Hakka Vuslat
Günün Konusu: Özdeki Derman ve Vahdet Sırrı
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: VUSLAT KAPISI
يَا وَدُودُ
“Yâ Vedûd”
(Ey sevmeyi yaratan, kullarını çok seven ve sevilmeye en lâyık olan Allah’ım!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Muhabbetle Temizlemek İçin (100+)
Gönül Rehberi: Niyâzî-i Mısrî (k.s)
17. yüzyılın en büyük mutasavvıflarından olan Niyâzî-i Mısrî Hazretleri, hayatını Allah’u Teala’ya vuslat arzusuyla geçirmiş, çile ve sürgünlerle yoğrulmuş bir Hak aşığıdır. Şiirleri, dünyevi heveslerden geçip kalbini temizlemek ve asıl sevgiliye kendi özünde kavuşmak isteyen dervişler için sönmeyen bir meşale gibidir.
17. yüzyılın en büyük mutasavvıflarından olan Niyâzî-i Mısrî Hazretleri, hayatını Allah’u Teala’ya vuslat arzusuyla geçirmiş, çile ve sürgünlerle yoğrulmuş bir Hak aşığıdır. Şiirleri, dünyevi heveslerden geçip kalbini temizlemek ve asıl sevgiliye kendi özünde kavuşmak isteyen dervişler için sönmeyen bir meşale gibidir.
KUR’AN-I KERİM’DE VUSLAT (5 AYET-İ KERİME)
Rabbine Kavuşmayı Umanlar
مَنْ كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ اللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ اللَّهِ لَآتٍ
Okunuşu: Men kâne yercû likâallâhi fe-inne ecelellâhi le-ât.
1. “Kim Allah’u Teala’ya kavuşmayı (vuslatı) umuyorsa, bilsin ki Allah’ın belirlediği vakit mutlaka gelecektir.”
(Ankebût Sûre-i Şerif’i, 5)
يَا أَيُّهَا الْإِنْسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَىٰ رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ
Okunuşu: Yâ eyyühel-insânü inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe-mülâkîh.
2. “Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine doğru çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O’na kavuşacaksın.”
(İnşikâk Sûre-i Şerif’i, 6)
فَمَنْ كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا
Okunuşu: Femen kâne yercû likâe rabbihî felya’mel amelen sâlihan ve lâ yüşrik bi-ıbâdeti rabbihî ehadâ.
3. “Artık kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi ortak koşmasın.”
(Kehf Sûre-i Şerif’i, 110)
أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ
Okunuşu: Elâ bi-zikrillâhi tatmeinnül-kulûb.
4. “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’u Teala’yı zikretmekle (temizlenerek) huzur bulur.”
(Ra’d Sûre-i Şerif’i, 28)
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ارْجِعِي إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً
Okunuşu: Yâ eyyetühen-nefsül-mutmeinne. İrciî ilâ rabbiki râdiyeten merdiyye.
5. “Ey (kötülüklerden temizlenmiş, huzura ermiş) mutmain nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön (kavuş)!”
(Fecr Sûre-i Şerif’i, 27-28)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 5 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. HAKKA KAVUŞMA ARZUSU
“Kim Allah’u Teala’ya kavuşmayı (vuslatı) dilerse, Allah da ona kavuşmayı diler.”
[Buhârî, Rikâk, 41]
2. SEVDİĞİ İLE BERABER OLMAK
“Kişi (dünyada ve ahirette) sevdiği ile beraberdir.”
[Buhârî, Edeb, 96]
3. ÖLMEDEN EVVEL ÖLMEK SIRRI
“Ölmeden evvel ölünüz (Hakka kavuşmadan önce kalbinizi masivadan temizleyiniz).”
[Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ]
4. DÜNYANIN HAKİKATİ
“Dünya, müminin zindanı, kafirin cennetidir (Mümin vuslatı bekleyen gurbetteki bir yolcu gibidir).”
[Müslim, Zühd, 1]
5. AKILLI KİMSENİN HALİ
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken (temizleyen) ve ölümden sonrası (asıl vuslat) için çalışandır.”
[Tirmizî, Kıyâmet, 25]
GÜNÜN ŞİİRİ
Derman arardım derdime derdim bana derman imiş,
Bürhân arardım aslıma aslım bana bürhân imiş.
Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü,
Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş.
Öyle sanırdım ayriyem dost gayrıdır ben gayriyem,
Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş.
Savm u salât u hac ile sanma biter zâhid işin,
İnsân-ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş.
Kande gelir yolun senin ya kande varır menzilin,
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.
Mürşid gerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’al-yakîn,
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş.
Her mürşide dil verme kim yolun sarpa uğratır,
Mürşidi Kâmil olanın gayet yolu âsân imiş.
Anla hemen bir söz durur yokuş değildir düz durur,
Âlem kamû bir yüz dürür gören anı hayrân imiş.
İşit Niyâzî’nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün,
Hakk’dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş.
Bürhân arardım aslıma aslım bana bürhân imiş.
Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü,
Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş.
Öyle sanırdım ayriyem dost gayrıdır ben gayriyem,
Benden görüp işiteni bildim ki ol cânân imiş.
Savm u salât u hac ile sanma biter zâhid işin,
İnsân-ı Kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş.
Kande gelir yolun senin ya kande varır menzilin,
Nerden gelip gittiğini anlamayan hayvân imiş.
Mürşid gerektir bildire Hakk’ı sana Hakk’al-yakîn,
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş.
Her mürşide dil verme kim yolun sarpa uğratır,
Mürşidi Kâmil olanın gayet yolu âsân imiş.
Anla hemen bir söz durur yokuş değildir düz durur,
Âlem kamû bir yüz dürür gören anı hayrân imiş.
İşit Niyâzî’nin sözün bir nesne örtmez Hakk yüzün,
Hakk’dan ayân bir nesne yok gözsüzlere pinhân imiş.
– Niyâzî-i Mısrî (k.s)
GÖNÜL SULTANLARINDAN SÖZLER
Hikmet Pınarları
“Sen dışarıda hazine ararsın, oysa ki en büyük hazine, temizlenmiş bir kalpte saklıdır.”
– Bizim Yunus
“Beden toprağa düşünce ruh asıl vatanına uçar. Bu yüzden bizim ölümümüz ayrılık değil, Şeb-i Arûs’tur.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda vuslatın en sağlam ipi, kalbi masivadan (Allah’tan gayrı her şeyden) tamamen temizlemektir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
“Vuslatın anahtarı, nefsi bilmek ve onu her türlü dünyevi hırstan temizleyerek sadece O’nun rızasına teslim etmektir.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Dünyalık heveslerden geç ki Hakka varasın. Kalbin temizlenmedikçe, içindeki dermanı göremezsin.”
– Abdülkadir Geylânî
Şiirin Bize Ne Öğrettiği
(Hakka Vuslat yolunda kalbimize düşen hisseler)
- Mısrî Hazretleri, dermanı dışarıda ararken aslında en büyük devanın Allah’u Teala aşkıyla yanan kendi kalbinde olduğunu bize öğretmektedir.
- Hakka vuslat, mesafelerin aşılması değil; kalbin günahlardan temizlenerek “Ondan başka hiçbir şeyin kalmadığı” makama ermesidir.
- İnsan, Allah’u Teala’yı göklerde veya uzak diyarlarda arar; oysa ki O, bize şah damarımızdan daha yakındır (Can içinde can imiş).
- Sadece ibadetlerin zahiri (dış) yönüyle yetinmemek, İnsan-ı Kâmil olmak için irfan sahibi olup özü temizlemek şarttır.
- Her eylemin, her görüşün asıl sahibinin Allah’u Teala olduğunu idrak eden Hak aşığı, en büyük “dert” sandığı aşk ateşinin, aslında kendisini vuslata götüren “derman” olduğunu anlar.
Bizi Vuslatına Lâyık Eyle!
“Allah’ım! Bize cemâline bakma lezzetini ve Sana kavuşma (vuslat) şevkini nasip eyle. Kalplerimizi riyadan ve her türlü kirden temizle. Peygamberimiz efendimiz’in şefaat sancağı altında toplanarak asıl vatana dönmeyi bizlere lütfeyle.”
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ ارْزُقْنَا لَذَّةَ النَّظَرِ إِلَى وَجْهِكَ وَالشَّوْقَ إِلَى لِقَائِكَ
Okunuşu: Allâhümmer-zuknâ lezzeten-nazari ilâ vechike veş-şevka ilâ likâike.
“Allah’ım! Bize cemâline bakma lezzetini ve Sana kavuşma (vuslat) şevkini nasip eyle. Kalplerimizi riyadan ve her türlü kirden temizle. Peygamberimiz efendimiz’in şefaat sancağı altında toplanarak asıl vatana dönmeyi bizlere lütfeyle.”
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
