BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

NEBE SURESİ

“O Büyük Haber ve Kıyamet Günü”
Anlamı
Haber
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
40 Ayet
Cüz
30. Cüz (Amme)
Konusu
Diriliş ve Hesap
O Büyük Haber Nedir? (Nebe-i Azîm)
Neyi Soruşturuyorlar? “Amme yetesâelûn? Anin nebeil azîm.” (Birbirlerine neyi soruyorlar? O büyük haberi mi?) diyerek başlayan sure, insanların kıyamet ve diriliş hakkındaki şüphelerine dikkat çeker.
Ayırım Günü (Yevmü’l-Fasl): Sure, o günün mutlaka geleceğini; Sûr’a üfleneceğini, dağların yürütüleceğini ve göklerin kapı kapı açılacağını dehşetli sahnelerle anlatır.
Surenin sonunda kâfirin o günkü pişmanlığı şöyle resmedilir: “Keşke toprak olsaydım!” (Yâ leytenî küntü turâbâ).
Surenin Özeti (40 Ayet)
1
Soruşturma Birbirlerine neyi sorup duruyorlar?
2
Büyük Haber Hakkında ihtilafa düştükleri o büyük haberi (kıyameti/dirilişi) mi?
3
Yakında Bileceker Hayır! Yakında (gerçeği) bilecekler.
4
Yeryüzü Beşiği Biz yeryüzünü bir döşek (beşik) yapmadık mı?
5
Dağlar Kazık Dağları da (yeri tutan) birer kazık yapmadık mı?
6
Çift Yaratılış Sizi çiftler (erkek-dişi) halinde yarattık.
7
Uyku Nimeti Uykunuzu bir dinlenme (vasıtası) kıldık.
8
Gece Örtüsü Geceyi bir örtü yaptık.
9
Gündüz Geçimi Gündüzü de geçim zamanı kıldık.
10
Yedi Sağlam Gök Üstünüze yedi sağlam (gök) bina ettik.
11
Parlak Kandil Oraya parlak, alev alev yanan bir kandil (güneş) koyduk.
12
Bol Su Sıkışıp yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
13
Taneler ve Bitkiler Onunla taneler, bitkiler ve sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye.
14
Ayırım Günü Şüphesiz ayırım günü (Yevmü’l-Fasl) belirlenmiş bir vakittir.
15
Sûr’a Üfürülüş Sûr’a üfürüldüğü gün, bölük bölük gelirsiniz.
16
Gök Kapıları Gök açılır ve kapı kapı olur.
17
Yürüyen Dağlar Dağlar yürütülür ve serap haline gelir.
18
Cehennem Pusu Şüphesiz cehennem, bir pusu yeridir (Mirsad). Azgınlar için varılacak yerdir.
19
Devirler Boyu Orada çağlar boyu kalacaklardır.
20
Kaynar Su ve İrin Orada ne bir serinlik tadarlar ne de bir içecek; ancak kaynar su ve irin (Ğassâk) hariç.
21
Uygun Ceza (Yaptıklarına) uygun bir ceza olarak.
22
Hesap Ummuyorlardı Çünkü onlar bir hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
23
Yalanlama Ayetlerimizi yalanladıkça yalanladılar.
24
Her Şey Kayıtlı Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp kaydettik.
25
Azabı Tadın “Tadın artık! Size azaptan başka bir şeyi asla artırmayacağız.”
26
Müttakilerin Kurtuluşu Şüphesiz takva sahipleri için bir kurtuluş (Mefâz) ve başarı vardır.
27
Bahçeler ve Üzümler Bahçeler, üzüm bağları…
28
Genç Arkadaşlar Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar…
29
Dolu Kadehler Ve dolup taşan kadehler vardır.
30
Boş Söz Yok Orada ne boş bir söz işitirler ne de yalan.
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
Peygamberimiz (s.a.v) ikindi namazından sonra (bazı rivayetlerde) sıkça Nebe (Amme) Suresi’ni okurdu.
(Hadis Kaynakları)
“Nebe Suresi’ni okuyan kimseye, Allah kıyamet gününde soğuk içecekler (şerbetler) içirir.” (Suredeki ‘kaynar su’ uyarısına karşılık bir müjde).
(Tefsir-i Beyzâvî)
“Size azaptan başka bir şeyi artırmayacağız” (Nebe 30) ayeti hakkında: “Kur’an’da kâfirlere bu ayetten daha ağır gelen başka bir ayet inmemiştir.”
(İbn Kesir Tefsiri)
“Kıyamet günü kişi kardeşinden, annesinden, babasından kaçar.” (Abese Suresi’nde geçer, Nebe’nin devamı niteliğindedir). O gün herkes kendi derdine düşer.
(Kur’an-ı Kerim)
Toprak Olma İsteği (Nebe 40)
“Allah’ım! Kişinin elleriyle yapıp öne sürdüğü şeye bakacağı ve inkarcının ‘Keşke toprak olsaydım!’ diyeceği o günün azabından, Senin rahmetine sığınırız.”
ÂMİN

NEBE SURESİ KISSALARI

“Büyük Haber, Yaratılış Delilleri ve Son Pişmanlık”

01

Tartışılan Büyük Haber

Ayetler: 1 – 5

Mekke müşrikleri, Peygamberimiz (s.a.v) onlara öldükten sonra dirilişi, cenneti ve cehennemi haber verdiğinde şaşkına döndüler. Kendi aralarında alaycı bir tavırla fısıldaşmaya, “Bu nasıl olur, çürümüş kemikler nasıl dirilir?” diye tartışmaya başladılar.

Allah’u Teâlâ, onların bu fısıldaşmalarını ve şüphelerini sarsıcı bir soruyla açığa çıkardı: “Birbirlerine neyi sorup duruyorlar? O büyük haberi mi? (Nebe-i Azîm’i mi?).” Sonra da kesin bir dille uyardı: “Hayır! Yakında (gerçeği) bilecekler.” Ölümle perdeler kalktığında, tartıştıkları o haberin (Kıyametin) ne kadar dehşetli bir gerçek olduğunu bizzat yaşayarak görecekler.

Kıssadan Hisse
İnkarcıların alay ettiği gerçekler, bir gün mutlaka karşılarına çıkacaktır. Akıllı insan, tartışmak yerine o “Büyük Gün”e hazırlık yapandır.
02

Yeryüzü Beşiği ve Dağ Kazıkları

Ayetler: 6 – 16

Allah, dirilişi inkar edenlere, gözlerinin önündeki muazzam yaratılış mucizelerini gösterir: “Biz yeryüzünü bir döşek (beşik), dağları da (onu tutan) birer kazık yapmadık mı?”

Allah; insanları çiftler halinde yaratmış, uykuyu bir dinlenme (ölümün kardeşi), geceyi bir örtü, gündüzü ise geçim zamanı kılmıştır. Başlarının üzerine yedi sağlam göğü bina etmiş ve oraya alev alev yanan bir kandil (Güneş) asmıştır. Tüm bu düzeni kuran Kudret, insanı yeniden yaratmaktan aciz midir?

Kıssadan Hisse
Her sabah uykudan uyanmak, öldükten sonra dirilişin küçük bir provasıdır. Kainattaki nizamı gören göz, Sahibini inkar edemez.
03

Azgınların Varacağı Yer

Ayetler: 21 – 26

Sure, o “Büyük Haber”in gerçekleştiği günü, yani Ayırım Günü’nü (Yevmü’l-Fasl) anlatır. Sûr’a üfürülmüş, gökler kapı kapı açılmış, dağlar serap olmuştur. İşte o an Cehennem, sahibini bekleyen bir avcı gibi pusudır (Mirsad).

Azgınlar için orası bir varış yeridir. Orada çağlar boyu kalacaklar, ne bir serinlik ne de bir içecek tadacaklardır; ancak kaynar su ve irin (gassâk) hariç! Bu, yaptıklarına tam uygun bir cezadır. Çünkü onlar bir hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.

04

Kâfirin Feryadı

Ayet: 40

Kıyamet günü hayvanlar da diriltilecek, aralarındaki haklaşmalar görülecek (boynuzsuz koyun boynuzludan hakkını alacak) ve sonra Allah onlara “Toprak olun!” diyecektir. Onlar toprak olup, cehennem azabından kurtulacaklardır.

İşte o manzarayı ve kendi başına gelecek ebedi azabı gören kâfir, o gün en büyük pişmanlığını haykıracaktır: “Ah! Keşke ben de (şu hayvanlar gibi) toprak olsaydım!” Ama heyhat, artık iş bitmiş, defterler dürülmüştür.

Kıssadan Hisse
Bugün “toprak olup yok olacağız” diye ahireti inkar edenler, o gün azabı görünce “keşke toprak olup yok olsaydık” diyeceklerdir. Fırsat eldeyken, pişmanlık fayda verirken uyanmak gerekir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler