BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Muhabbetle Selam Vermek

Kalpleri Birleştiren Kutsal Dua
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: KARDEŞLİK NİDASI
السَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَرَحْمَةُ اللَّهِ
“Es-selâmü aleyküm ve rahmetullâh.”
(Allah’u Teala’nın selamı, esenliği ve rahmeti üzerinize olsun.)
0
Günlük Hedef: Kırk Kişiye Tebessümle Selam Vermek
Bismillâhirrahmânirrahîm Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah’u Teala her şeyin hesabını hakkıyla sorandır.”
(Nisâ Sûre-i Şerif’i, 86)
“Selam”, Allah’u Teala’nın güzel isimlerinden biridir. Bir mümin kardeşine tebessümle “Selamun Aleyküm” demek, sıradan bir merhaba veya iyi günler dileği değil; “Benden sana zarar gelmez, Allah’ın rahmeti, bereketi ve koruması senin üzerine olsun” manasına gelen muazzam bir duadır. Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), cennete girmenin ve kâmil imana ulaşmanın sırrını “aranızda selamı yaymak” olarak müjdelemiştir. Kibir buzlarını eriten, dargınlıkları bitirip kalbi kötü düşüncelerden temizleyen en güzel köprü, muhabbetle verilen bir selamdır.
KUR’AN-I KERİM’DE SELAMLAŞMA
Esenlik ve Rahmet Dileyişi بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Bismillâhirrahmânirrahîm
وَإِذَا حُيِّيتُمْ بِتَحِيَّةٍ فَحَيُّوا بِأَحْسَنَ مِنْهَا أَوْ رُدُّوهَا Okunuşu: Ve izâ huyyîtüm bi-tehiyyetin fe-hayyû bi-ahsene minhâ ev ruddûhâ. 1. “Size bir selam verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin.” (Nisâ Sûre-i Şerif’i, 86)
لَا تَدْخُلُوا بُيُوتًا غَيْرَ بُيُوتِكُمْ حَتَّىٰ تَسْتَأْنِسُوا وَتُسَلِّمُوا عَلَىٰ أَهْلِهَا Okunuşu: Lâ tedhulû büyûten ğayra büyûtiküm hattâ teste’nisû ve tüsellimû alâ ehlihâ. 2. “Ey iman edenler! Kendi evinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip ev halkına selam vermeden girmeyin.” (Nûr Sûre-i Şerif’i, 27)
فَإِذَا دَخَلْتُمْ بُيُوتًا فَسَلِّمُوا عَلَىٰ أَنْفُسِكُمْ تَحِيَّةً مِنْ عِنْدِ اللَّهِ مُبَارَكَةً طَيِّبَةً Okunuşu: Fe-izâ dehaltüm büyûten fesellimû alâ enfüsiküm tehiyyeten min ındillâhi mübâraketen tayyibeh. 3. “Evlere girdiğiniz zaman, Allah’u Teala tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin.” (Nûr Sûre-i Şerif’i, 61)
سَلَامٌ قَوْلًا مِنْ رَبٍّ رَحِيمٍ Okunuşu: Selâmün kavlen min rabbin rahîm. 4. “(Cennetliklere) Rahîm olan Rab’den onlara bir de ‘Selam’ sözü vardır.” (Yâsîn Sûre-i Şerif’i, 58)
تَحِيَّتُهُمْ يَوْمَ يَلْقَوْنَهُ سَلَامٌ ۚ وَأَعَدَّ لَهُمْ أَجْرًا كَرِيمًا Okunuşu: Tehiyyetühüm yevme yelkavnehû selâm; ve eadde lehüm ecran kerîmâ. 5. “Allah’a kavuşacakları gün, onlara yapılacak iltifat ‘Selam’dır. Allah onlara bol bir mükafat hazırlamıştır.” (Ahzâb Sûre-i Şerif’i, 44)
هُوَ اللَّهُ الَّذِي لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْمَلِكُ الْقُدُّوسُ السَّلَامُ Okunuşu: Hüvallâhüllezî lâ ilâhe illâ hû; el-melikül-kuddûsüs-selâm. 6. “O, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah’tır. O, mülkün gerçek sahibidir, her türlü eksiklikten münezzehtir, Selâm’dır (herkese esenlik verendir).” (Haşr Sûre-i Şerif’i, 23)
سَلَامٌ عَلَيْكُمْ بِمَا صَبَرْتُمْ ۚ فَنِعْمَ عُقْبَى الدَّارِ Okunuşu: Selâmün aleyküm bimâ sabertüm; feni’me ukbed-dâr. 7. “(Melekler derler ki): Sabretmenize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir!” (Ra’d Sûre-i Şerif’i, 24)
وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا Okunuşu: Ve izâ hâtabehümül-câhilûne kâlû selâmâ. 8. “Rahman’ın kulları yeryüzünde vakarla yürürler, cahiller onlara (öfkelendirecek) laf attığında ‘Selam’ der geçerler (kalplerini kinden temiz tutarlar).” (Furkân Sûre-i Şerif’i, 63)
لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا ۞ إِلَّا قِيلًا سَلَامًا سَلَامًا Okunuşu: Lâ yesmeûne fîhâ lağven ve lâ te’sîmâ. İllâ kîlen selâmen selâmâ. 9. “Orada (cennette) ne boş bir söz ne de günaha sokacak bir kelam işitirler. Orada duydukları tek söz: ‘Selam, Selam’dır.” (Vâkıa Sûre-i Şerif’i, 25-26)
قَالَ سَلَامٌ عَلَيْكَ ۖ سَأَسْتَغْفِرُ لَكَ رَبِّي Okunuşu: Kâle selâmün aleyke; seestağfiru leke rabbî. 10. “(İbrahim, kendisini kovan babasına) Dedi ki: Sana selam olsun! Senin için Rabbimden mağfiret (ve manen temizlenme) dileyeceğim.” (Meryem Sûre-i Şerif’i, 47)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Öğütleri
1. İMAN VE MUHABBETİN ŞARTI “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek manada) iman etmiş olamazsınız. Size, yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayın.”
[Müslim, Îmân, 93]
2. ALLAH’A EN YAKIN OLAN “İnsanların Allah’u Teala’ya en yakın olanı (ve O’nun rızasına en layık olanı), karşılaştıklarında onlara ilk önce selam verendir.”
[Ebû Dâvûd, Edeb, 133]
3. İSLAM’IN EN HAYIRLI İŞİ Bir adam: “İslam’ın hangi işi daha hayırlıdır?” diye sordu. Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Yemek yedirmen, tanıdığına ve tanımadığına selam vermendir.”
[Buhârî, Îmân, 20]
4. SELAMI İLK VERENİN KAZANCI “Selamı ilk veren, kibrinden beri olur (kalbini gururdan temizlemiş olur).”
[Beyhakî, Şuabu’l-İman]
5. SELAMLAŞMA ÂDABI “Küçük büyüğe, binitli yaya olana, yürüyen oturana ve az olan topluluk çok olan topluluğa selam versin.”
[Buhârî, İsti’zân, 4]
6. GÜNAHLARIN DÖKÜLMESİ (MUSAFAHA) “İki Müslüman karşılaşıp musafaha yaptıklarında (sevgiyle tokalaştıklarında), Allah’u Teala’ya hamd edip bağışlanma dilediklerinde, elleri ayrılmadan önce ikisinin de günahları bağışlanır (temizlenirler).”
[Ebû Dâvûd, Edeb, 142]
7. EVE GİRERKEN SELAM “Evine girdiğinde ailene selam ver ki, hem sana hem de ev halkına (nurlu bir dua ve) bereket olsun.”
[Tirmizî, İsti’zân, 10]
8. EN CİMRİ İNSAN “İnsanların en acizi dua etmeyen, en cimrisi de selamı (kardeşinden) esirgeyen kimsedir.”
[Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr]
9. SELAMIN SEVAP DERECELERİ “Kim ‘Es-selâmü aleyküm’ derse on sevap yazılır. Kim ‘Es-selâmü aleyküm ve rahmetullah’ derse yirmi sevap yazılır. Kim de ‘Es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh’ derse ona otuz sevap yazılır.”
[Tirmizî, İsti’zân, 2]
10. MECLİSTEN AYRILIRKEN “Sizden biriniz bir meclise vardığında selam versin. Kalkıp gitmek istediğinde yine selam versin. Çünkü birinci selam, ikinci selamdan daha üstün değildir (ikisi de birer duadır).”
[Ebû Dâvûd, Edeb, 139]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Selam, kalpten kalbe uzanan nurani bir muhabbet köprüsüdür. Dilden çıkan selam, yürekten kopmuyorsa sadece kuru bir gürültüdür.”
– Hz. Mevlânâ
“Kardeşine verdiğin tebessümlü bir selam, kalpteki kibri ve kini temizleyen en güzel iksirdir. Kendi benliğinden sıyrıl ki, dudaklarından Hakk’ın selamı dökülsün.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Müminin mümin kardeşine tebessümü ve selamı, Cennet bahçesinden bir rüzgar esmesidir. Sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.”
– Bizim Yunus
“Selam vermek ‘Benden sana zarar gelmez, emniyettesin’ demektir. Diliyle selam verip kalbiyle kardeşine haset edenin selamı, nifaktandır.”
– İmam Gazâlî
“Kibirlenme! Tanıdığın tanımadığın her mümine selam ver ki, kalbin tevazu toprağı gibi manevi kirlerden temizlensin.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. ABDULLAH BİN ÖMER’İN (R.A) PAZARA İNMESİ Tufeyl bin Übey, sabahları Hz. Abdullah bin Ömer’in (r.a) yanına gelir, beraber pazara çıkarlardı. Abdullah bin Ömer pazara vardığında ne bir şey alır ne de bir şey satardı; sadece gördüğü eskiciye, tüccara, fakire zengine durmadan selam verirdi. Tufeyl bir gün sordu: “Sen pazarda hiçbir şey almıyorsun, sadece dolaşıyorsun, neden buraya geliyoruz?” Hz. Abdullah gülümseyerek cevap verdi: “Ey dostum! Biz buraya ticaret yapmaya değil, sırf insanlara selam vererek kalplerimizi kibirden temizlemek ve sevap kazanmak için geliyoruz.”
[Kaynak: Muvatta, Selâm, 6]
2. HZ. İBRAHİM (A.S) VE MELEKLERİN SELAMI Hz. İbrahim (a.s)’ın evine, insan kılığında melekler misafir olarak geldiler. Kapıdan girdiklerinde “Selam” dediler. Hz. İbrahim de o eşsiz misafirperverliğiyle, onların selamına en güzel şekilde “Selam size ey tanınmamış kavim!” diyerek karşılık verdi ve hemen gidip onlara ikram etmek üzere kızartılmış bir buzağı getirdi. Selam, haneye melekleri ve bereketi davet eden ilk sözdür.
[Kaynak: Zâriyât Sûre-i Şerif’i, 24-27]
3. HZ. EBU BEKİR VE HZ. ÖMER’İN DARGINLIĞI Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer (r.a) arasında küçük bir tartışma çıkmış ve birbirlerine kırılmışlardı. Hz. Ömer öfkeyle ayrıldı. Hz. Ebu Bekir hemen pişman olup peşinden gitti, evinin kapısına kadar giderek selam verip özür diledi ama Hz. Ömer kapıyı açmadı. Hz. Ebu Bekir üzülerek Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanına gitti. Bir süre sonra Hz. Ömer de hatasını anlayıp koşa koşa geldi. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) duruma müdahale etti ve küslüğün helal olmadığını, en hayırlı olanın selamı ilk verip kalbini kirden temizleyen (Hz. Ebu Bekir) olduğunu belirtti.
[Kaynak: Buhârî, Ashâbu’n-Nebî, 5]
4. PEYGAMBERİMİZ (S.A.V) VE ÇOCUKLAR Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), makam ve mevki ayırt etmezdi. Enes bin Malik (r.a) anlatıyor: “Resulullah (s.a.v) sokakta oynayan çocukların yanından geçerken muhakkak onlara gülümseyerek selam verirdi.” O, âlemlerin efendisi olmasına rağmen bir çocuğa selam verecek kadar tevazu sahibiydi ve kibrin panzehirinin selam olduğunu ümmetine yaşatarak öğretirdi.
[Kaynak: Buhârî, İsti’zân, 15]
5. MESCİDDEKİ SELAMIN BEREKETİ Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabelerle mescitte otururken bir adam içeri girdi ve “Es-Selâmü aleyküm” dedi. Efendimiz selamı aldı ve “On sevap kazandı” buyurdu. Sonra başka biri girdi, “Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullah” dedi. Efendimiz selamı aldı ve “Yirmi sevap kazandı” buyurdu. Daha sonra üçüncü bir kişi girdi ve “Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh” dedi. Efendimiz tebessüm etti ve “Otuz sevap kazandı” buyurdu. Selamı ne kadar güzelleştirirsen, kalbin o kadar nurlanır.
[Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb, 132]
Nefis Muhasebesi: Kardeşlik Aynası
(Bugün karşılaştığımız insanları düşünerek kendimize soralım)
  • Sadece menfaatim olan, makam sahibi veya tanıdığım kişilere mi selam veriyorum, yoksa tanımadığım gariban müminlere de muhabbetle selam veriyor muyum?
  • Bana selam veren birine, ondan daha güzel bir karşılık (“ve aleyküm selam ve rahmetullah”) vererek ilahi emre uyuyor muyum?
  • Dargın olduğum bir mümin kardeşime, nefsime ağır gelse de gidip ilk selamı veren ve “kibirden arınan” tarafta olabiliyor muyum?
  • Kendi evime girerken aileme selam verip hanemi Allah’u Teala’nın bereketiyle doldurmayı ihmal ediyor muyum?
  • Dudaklarımdan dökülen “Selam” (Benden sana zarar gelmez) sözünün hakkını veriyor, kardeşime elimle veya dilimle zarar vermekten sakınıyor muyum?
Esenlik Veren Ancak O’dur
اَللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ وَمِنْكَ السَّلَامُ تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Okunuşu: Allâhümme entes-selâmü ve minkes-selâm, tebârakte yâ zel-celâli vel-ikrâm. “Allah’ım! Sen Selâm’sın (bütün noksanlıklardan ve afetlerden salimsin). Bütün esenlik ve selamet de ancak Sendendir. Ey Celâl ve İkram Sahibi Rabbim! Sen ne yücesin, ne mübareksin!” (Kalplerimizi düşmanlıklardan temizle).
(Peygamberimiz efendimiz’in namazlardan sonra okuduğu muazzam tesbihat / Müslim, Mesâcid, 135)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Mümin Kardeşine Muhabbetle Selam Vermek” yazısında 2 düşünce

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler