BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Peygambere Biat ve İtaat

Teslimiyet, Tövbe ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
BİAT, TÖVBE VE İTAAT VİRDİ
سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
“Semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel-mesîr.”
(İşittik ve itaat ettik! Ey Allah’ım, bağışlamanı dileriz. Dönüş ancak Sanadır.)
0
Günlük Hedef: Kalbi Nifaktan Temizleyip Sünnete Sadakat Sözü Vermek İçin (100+)
“Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’u Teala‘ya biat etmiş olurlar…”
[Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[10]
Biat, sözlükte sadakat sözü vermek ve satınalmak manalarına gelirken; hakikatte kulun fani heveslerinden, nefsani günahlarından büyük bir pişmanlıkla vazgeçerek canını ve malını Allah’u Teala‘nın rızasına satmasıdır. Kur’an-ı Kerim, Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yapılan biatı doğrudan Allah’u Teala‘ya yapılmış bir sadakat ve tövbe yeminine eş tutar. Ashab-ı Kiram, Efendimizin elini tuttuklarında sadece bir yöneticiye değil, kalplerini şirkten, yalandan ve gıybetten manen temizleyecek olan ilahi bir rehbere söz veriyorlardı. Bugün Kâinatın Efendisi aramızda cismen bulunmasa da; O’nun sünnetine sımsıkı sarılmak, işlediğimiz günahlara pişman olup O’nun öğrettiği istiğfarla kapıya gitmek, hakiki biatın ve ruhu temizlemenin ta kendisidir.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (BİAT VE İTAAT)
Sadakat Yemini ve İlahi Rıza
إِنَّ الَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ اللَّهَ يَدُ اللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ Okunuşu: İnnellezîne yübâyiûneke innemâ yübâyiûnallâh; yedullâhi fevka eydîhim. 1. “Şüphesiz sana biat edenler, ancak Allah’u Teala‘ya biat etmiş olurlar. Allah’u Teala‘nın eli onların ellerinin üzerindedir…” [Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[10]
لَقَدْ رَضِيَ اللَّهُ عَنِ الْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ الشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِي قُلُوبِهِمْ Okunuşu: Le kad radıyallâhu anil-mü’minîne iz yübâyiûneke tahteş-şecerati fe-alime mâ fî kulûbihim. 2. “Andolsun ki o ağacın altında sana biat ederlerken Allah’u Teala, müminlerden razı olmuştur. Kalplerindeki sadakati bilmiş ve üzerlerine huzur indirmiştir.” [Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[18]
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا جَاءَكَ الْمُؤْمِنَاتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰ أَنْ لَا يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا وَلَا يَسْرِقْنَ… فَبَايِعْهُنَّ وَاسْتَغْفِرْ لَهُنَّ اللَّهَ Okunuşu: Yâ eyyühen-nebiyyü izâ câekel-mü’minâtu yübâyi’neke alâ en lâ yüşrikne billâhi şey’en… fe-bâyi’hünne vestağfir lehünnellâh. 3. “Ey Peygamber! Mümin kadınlar Allah’u Teala‘ya ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak (üzere tövbe edip) sana biat etmeye geldiklerinde… onların biatını kabul et ve onlar için istiğfar dile.” [Kaynak: Mümtehine Sûre-i Şerif’i]:[12]
فَلَا وَرَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ حَتَّىٰ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لَا يَجِدُوا فِي أَنْفُسِهِمْ حَرَجًا مِمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُوا تَسْلِيمًا Okunuşu: Fe-lâ ve rabbike lâ yü’minûne hattâ yuhakkimûke fî-mâ şecera beynehüm sümme lâ yecidû fî enfüsihim haracen mimmâ kadayte ve yüsellimû teslîmâ. 4. “Hayır, Rabbine andolsun ki onlar, aralarında çıkan anlaşmazlıklarda seni hakem kılıp, sonra da verdiğin hükme içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.” [Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[65]
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ ۖ وَمَنْ تَوَلَّىٰ فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا Okunuşu: Men yutı’ır-rasûle fe-kad etâallâh; ve men tevellâ femâ erselnâke aleyhim hafîzâ. 5. “Kim Peygambere itaat ederse muhakkak Allah’u Teala‘ya itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.” [Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[80]
وَمَا كَانَ لِمُؤْمِنٍ وَلَا مُؤْمِنَةٍ إِذَا قَضَى اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَمْرًا أَنْ يَكُونَ لَهُمُ الْخِيَرَةُ مِنْ أَمْرِهِمْ Okunuşu: Ve mâ kâne li-mü’minin ve lâ mü’minetin izâ kadallâhu ve rasûlühû emran en yekûne lehümül-hıyeratü min emrihim. 6. “Allah’u Teala ve Resulü bir işe hükmettiği zaman, inanan bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur…” [Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[36]
إِنَّمَا كَانَ قَوْلَ الْمُؤْمِنِينَ إِذَا دُعُوا إِلَى اللَّهِ وَرَسُولِهِ لِيَحْكُمَ بَيْنَهُمْ أَنْ يَقُولُوا سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا Okunuşu: İnnemâ kâne kavlel-mü’minîne izâ duû ilâllâhi ve rasûlihî li-yahküme beynehüm en yekûlû semi’nâ ve eta’nâ. 7. “Aralarında hüküm vermesi için Allah’u Teala‘ya ve Resulüne çağrıldıklarında, müminlerin sözü ancak ‘İşittik ve itaat ettik’ demeleridir.” [Kaynak: Nûr Sûre-i Şerif’i]:[51]
النَّبِيُّ أَوْلَىٰ بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ Okunuşu: En-nebiyyü evlâ bil-mü’minîne min enfüsihim. 8. “Peygamber, müminlere kendi canlarından daha evladır (herkesten daha yakındır ve sözü geçerlidir).” [Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[6]
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ Okunuşu: Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkümüllâhu ve yağfir leküm zünûbeküm. 9. “De ki: Eğer Allah’u Teala‘yı seviyorsanız bana uyun (biat edin) ki, Allah’u Teala da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” [Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[31]
لِتُؤْمِنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ Okunuşu: Li-tü’minû billâhi ve rasûlihî ve tüazzirûhü ve tüvakkırûh. 10. “Ta ki (ey müminler) Allah’u Teala‘ya ve Resulüne iman edesiniz, ona yardım edesiniz, ona sonsuz saygı gösteresiniz…” [Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[9]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Biat Ölçüleri
1. AKABE’DE TÖVBE VE BİATAllah’u Teala‘ya hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek… üzere bana biat edin. Kim bu sözünde durursa (kalbini haramdan temizlerse) mükâfatı Allah’u Teala‘ya aittir.” [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[11]
2. ZORLUKTA VE KOLAYLIKTA İTAAT Ubâde bin Sâmit (r.a) anlatır: “Biz Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); zorlukta da kolaylıkta da, neşede de kederde de onu dinleyip itaat etmek üzere biat ettik.” [Kaynak: Müslim, İmâre]:[41]
3. ÖLÜM ÜZERE BİAT (RIDVAN) Seleme bin el-Ekva (r.a) anlatır: “Hudeybiye’de o ağacın altında Resulullah’a (s.a.v), gerekirse o yolda ölmek (asla geri dönmemek) üzere biat ettik.” [Kaynak: Buhârî, Cihâd]:[110]
4. İTAAT CENNETE GÖTÜRÜR “Kim bana itaat ederse cennete girer, kim isyan ederse (bana ettiği biattan) yüz çevirmiş olur.” [Kaynak: Buhârî, İ’tisâm]:[2]
5. EN SEVİMLİ OLMAK “Sizden birinize ben, annesinden, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça tam iman etmiş olmaz.” [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[8]
6. DİN SAMİMİYETTİR (SADAKATTİR) “Din samimiyettir (nasihattir).” Kime diye sorduklarında; “Allah’u Teala‘ya, Kitabına, Resulüne ve müminlerin yöneticilerine.” buyurdu. [Kaynak: Müslim, Îmân]:[95]
7. BANA BİAT ALLAH’A BİATTIR “Kim bana itaat ederse Allah’u Teala‘ya itaat etmiştir. Kim bana isyan ederse Allah’u Teala‘ya isyan etmiştir.” [Kaynak: Müslim, İmâre]:[32]
8. NİFAKTAN TEMİZLENMEK “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğunda yalan söyler, söz verdiğinde cayar, emanete hıyanet eder.” (Resulullah’a edilen biatı bozmak da nifaktır, ahde vefa ise kalbi temizler). [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[24]
9. İKİ EMANETE SARILMAK “Size iki emanet bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’u Teala‘nın Kitabı ve benim sünnetim.” [Kaynak: Muvatta, Kader]:[3]
10. EN GÜZEL YOL “Şüphesiz ki en güzel söz Allah’u Teala‘nın kelamı, en güzel yol (hidayet) ise Muhammed’in yoludur.” [Kaynak: Müslim, Cum’a]:[43]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Biat; ustanın çırağına, mürşidin müridine değil, bizzat kulun Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şahsında Hakka verdiği tövbe sözüdür. Elini verirken kalbini yalanlardan temizlemeyen, o bağı çok çabuk koparır.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda hakiki biat, Sünnet-i Seniyye’ye adım adım uymaktır. Nefsini Peygamberin ayak izlerine feda eden aşık, kalbini masiva (dünya) kirlerinden tamamen temizlemiş demektir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Canım kurban olsun senin yoluna / Adı güzel kendi güzel Muhammed.” Canını ve malını o yolda feda etmek, Hudeybiye’deki sadakatin bugünkü yankısıdır.
– Bizim Yunus
“Resulullah’a itaat etmek, nefsin hevasını ayaklar altına almaktır. ‘İşittik ve itaat ettik’ diyen sahabenin kılıcını kırması gibi, sen de kalbindeki günah arzularını tövbe kılıcıyla kırmalısın.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Mürşidinin elini tuttuğunda, bil ki o el silsile yoluyla Kâinatın Efendisi’ne uzanır. Biatın sadece bir musafaha değil, kalbini dünyevi hastalıklardan titizlikle temizleme sözü olsun.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HUDEYBİYE’DE ÖLÜMÜNE SADAKAT (RIDVAN BİATI) Müslümanlar umre için Mekke’ye doğru yola çıktıklarında Hudeybiye’de müşrikler tarafından durduruldular. Elçi olarak giden Hz. Osman’ın (r.a) şehit edildiği haberi gelince, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir ağacın altında oturdu ve ashabından intikam almak (ve asla geri dönmemek) üzere biat istedi. 1400 sahabe, tereddüt etmeden ellerini O’nun mübarek elinin üzerine koyarak canlarını feda etme sözü verdiler. Allah’u Teala bu sadakati, kalpleri nifaktan temizleyen muazzam bir lütuf olan Fetih Suresi’ndeki o müjdeyle tescilledi: “Andolsun ki Allah’u Teala onlardan razı oldu…” [Kaynak: İbn Hişâm, et-Tabakâtü’l-Kübrâ]
2. HZ. ÖMER’İN NEFSİNİ TESLİM ETMESİ İki kişi aralarındaki bir anlaşmazlık için Peygamber Efendimize (s.a.v) geldiler. Efendimiz hükmünü verdi lakin haksız çıkan kişi (münafık) bu hükme razı olmayıp konuyu Hz. Ömer’e (r.a) taşıdı. Hz. Ömer durumu öğrenince: “Demek sen Resulullah’ın hükmüne razı olmadın ha!” diyerek kılıcını çekti ve adamın boynunu vurdu. Bunun üzerine Nisa Suresi 65. ayet nazil oldu: “Verdiğin hükme tam bir teslimiyetle boyun eğmedikçe iman etmiş olmazlar.” İtaat, kalbin kendi heveslerinden tamamen vazgeçmesidir. [Kaynak: Râzî, Mefâtihu’l-Ğayb]
3. KADINLARIN TÖVBE BİATI Mekke’nin fethinden sonra Mümtehine Suresi 12. ayet nazil olunca, kadınlar Peygamber Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) biat etmeye geldiler. Efendimiz (s.a.v) onlardan şirk koşmamak, zina etmemek, çocukları öldürmemek gibi hususlarda söz aldı. Lakin musafaha (el sıkışma) yapmadı; su dolu bir kaba elini batırdı, kadınlar da ellerini aynı kaba batırarak kalplerini cahiliye kirlerinden manen temizlediklerine dair tövbe sözü verdiler. [Kaynak: Buhârî, Tefsîr]:[60]
4. ENSAR’IN AKABE’DEKİ SÖZÜ İkinci Akabe Biatı’nda Medineli (Ensar) müslümanlar, Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) koruyacaklarına dair söz verirken içlerinden biri sordu: “Eğer biz mallarımızı kaybeder, büyük savaşlara girersek bize ne var?” Kâinatın Efendisi sadece tek bir kelime söyledi: “Cennet var.” Bunun üzerine hepsi gözyaşları içinde ellerini uzattılar. Onlar, dünyalık hiçbir menfaat beklemeden, kalplerini o saf imanla temizleyerek sadakat yemini etmişlerdi. [Kaynak: İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye]
5. HZ. ALİ’NİN (R.A) VE EBU BEKİR’İN (R.A) SADAKATİ Hicret esnasında müşrikler Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öldürmek için kapıda beklerken, Hz. Ali (r.a) ölümü göze alıp o yatağa yattı. Mağarada ise Hz. Ebu Bekir (r.a) yılan deliğine kendi topuğunu dayayıp canını siper etti. Onların bu feda edişi, dildeki bir biat değil, kalpteki o sarsılmaz imanın fiile dökülmüş ve her türlü dünyevi korkudan temizlenmiş en saf itaat örneğiydi. [Kaynak: Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve]
Nefis Muhasebesi: Tövbe ve Teslimiyet Aynası
(Peygambere olan biatımızı ve itaatimizi tartmak için soralım)
  • Kur’an-ı Kerim “Peygamberin verdiği hükme tam teslim olun” buyururken; ben Kur’an ve Sünnetin açık emri karşısında nefsimin bahanelerine mi sığınıyorum?
  • Hz. Ali (r.a) ve Hz. Ebu Bekir (r.a) canlarını feda etme pahasına O’na sadakat gösterirken; ben küçük bir ticari menfaat veya dünya hevesi için Sünnet-i Seniyye’yi terk edip biatımı bozuyor muyum?
  • “İşittik ve itaat ettik” diyerek kalplerini nifaktan manen temizleyen sahabeler gibi, günahlarımdan pişmanlık duyup derhal Sünnete sarılıyor muyum?
  • Rıdvan ağacının altında ölümüne söz verenlerin sadakatine karşılık; ben bugün O’nun emaneti olan ahlaka ve Kur’an’a ne kadar sahip çıkıyorum?
  • “Ey Allah’ım, bağışlamanı dileriz” diyerek istiğfara sarılmayı, kuru bir ezberden çıkarıp kalbimi titreten bir pişmanlığa dönüştürebiliyor muyum?
“Sana Biat Edenler, Allah’a Biat Etmiş Olurlar…”
سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا ۖ غُفْرَانَكَ رَبَّنَا وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Okunuşu: Semi’nâ ve eta’nâ ğufrâneke rabbenâ ve ileykel-mesîr.

“İşittik ve itaat ettik! Ey Allah’ım, bağışlamanı dileriz. Dönüş ancak Sanadır. (Peygamberinin izinden gitmeye verdiğimiz bu sözde bizleri sabit kıl; kalplerimizi yalandan, kibirden ve ahde vefasızlıktan manen temizleyerek huzuruna sadıklar zümresinde al!)”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[285]
Müminlerin, Allah’u Teala‘nın elçisine duydukları sarsılmaz sadakati, teslimiyeti ve bağışlanma (tövbe) talebini ilan ettikleri o muazzam itaat nidası.

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler