BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Pazartesi Günü

Velâdet Nuru, Amellerin Arzı ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
PAZARTESİ GÜNÜ TEMİZLENME VİRDİ
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
“Sübhânallâhi ve bi-hamdihî.”
(Allah’u Teala‘yı noksan sıfatlardan tenzih eder ve O’na hamdederim. Ey Yüce Rabbim, amellerimin Sana arz edildiği bu günde kalbimizi mağfiretinle temizle!)
0
Günlük Hedef: Deniz Köpüğü Kadar Günahı Temizlemek İçin (100+)
“De ki: Çalışın, yapın! Yaptıklarınızı Allah’u Teala, O’nun Resulü ve müminler görecektir…”
[Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[105]
Pazartesi günü, İslam tarihinde müstesna bir yere ve kudsiyete sahiptir. Zira bu gün; Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyayı şereflendirdiği (doğduğu), Hira Mağarası’nda ilk vahyin inerek peygamberliğin başladığı, kutlu hicretin gerçekleştiği ve nihayetinde o yüce ruhun Refik-i A’lâ’ya kavuştuğu gündür. Aynı zamanda perşembe günüyle birlikte, kulların amellerinin gök kapılarından geçerek Allah’u Teala‘ya arz edildiği hesaba çekilme vaktidir. Bu sebeple Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bu mübarek günde oruç tutmayı âdet edinmiş ve “Amelimlerin oruçlu iken Rabbime sunulmasını severim” buyurmuştur. Kâmil bir mümin, pazartesi gününün feyzini idrak eden, amelleri Hakka sunulmadan evvel kalbini istiğfar ve gözyaşı ile manen temizleyen kimsedir.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (NUR VE AMELLER)
Peygamber Nuru ve Amellerin Gözetimi
لَقَدْ مَنَّ اللَّهَى عَلَى الْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولًا مِنْ أَنْفُسِهِمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ Okunuşu: Le kad mennallâhu alel-mü’minîne iz bease fîhim rasûlen min enfüsihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yüzekkîhim. 1. “Andolsun ki Allah’u Teala, inananlara kendi içlerinden bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. O, onlara ayetleri okur ve onları (manen) temizler…” [Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[164]
يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا ۞ وَدَاعِيًا إِلَى اللَّهِ بِإِذْنِهِ وَسِرَاجًا مُنِيرًا Okunuşu: Yâ eyyühen-nebiyyü innâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezîrâ. Ve dâıyen ilâllâhi bi-iznihî ve sirâcen münîrâ. 2. “Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı, izniyle Allah’u Teala‘ya çağıran bir davetçi ve nurlu bir kandil olarak gönderdik.” [Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[45-46]
وَمَا يَنْطِقُ عَنِ الْهَوَىٰ ۞ إِنْ هُوَ إِلَّا وَحْيٌ يُوحَىٰ Okunuşu: Ve mâ yentıku anil-hevâ. İn hüve illâ vahyun yûhâ. 3. “O, nefis arzusu ile konuşmaz. Size okuduğu Kur’an ancak kendisine bildirilen bir vahiydir.” (İlk vahyin Pazartesi gelmesinin sırrı). [Kaynak: Necm Sûre-i Şerif’i]:[3-4]
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ Okunuşu: Ve inneke le-alâ hulukın azîm. 4. “Şüphesiz sen pek yüce bir ahlak üzeresin.” [Kaynak: Kalem Sûre-i Şerif’i]:[4]
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ Okunuşu: Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn. 5. “(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” [Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[107]
قُل * لْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ Okunuşu: Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkümüllâhu ve yağfir leküm zünûbeküm. 6. “De ki: Eğer Allah’u Teala‘yı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’u Teala da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın.” [Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[31]
وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ Okunuşu: Ve kuli’melû fe-seyerallâhu ameleküm ve rasûlühû vel-mü’minûn. 7. “De ki: Çalışın, yapın! Yaptıklarınızı Allah’u Teala, O’nun Resulü ve müminler görecektir.” (Amellerin arz olunmasına işaret). [Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[105]
مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ إِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ Okunuşu: Mâ yelfizu min kavlin illâ ledeyhi rakîbün atîd. 8. “İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen yazmaya hazır bir melek bulunmasın.” [Kaynak: Kâf Sûre-i Şerif’i]:[18]
فَمَنْ يَعْمَل *ْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ۞ وَمَنْ يَعْمَل *ْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ Okunuşu: Fe-men ya’mel miskâle zerratin hayran yerah. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerah. 9. “Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.” [Kaynak: Zilzâl Sûre-i Şerif’i]:[7-8]
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَصُوحًا Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû tûbû ilâllâhi tevbeten nasûhâ. 10. “Ey iman edenler! Allah’u Teala‘ya içtenlikle (kalbi tamamen kirden temizleyerek) nasuh bir tövbe ile dönün.” [Kaynak: Tahrîm Sûre-i Şerif’i]:[8]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. DOĞUM VE VAHİY GÜNÜ Peygamber Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) pazartesi günü oruç tutmanın fazileti sorulduğunda şöyle buyurdu: “Bu, benim doğduğum, peygamber olarak gönderildiğim ve bana (ilk) vahyin inmeye başladığı gündür.” [Kaynak: Müslim, Sıyâm]:[197]
2. AMELLERİN ARZ EDİLMESİ “Ameller Allah’u Teala‘ya pazartesi ve perşembe günleri arz edilir. Ben de amelimin, oruçlu olduğum (kalbimin masivadan temizlendiği) bir halde arz edilmesini severim.” [Kaynak: Tirmizî, Savm]:[44]
3. CENNET KAPILARININ AÇILMASI “Cennetin kapıları pazartesi ve perşembe günleri açılır. Allah’u Teala‘ya hiçbir şeyi ortak koşmayan her kul bağışlanır. Ancak kardeşiyle arasında kin bulunan kimse hariç…” [Kaynak: Müslim, Birr]:[35]
4. GÜNAHKÂRLARIN AFFEDİLMESİ “Pazartesi ve Perşembe günleri Allah’u Teala, (şirk koşanlar ve din kardeşiyle küs olanlar dışında) bütün müminlerin günahlarını bağışlar (kalplerini temizler).” [Kaynak: İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât]
5. PEYGAMBERLERİN SÜNNETİ “Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmak peygamberlerin (ve salih kulların) sünnetidir.” [Kaynak: Nesâî, Sıyâm]:[70]
6. ORUCUN MÜKAFATI “Kim Allah’u Teala‘nın rızası için (pazartesi gibi faziletli günlerde) bir gün oruç tutarsa, Allah’u Teala onu cehennem ateşinden yetmiş yıllık mesafe uzaklaştırır.” [Kaynak: Buhârî, Cihâd]:[36]
7. GÜNLÜK İSTİĞFAR ŞUURU “Ey insanlar! Allah’u Teala‘ya tövbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben O’na günde yüz defa tövbe ederim.” (Amellerin arz gününde istiğfar artırılmalıdır). [Kaynak: Müslim, Zikir]:[42]
8. PİŞMANLIK TÖVBEDİR “Pişmanlık duymak (kalbin günah ateşiyle sızlaması), tövbenin ta kendisidir.” [Kaynak: İbn Mâce, Zühd]:[30]
9. KALBİN CİLALANMASI “Kul bir günah işlediğinde kalbinde siyah bir nokta oluşur. Eğer o günahtan el çeker, istiğfar eder ve tövbe ederse, kalbi cilalanır (o kirden tamamen temizlenir).” [Kaynak: Tirmizî, Tefsîru’l-Kur’ân]:[83]
10. SALAVAT GETİRMENİN FAZİLETİ “Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah’u Teala ona on defa salat eder, onun on günahını siler ve on derecesini yükseltir.” (Doğum gününde O’nu çokça anmak gerekir). [Kaynak: Nesâî, Sehv]:[55]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Pazartesi, alemlere nurun doğduğu o muazzam sabahtır. Senin kalbine de O’nun muhabbet nuru doğmadıysa, bil ki günlerin hep karanlık gecedir. Gözyaşınla kalbini yıka ki, o nur sana da yansısın.”
– Hz. Mevlânâ
“Haftanın amelleri Pazartesi günü göğe yükselirken, defterinde kardeşine kin ve haset varsa o defter yüzüne çarpılır. Hak divanına çıkmadan evvel kalbini kardeşine karşı temizlemeyi edep bil.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Araya araya bulsam izini / İzinin tozuna sürsem yüzümü.” Pazartesi doğan o Yüce Resul’ün izine yüz sürmek, kalbi dünyanın bütün kirlerinden arındırır.
– Bizim Yunus
“Pazartesi günü oruçlu olmak, sadece midenin aç kalması değil; Kâinatın Efendisi’nin doğduğu bu kıymetli günde, nefsi dünyevi lezzetlerden kesip O’nun rızasına ve ahlakına bağlamaktır.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Bugün melekler senin amel defterini Allah’u Teala‘ya sunacak. Eğer o defterde riya, yalan ve şirk varsa vay haline! Hemen seccadene sarıl ve tövbe ateşiyle defterini temizle.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. TEMİZLENEN YERYÜZÜ VE EFENDİMİZİN DOĞUMU Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir Pazartesi sabahı dünyayı şereflendirdiğinde, Kisra’nın sarayında 14 sütun yıkılmış, Mecusilerin bin yıldır sönmeyen tapınak ateşi sönmüş ve Save gölü kurumuştur. Bu alametler, O’nun nurunun yeryüzündeki tüm şirki, küfrü ve zulmü temizlemek için geldiğinin ilahi bir işaretiydi. O kutlu Pazartesi, karanlığın bittiği ve hakikatin doğduğu gündür. [Kaynak: İbn Hişâm, es-Sîretü’n-Nebeviyye]
2. İLK VAHYİN HİRA’DA İNİŞİ Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hira mağarasında tefekküre daldığı günlerin birinde, yine bir Pazartesi günü Cebrail (Aleyhisselâm) ona “Oku!” emrini getirdi. İnsanlığın şirk bataklığından temizlenip Tevhid nuruna kavuşacağı o muazzam Kur’an-ı Kerim vahyi, haftanın işte bu müstesna gününde başlamıştır. Pazartesi, kalbe ilahi vahyin ve hidayetin indiği ilk duraktır. [Kaynak: Buhârî, Bed’ü’l-Vahy]:[3]
3. HİCRET VE MEDİNE’NİN AYDINLANMASI Mekke’den Medine’ye yapılan o kutlu Hicret yolculuğunda, Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Küba’ya ve ardından Medine’ye vardığı gün de yine bir Pazartesi günüdür. Enes bin Malik (r.a) o günü şöyle anlatır: “Resulullah’ın Medine’ye girdiği gün, her şey nurlanmış, sokaklar aydınlanmıştı. O’nun vefat ettiği Pazartesi günü ise her şey karanlığa büründü.” [Kaynak: Tirmizî, Menâkıb]:[1]
4. KÜS OLAN İKİ KARDEŞİN DURUMU Bir Pazartesi günü melekler müminlerin amel defterlerini Allah’u Teala‘nın huzuruna çıkardılar. Rabbimiz, günahkârların çoğunu merhametiyle affederken, birbiriyle konuşmayan ve aralarında kin olan iki kişinin defteri için meleklere şu emri verdi: “Bu iki kişinin affını, birbirleriyle barışıp kalplerindeki kini temizleyinceye kadar erteleyin!” Amellerin arzı gününde en büyük engel, kardeşine duyulan nefrettir. [Kaynak: Müslim, Birr]:[36]
5. VEFAT VE HZ. EBU BEKİR’İN (R.A) TESLİMİYETİ Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), dünyaya teşrif ettiği gibi yine bir Pazartesi günü Refik-i A’lâ’ya kavuştu. Mescidde büyük bir feryat koptu, Hz. Ömer (r.a) kılıcını çekip “Kim öldü derse boynunu vururum” dedi. Ancak Hz. Ebu Bekir (r.a) o büyük teslimiyetle gelip Efendimizin mübarek yüzünü öptü ve insanlara şu muazzam gerçeği haykırdı: “Kim Muhammed’e tapıyorsa bilsin ki o ölmüştür! Kim Allah’u Teala‘ya tapıyorsa bilsin ki O diridir, asla ölmez!” Bu söz, ashabın kalbini o dehşetli şoktan temizlemiş ve imanı yeniden sapağlam kılmıştır. [Kaynak: Buhârî, Cenâiz]:[3]
Nefis Muhasebesi: Amel ve Muhabbet Aynası
(Amellerimizin Hakka arz edildiği bu günde nefsimize soralım)
  • Bugün benim amel defterim melekler tarafından Allah’u Teala‘ya arz edilirken, o defterde riya, yalan ve haram var mıdır diye kalbim titriyor mu?
  • Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) doğduğu bu günü oruçla geçirirken, ben Pazartesi gününün bu eşsiz feyzini dünya telaşı içinde sıradan bir gün gibi mi tüketiyorum?
  • Amellerin affedilmesini engelleyen tek şey “kardeşiyle küs olmak” iken; ben hala kalbimdeki kini, nefreti ve gururu söküp atıp kardeşimle helalleşmekten aciz miyim?
  • Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dünyaya teşrif ettiği, alemlere nur saçtığı bu kutlu günde, O’na olan minnet borcumu ödemek için dilimi bolca salavat ile süslüyor myum?
  • Defterime yazılan günahları, melekler Hakka sunmadan evvel, samimi bir “Estağfirullah” ile ve iki damla gözyaşıyla temizlemeye niyetli miyim?
“Ameller Pazartesi ve Perşembe Arz Olunur…”
اللَّهُمَّ إِنِّي ظَلَمْتُ nَفْسِي ظُلْمًا كَثِيرًا، وَلَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، فَاغْفِرْ لِي مَغْفِرَةً مِنْ عِنْدِكَ، وَارْحَمْنِي إِنَّكَ أَنْتَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ
Okunuşu: Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîran ve lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente fağfirlî mağfiraten min ındike verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.

Ey Allah’ım! Şüphesiz ben nefsime çok zulmettim. Günahları ancak Sen bağışlarsın. Kendi katından bir mağfiretle beni bağışla ve bana merhamet et. Şüphesiz ki Sen çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicisin. (Amellerimizin Sana arz olunduğu bu Pazartesi gününde, kalplerimizi her türlü kinden ve nifaktan manen temizle, Kâinatın Efendisi’nin şefaatine bizleri nail eyle Yâ Rabbi!)”
[Kaynak: Buhârî, Ezân]:[149]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hz. Ebubekir’e (r.a) namazda okuması için bizzat öğrettiği; acziyeti itiraf eden ve affı en güzel şekilde talep eden o muazzam istiğfar duası.

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Pazartesi Günü: Velâdet Nuru, Amellerin Arzı ve Kalbin Temizlenmesi” yazısında bir düşünce

  1. S Sen diyor ki:

    Amiiin🤲🏻💐🌱 çok teşekkürler Allahım razı olsun,
    Bazı şeyler insanın kendi elinde olmuyor malesef… Peygamberlerin bile yola getiremediği aileleri mesela.. Allah isterse olur ancak. Rabbim bizleri doğru yola iletsin🤲🏻💐amin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler