Peygamber Sevgisi
Sünnete İttiba, Muhabbet ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: SALAVAT-I ŞERİFE
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”
(Ey Allah’u Teâlâ! Efendimiz Muhammed’e (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve O’nun âline salât ve rahmet eyle.)
0
Günlük Hedef: Kalbi Gafletten Temizleyip Şefaatine Nail Olmak İçin (100+)
“De ki: Eğer Allah’u Teâlâ‘yı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’u Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.”
(Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i: 31)
(Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i: 31)
Hakikat yolunun en sağlam kapısı, Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duyulan eşsiz muhabbettir. Peygamber sevgisi, kuru bir sevgi sözcüğünden ibaret değildir; O’nun ahlakıyla ahlaklanmak, O’nun yürüdüğü yoldan (sünnetten) yürümek ve O’na tam bir teslimiyetle boyun eğmektir. Allah’u Teâlâ‘ya ulaşmanın yegâne şartı, O’nun Habibi’ni sevmek ve O’na tabi olmaktır. Kâmil bir mümin, kalbini dünya hırslarından, kibrinden ve günah kirlerinden manen temizleyerek o kalbi bütünüyle Peygamber sevgisine tahsis edendir. Zira Kâinatın Efendisi’ni (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendi nefsinden, ailesinden ve bütün dünyadan daha fazla sevmeyen bir kimse, hakiki imanın o eşsiz tadına varamaz.
KUR’AN-I KERİM’DE RESULULLAH’A İTAAT VE SEVGİ
O’na Tabi Olmak
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ ۗ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
Okunuşu: Kul in küntüm tühibbûnallâhe fettebiûnî yühbibkümüllâhu ve yağfir leküm zünûbeküm; vallâhu ğafûrun rahîm.
1. “De ki: Eğer Allah’u Teâlâ‘yı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’u Teâlâ da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah’u Teâlâ çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”
(Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i: 31)
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu: İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiyy; yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
2. “Şüphesiz Allah’u Teâlâ ve melekleri Peygamber’e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”
(Ahzâb Sûre-i Şerif’i: 56)
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ ۖ وَمَنْ تَوَلَّىٰ فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا
Okunuşu: Men yütı’ır-rasûle fe-kad etâallâh; ve men tevellâ fe-mâ erselnâke aleyhim hafîzâ.
3. “Kim Peygamber’e itaat ederse, muhakkak Allah’u Teâlâ‘ya itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.”
(Nisâ Sûre-i Şerif’i: 80)
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ ۖ إِنَّ اللَّهَ شَدِيدُ الْعِقَابِ
Okunuşu: Ve mâ âtâkümür-rasûlü fe-huzûhü ve mâ nehâküm anhü fentehû; vettekullâh; innallâhe şedîdül-ıkâb.
4. “…Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah’u Teâlâ‘ya karşı gelmekten sakının.”
(Haşr Sûre-i Şerif’i: 7)
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
Okunuşu: Le-kad kâne leküm fî rasûlillâhi üsvetün hasenetün li-men kâne yercullâhe vel-yevmel-âhire ve zekerallâhe kesîrâ.
5. “Andolsun ki, Allah’u Teâlâ‘nın Resulünde sizin için; Allah’u Teâlâ‘ya ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’u Teâlâ‘yı çokça (kalbini temizleyerek) zikredenler için en güzel bir örnek (üsve-i hasene) vardır.”
(Ahzâb Sûre-i Şerif’i: 21)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN İNCİLER
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. İMANIN ŞARTI: O’NU HERKESTEN ÇOK SEVMEK
“Nefsim kudret elinde olan Allah’u Teâlâ‘ya yemin olsun ki; sizden birinize ben, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça o kimse tam iman etmiş olmaz.”
(Buhârî, Îmân: 8)
2. KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR
Bir bedevi gelerek “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): “Onun için ne hazırladın?” buyurdu. Adam: “Fazla namazım, orucum yok lakin ben Allah’u Teâlâ‘yı ve O’nun Resulünü çok seviyorum” dedi. Bunun üzerine Efendimiz o muazzam müjdeyi verdi: “Sen sevdiklerinle berabersin!”
(Buhârî, Edeb: 96)
3. SÜNNETİ İHYA ETMEK
“Kim benim sünnetimi ihya ederse (yaşatırsa) beni sevmiş olur. Beni seven kimse de cennette benimle beraberdir.”
(Tirmizî, İlim: 16)
4. CİMRİNİN TA KENDİSİ
“Cimri, asıl o kimsedir ki; yanında benim adım anılır da (kalbini gafletten temizleyerek) bana salavat getirmez.”
(Tirmizî, Daavât: 100)
5. İMANIN TADINI ALMAK
“Şu üç özellik kimde bulunursa o, imanın tadını alır: Allah’u Teâlâ ve Resulünün ona herkesten daha sevgili olması, sevdiği kişiyi sadece Allah’u Teâlâ için sevmesi ve küfre düşmekten, ateşe atılmaktan korktuğu gibi korkması.”
(Buhârî, Îmân: 9)
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim. Ben, Muhammed Muhtar’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o tertemiz yolunun tozuyum. Kim benden bundan başkasını naklederse, o sözden de o kişiden de uzağım.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim tarikatımızın temeli; Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnetine harfiyen ittiba etmektir. Bir kimsenin kalbi ne kadar çok peygamber sevgisiyle dolarsa, nefsinin pasından da o kadar manen temizlenir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Canım kurban olsun senin yoluna / Adı güzel kendi güzel Muhammed / Şefaat eyle bu kemter kuluna / Adı güzel kendi güzel Muhammed.”
– Bizim Yunus
“Hakiki peygamber sevgisi, sadece mevlid okutup ağlamak değil; O’nun ahlakını kendi ahlakın yapmak, kalbini O’nun sevmediği her türlü dünyevi kirden titizlikle temizlemektir.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) adeti olmayan hiçbir işe tevessül etme. O’nun sünnetinden ayrılan, karanlıkta kalır. O’nun ipine sımsıkı sarılan ise ebedi nurla şereflenir.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. ÖMER’İN (R.A) “NEFSİMDEN ÇOK” DEYİŞİ
Bir gün Hz. Ömer (r.a), Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini tutarak: “Ya Resulallah! Nefsim hariç seni her şeyden çok seviyorum” dedi. Efendimiz (s.a.v): “Hayır ey Ömer, nefsim kudret elinde olan Allah’u Teâlâ‘ya yemin olsun ki, beni nefsinden de çok sevmedikçe iman etmiş olmazsın” buyurdu. Hz. Ömer hemen durakladı, kalbindeki o ince perdeyi atarak: “Öyleyse şimdi seni nefsimden de çok seviyorum Ya Resulallah!” dedi. Efendimiz (s.a.v) tebessümle: “İşte şimdi oldu ey Ömer!” buyurdu.
(Buhârî, Eymân: 3)
2. HZ. ALİ’NİN (R.A) YATAĞA YATMASI (HİCRET)
Hicret gecesi, müşrikler Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öldürmek için evini kuşattığında, Efendimiz Hz. Ali’ye (r.a) kendi yatağına yatmasını ve kendi hırkasına bürünmesini emretti. Hz. Ali (r.a) ölüm tehlikesi olmasına rağmen zerre kadar tereddüt etmeden o yatağa yattı ve geceyi orada geçirdi. Bu muazzam teslimiyet, “Gerekirse senin uğrunda canımı feda ederim” diyen asil bir peygamber sevgisinin ve manen temizlenmiş bir sadakatin eşsiz nişanesidir.
(İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye)
3. HZ. SEVBAN’IN (R.A) HASRET RENGİ
Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azatlı kölesi Sevban (r.a), O’nu o kadar çok severdi ki, bir süre görmese hasretten yüzü sararır, bedeni zayıflardı. Bir gün Efendimiz onun solgun halini görüp sebebini sordu. Sevban: “Ya Resulallah, ne hastayım ne de dertliyim. Sadece seni görmediğimde şiddetli bir özlem çekiyorum. Sonra ahireti hatırlıyorum; sen cennette peygamberlerin yüce makamında olacaksın, ben ise aşağıda kalırsam seni hiç göremem diye kahroluyorum!” dedi. Bunun üzerine Allah’u Teâlâ: “Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse, işte onlar peygamberlerle beraberdir” ayetini (Nisâ: 69) indirdi.
(Taberânî, el-Mu’cemü’s-Sağîr)
4. HANNÂNE DİREĞİNİN AĞLAMASI
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescitte hutbe okurken önceleri bir hurma kütüğüne (Hannâne direğine) yaslanırdı. Mescide minber yapılınca Efendimiz kütüğü bırakıp minbere çıktı. O anda hurma kütüğünden, hamile bir devenin inlemesine veya küçük bir çocuğun ağlamasına benzer şiddetli bir inilti yükseldi. Cemaat hayretle izlerken, Kâinatın Efendisi minberden indi, mübarek eliyle kütüğü okşadı ve kütük sakinleşti. O cansız odun parçası bile Efendimizin ayrılığına dayanamamışken, mümin bir kalbin O’na hasret duymaması düşünülemez.
(Buhârî, Cum’a: 26)
5. HZ. EBUBEKİR’İN (R.A) SEVR MAĞARASI HÜRMETİ
Hicret sırasında Sevr Mağarası’na girdiklerinde, Hz. Ebubekir (r.a) mağaradaki yılan ve akrep deliklerini bulduğu bez parçalarıyla kapattı. Açık kalan son deliğe ise, Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uykusunda rahatsız olmasın diye kendi topuğunu dayadı. Bir süre sonra delikteki yılan Hz. Ebubekir’in (r.a) topuğunu şiddetle ısırdı. Zehrin acısından gözyaşları istemsizce süzülüp Efendimizin mübarek yüzüne damlayınca, Efendimiz uyandı. Durumu öğrenince mübarek tükürüğünü o yaraya sürdü ve Allah’u Teâlâ‘nın izniyle yara anında şifa buldu. Bu, O’na duyulan sevginin canı hiçe sayan bedelidir.
(Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve)
Nefis Muhasebesi: Muhabbet ve İttiba Aynası
(Peygamber Sevgimizi amellerimizle tartmak için soralım)
- Sadece dilde “Peygamberimi seviyorum” diyerek mi kendimi avutuyorum; yoksa evimde, ticaretimde ve sokaktaki halimde O’nun sünnet-i seniyyesini gerçekten yaşıyor muyum?
- Hz. Ebubekir (r.a) canını O’nun yoluna siper ederken; ben O’nun mübarek adını duyduğumda, bir an olsun dünya lafını kesip kalbimi gafletten temizleyerek salavat getiriyor muyum?
- Cansız hurma kütüğü bile O’nun ayrılığından ağlarken; benim kalbim O’nun hasretiyle hiç sızlamıyor, O’nun ahlakından ne kadar uzaklaştığıma dair zerre kadar kederlenmiyor mu?
- Modaya, dünya ünlülerine veya geçici heveslere özendiğim kadar; Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemek yemesine, giyinmesine, sadeliğine ve ibadetine özenip onu örnek alabiliyor muyum?
- Ahirette O’nun şefaatini ve liva-ül hamd sancağı altında toplanmayı arzularken; O’nun emaneti olan Kur’an’a ve sünnete bugün ne kadar sahip çıkıyorum?
“Beni Seven, Cennette Benimle Beraberdir…”
“Ey Allah’u Teâlâ! Bana Kendi sevgini ve Senin katında sevgisi bana fayda verecek (başta Kâinatın Efendisi olmak üzere tüm salih) kimselerin sevgisini rızık olarak ver! (Kalplerimizi nifaktan manen temizle, bizleri dünyada O’nun sünnetine ittiba eden, ahirette de O’nun mübarek şefaatine nail olan ümmetinden eyle!)”
(Tirmizî, Daavât: 73) / Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizzat yaptığı, kalbi Hak muhabbetiyle ve peygamber sevdasıyla dirilten o muazzam sevgi duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ ارْزُقْنِي حُبَّكَ وَحُبَّ مَنْ يَنْفَعُنِي حُبُّهُ عِنْدَكَ
Okunuşu: Allâhümmer-zuknî hubbeke ve hubbe men yenfeunî hubbühû ındek.
“Ey Allah’u Teâlâ! Bana Kendi sevgini ve Senin katında sevgisi bana fayda verecek (başta Kâinatın Efendisi olmak üzere tüm salih) kimselerin sevgisini rızık olarak ver! (Kalplerimizi nifaktan manen temizle, bizleri dünyada O’nun sünnetine ittiba eden, ahirette de O’nun mübarek şefaatine nail olan ümmetinden eyle!)”
(Tirmizî, Daavât: 73) / Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizzat yaptığı, kalbi Hak muhabbetiyle ve peygamber sevdasıyla dirilten o muazzam sevgi duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
