KUREYŞ SURESİ
KUREYŞ SURESİ KISSALARI
“İlahi Güvenlik, Ticaret Yolları ve Şükür Borcu”
Korkusuz Yolculuk İmtiyazı
Ayetler: 1 – 2Cahiliye devrinde Arap yarımadası eşkıyalar, yağmacılar ve kabile savaşlarıyla doluydu. Hiçbir kervan güvenle seyahat edemezdi. Ancak Kureyş kabilesi hariç! Onlar, Kabe’nin hizmetkârları oldukları için, nereye giderlerse gitsinler “Allah’ın Ehli” denilerek saygı görür ve dokunulmaz sayılırlardı.
Allah’u Teâlâ bu nimeti hatırlatır: “Kureyş’in ilâfı (güven ve düzeni) için… Yaz ve kış yolculuklarında onları (güvenliğe) alıştırdığı için…” Kışın sıcak Yemen’e, yazın serin Şam’a (Suriye’ye) ticaret kervanları düzenler, büyük kazançlar elde ederlerdi. Bu güvenlik, onların zekasından değil, Allah’ın Kabe’ye olan hürmetinden kaynaklanıyordu.
Nimetin Devamı
Sure BağlamıAlimler, Kureyş Suresi’ni Fîl Suresi’nin devamı gibi görürler. Eğer Allah, Ebrehe’nin fil ordusunu Ebabil kuşlarıyla helak etmeseydi, Kureyş’in ne ticareti kalırdı ne de güvenliği. Kabe yıkılsa, kimse Kureyş’e hürmet etmezdi.
Allah, “Fil sahiplerini yenilmiş ekin yaprağına çevirdi” (Fil Suresi), “Böylece Kureyş’in güvenliğini sağladı” (Kureyş Suresi). Düşmanı yok etmek bir nimettir (Def-i mazarrat), güven içinde yaşatmak ise ikinci bir nimettir (Celb-i menfaat).
Putlara Değil, Evin Sahibine
Ayet: 3Kureyşliler, bu kadar nimete rağmen Kabe’nin içine putları doldurmuş, Lat ve Uzza’ya tapıyorlardı. Allah’u Teâlâ, onlara asıl velinimetlerini hatırlattı:
“O halde (bu nimetlere şükür olarak) bu Ev’in (Kabe’nin) Rabbine kulluk etsinler.”
Yani; sizi koruyan o taş putlar değil, Kabe’nin Sahibi olan Allah’tır. Ticaretinizi bereketlendiren, sizi dokunulmaz kılan O’dur. Öyleyse şükrü ve ibadeti sadece O’na yapın.
Hz. İbrahim’in Duası
Ayet: 4Mekke; suyu az, toprağı verimsiz, ekin bitmeyen kurak bir vadiydi. Normal şartlarda orada açlıktan ölünmesi gerekirdi. Ancak Allah buyuruyor: “Ki O (Rab), onları açlıktan doyurdu ve her çeşit korkudan emin kıldı.”
Bu bereket, Hz. İbrahim’in (a.s) asırlar önce yaptığı duanın tecellisidir: “Rabbim! Burayı güvenli bir şehir kıl ve halkını ürünlerle rızıklandır.” (Bakara, 126). Allah, İbrahim’in duası ve Son Peygamber’in (s.a.v) hürmetine, o çorak vadiye dünyanın her yerinden meyveler ve rızıklar akıtmış, orayı dünyanın en güvenli yeri (Harem) yapmıştır.
