BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Surelerin Özellikleri Serisi

NÂZİÂT SURESİ

“Söküp Çıkaran Melekler ve Büyük Felaket”
Anlamı
Söküp Çıkaranlar
İniş Yeri
Mekke
Ayet Sayısı
46 Ayet
Cüz
30. Cüz
Konusu
Ölüm ve Kıyamet
Ölüm Melekleri: Nâziât ve Nâşitât
Zorlu ve Kolay Ölüm: Allah Teâlâ sureye, canları bedenin en derinlerinden şiddetle söküp çıkaran (Nâziât) ve müminlerin canını düğüm çözer gibi yumuşakça alan (Nâşitât) meleklere yemin ederek başlar. Bu, ölüm anının kişiye göre nasıl değişeceğinin ilk işaretidir.
En Yüce Rab İddiası: Firavun’un kibrinin zirvesi: “Ben sizin en yüce Rabbinizim!” (Nâziât, 24) demesidir. Allah, onu hem dünya hem ahiret için ibretlik bir ceza ile yakalamıştır.
“O gün insan neyin peşinde koştuğunu hatırlar. Cehennem, gören herkesin gözüne apaçık gösterilir.” (Nâziât, 35-36).
Surenin Özeti (46 Ayet)
1
Söküp Çıkaranlar Canları şiddetle ve ta derinden söküp çıkaran meleklere andolsun (Kâfirlerin ölümü).
2
Yumuşakça Alanlar Canları yavaşça ve kolaylıkla çekip alan meleklere andolsun (Müminlerin ölümü).
3
Yüzüp Gidenler (Emirleri yerine getirmek için) Yüzüp gidenlere andolsun.
4
Yarışanlar Yarıştıkça yarışanlara (hayırda ve süratte öne geçen meleklere) andolsun.
5
İşleri Düzenleyenler İşleri (Allah’ın emriyle) düzenleyip yönetenlere andolsun.
6
Râcife (Birinci Sarsıntı) O gün sarsan sarsacak (Birinci Sûr).
7
Râdife (İkinci Sarsıntı) Onu, izleyen ikinci sarsıntı takip edecek (İkinci Sûr).
8
Titreyen Kalpler O gün bazı kalpler korkudan şiddetle çarpacaktır.
9
Düşkün Gözler Sahiplerinin gözleri zilletle aşağı düşecektir.
10
Dirilişi İnkar Derler ki: “Biz (öldükten sonra) eski halimize mi döndürüleceğiz?”
11
Çürümüş Kemikler “Ufalanmış, çürümüş kemikler olduğumuz zaman mı?”
12
Ziyanlı Dönüş “Öyleyse bu, hüsran dolu (ziyanlı) bir dönüştür” derler.
13
Tek Bir Haykırış Oysa o (diriliş), sadece tek bir haykırıltıdan (Zecra) ibarettir.
14
Sêhire (Mahşer Yeri) Bir de bakarsın ki onlar, dümdüz bir arazide (mahşerde) toplanmışlardır.
15
Musa’nın Haberi Sana Musa’nın haberi geldi mi?
16
Kutsal Vadi Tuva Hani Rabbi ona kutsal vadi Tuva’da seslenmişti.
17
Firavun’a Git “Firavun’a git; çünkü o haddi aştı (azdı).”
18
Arınma Teklifi De ki: “Arınmayı, temizlenmeyi ister misin?”
19
Rabbine İletmek “Seni Rabbine ileteyim de O’ndan korkasın (haşyet duyasın).”
20
Büyük Mucize Musa ona en büyük mucizeyi (asayı) gösterdi.
21
Yalanlama ve İsyan Fakat o yalanladı ve isyan etti.
22
Sırt Çevirme Sonra (haktan) yüz çevirip (fesat için) koşuşturdu.
23
Topladı ve Seslendi Adamlarını topladı ve onlara seslendi.
24
En Yüce Rab İddiası “Ben sizin en yüce Rabbinizim!” dedi.
25
İbretlik Yakalayış Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi (ibrete dönüştürdü).
26
Korkanlar İçin Ders Şüphesiz bunda, Allah’tan korkanlar için büyük bir ibret vardır.
27
Yaratılış Kıyası Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa göğü yaratmak mı? Onu Allah bina etti.
28
Tavanı Yükseltti Onun tavanını yükseltti ve onu kusursuz bir düzene koydu.
29
Gece ve Gündüz Gecesini kararttı, gündüzünü (aydınlığını) açığa çıkardı.
30
Yer ve Su Bundan sonra da yeri yayıp döşedi. Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
Fazileti ve Hadis-i Şerifler
“Kim Nâziât Suresi’ni okursa, kıyamet günü Allah onu kabrinden ferah ve sevinçli olarak kaldırır.”
(Tefsir-i Beyzâvî)
Peygamberimiz (s.a.v): “Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışandır. Aciz kişi ise, nefsinin hevasına uyup Allah’tan (boş) beklentiler içinde olandır” buyurmuştur. (Nâziât 40-41. ayetlerle örtüşen hadis).
(Tirmizî, Kıyamet 25)
“Kıyamet günü kâfirler için o kadar kısa gelecektir ki, dünyada sanki sadece bir akşam veya kuşluk vakti kadar kaldıklarını sanacaklardır.” (Nâziât 46).
(Ayetin Tefsiri)
Firavun’un suda boğulurken “İnandım” demesi fayda vermemiştir. Nâziât Suresi, tevbenin “azap görülmeden önce” yapılması gerektiğini hatırlatır.
(İslam Alimleri)
Nefisle Mücadele Duası (Nâziât 40-41)
“Rabbim! Senin makamından korkmayı ve nefsime, kötü arzularından (hevasından) alıkoymayı nasip eyle. Şüphesiz (böyle yapanlar için) varılacak yurt cennettir.”
ÂMİN

NÂZİÂT SURESİ KISSALARI

“Söküp Çıkaran Melekler ve Büyük Felaket”

01

Zorlu ve Kolay Ölüm

Ayetler: 1 – 2

Allah’u Teâlâ sureye, canları bedenin en derinlerinden şiddetle söküp çıkaran meleklere (Nâziât) ve müminlerin canını düğüm çözer gibi yumuşakça, neşeyle alan meleklere (Nâşitât) yemin ederek başlar.

Bu yemin, insanın son nefesindeki durumunun, onun inancına ve ameline göre nasıl değişeceğinin ilk işaretidir. Kâfir için ölüm ruhun bedenden zorla koparılmasıyken, mümin için sevgiliye kavuşmanın verdiği bir hafiflik ve rahatlıktır.

Kıssadan Hisse
Nasıl yaşarsan öyle ölürsün. Allah’a teslim olanın canı teslimiyetle ve kolaylıkla alınır; dünyaya ve günaha yapışanın canı ise sökülerek alınır.
02

“Ben Sizin En Yüce Rabbinizim!”

Ayetler: 15 – 25

Hz. Musa (a.s), Firavun’a gidip yumuşak bir dille: “Arınmaya, temizlenmeye niyetin var mı? Seni Rabbine ileteyim de O’ndan korkasın” dedi. Ona en büyük mucizeyi (Asa’yı) gösterdi.

Ancak Firavun yalanladı ve isyan etti. Adamlarını topladı ve insanlık tarihinin en küstah sözünü söyledi: “Ben sizin en yüce Rabbinizim!” (Ene rabbukumul a’lâ). Allah, bu hadsizliği sebebiyle onu hem dünya hem ahiret azabıyla yakalayıp ibret yaptı.

Kıssadan Hisse
Kibir, insanı ilahlık iddiasına kadar götürebilecek tehlikeli bir hastalıktır. Ne kadar güçlü olursa olsun, Allah’a kafa tutan herkesin sonu hüsrandır.
03

Her Şeyin Ortaya Döküldüğü Gün

Ayetler: 34 – 41

Kıyamet günü, yani o “Her şeyi bastıran büyük felaket” geldiğinde, insan dünyada neyin peşinde koştuğunu, neleri arzuladığını ve ne için çabaladığını bir bir hatırlar. Cehennem, gören herkesin gözüne apaçık gösterilir.

O gün ayrım basittir:
1. Kim azgınlık etmiş ve dünya hayatını (ahirete) tercih etmişse, onun barınağı Cehennemdir.
2. Kim de Rabbinin makamında durmaktan korkmuş ve nefsini kötü arzulardan (hevasından) alıkoymuşsa, şüphesiz onun barınağı Cennettir.

04

Bir Akşam veya Kuşluk Vakti

Ayet: 46

İnsanlar dünyada yüzyıllarca yaşadıklarını veya ömürlerinin çok uzun olduğunu sanırlar. Ancak o kıyamet saatini gördükleri gün, dünyadaki bütün ömürleri onlara ne kadar görünecektir?

“Sanki onlar (dünyada) sadece bir akşam vakti veya bir kuşluk vakti kadar kalmış gibidirler.”

Bu ayet, dünya hayatının faniliğini ve ahiret sonsuzluğunun yanında bir göz kırpması kadar kısa olduğunu en çarpıcı şekilde anlatır.

Kıssadan Hisse
Ebedi bir hayatı, bir kuşluk vakti kadar kısa olan dünya zevkleri için feda etmek akıl kârı değildir. Akıllı insan, baki olanı fani olana tercih edendir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler