BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

KUR’AN-I KERİM TİLAVETİ

HAKKA SURESİ: MUTLAK GERÇEK VE KIYAMET
Bismillahirrahmânirrahîm.

Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
GERÇEKLEŞECEK OLAN (HÂKKA)
اَلْحَٓاقَّةُۙ (1) مَا الْحَٓاقَّةُۚ (2) وَمَٓا اَدْرٰيكَ مَا الْحَٓاقَّةُۜ (3) “El hâkkah. Mel hâkkah. Ve mâ edrâke mel hâkkah.” “Gerçekleşecek olan! (Kıyamet). Nedir o gerçekleşecek olan? O gerçekleşecek olanın ne olduğunu sana ne bildirdi?”
Açıklama: Surenin ismi olan “El-Hâkka”; inkarı mümkün olmayan, kesinlikle vuku bulacak olan gerçek (Kıyamet) demektir.
(Hakka Suresi, 1-3)
KİTABI SAĞDAN VERİLENLER
فَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِيَم۪ينِه۪ فَيَقُولُ هَٓاؤُمُ اقْرَؤُ۫ا كِتَابِيَهْۚ (19) اِنّ۪ي ظَنَنْتُ اَنّ۪ي مُلَاقٍ حِسَابِيَهْۚ (20) فَهُوَ ف۪ي ع۪يشَةٍ رَاضِيَةٍۙ (21) “Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînihî fe yekûlu hâumukraû kitâbiyeh. İnnî zanentu ennî mulâkın hisâbiyeh. Fe huve fî îşetin râdıyeh.” “Kitabı sağından verilen kimse der ki: ‘Alın, kitabımı okuyun! Ben, hesabımla karşılaşacağıma zaten inanmıştım.’ Artık o, hoşnut olacağı bir yaşayış içindedir.” (Hakka Suresi, 19-21)
KİTABI SOLDAN VERİLENLER
وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُوتَ كِتَابِيَهْۚ (25) وَلَمْ اَدْرِ مَا حِسَابِيَهْۚ (26) يَا لَيْتَهَا كَانَتِ الْقَاضِيَةَۚ (27) “Ve emmâ men ûtiye kitâbehu bi şimâlihî fe yekûlu yâ leytenî lem ûte kitâbiyeh. Ve lem edri mâ hisâbiyeh. Yâ leytehâ kânetil kâdıyeh.” “Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: ‘Keşke kitabım bana verilmeseydi! Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim! Keşke o (ölüm, her şeyi) bitirmiş olsaydı!'” (Hakka Suresi, 25-27)
KUR’AN’IN KORUNMUŞLUĞU
وَلَوْ تَقَوَّلَ عَلَيْنَا بَعْضَ الْاَقَاو۪يلِۙ (44) لَاَخَذْنَا مِنْهُ بِالْيَم۪ينِۙ (45) ثُمَّ لَقَطَعْنَا مِنْهُ الْوَت۪ينَۖ (46) “Ve lev tekavvele aleynâ ba’dal ekâvîl. Le ehaznâ minhu bil yemîn. Summe le kata’nâ minhul vetîn.” “Eğer o (Peygamber), Bize karşı (kendiliğinden) bazı sözler uydurmuş olsaydı, elbette Biz onu kuvvetle yakalardık. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.”
Dikkat: Bu ayetler, Kur’an’ın kelime kelime Allah’u Teala tarafından indirildiğinin ve Peygamber’in (s.a.v) vahye asla müdahale etmediğinin en büyük kanıtıdır.
(Hakka Suresi, 44-46)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Mutlak Son: Kıyamet ve ahiret, kaçışı olmayan bir gerçektir. Tüm hayat planları bu “Hâkka” gününe göre yapılmalıdır. İki Sonuç: Ahirette sadece iki grup vardır: Kitabı sağdan verilen “mutlu azınlık” ve soldan verilen “pişman kalabalık”. Malın Faydasızlığı: Ahirette insana malı ve saltanatı fayda vermeyecektir. O gün geçerli akçe, salih amel ve temizlenmiş bir kalptir. Vahyin Güveni: Kur’an, Peygamber sözü değil, bizzat Allah’u Teala’nın kelamıdır. O’na ekleme veya çıkarma yapmak imkansızdır.
Hakka Suresi; kıyametin dehşetini, yalanlayan kavimlerin (Ad, Semûd) acı sonlarını ve ahirette kurulacak mahkemeyi anlatır. “Keşke toprak olsaydım” dememek için bugünden uyanmayı ihtar eder.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Kıyamet gününde kulun ayakları, Rabbi huzurunda şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe bir yere kıpırdayamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nereye harcadığından ve bildiği ile ne kadar amel ettiğinden.”
(Tirmizî, Kıyamet, 1)
Ey Rabbimiz! Kitabımızı sağımızdan ver… 🌹
Dua:
“Ey Allah’ım! Bizi kitabını sağ elinden alan, hesabı kolay görülen ve sevinçle ailesine dönen kullarından eyle. Bizi ‘keşke’ demekten ve sol taraftan kitap almaktan muhafaza eyle.”

Âmin, Yâ Rahmân.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler