NÛH SURESİ
(Rabbim! Beni, ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, mümin erkekleri ve mümin kadınları bağışla.)
NÛH SURESİ KISSALARI
“950 Yıllık Sabır, İstiğfarın Bereketi ve Büyük Tufan”
“Kaçışlarını Artırdılar”
Ayetler: 5 – 7Hz. Nuh, kavmine tam 950 yıl boyunca (Ankebût, 14) bıkmadan usanmadan hakkı anlattı. Ancak kavmi o kadar inatçıydı ki, Nuh (a.s) Rabbine şöyle dert yandı:
“Rabbim! Ben kavmimi gece gündüz davet ettim. Fakat benim davetim, onların (haktan) kaçışlarını artırmaktan başka bir işe yaramadı. Ben onları bağışlaman için her çağırdığımda; parmaklarını kulaklarına tıkadılar, elbiselerine büründüler (görmemek için), direttiler ve kibirlendikçe kibirlendiler.”
Ne gece ne gündüz, ne gizli ne açık davet fayda verdi. Onlar, tarihin gördüğü en inatçı topluluktu.
İlahi Rızık Formülü
Ayetler: 10 – 12Nuh (a.s), kuraklık ve kısırlık çeken kavmine, dünya ve ahiret saadetinin anahtarını sundu:
“Dedim ki: Rabbinizden bağışlanma dileyin (İstiğfar edin); çünkü O çok bağışlayıcıdır. (Dileyin ki) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin. Mallarınızı ve çocuklarınızı artırsın, size bahçeler versin, ırmaklar akıtsın.”
Bu ayetler, istiğfarın (Tövbe etmenin) sadece günahları silmekle kalmayıp, aynı zamanda rızkı, bereketi ve yağmuru celbettiğinin en açık delilidir. Hasan-ı Basri (r.a), kendisine fakirlikten, çocuğu olmamasından veya kuraklıktan şikayet eden herkese bu ayetleri okuyarak “İstiğfar edin” tavsiyesinde bulunmuştur.
Salih İnsanları İlahlaştırmak
Ayet: 23Nuh kavmi, tarihte putperestliğin kurumsallaştığı ilk topluluktur. İleri gelenleri halkı şöyle kışkırttılar: “Sakın ilahlarınızı bırakmayın! Ne Vedd’i, ne Suvâ’ı, ne Yeğûs’u, ne Yeûk’u, ne de Nesr’i terk etmeyin.”
Tefsir kaynaklarına göre bu isimler, daha önce yaşamış salih ve sevilen kimselerin isimleriydi. Şeytan, “Onları hatırlamak için heykellerini yapın” diyerek insanları kandırdı. Zamanla bu heykeller, tapınılan putlara dönüştü. Sevgi de aşırılık, şirkin kapısını araladı.
“Yeryüzünde Kâfir Bırakma!”
Ayetler: 26 – 27Yüzyıllar süren davet, sabır ve eziyetten sonra Allah, “Artık kavminden, iman etmiş olanlar dışında hiç kimse iman etmeyecek” (Hûd, 36) diye vahyedince, Hz. Nuh o meşhur duasını (bedduasını) yaptı:
“Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden yurt tutan, gezip dolaşan hiç kimseyi bırakma! Çünkü Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve sadece ahlaksız, nankör (fâcir, kaffâr) nesiller doğururlar.”
Allah bu duayı kabul etti. Tufan koptu, gemiye binen bir avuç mümin ve hayvanlar hariç, yeryüzündeki tüm inkarcılar temizlendi. Yeryüzü, şirkten arınarak yeniden başladı.
