Nazar, Büyü ve Sihir
Kötülüklerden Korunma, Tevekkül ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
ŞERDEN KORUNMA VE SİPER VİRDİ
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
“Bismillâhillezî lâ yedurru me’a ismihî şey’ün fil-ardı ve lâ fis-semâ’ ve hüves-semî’ul-alîm.”
(İsmiyle yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’u Teala‘nın adıyla sığınırım. O, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.)
0
Günlük Hedef: Kalbi Vesveseden Temizleyip Hakka Tevekkül Etmek İçin (Sabah/Akşam 3+)
“Musa dedi ki: Sizin getirdiğiniz şey sihirdir. Şüphesiz Allah’u Teala onu boşa çıkaracaktır…”
[Kaynak: Yûnus Sûre-i Şerif’i]:[81]
[Kaynak: Yûnus Sûre-i Şerif’i]:[81]
İslam inancında nazar (göz değmesi) ve sihir (büyü) haktır, yani varlığı Kur’an-ı Kerim ve Sünnet ile sabittir. Hasetçinin o zehirli bakışı kayaları çatlatacak kadar tesirli, sihirbazın üflediği düğümler ise yuvaları yıkacak kadar tehlikelidir. Ancak mümin bilir ki; yerde ve gökte yaprak dahi Allah’u Teala‘nın izni olmadan kıpırdayamaz. Hiçbir büyücü, hiçbir kem göz, Yüce Yaratıcı’nın takdirini aşamaz. Nazar ve sihirden korunmanın yegâne çaresi, kalbi korku ve kuruntulardan manen temizlemek, muskalara yahut üfürükçülere değil, doğrudan Kur’an’ın şifasına (Felak, Nas, Ayet el-Kürsi) ve Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğrettiği nurlu dualara sığınmaktır. Sihirbazlık yapan şirke düşer; Allah’u Teala‘ya sığınan ise ebedi zırhı giymiş olur.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (KORUNMA VE ŞİFA)
Sihrin Boşa Çıkması ve Hasetten Sığınma
وَمَا هُمْ بِضَارِّينَ بِهِ مِنْ أَحَدٍ إِلَّا بِإِذْنِ اللَّهِ
Okunuşu: Ve mâ hüm bi-dârrîne bihî min ehadin illâ bi-iznillâh.
1. “…Halbuki onlar (büyücüler), Allah’u Teala‘nın izni olmadan o sihirle hiç kimseye zarar veremezler…”
[Kaynak: Bakara Sûre-i Şerif’i]:[102]
وَإِنْ يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ
Okunuşu: Ve in yekâdüllezîne keferû le-yüzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semiuz-zikra.
2. “O inkâr edenler Zikri (Kur’an’ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle (nazarla) devireceklerdi…”
[Kaynak: Kalem Sûre-i Şerif’i]:[51]
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ۞ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Okunuşu: Kul eûzü bi-rabbil-felak. Min şerri mâ halak.
3. “De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım.”
[Kaynak: Felak Sûre-i Şerif’i]:[1-2]
وَمِنْ شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ۞ وَمِنْ شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Okunuşu: Ve min şerrin-neffâsâti fil-ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
4. “Düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden (O’na sığınırım).”
[Kaynak: Felak Sûre-i Şerif’i]:[4-5]
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ۞… مِنْ شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ
Okunuşu: Kul eûzü bi-rabbin-nâs… Min şerril-vesvâsil-hannâs.
5. “De ki: İnsanların kalplerine vesvese veren o sinsi şeytanın şerrinden, insanların Rabbine sığınırım.”
[Kaynak: Nâs Sûre-i Şerif’i]:[1-4]
وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُ حَيْثُ أَتَىٰ
Okunuşu: Ve lâ yüflihus-sâhiru haysü etâ.
6. “(Musa’ya şöyle dendi): …Sihirbaz nereye varsa, ne yapsa asla iflah olmaz.”
[Kaynak: Tâhâ Sûre-i Şerif’i]:[69]
فَوَقَعَ الْحَقُّ وَبَطَلَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ
Okunuşu: Fe-vekaal-hakku ve betale mâ kânû ya’melûn.
7. “Böylece hak yerini buldu ve onların (sihirbazların) bütün yaptıkları boşa çıkıp yok oldu.”
[Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i]:[118]
يُؤْمِنُونَ بِالْجِبْتِ وَالطَّاغُوتِ
Okunuşu: Yü’minûne bil-cibti vet-tâğût.
8. “…Onlar (kalplerini kirden temizlemeyenler), cibt ve tâğûta (sihre, büyüye ve şeytana) inanıyorlar…”
[Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[51]
وَإِمَّا يَنْزَغَنَّكَ مِنَ الشَّيْطَانِ نَزْغٌ فَاسْتَعِذْ بِاللَّهِ
Okunuşu: Ve immâ yenzeğanneke mineş-şeytâni nezğun festeız billâh.
9. “Eğer şeytandan (ve onun ehlinden) sana bir vesvese, bir kışkırtma gelirse hemen Allah’u Teala‘ya sığın.”
[Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i]:[200]
وَقُلْ رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ هَمَزَاتِ الشَّيَاطِينِ
Okunuşu: Ve kul rabbi eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn.
10. “De ki: Ey Allah’ım (Rabbim)! Şeytanların kışkırtmalarından (ve düğümlere üflemelerinden) sana sığınırım.”
[Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[97]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in İkazları ve Reçeteleri
1. NAZARIN HAKİKATİ
“Nazar haktır (gerçektir). Eğer kaderi geçecek (kaderi bozacak) bir şey olsaydı, nazar onu geçerdi.” (Ancak her şey kaderledir).
[Kaynak: Müslim, Selâm]:[41]
2. HELAK EDİCİ YEDİ GÜNAH
“İnsanı helak eden yedi büyük günahtan sakının: Allah’u Teala‘ya şirk koşmak, sihir (büyü) yapmak…”
[Kaynak: Buhârî, Vasâyâ]:[23]
3. BÜYÜCÜYE GİDENİN HALİ
“Kim bir büyücüye (veya kahine) gider de onun söylediklerini tasdik ederse, Muhammed’e (s.a.v) indirileni inkar etmiş olur.”
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Tıb]:[21]
4. ŞİRKE DÜŞÜREN ÜFÜRÜK
“Kim (sihir kastıyla) bir düğüm atar ve ona üflerse sihir yapmış olur. Kim de sihir yaparsa şirke düşmüştür.”
[Kaynak: Nesâî, Tahrîmü’d-Dem]:[19]
5. “MAŞALLAH” DEMENİN SIRRI
“Sizden biriniz kardeşinde veya kendisinde hoşuna giden bir şey gördüğünde ona bereketle dua etsin (Maşallah, Bârekallah desin). Zira nazar haktır.”
[Kaynak: İbn Mâce, Tıb]:[32]
6. SABAH AKŞAM KORUNMASI
“Kim sabah ve akşam üçer defa ‘İhlas, Felak ve Nas’ surelerini okursa, bunlar onu her türlü şerden korumaya kâfi gelir.” (Kalbi kötülükten temizler).
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb]:[101]
7. EV ALANIN (ÇIKANIN) DUASI
“Kim evinden çıkarken ‘Bismillâhi tevekkeltü alellâh, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh’ derse, ona: ‘Korundun ve hidayete erdirildin’ denilir ve şeytanlar ondan uzaklaşır.”
[Kaynak: Tirmizî, Daavât]:[34]
8. RUKYENİN (OKUMANIN) ŞARTI
“İçinde şirk sözleri bulunmadığı müddetçe (sadece ayet ve hadislerle) rukye (okuyup üfleme) yapmakta bir beis yoktur.”
[Kaynak: Müslim, Selâm]:[64]
9. SAĞ ELİ KOYUP OKUMAK
“Kim bedeninde (nazar veya büyüden) bir rahatsızlık hissederse sağ elini o bölgeye koysun, 3 defa Bismillah deyip 7 defa ‘Eûzü billâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve ühâziru’ desin.”
[Kaynak: Müslim, Selâm]:[67]
10. SADECE ALLAH’A YÖNELMEK
“(Nazar ve hastalıklar için) Boynuna muska (nazarlık, boncuk) asan kimse şirke düşmüştür.” (Gerçek koruma boncukta değil, Hakka sığınmaktadır).
[Kaynak: Ahmed bin Hanbel, el-Müsned]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Mavi boncuktan medet uman zavallı! Sen kalbini kin ve haset pasından temizlemezsen, boynuna dağlar kadar nazarlık taksan da kem gözün okundan kurtulamazsın. En büyük siper imandır.”
– Hz. Mevlânâ
“Büyü ve sihirden korkan kimse, Rabbini tam tanıyamamıştır. En büyük tılsım Sünnet-i Seniyye’ye sarılmaktır. Zikrullah olan bir kalbe şeytanın düğümü işlemez.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Hak’tan gelen şerbettir / Ne gelirse minnettir.” Başına geleni büyüden, muskadan bilen, her şeyi vareden Yüce Kudret’i unutmuş demektir.
– Bizim Yunus
“Nazar haktır lakin tevekkül onu bozar. Kalbini ‘Bana büyü yaptılar’ kuruntusundan titizlikle temizlemeyen kimse, kendi kendine eziyet eden bir esire dönüşür.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Sihirbazdan değil, Allah’u Teala‘nın gadabından kork. Eğer sen farzlara sarılıp abdestle gezersen, yedi düvel birleşip sana sihir yapsa saçının teline bile zarar veremez.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. EFENDİMİZE BÜYÜ YAPILMASI VE MUAVVİZETEYN
Yahudi Lebid bin Asam, Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir tarak ve saç telleri üzerinden düğümler atarak büyü yapmış ve bunu kurumuş bir kuyuya saklamıştı. Efendimiz bir miktar rahatsızlık hissedince, Cebrail (Aleyhisselâm) gelerek Felak ve Nas surelerini (Muavvizeteyn) getirdi. Sahabeler kuyuya gidip o düğümleri çıkardılar. Efendimiz o ayetleri okudukça düğümler kendiliğinden çözüldü ve kalbi her türlü sıkıntıdan temizlenip şifa buldu.
[Kaynak: Buhârî, Tıb]:[47]
2. SEHL BİN HUNEYF’E NAZAR DEĞMESİ
Sehl bin Huneyf (r.a) bembeyaz bir cilde sahipti. Yıkanırken onu gören Âmir bin Rebîa (r.a) hayranlıkla: “Bugünkü gibi güzel bir ten hiç görmedim!” dedi. (Maşallah demedi). Sehl o anda çarpılmış gibi yere düştü ve ateşlendi. Durum Efendimize (s.a.v) bildirilince çok öfkelendi: “Sizden biri neden kardeşini (nazarla) öldürüyor? Biriniz hoşuna giden bir şey görünce ona ‘Bârekallah’ desin!” buyurdu. Sonra Âmir’e (r.a) abdest aldırttı ve o suyla Sehl’i yıkattı. Sehl anında iyileşti.
[Kaynak: Muvatta, Ayn]:[1]
3. HZ. MUSA VE SİHİRBAZLARIN İMANI
Firavun’un en seçme sihirbazları, Hz. Musa’ya (Aleyhisselâm) karşı iplerini ve asalarını atıp göz boyadılar. Hz. Musa kalbinde hafif bir korku hissedince Allah’u Teala: “Korkma, sağ elindekini at!” buyurdu. Hz. Musa asasını atınca, onların bütün yalanlarını yutup yok etti. Sihirbazlar bunun sihir değil, ilahi bir mucize olduğunu anladılar ve o anda secdeye kapanarak: “Musa’nın ve Harun’un Rabbine iman ettik” dediler. İmanları kalplerini temizledi ve sihrin batıllığını dünyaya ilan ettiler.
[Kaynak: Tâhâ Sûre-i Şerif’i]:[65-70]
4. ESMA BİNT UMIYS’İN ÇOCUKLARINA RUKYE
Esma bint Umeys (r.a), Cafer tayyar’ın çocuklarının zayıf ve solgun düştüğünü görünce Peygamber Efendimize (s.a.v) geldi. Efendimiz: “Onlara ne oldu, neden zayıfladılar?” diye sordu. Esma: “Ya Resulallah, onlara çok çabuk nazar değiyor, ben de onlar için okuyup üfleyeyim mi (rukye yapayım mı)?” dedi. Efendimiz: “Evet, okuyun. Zira kaderi bir şey geçecek olsaydı nazar geçerdi” buyurdu. Kur’an’ın nazara karşı yegâne şifa olduğu bu kıssayla emredilmiştir.
[Kaynak: Tirmizî, Tıb]:[17]
5. FATİHA SURESİNİN ŞİFASI
Ebu Said el-Hudri (r.a) ve bir grup sahabe yolculuktayken, onlara misafirperverlik yapmayan bir kabilenin reisini zehirli bir yılan soktu. Kabile çaresiz kalınca sahabelerden yardım istedi. Ebu Said (r.a), adamın üzerine Fatiha suresini okuyup üfledi. Adam sanki bağlarından çözülmüş gibi anında şifa bulup ayağa kalktı. Medine’ye dönüp olayı Efendimize anlattıklarında, Efendimiz tebessüm ederek Fatiha’nın en büyük koruyucu (rukye) olduğunu onayladı.
[Kaynak: Buhârî, Fezâilü’l-Kur’ân]:[9]
Nefis Muhasebesi: Tevekkül ve Kuruntu Aynası
(Nazardan veya büyüden korkarken imanımızı tartmak için soralım)
- Başıma bir hastalık veya işlerimde bir terslik geldiğinde hemen “Bana büyü yaptılar” kuruntusuna kapılıp Allah’u Teala‘nın takdirini unutuyor muyum?
- Din kardeşimin evinde, malında veya evladında güzel bir şey gördüğümde, kem gözümü ondan temizleyip derhal “Maşallah, Bârekallah” diyor muyum?
- Şifayı ve korunmayı sabah akşam okuyacağım Kur’an surelerinde (Felak ve Nas’ta) mi arıyorum, yoksa mavi boncuklardan, muskalardan veya üfürükçülerden mi medet umuyorum?
- Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bile büyüye maruz kalmış ve sadece ayetlerle şifa bulmuşken; ben kalbimi vesveselerle çürütüyor muyum?
- Kaderime razı olup “Yerde ve gökte hiçbir şeyin O’nun izni olmadan zarar veremeyeceğine” kalpten iman ediyor muyum?
“De Ki: Sabahın Rabbine Sığınırım…”
“Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’u Teala‘nın noksansız kelimelerine (Kur’an’a ve isimlerine) sığınırım. (Ey Allah’ım! Kalbimizi kuruntu ve vesveselerden manen temizle. Bizleri kem gözlerin nazarından, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve hasetçilerin hasedinden hıfz u eman eyle!)”
[Kaynak: Müslim, Zikir]:[54]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam okunmasını tavsiye ettiği; akrebin, yılanın, nazarın ve büyünün şerrine karşı sarsılmaz bir kale olan o muazzam koruma duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Okunuşu: Eûzü bi-kelimâtillâhit-tâmmâti min şerri mâ halak.
“Yarattığı şeylerin şerrinden Allah’u Teala‘nın noksansız kelimelerine (Kur’an’a ve isimlerine) sığınırım. (Ey Allah’ım! Kalbimizi kuruntu ve vesveselerden manen temizle. Bizleri kem gözlerin nazarından, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve hasetçilerin hasedinden hıfz u eman eyle!)”
[Kaynak: Müslim, Zikir]:[54]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah ve akşam okunmasını tavsiye ettiği; akrebin, yılanın, nazarın ve büyünün şerrine karşı sarsılmaz bir kale olan o muazzam koruma duası.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
