BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Tasavvuf Yolu

Gönül Sultanları

Fatih’in Hocası: Molla Gürani Hazretleri

Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Tarihin tozlu sayfalarında Molla Gürani, çoğu zaman Fatih Sultan Mehmed’in “hocası” sıfatıyla anılır ve geçilir. Oysa hakikat penceresinden bakıldığında o; bir cihan imparatorunun nefsini terbiye eden, ham demiri döverek çelikleştiren bir manevi mimardır.
📜 Hayatı ve İlim Yolculuğu
Güran’dan İlim Meclislerine Asıl adı Şemseddin Ahmed bin İsmail’dir. 1410 (Hicri 813) yılı civarında, bugün Kuzey Irak bölgesinde bulunan Güran kasabasında dünyaya gelmiştir. İlim aşkı onu yerinde duramaz bir seyyah yapmıştır. Genç yaşta Bağdat’a, ardından Şam’a giderek dönemin büyük âlimlerinden dersler görmüştür. Mısır’da Bir Yıldız İlimdeki asıl inkişafı Kahire’ye gidişiyle başlar. Burada hadis ilminin zirvesi sayılan İbn Hacer el-Askalânî’den icazet alarak “Allâme” seviyesine yükselmiştir. Osmanlı’ya Geliş ve Şehzade Eğitimi Molla Gürani’nin kaderi, Sultan II. Murad’ın onu fark etmesiyle değişir. Sultan, hırçın şehzadesi Mehmed’in (Fatih) sert mizacını ve keskin zekâsını ancak Gürani gibi celalli bir âlimin yontabileceğini görmüştür. Gürani, elindeki değneği saklamamış; geleceğin cihan padişahına “nefsini terbiye etmeden devleti idare edemeyeceğini” öğretmiştir.
💎 İlmin Celâli ve Fatih’in Ruhundaki Mühür
Nefsin Terbiyesi: Celâl İçindeki Cemâl Tasavvufta mürşidin görevi, müridin ham yanlarını yontmaktır. Genç Şehzade Mehmed, zekâsı ve kabiliyetiyle taşkın bir nehir gibiydi. Bu nehrin yatağını bulması için bir baraj gerekiyordu; işte o baraj Molla Gürani idi. Gürani, şehzadenin enaniyetini (benliğini) kırmak için disiplini elden bırakmadı. Zira tasavvufta “ben” diyen, “O” diyemezdi. Fatih’in, cihanı titreten iradesinin arkasında, Gürani’nin rahlesinde eriyen ve “Hakk” ile yeniden var olan bir nefs terbiyesi yatar. Dünyaya Meydan Okuyan Duruş: “Minel Hakk” Molla Gürani, tasavvufi manada “fenâfillah” (Allah’ta yok olma) makamının ilimdeki tezahürüdür. Onun nazarında padişah ile sıradan bir kul arasında, Allah’a kulluk noktasında bir fark yoktur. Fatih Sultan Mehmed Han huzuruna girdiğinde ayağa kalkmaz, ona ismiyle hitap ederdi. Bu, ilmin izzetini dünya saltanatının üzerinde tutma şuuruydu. O, Sultan’a her bakışında lisan-ı hâl ile şunu haykırıyordu: “Senin saltanatın geçici, benim temsil ettiğim Hakikat ise bakidir.” İrşadın Zirvesi: Sözü Eğip Bükmemek Tasavvuf ehli bilir ki, “Hakkı söylemekten sakınan dilsiz şeytandır.” Molla Gürani, Fatih’in yanlış bir kararında sözünü sakınmadan padişahı uyarabilen yegâne zatlardan biriydi. Akşemseddin Hazretleri Fatih’in ruhunu ve maneviyatını fethederken, Molla Gürani onun aklını ve iradesini şeriatın çelik zırhıyla kaplamıştır.
🌹 Lisan-ı Hâlinden: Sultana Nasihat
Eğme başını ey Mehmed, tâcın parlasa da, Secdeden gayrı yerde bükülmez bu nâsiye. Sanma ki mülk senindir, cihan sana kalsa da, Toprak doyurur ancak, nefsi düşerse ye’se.
Ben senin hocan isem, Hakk’ın da kölesiyim, Sultanlar kapısında eğilmem, dik dururum. Sarayın ziynetine sanma ki hevesliyim, Ben ilmin izzetiyle, kalbe mühür vururum.
Ey Oğul! Kılıcın keskin, lakin adl’in kör olmasın, Mazlumun ahı ile titretme şu arşı sen. Kefen dediğin bezdir, cepkeni var sanma sakın, Hakk’a yürürken elbet, geçeceksin bu serden.
Celâlim sanadır, sanma ki öfkemdendir, Ham demir dövülmeden, çelik olup parlamaz. Bu dik duruşum bil ki, Rabbime hürmetimdendir, Hakk’ı bilmeyen sultan, cihana yar olamaz!
📚 Başlıca Eserleri
  • Gâyetü’l-Emânî fî Tefsîri’l-Kelâmi’r-Rabbânî: En önemli eseridir. Kur’an-ı Kerim tefsiridir.
  • Ed-Dürerü’l-Levâmi fî Şerhi Cem’i’l-Cevâmi: Fıkıh usulüne dair kıymetli bir şerhtir.
  • Keşfü’l-Esrâr: Kıraat ilminin inceliklerini anlatan eseridir.
  • El-Kevserü’l-Cârî: Buhari hadisleri üzerine yazdığı şerhtir.
🕌 Vefatı ve Ebedi İstirahatgâhı
Molla Gürani Hazretleri, ömrünü ilme, talebe yetiştirmeye ve devletin adaletle yönetilmesine adadıktan sonra 1488 (Hicri 893) yılında İstanbul’da Hakk’a yürümüştür.

Kabri, İstanbul Fatih’te, kendi adıyla anılan Molla Gürani Mahallesi‘nde, yaptırdığı caminin önündeki hazirededir. Mezar taşı sadedir; zira o, dünyevi şatafatı elinin tersiyle itmiş, “beka” yurdunu arzulamıştır.

Rabbim şefaatlerine nail eylesin.
İlim, İzzet ve Teslimiyet…
Allah (c.c.) okuduğunuz Fatiha’yı kabul buyursun.
Molla Gürani Hazretleri’nin ruhu şâd olsun.
Amin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler