman olmadan; ona itaat, teslimiyet göstermeden; ona sevgi, saygı, hürmet beslemeden; onu canlardan da cananlardan da, her şeyden üstün tutmadan; arzusunu onun tebliğ ettiklerine uydurmadan; bu yoldan bu izden gidip kalbini temizlemeden müslümanlık olmaz, İslâm yaşanmaz. Bunlardan bir tanesine bile riayet etmeyen kimsenin İslâm iddiası boştur.
Ona itaat etmeyen Allah’u Teala’ya itaat etmemiş demektir, ona tâbi olmayan Allah’u Teala’nın sevgisinden mahrumdur, onu incitip üzenler acıklı bir azap ile vaad olunmuştur.
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e iman olmadan; ona itaat, teslimiyet göstermeden; ona sevgi, saygı, hürmet beslemeden; onu canlardan da cananlardan da, her şeyden üstün tutmadan; arzusunu onun tebliğ ettiklerine uydurmadan; bu yoldan bu izden gidip kalbini temizlemeden müslümanlık olmaz, İslâm yaşanmaz. Bunlardan bir tanesine bile riayet etmeyen kimsenin İslâm iddiası boştur.
KUR’AN-I KERİM’DE PEYGAMBERİMİZE HÜRMET
İlahi İkazlar ve Müjdeler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
فَالَّذِينَ آمَنُوا بِهِ وَعَزَّرُوهُ وَنَصَرُوهُ وَاتَّبَعُوا النُّورَ الَّذِي أُنْزِلَ مَعَهُ ۙ أُولَٰئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
Okunuşu: Fellezîne âmenû bihî ve azzerûhü ve nesarûhü vettebeûn-nûrallezî ünzile meahû ülâike hümül-müflihûn.
1. “İşte o Peygamber’e inanan, ona saygı gösterip aziz tutan, ona yardım eden ve onunla gönderilen nura (Kur’an’a) uyanlar yok mu? İşte onlar kurtuluşa ve saâdete erenlerdir.”
(A’râf Sûre-i Şerif’i, 157)
وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ رَسُولَ اللَّهِ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Okunuşu: Vellezîne yü’zûne rasûlallâhi lehüm azâbün elîm.
2. “Allah’ın Peygamber’ini incitip üzenlere acıklı bir azap vardır.”
(Tevbe Sûre-i Şerif’i, 61)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَرْفَعُوا أَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ أَنْ تَحْبَطَ أَعْمَالُكُمْ وَأَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ
Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû lâ terfeû asvâteküm fevka savtin-nebiyyi ve lâ techerû lehû bil-kavli ke-cehri ba’dıküm liba’dın en tahbeta a’mâlüküm ve entüm lâ teş’urûn.
3. “Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, ona yüksek sesle bağırmayın. Yoksa siz farkına varmadan bütün amelleriniz boşa gider.”
(Hucurât Sûre-i Şerif’i, 2)
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu: İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiyyi; yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
4. “Şüphesiz Allah’u Teala ve melekleri Peygamber’e salât ediyorlar. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selâm verin.”
(Ahzâb Sûre-i Şerif’i, 56)
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ
Okunuşu: Men yütıır-rasûle fekad etâallâh.
5. “Kim Peygamber’e itaat ederse, muhakkak ki Allah’u Teala’ya itaat etmiş olur.”
(Nisâ Sûre-i Şerif’i, 80)
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ
Okunuşu: Kul in küntüm tühibbûnallâhe fettebiûnî yühbibkümüllâhü ve yağfir leküm zünûbeküm.
6. “De ki: Eğer Allah’u Teala’yı seviyorsanız bana uyun (tabi olun) ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”
(Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i, 31)
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا
Okunuşu: Ve mâ âtâkümür-rasûlü fe-huzûhü ve mâ nehâküm anhü fentehû.
7. “…Peygamber size ne verdiyse (ne emrettiyse) onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da hemen kaçının.”
(Haşr Sûre-i Şerif’i, 7)
لَا تَجْعَلُوا دُعَاءَ الرَّسُولِ بَيْنَكُمْ كَدُعَاءِ بَعْضِكُمْ بَعْضًا
Okunuşu: Lâ tec’alû düâer-rasûli beyneküm ke-düâi ba’dıküm ba’dâ.
8. “Peygamber’in çağrısını, kendi aranızda birbirinizi çağırmanız gibi tutmayın (Ona ismiyle değil, edeple hitap edin).”
(Nûr Sûre-i Şerif’i, 63)
قُلْ إِنْ كَانَ آبَاؤُكُمْ وَأَبْنَاؤُكُمْ وَإِخْوَانُكُمْ وَأَزْوَاجُكُمْ … أَحَبَّ إِلَيْكُمْ مِنَ اللَّهِ وَرَسُولِهِ وَجِهَادٍ فِي سَبِيلِهِ فَتَرَبَّصُوا حَتَّىٰ يَأْتِيَ اللَّهُ بِأَمْرِهِ
Okunuşu: Kul in kâne âbâüküm ve ebnâüküm ve ıhvânüküm ve ezvâcüküm… ehabbe ileyküm minallâhi ve rasûlihî ve cihâdin fî sebîlihî fe-terabbesû hattâ ye’tiyallâhu bi-emrih.
9. “De ki: Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz… size Allah’u Teala’dan, O’nun Resulünden ve O’nun yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah’ın emri (azabı) gelinceye kadar bekleyin!”
(Tevbe Sûre-i Şerif’i, 24)
إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ۞ لِتُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ
Okunuşu: İnnâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezîrâ. Li-tü’minû billâhi ve rasûlihî ve tüazzieûhü ve tüvekkirûh.
10. “Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ki Allah’a ve Resulüne iman edesiniz, onu (Peygamber’i) destekleyesiniz, ona saygı ve hürmet gösteresiniz.”
(Feth Sûre-i Şerif’i, 8-9)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Nurlu Sözleri
1. İMANIN KEMALİ
“Sizden birinize ben, anasından, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça, o kimse gerçek manada iman etmiş olamaz.”
[Buhârî, Îmân, 8]
2. SÜNNETİ İHYA ETMEK
“Kim benim sünnetimi ihya ederse (yaşatırsa) beni sevmiş olur. Beni seven de cennette benimle beraberdir.”
[Tirmizî, İlim, 16]
3. GERÇEK CİMRİ
“Asıl cimri, yanında adım anıldığı halde bana salavat getirmeyen kimsedir.”
[Tirmizî, Daavât, 100]
4. CENNETE KİMLER GİRER?
“Yüz çevirenler (isyan edenler) hariç, bütün ümmetim cennete girecektir.” Sahabeler sordu: “Ey Allah’ın Resulü, kim yüz çevirir?” Buyurdu ki: “Bana itaat eden cennete girer, bana isyan eden ise yüz çevirmiş demektir.”
[Buhârî, İ’tisâm, 2]
5. İMANIN TADI
“Şu üç özellik kimde bulunursa o kimse imanın tadını alır: Allah’u Teala ve Resulünün kendisine herkesten ve her şeyden daha sevgili olması…”
[Buhârî, Îmân, 9]
6. ŞEFAATİN ŞARTI
“Kıyamet gününde bana insanların en yakını (şefaatime en lâyık olanı), bana en çok salavat getirenidir.”
[Tirmizî, Vitr, 21]
7. ADIMI İŞİTİNCE BURMU SÜRTSÜN
“Yanında ismim anıldığı halde bana salavat getirmeyen kimsenin burnu yere sürtülsün (hüsrana uğrasın)!”
[Tirmizî, Daavât, 100]
8. KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR
Bir bedevi gelip, “Kıyamet ne zamandır?” diye sordu. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) “Onun için ne hazırladın?” dedi. Adam: “Çok namazım ve orucum yok, lakin ben Allah’ı ve Resulünü çok seviyorum” dedi. Efendimiz buyurdu ki: “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Enes (r.a) der ki: “İslam’a girmekten sonra bizi bu hadis kadar sevindiren hiçbir şey olmadı.”
[Buhârî, Edeb, 96]
9. BİD’AT VE SÜNNET
“Sözlerin en doğrusu Allah’ın Kitabı’dır. Yolların en hayırlısı Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yoludur. İşlerin en şerlisi ise sonradan uydurulanlardır.”
[Müslim, Cuma, 43]
10. SÜNNETE SARILMAK
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’u Teala’nın Kitabı ve Peygamberinin Sünneti.”
[Muvatta, Kader, 3]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Canım tenimde oldukça Kur’an’ın kölesiyim. Ben seçilmiş Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolunun tozuyum. Kim benden bunun dışında bir söz naklederse, o sözden de ondan da şikayetçiyim.”
– Hz. Mevlânâ
Bizim Yunus der ki: “Araya araya bulsam izini, izinin tozuna sürsem yüzümü, Hak nasip eylese görsem yüzünü, Ya Muhammed canım arzular seni.”
– Bizim Yunus (Yunus Emre)
“Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e uymayan hiçbir amel, Allah’u Teala katında makbul değildir. Kalbini O’nun sevgisiyle temizlemeyen, vuslata (Hakk’a) eremez.”
– Abdülkadir Geylânî
“Eğer yeryüzünde O’nun (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnetinden kıl payı ayrılan birini görürseniz, o kişi havada uçsa bile ona itibar etmeyiniz.”
– Bayezid-i Bistâmî
“Edep, sınırları korumaktır. En büyük edep ise, Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in sünnetine ve hatırasına karşı haddi aşmamaktır.”
– İmam-ı Rabbânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. İMAM MALİK’İN MEDİNE EDEBİ
Büyük mezhep imamımız İmam Malik Hazretleri, Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e o kadar büyük bir saygı duyardı ki, hayatı boyunca Medine sokaklarında hiçbir bineğe (at, deve) binmemiştir. Sebebi sorulduğunda gözyaşları içinde şöyle demiştir: “Ben, Allah’ın Resulü’nün mübarek ayaklarının bastığı ve O’nun mübarek bedenini sinesinde barındıran bu topraklara, hayvanın toynağıyla basmaktan haya ederim.”
[Kaynak: Kadı İyaz, Tertîbü’l-Medârik]
2. HZ. EBU BEKİR’İN MAĞARADAKİ FEDAKARLIĞI
Hicret sırasında Sevr mağarasında Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mübarek başını Hz. Ebu Bekir’in (r.a) dizine koyup uyumuştu. O sırada Ebu Bekir’in ayağını bir yılan ısırdı. Acısı dayanılmazdı ama Peygamberimiz uyanmasın, o mübarek istirahati bozulmasın diye hiç kıpırdamadı. Sadece acıdan dolayı gözünden düşen bir damla yaş Efendimiz’in yüzüne damlayınca O (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve mübarek tükürüğüyle zehri temizleyip şifa verdi. İşte hürmet, canından geçmektir.
[Kaynak: İbn Hişam, es-Sîre]
3. HZ. ALİ’NİN (R.A) TESLİMİYETİ
Hudeybiye Antlaşması yazılırken, müşriklerin elçisi Süheyl, metne yazılan “Allah’ın Resulü Muhammed” ifadesine itiraz etti ve silinmesini istedi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), metni yazan Hz. Ali’ye (r.a) “Resulullah yazısını sil” buyurdu. Hz. Ali’nin kalbindeki hürmet öylesine büyüktü ki: “Vallahi senin o mübarek unvanını benim elim asla silemez Ya Resulallah!” dedi. Bunun üzerine Efendimiz o yeri eliyle bulup bizzat kendisi sildi. Bu isyan değil, sevginin zirvesiydi.
[Kaynak: Müslim, Cihâd, 90]
4. URVE BİN MESUD’UN ŞAŞKINLIĞI
Hudeybiye’de müşriklerin elçisi olarak gelen Urve bin Mesud, sahabenin Peygamberimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) olan hürmetini görünce Mekke’ye dönüp şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben kralların, Kisra’nın, Kayser’in saraylarına gittim. Vallahi Muhammed’in ashabının ona duyduğu saygıyı hiçbir kralın adamlarında görmedim. O abdest aldığında suyunu yere düşürmemek için birbirleriyle yarışıyor, o konuştuğunda seslerini kısıyor ve hürmetten onun yüzüne dikkatlice bakamıyorlar bile.”
[Kaynak: Buhârî, Şürût, 15]
5. AĞLAYAN HURMA KÜTÜĞÜ (HANNANE)
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), mescidinde bir hurma kütüğüne yaslanarak hutbe okurdu. Daha sonra ona bir minber yapıldı. Efendimiz minbere çıkıp hutbe okumaya başladığında, o cansız sanılan hurma kütüğünden, yavrusundan ayrılmış deve iniltisi gibi ağlama sesleri gelmeye başladı. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minberden indi, o kütüğü şefkatle okşayıp kucakladı ve kütük sustu. Bir ağaç kütüğü bile O’nun hasretiyle yanarken, kalbimizi bu sevgiden nasıl mahrum bırakabiliriz?
[Kaynak: Buhârî, Menâkıb, 25]
Nefis Muhasebesi: Edep ve İtaat Aynası
(Bugün sevgimizi tartarak kendimize soralım)
- Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in mübarek ismi anıldığında, kalbimde bir sevgi hissedip salavat getiriyor muyum?
- O’nun “Sünnetimdir” dediği davranışları, (yemek yeme, su içme, insanlara davranma adabı) hayatımda ne kadar uyguluyorum?
- Nefsimin istekleri mi, yoksa O’nun emirleri ve tebliğ ettikleri mi benim için daha önceliklidir?
- Kalbimdeki kibri ve dünyevi arzuları temizleyip, O’nun güzel ahlakıyla ahlaklanma gayretim var mı?
- Çocuklarıma ve çevreme O’nun (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sevgisini, edep ve hürmetini aşılıyabiliyor muyum?
O’na Tabi Olmayan, Kurtuluşa Eremez
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اَللّٰهُمَّ ارْزُقْنَا شَفَاعَتَهُ وَأَوْرِدْنَا حَوْضَهُ وَاسْقِنَا مِنْ يَدِهِ الشَّرِيفَةِ شَرْبَةً لَا نَظْمَأُ بَعْدَهَا أَبَدًا
Okunuşu: Allâhümmerzûknâ şefâatehû ve evridnâ havdehû veskınâ min yedihîş-şerîfeti şerbeten lâ nazmeü ba’dehâ ebedâ.
“Allah’ım! Bizi O’nun (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şefaatine nail eyle. Bizi O’nun Kevser havuzuna ulaştır ve O’nun mübarek, şerefli elinden bize öyle bir içecek nasip et ki, ondan sonra ebediyen susamayalım.”Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
