BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Pazar Günü

Haftanın Başlangıcı, Helâl Rızık ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
HAFTAYA BAŞLARKEN BEREKET VİRDİ
يَا فَتَّاحُ يَا رَزَّاقُ
“Yâ Fettâh Yâ Razzâk” (Celle Celâlühû)
(Ey bütün hayır ve rızık kapılarını açan, kullarını tertemiz helâl rızıkla rızıklandıran Allah’u Teala!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Rızık Endişesinden Temizleyip İşe İhlasla Başlamak İçin (100+)
“Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Şu halde yerin sırtlarında dolaşın ve O’nun rızkından yiyin…”
[Kaynak: Mülk Sûre-i Şerif’i]:[15]
İslam geleneğinde “Yevmü’l-Ehad” (Birinci Gün) olarak anılan Pazar günü, kâinatın yaratılışının başladığı ve haftalık maişet koşuşturmasının besmeleyle filizlendiği vakittir. Mümin için rızık aramak, sadece dünyevi bir gayret değil; ailesinin nafakasını helâl yoldan temin etmek niyetiyle yapıldığında muazzam bir ibadettir. Haftanın bu ilk gününde işe koyulurken asıl hüner, dükkanın kepengini açmadan evvel kalbin kepengini Allah’u Teala‘ya açmak, nefsi hırs ve tamah kirlerinden manen temizlemektir. Rızkın Rezzâk olan Rabbimizden geldiğine tam bir tevekkülle inanan kul, ne patrona bel bağlar ne de rızık endişesiyle harama el uzatır. Pazar sabahı uyanıp helâl lokma peşine düşmek, peygamberlerin ve salihlerin sarsılmaz sünnetidir.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (RIZIK VE GAYRET)
Helâl Lokma ve İhlaslı Çalışma
إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ Okunuşu: İnne rabbekümüllâhül-lezî halakas-semâvâti vel-arda fî sitteti eyyâm. 1. “Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan Allah’u Teala‘dır…” (Yaratılışın başladığı gün, haftanın da ilk günüdür). [Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i]:[54]
فَإِذَا قُضِيَتِ الصَّلَاةُ فَانْتَشِرُوا فِي الْأَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللَّهِ Okunuşu: Fe-izâ kudıyetis-salâtü fenteşirû fil-ardı vebteğû min fadlillâhi. 2. “Namaz kılındığı zaman yeryüzüne dağılın ve Allah’u Teala‘nın lütfundan (rızkınızı) isteyin…” [Kaynak: Cum’a Sûre-i Şerif’i]:[10]
قُلْ إِنَّ رَبِّي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَاءُ مِنْ عِبَادِهِ وَيَقْدِرُ لَهُ Okunuşu: Kul inne rabbî yebsutur-rizka li-men yeşâü min ıbâdihî ve yakdiru leh. 3. “De ki: Şüphesiz Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bol verir ve (dilediğine) kısar…” [Kaynak: Sebe’ Sûre-i Şerif’i]:[39]
هُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ الْأَرْضَ ذَلُولًا فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِنْ رِزْقِهِ Okunuşu: Hüvellezî ceale lekümül-arda zelûlen femşû fî menâkibihâ ve külû min rizkih. 4. “Yeryüzünü size boyun eğdiren O’dur. Şu halde yerin sırtlarında dolaşın ve O’nun rızkından yiyin…” [Kaynak: Mülk Sûre-i Şerif’i]:[15]
فَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ حَلَالًا طَيِّبًا وَاشْكُرُوا نِعْمَتَ اللَّهِ Okunuşu: Fe-külû mimmâ razekakümüllâhu halâlen tayyibâ; veşkürû ni’metellâh. 5. “Öyleyse Allah’u Teala‘nın sizi rızıklandırdığı şeylerden helâl ve temiz (tayyib) olarak yiyin ve Allah’u Teala‘nın nimetine şükredin.” [Kaynak: Nahl Sûre-i Şerif’i]:[114]
فَابْتَغُوا عِنْدَ اللَّهِ الرِّزْقَ وَاعْبُدُوهُ وَاشْكُرُوا لَهُ Okunuşu: Febteğû ındellâhir-rizka va’büdûhü veşkürû leh. 6. “…O halde rızkı yalnız Allah’u Teala katında arayın, O’na kulluk edin ve O’na şükredin.” [Kaynak: Ankebût Sûre-i Şerif’i]:[17]
وَمَا مِنْ دَابَّةٍ فِي الْأَرْضِ إِلَّا عَلَى اللَّهِ رِزْقُهَا Okunuşu: Ve mâ min dâbbetin fil-ardı illâ alellâhi rizkuhâ. 7. “Yeryüzünde yürüyen hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah’u Teala‘ya ait olmasın.” [Kaynak: Hûd Sûre-i Şerif’i]:[6]
وَأَنْ لَيْسَ لِلْإِنْسَانِ إِلَّا مَا سَعَى Okunuşu: Ve en leyse lil-insâni illâ mâ seâ. 8. “Ve şüphesiz insan için kendi çalışmasından (gayretinden) başkası yoktur.” [Kaynak: Necm Sûre-i Şerif’i]:[39]
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا كُلُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû külû min tayyibâti mâ razeknâküm. 9. “Ey iman edenler! Size verdiğimiz rızıkların temiz olanlarından yiyin.” [Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[172]
وَقُلِ اعْمَلُوا فَسَيَرَى اللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُ وَالْمُؤْمِنُونَ Okunuşu: Ve kuli’melû fe-seyerallâhu ameleküm ve rasûlühû vel-mü’minûn. 10. “De ki: Çalışın, yapın! Yaptıklarınızı Allah’u Teala, O’nun Resulü ve müminler görecektir.” [Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[105]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. YARATILIŞIN BAŞLADIĞI GÜNAllah’u Teala toprağı Cumartesi, dağları Pazar günü yarattı…” (Haftanın başı ve dünya meşgalesine besmeleyle başlama günüdür). [Kaynak: Müslim, Sıfâtü’l-Münâfikîn]:[27]
2. HELÂL KAZANÇ İÇİN ÇIKANIN MÜKAFATI “Kim helâl rızık aramak, kimseye muhtaç olmamak ve ailesinin geçimini sağlamak için sabah erkenden evinden çıkarsa, o kişi Allah’u Teala yolundadır.” [Kaynak: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr]
3. EL EMEĞİNİN FAZİLETİ “Hiç kimse, kendi elinin emeğiyle kazandığından daha hayırlı ve temiz bir yiyecek asla yememiştir. Allah’u Teala‘nın peygamberi Davud (Aleyhisselâm) da kendi elinin emeğiyle geçinirdi.” [Kaynak: Buhârî, Büyû]:[15]
4. SABAHIN BEREKETİEy Allah’ım! Ümmetimin sabahın erken vakitlerinde yaptıkları işleri onlara bereketli kıl.” [Kaynak: Tirmizî, Büyû]:[6]
5. GERÇEK TEVEKKÜL “Eğer siz Allah’u Teala‘ya hakkıyla tevekkül etseydiniz, sabahleyin yuvasından aç çıkıp akşam tok dönen kuşları rızıklandırdığı gibi elbette sizi de rızıklandırırdı.” [Kaynak: Tirmizî, Zühd]:[33]
6. FARZDAN SONRA FARZ “Helâl rızık aramak (çalışmak), farz ibadetleri yerine getirdikten sonra gelen bir farzdır.” (Kalbi isyandan temizleyip ibadet şuuruyla çalışmaktır). [Kaynak: Beyhakî, Şuabu’l-Îmân]
7. DÜRÜST TÜCCARIN MAKAMI “Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” [Kaynak: Tirmizî, Büyû]:[4]
8. AİLEYE HARCANAN NAFAKA “Kişinin Allah’u Teala‘nın rızasını umarak ailesi için harcadığı her nafaka, onun için mutlaka bir sadaka olur.” [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[41]
9. İBADETİN DOKUZ KISMI “İbadet on kısımdır. Bunun dokuz kısmı helâl rızık aramaktır.” (Çalışırken kalbi dünyevi kibirden temiz tutmak esastır). [Kaynak: Deylemî, el-Firdevs]
10. YORGUN DÜŞENİ ALLAH SEVER “Muhakkak ki Allah’u Teala, kulunu helâl rızık peşinde koşarken yorulmuş vaziyette görmeyi sever.” [Kaynak: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Dünya nedir? Allah’u Teala‘dan gafil olmaktır. Yoksa gümüş, kumaş, eş ve evlat değil… Helâl lokma için çalışmak, kalbi kibrinden temizleyip Hakka yaklaştıran en büyük zikirdir.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzun esası ‘Halvet der encümen’dir. Yani eller iş kârındayken, haftanın ilk gününde pazarda çalışırken dahi kalbin pür-nur bir şekilde sadece Allah’u Teala ile beraber olmasıdır.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Elinle ektiğini biçesin / Hak yoluna candan geçesin.” Helâl terinle ektiğin her lokma, yarın ahirette önüne nur olup çıkacaktır.
– Bizim Yunus
“Ticaret ve rızık aramak bir imtihandır. Haftaya başlarken kalbini hırstan, tamahtan ve yalandan titizlikle temizlemeyen kimse, bedeniyle ne kadar çalışırsa çalışsın sadece cehennemine odun taşımış olur.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Rızkı işverenden, dükkandan veya zekandan bilme. Onlar birer sebeptir. Kalbinden sebeplere olan bağlılığı temizle ve bil ki, asıl Razzâk olan göklerin ve yerin Sahibidir.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. PEYGAMBERLERİN İŞ GAYRETİ İslam geleneğinde hiçbir peygamber eli boş oturmamıştır. Hz. Davud (Aleyhisselâm) kendi elleriyle zırh örer, demiri şekillendirir ve rızkını oradan kazanırdı. Hz. İdris (Aleyhisselâm) terziydi, Hz. Nuh (Aleyhisselâm) marangozdu, Hz. Musa (Aleyhisselâm) çobandı. Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise ticaretle uğraşmış ve ashabını daima helâl kazanca teşvik etmiştir. Haftanın başında işe gitmekten şikayet etmek yerine, peygamberlerin sünnetini ihya ettiğini hatırlamak kalbi gafletten uyandırır. [Kaynak: Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’]
2. HZ. EBU BEKİR’İN (R.A) TİCARET AHLAKI Hz. Ebu Bekir (r.a), halife seçildiği günün sabahı omzuna kumaş toplarını almış ve pazara ticaret yapmaya gidiyordu. Onu gören Hz. Ömer (r.a) şaşırarak: “Ey Halife, nereye gidiyorsun? Ümmetin işleri seni bekler” dedi. Hz. Ebu Bekir: “Evlatlarımın rızkını temin etmezsem, ümmetin işini nasıl dürüstçe yaparım?” cevabını verdi. Ancak daha sonra sahabeler ona bir maaş bağlayarak onu ticaret meşgalesinden devlet işleri için ayırdılar. Helâl kazanç derdi, en büyük makamlardan bile üstün tutulmuştur. [Kaynak: İbn Sa’d, et-Tabakâtü’l-Kübrâ]
3. İMAM AZAM’IN KUMAŞI İADE ETMESİ Büyük fıkıh alimi ve tüccar İmam-ı Azam Ebu Hanife (k.s), dükkanında çalışan çırağına defolu bir kumaşı gösterip: “Bunu satarken alıcıya mutlaka kusurunu söyle” diye tembihledi. Akşam döndüğünde kumaşın satıldığını lakin çırağın kusuru söylemeyi unuttuğunu öğrendi. İmam-ı Azam, kalbini haram şüphesinden temizlemek için o gün dükkandan kazanılan tüm hasılatı (on binlerce dirhemi) hiç düşünmeden fakirlere sadaka olarak dağıttı. Ticarette aslolan çok kazanmak değil, temiz kazanmaktır. [Kaynak: Hatîb el-Bağdâdî, Târîhu Bağdâd]
4. İBADET EDEN KARDEŞTEN DAHA HAYIRLI OLMAK Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabıyla otururken, güçlü kuvvetli bir genç yanlarından geçip işine doğru hızlıca gitti. Sahabelerden bazıları: “Keşke bu genç gücünü Allah’u Teala yolunda (ibadetle) harcasaydı” dediler. Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu: “Öyle demeyin! Eğer o, küçük çocuklarının, yaşlı anne-babasının veya kendi nefsinin muhtaç olmaması için çalışmaya gidiyorsa, o Allah’u Teala yolundadır.” [Kaynak: Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat]
5. HZ. ÖMER’İN (R.A) ÇALIŞMAYANLARA UYARISI Hz. Ömer (r.a) mescitte sabahtan akşama kadar oturup ibadet eden ve “Biz mütevekkil (Allah’a güvenen) kimsileriz” diyerek çalışmayan bir grup gördü. Onları mescitten çıkararak şu muazzam nasihati verdi: “Hiçbiriniz rızkını aramaktan vazgeçip de ‘Ey Allah’ım, bana rızık ver’ diyerek oturmasın! Siz de biliyorsunuz ki, gökten ne altın yağar ne de gümüş. Gerçek tevekkül eden, tohumunu eken ve sonra Rabbine güvenendir.” [Kaynak: İbn Ebi’d-Dünyâ, Hilyetü’l-Evliyâ]
Nefis Muhasebesi: Niyet ve Rızık Aynası
(Haftaya başlarken kalbimizdeki niyetleri tartmak için soralım)
  • Pazar sabahı yeni bir haftaya başlarken; işe şikayetle, bıkkınlıkla mı gidiyorum yoksa “Ailemin rızkı için çıkıyorum, bu da ibadettir” diyerek kalbimi yorgunluk hissinden temizleyip niyetimi Hakka bağlıyor muyum?
  • İşimde, ticaretimde veya masamda daha fazla kazanmak uğruna yalana, hileye veya kul hakkına meyletme tehlikem var mı?
  • Haftalık kazancımı patronumdan veya zekamdan mı biliyorum; yoksa asıl rızkı verenin, beni seher vakti yuvadan uçuran Rezzâk olan Allah’u Teala olduğunu idrak ediyor muyum?
  • Çalışma telaşı ve dünya koşuşturmacası içinde; bana o rızkı veren Rabbimin namaz vaktindeki davetini, dünyalık işlerime kurban ediyor muyum?
  • Bugün kazandığım helâl lokmanın bir kısmıyla infak ederek, yoksulun yüzünü güldürmeyi ve malımın bereketini artırmayı planlıyor muyum?
“O’nun Rızkından Yiyin ve Sükredin…”
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا، وَرِزْقًا طَيِّبًا، وَعَمَلًا مُتَقَبَّلًا
Okunuşu: Allâhümme innî es’elüke ılmen nâfian ve rizkan tayyiben ve amelen mütekabbelâ.

Ey Allah’ım! Senden faydalı bir ilim, temiz (helâl) bir rızık ve dergahında kabul edilecek salih bir amel dilerim. (Yeni haftamızın başlangıcı olan bu Pazar gününde, niyetlerimizi dünyevi hırslardan manen temizle; bizleri elinin emeğiyle kazanan ve rızkını sadece Senden bekleyen tevekkül ehlinden eyle!)”
[Kaynak: İbn Mâce, İkâmetü’s-Salât]:[117]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) her sabah namazının ardından günün bereketini ve temiz rızkı niyaz etmek için bizzat yaptığı o eşsiz dua.

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler