MERYEM SURESİ
MERYEM SURESİ KISSALARI
“Rahmetin Tecellisi: Zekeriya, Meryem ve İsa”
Yaşlılık ve Umut
Ayetler: 2 – 11Hz. Zekeriya (a.s) iyice yaşlanmış, saçları ağarmış, kemikleri zayıflamıştı. Eşi de kısırdı. Ancak o, Rabbine olan ümidini hiç kesmedi. Mabette, kimsenin duymadığı bir sesle Rabbine gizlice yalvardı:
“Rabbim! Kemiklerim gevşedi, başım ihtiyarlıkla tutuştu. Sana dua etmekle ben hiç mahrum kalmadım. Arkamdan gelecek akrabalarım (yerime geçecek kimse yok) diye endişe ediyorum… Bana katından bir veli (oğul) bağışla.”
Allah, dualara icabet edendir. Ona, daha önce hiç kimseye verilmemiş bir isimle, “Yahya” adında bir oğul müjdeledi. Zekeriya (a.s) şaşkınlıkla “Bu nasıl olur?” deyince, Allah: “Bu Bana kolaydır. Daha önce sen hiçbir şey değilken seni de ben yarattım” buyurdu.
“Keşke Unutulup Gitseydim!”
Ayetler: 16 – 33Hz. Meryem, doğu tarafında bir yere çekilmiş, ibadet ediyordu. Allah ona Ruh’u (Cebrail’i) kusursuz bir insan suretinde gönderdi. Meryem korktu: “Senden Rahman’a sığınırım! Eğer takva sahibiysen (bana dokunma)” dedi. Cebrail, “Ben sadece Rabbimin elçisiyim, sana tertemiz bir oğul bağışlamak için geldim” dedi.
Meryem’e babasız bir çocuk (Hz. İsa) lütfedildi. Doğum sancısı onu bir hurma dalına sürükledi. Utancından ve insanların kınamasından korkarak: “Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitseydim!” diye feryat etti. Ancak Allah onu teselli etti, kurumuş hurma ağacından taze hurmalar verdi.
Kucağında bebekle kavminin arasına döndüğünde iftiralara uğradı. Oruçlu olduğu için konuşmadı, bebeği işaret etti. Beşikteki bebek (Hz. İsa) dile geldi: “Ben Allah’ın kuluyum. O bana Kitab’ı verdi ve beni peygamber yaptı. Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı.”
“Sana Selam Olsun Babacığım”
Ayetler: 41 – 48Hz. İbrahim, putlara tapan babası Azer’e en nazik ifadelerle hakkı anlattı: “Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin tapıyorsun? Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.”
Ancak babası sert çıktı: “Ey İbrahim! İlahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer vazgeçmezsen seni mutlaka taşlarım. Uzun bir süre benden uzaklaş!”
Babasının bu tehdidine ve kovmasına rağmen İbrahim (a.s) edep ve şefkatle cevap verdi: “Selam sana (Esen kal). Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Çünkü O, bana karşı çok lütufkârdır.” Ve inancı uğruna ailesini ve yurdunu terk etti.
Gönüllere Konulan Sevgi
Ayet: 96Bu surede Allah’ın “Rahman” ismi çokça tekrar edilir (16 kez). Sure sonlarına doğru müminlere muazzam bir müjde verilir:
“İman edip salih amel işleyenler var ya; Rahmân (olan Allah), onlar için (gönüllerde) bir sevgi (Vüdd) yaratacaktır.”
Yani Allah bir kulunu severse, onu Cebrail’e, gök ehline ve yeryüzündekilere de sevdirir. Müminlerin kalbindeki muhabbet, Allah’ın Rahman isminin bir tecellisidir.
