Kul Hakkı
Helalleşmeden Ölme
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: BAĞIŞLANMA DUASI
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
“Rabbenâ ğfir lî ve li-vâlideyye ve lil-mü’minîne yevme yekûmul-hisâb.”
(Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı-babamı ve müminleri bağışla.)
0
Günlük Hedef: 33 Adet
Bismillâhirrahmânirrahîm
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Şehidin borç (kul hakkı) dışındaki bütün günahları affedilir.”
Kul hakkı; Allah’ın, affını hak sahibinin rızasına bıraktığı tek günahtır. Mahşerde iflas etmemek için dünyada helalleşmek şarttır.
Kul hakkı; Allah’ın, affını hak sahibinin rızasına bıraktığı tek günahtır. Mahşerde iflas etmemek için dünyada helalleşmek şarttır.
KURAN-I KERİM’DEN 10 AYET
Hak ve Adalet Ayetleri
وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ
Okunuşu: Ve lâ te’külû emvâleküm beyneküm bil-bâtıl.
1. “Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin.”
(Bakara Suresi, 188)
وَيْلٌ لِلْمُطَفِّفِينَ ۞ الَّذِينَ إِذَا اكْتَالُوا عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ
Okunuşu: Veylün lil-mutaffifîn. Ellezîne izektâlû alen-nâsi yestevfûn.
2. “Eksik ölçüp tartanların vay haline! Onlar ki, insanlardan ölçüp alırken noksansız alırlar.”
(Mutaffifîn Suresi, 1-2)
وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا ۚ أَيُحِبُّ أَحَدُكُمْ أَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ أَخِيهِ مَيْتًا
Okunuşu: Ve lâ yağteb ba’duküm ba’dâ. E-yuhibbü ehadüküm en ye’küle lahme ahîhi meyten.
3. “Birbirinizin gıybetini yapmayın (arkasından konuşmayın). Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?”
(Hucurât Suresi, 12)
إِنَّ الَّذِينَ يَأْكُلُونَ أَمْوَالَ الْيَتَامَىٰ ظُلْمًا إِنَّمَا يَأْكُلُونَ فِي بُطُونِهِمْ نَارًا
Okunuşu: İnnellezîne ye’külûne emvâlel-yetâmâ zulmen innemâ ye’külûne fî butûnihim nârâ.
4. “Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına ancak ateş doldurmuş olurlar.”
(Nisâ Suresi, 10)
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ ۞ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Okunuşu: Fe-men ya’mel miskâle zerratin hayran yerah. Ve men ya’mel miskâle zerratin şerran yerah.
5. “Kim zerre ağırlığınca bir hayır işlerse onu görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir şer işlerse onu görecektir.”
(Zilzâl Suresi, 7-8)
إِنَّ اللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَنْ تُؤَدُّوا الْأَمَانَاتِ إِلَىٰ أَهْلِهَا
Okunuşu: İnnallâhe ye’müruküm en tüeddül-emânâti ilâ ehlihâ.
6. “Allah size, emanetleri (hakları) mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.”
(Nisâ Suresi, 58)
لَا يُحِبُّ اللَّهُ الْجَهْرَ بِالسُّوءِ مِنَ الْقَوْلِ إِلَّا مَنْ ظُلِمَ
Okunuşu: Lâ yuhibbullâhül-cehra bis-sûi minel-kavli illâ men zulim.
7. “Allah, zulme uğrayanlar dışında, kötü sözün (hakaretin) açıkça söylenmesini sevmez.”
(Nisâ Suresi, 148)
وَالَّذِينَ يُؤْذُونَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ بِغَيْرِ مَا اكْتَسَبُوا فَقَدِ احْتَمَلُوا بُهْتَانًا وَإِثْمًا مُبِينًا
Okunuşu: Vellezîne yü’zûnel-mü’minîne vel-mü’minâti bi-gayri mektesebû fekadihtemelû bühtânen ve ismen mübînâ.
8. “Mümin erkekleri ve mümin kadınları, işlemedikleri bir şeyden dolayı (iftira ile) incitenler, şüphesiz bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmişlerdir.”
(Ahzâb Suresi, 58)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا يَسْخَرْ قَوْمٌ مِنْ قَوْمٍ
Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû lâ yeshar kavmün min kavm.
9. “Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin.”
(Hucurât Suresi, 11)
إِنَّمَا السَّبِيلُ عَلَى الَّذِينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ
Okunuşu: İnnemes-sebîlü alellezîne yazlimûnen-nâs.
10. “Sorumluluk ve suç, ancak insanlara zulmedenleredir.”
(Şûrâ Suresi, 42)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Efendimiz’in (s.a.v) Dilinden
1. MÜFLİS (İFLAS EDEN) KİMDİR?
“Müflis; kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Fakat şuna sövmüş, buna iftira atmış, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş, şunuda dövmüştür. Sevapları (hak sahiplerine) dağıtılır. Sevapları yetmezse, onların günahları alınır ve üzerine yüklenir, sonra cehenneme atılır. İşte müflis budur.”
[Müslim, Birr, 59]
2. HELALLEŞMEK
“Kimin üzerinde kardeşine karşı ırz (onur) veya mal ile ilgili bir hak varsa, altın ve gümüşün (paranın) geçmeyeceği gün (kıyamet) gelmeden önce onunla helalleşsin.”
[Buhârî, Mezâlim, 10]
3. MAZLUMUN DUASI
“Mazlumun (haksızlığa uğrayanın) bedduasından sakın. Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur (Duası hemen kabul olur).”
[Buhârî, Zekât, 63]
4. ŞEHİDİN KUL HAKKI
“Allah yolunda şehit olmak, kul hakkı hariç bütün günahları temizler.”
[Müslim, İmâre, 119]
5. GIYBET (ET YEMEK)
“(Miraca çıktığımda) Bakır tırnaklarıyla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan bir topluluk gördüm. ‘Ey Cebrail! Bunlar kimdir?’ dedim. ‘Bunlar, (gıybet ederek) insanların etlerini yiyen ve şereflerine saldıranlardır’ dedi.”
[Ebû Dâvûd, Edeb, 35]
6. MÜSLÜMANIN MÜSLÜMANA HAKKI
“Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı beştir: Selamını almak, hastayı ziyaret etmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, aksırana dua etmek.”
[Buhârî, Cenâiz, 2]
7. HASIM OLACAĞIM
“Kıyamet günü ben üç kişinin hasmıyım (düşmanıyım): …İşçi çalıştırıp da hakkını (ücretini) tam vermeyen kimse.”
[Buhârî, Büyû, 106]
8. ATEŞ PARÇASI
“Sizden biri, kardeşinin malını haksız yere alırsa, o (aldığı şey) ancak ateşten bir parçadır; ister alsın, ister bıraksın.”
[Müslim, Akdiye, 4]
9. ZALİME YARDIM
“Kardeşine zalim de olsa mazlum da olsa yardım et. (Zalime yardım, onun zulmüne engel olmaktır).”
[Buhârî, Mezâlim, 4]
10. KOMŞU HAKKI
“Vallahi iman etmiş olmaz… Komşusu, kötülüklerinden emin olmayan kimse iman etmiş olmaz.”
[Buhârî, Edeb, 29]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil. Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil.”
– Yunus Emre
“İncinsen de incitme. Her ne ararsan kendinde ara.”
– Hacı Bektaş-ı Veli
“Senin için başkasının hakkını yiyen (gıybet eden), bir gün senin hakkını da başkasına yedirir.”
– Hz. Mevlânâ
“Kalp kırmak, Kâbe’yi yıkmaktan daha günahtır. Kâbe, Azer’in oğlu İbrahim’in inşasıdır; kalp ise Allah’ın inşasıdır (nazargâhıdır).”
– Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî
“Hakk’ın hatırı âlîdir (yücedir), hiçbir hatıra feda edilmez.”
– Bediüzzaman Said Nursi
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. YAVUZ SULTAN SELİM VE ELMA BAHÇESİ
Mısır seferi sırasında ordu, elma bahçelerinin olduğu bir yerden geçiyordu. Yavuz Sultan Selim, konakladıkları yerde askerlerin heybelerini arattı. “Eğer bir tek elma bulunsaydı, bu orduyla sefere gitmezdim. Haram yiyen askerle zafer kazanılmaz” dedi. Hiçbir askerde elma çıkmadı. Sadece bir asker, elma dalı kırmış ve atının dişini karıştırmıştı. O asker ordudan çıkarıldı ve bahçe sahibine tazminat ödendi. Kul hakkına riayet, zaferin anahtarıdır.
[Kaynak: Osmanlı Tarihi / Solakzâde Tarihi]
2. FATİH SULTAN MEHMET VE MİMAR
Fatih Sultan Mehmet, cami inşaatında sütunları kısa kestiği için Rum mimarın elini kestirdi. Mimar kadıya (hakime) şikayet etti. Kadı Hızır Bey, Padişahı mahkemeye çağırdı ve “Kısasa kısas” (elinin kesilmesine) hükmetti. Mimar, adaleti görünce şok oldu ve “Hakkımdan vazgeçiyorum, diyet (tazminat) yeterlidir” dedi ve Müslüman oldu. Şeriatın kestiği parmak acımaz; adalet mülkün temelidir.
[Kaynak: Tarih-i Cevdet]
3. İMAM-I AZAM VE KOYUNLAR
İmam-ı Azam, Kufe’de bir koyunun çalındığını duydu. O dönemde bir koyunun ömrünün ortalama 7 yıl olduğunu öğrendi. “Bu çalıntı koyun kesilip eti diğerlerine karışmış olabilir” diyerek tam 7 yıl boyunca ağzına koyun eti sürmedi. Takva; şüpheli şeylerden dahi kaçınmaktır.
[Kaynak: Menâkıb-ı Ebû Hanîfe]
4. HAKİM BİN HİZAM’IN TÖVBESİ
Hakim bin Hizam (r.a) cahiliye devrinde haksız yere bir miktar toprak almıştı. Müslüman olunca pişman oldu ve: “Ya Resulallah, tövbem kabul olur mu?” dedi. Efendimiz (s.a.v): “Hakkı sahibine iade etmedikçe olmaz” buyurdu. O da toprağı iade etti ve üstüne sadaka verdi. Hak iade edilmeden tövbe tamamlanmaz.
[Kaynak: Müsned-i Ahmed]
5. KANUNİ VE KARINCALAR
Kanuni Sultan Süleyman, sarayın bahçesindeki ağaçları karıncaların sardığını görünce, onları ilaçlatmak istedi. Ancak vicdanı elvermedi ve Şeyhülislam Ebussuud Efendi’ye şiirle sordu: “Dırahta (ağaca) gamz etmiş olsa karınca / Günah var mıdır ânı kırınca?” Ebussuud Efendi de şiirle cevap verdi: “Yarın Hakk’ın divanına varınca / Süleyman’dan hakkın alır karınca.” Bir karıncanın bile hakkı gözetilmelidir.
[Kaynak: Osmanlı Arşivleri]
Nefis Muhasebesi: Hak Terazisi
(Bugün kendimize soralım)
- Bugün bilerek veya bilmeyerek birinin kalbini kırdım mı? (Kırdıysam tamir ettim mi?)
- İşyerimde mesai saatine ve iş ahlakına dikkat ettim mi? (Maaşımın helalliği için).
- Gıybet ederek başkasının sevabını kendi defterimden sildim mi?
- Borcum varsa ödemek için acele ediyor muyum?
- Trafikte, kuyrukta başkasının önüne geçerek hak ihlali yaptım mı?
Helalleşmeden Gitme
(Ve üzerimdeki kul haklarını ödemek için bana yardım et).
(Hadis-i Şerif / Tirmizî, Daavât, 84)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي
Okunuşu: Allâhümme inneke afüvvün tuhibbül-afve fa’fü annî.
“Allah’ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin. Beni de affet.”(Ve üzerimdeki kul haklarını ödemek için bana yardım et).
(Hadis-i Şerif / Tirmizî, Daavât, 84)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
