Kelime-i Tevhid
En Üstün Zikir ve Kalbin Masivadan Temizlenmesi
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: EN ÜSTÜN ZİKİR
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهُ
“Lâ ilâhe illallâh”
(Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur. Gerçek Mabud ve Maksud yalnız O’dur.)
0
Günlük Hedef: Kalbi Masivadan Temizlemek İçin (100+)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Bil ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur (Lâ ilâhe illallâh). Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah’tan bağışlanma dile!”
(Muhammed Sûre-i Şerif’i, 19)
(Muhammed Sûre-i Şerif’i, 19)
Bütün kainatın yaratılış gayesi, peygamberlerin ve kitapların gönderiliş sırrı tek bir cümlede gizlidir: “La ilahe illallah” (Kelime-i Tevhid). Bu muazzam zikir, sadece dille söylenen bir kelam değil; kalbe yerleşmiş olan makam, para, kibir ve şöhret gibi bütün gizli sahte ilahları (putları) kılıçtan geçirip manen temizleyen en keskin silahtır. “La ilahe” (hiçbir ilah yoktur) derken kalpteki bütün masiva (dünya sevgisi) dışarı atılır, “illallah” (ancak Allah vardır) derken o temizlenmiş kalbe yalnızca Allah’u Teala’nın muhabbeti ve nuru yerleşir. Peygamberimiz efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) müjdelediği üzere, zikirlerin en üstünü ve mizanda en ağır geleni bu mukaddes kelimedir.
KUR’AN-I KERİM’DE TEVHİD SIRRI
Yalnızca O’nu İlah Edinenler
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
فَاعْلَمْ أَنَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ
Okunuşu: Fa’lem ennehû lâ ilâhe illallâhu vestağfir li-zenbik.
1. “Bil ki, Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur (Lâ ilâhe illallâh). Hem kendi günahın için, hem de müminler için bağışlanma dile!”
[Muhammed Sûre-i Şerif’i]:[19]
شَهِدَ اللَّهُ أَنَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ وَالْمَلَائِكَةُ وَأُولُو الْعِلْمِ قَائِمًا بِالْقِسْطِ
Okunuşu: Şehidallâhu ennehû lâ ilâhe illâ hüve vel-melâiketü ve ülül-ılmi kâimen bil-kıst.
2. “Allah, melekler ve ilim sahipleri (hakikati görerek), adaleti ayakta tutarak şahitlik etmişlerdir ki: O’ndan başka hiçbir ilah yoktur.”
[Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[18]
إِلَٰهُكُمْ إِلَٰهٌ وَاحِدٌ ۖ فَالَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْآخِرَةِ قُلُوبُهُمْ مُنْكِرَةٌ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ
Okunuşu: İlâhüküm ilâhün vâhıd; fellezîne lâ yü’minûne bil-âhirati kulûbühüm münkiratün ve hüm müstekbirûn.
3. “Sizin İlahınız tek bir İlahtır. Ahirete inanmayanların kalpleri ise (bu tevhidi) inkâr eder ve onlar kibirlenip dururlar.”
[Nahl Sûre-i Şerif’i]:[22]
وَمَا أَرْسَلْنَا مِنْ قَبْلِكَ مِنْ رَسُولٍ إِلَّا نُوحِي إِلَيْهِ أَنَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنَا فَاعْبُدُونِ
Okunuşu: Ve mâ erselnâ min kablike min rasûlin illâ nûhî ileyhi ennehû lâ ilâhe illâ enâ fa’büdûn.
4. “Senden önce hiçbir peygamber göndermedik ki, ona: ‘Benden başka ilah yoktur; şu halde sadece Bana kulluk edin’ diye vahyetmiş olmayalım.”
[Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[25]
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ لَيَجْمَعَنَّكُمْ إِلَىٰ يَوْمِ الْقِيَامَةِ لَا رَيْبَ فِيهِ
Okunuşu: Allâhu lâ ilâhe illâ hû; le-yecmeannaküm ilâ yevmil-kıyâmeti lâ raybe fîh.
5. “Allah, O’ndan başka hiçbir ilah yoktur! Geleceğinde asla şüphe olmayan kıyamet gününde O, muhakkak sizi huzurunda toplayacaktır.”
[Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[87]
أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِطٌ وَفَرْعُهَا فِي السَّمَاءِ
Okunuşu: E-lem tera keyfe daraballâhu meselen kelimeten tayyibeten ke-şeceratin tayyibetin aslühâ sâbitün ve fer’uhâ fis-semâ’.
6. “Görmedin mi, Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir kelime (Lâ ilâhe illallah), kökü yerde sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.”
[İbrâhîm Sûre-i Şerif’i]:[24]
يُثَبِّتُ اللَّهُ الَّذِينَ آمَنُوا بِالْقَوْلِ الثَّابِتِ فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَفِي الْآخِرَةِ
Okunuşu: Yüsebbitüllâhullezîne âmenû bil-kavlis-sâbiti fil-hayâtid-dünyâ ve fil-âhirah.
7. “Allah’u Teala, iman edenleri (o kelime-i tevhidi söyleyenleri), hem dünya hayatında hem de ahirette (kabirde) o sabit söz (Tevhid) ile sağlam tutar (ve korur).”
[İbrâhîm Sûre-i Şerif’i]:[27]
فَمَنْ يَكْفُرْ بِالطَّاغُوتِ وَيُؤْمِنْ بِاللَّهِ فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىٰ لَا انْفِصَامَ لَهَا
Okunuşu: Fe-men yekfür bit-tâğûti ve yü’min billâhi fe-kadistemseke bil-urvetil-vüskâ, lenfisâme lehâ.
8. “Kim tağutu (şeytanı ve sahte ilahları) reddedip Allah’a iman ederse (Tevhid’e sarılırsa), kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur.”
[Bakara Sûre-i Şerif’i]:[256]
وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا إِلَٰهًا وَاحِدًا ۖ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۚ سُبْحَانَهُ عَمَّا يُشْرِكُونَ
Okunuşu: Ve mâ ümirû illâ li-ya’büdû ilâhen vâhıdâ; lâ ilâhe illâ hû; sübhânehû ammâ yüşrikûn.
9. “Hâlbuki onlara, ancak tek bir İlaha kulluk etmeleri emredilmişti. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından (şirkten) münezzehtir.”
[Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[31]
فَادْعُوهُ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ ۗ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Okunuşu: Fed’ûhü muhlisîne lehüd-dîn; el-hamdü lillâhi rabbil-âlemîn.
10. “O, daima diridir. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. Öyleyse dini (ve kalbinizi) yalnız O’na has kılarak (Tevhid ile) O’na dua edin!”
[Ğâfir Sûre-i Şerif’i]:[65]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. ZİKİRLERİN EN ÜSTÜNÜ
“Zikrin en üstünü (ve en faziletlisi) ‘Lâ ilâhe illallah’ demektir. Duanın en üstünü ise ‘Elhamdülillah’ (Allah’a hamdolsun) demektir.”
[Tirmizî, Daavât]:[9]
2. İMANINIZI YENİLEYİNİZ
Peygamberimiz efendimiz, “İmanınızı (sık sık) yenileyiniz” buyurdu. Sahabeler, “Ya Resulallah, imanımızı nasıl yenileyeceğiz?” diye sorunca, “Lâ ilâhe illallah sözünü çokça söyleyerek (kalbinizi temizleyerek)” buyurdu.
[Ahmed b. Hanbel, Müsned]:[2]
3. CENNETİN ANAHTARI
“Cennetin anahtarı, ‘Lâ ilâhe illallah’ (Allah’tan başka hiçbir ilah yoktur) diyerek (kalpteki şirkleri temizlemek) şehadet etmektir.”
[Ahmed b. Hanbel, Müsned]:[3]
4. CEHENNEMİN HARAM OLDUĞU KİMSE
“Allah’u Teala, sadece Kendi rızasını umarak (ihlasla ve kalbini temizleyerek) ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen kimseyi cehennem ateşine haram kılmıştır.”
[Buhârî, Teheccüd]:[36]
5. YEDİ KAT GÖKTEN DAHA AĞIR
“Musa (a.s), ‘Ya Rabbi, bana Seni zikredeceğim bir dua öğret’ dediğinde Allah ‘La ilahe illallah de’ buyurdu. Musa (a.s) ‘Bunu bütün kulların söylüyor’ deyince Allah şöyle buyurdu: ‘Eğer yedi kat gökler ve yedi kat yer terazinin bir kefesine, La ilahe illallah da diğer kefesine konsa, La ilahe illallah daha ağır gelir!'”
[Hâkim, el-Müstedrek]:[1]
6. ŞEFAATE EN LAYIK OLAN
Ebu Hureyre (r.a) sordu: “Kıyamet günü senin şefaatine en layık olacak olan kimdir?” Efendimiz buyurdu: “Kalbinden ve içinden gelerek (samimiyetle) ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen kimsedir.”
[Buhârî, İlim]:[33]
7. ÖLÜM ANINDAKİ SON SÖZ
“Kimin (bu dünyadan ayrılırken) son sözü ‘Lâ ilâhe illallah’ olursa, o kimse (hesaba çekilse bile sonunda) mutlaka cennete girer.”
[Ebû Dâvûd, Cenâiz]:[16]
8. ARŞ’A KADAR YÜKSELEN KELİME
“Bir kul ihlasla (kalbini kibrinden temizleyerek) ‘Lâ ilâhe illallah’ derse, büyük günahlardan sakındığı müddetçe, göğün kapıları ona mutlaka açılır ve bu kelime Arş’a kadar yükselir.”
[Tirmizî, Daavât]:[126]
9. İMANIN YETMİŞ KÜSUR ŞUBESİ
“İman yetmiş küsur şubedir (bölümdür). Bunun en üstünü ‘Lâ ilâhe illallah’ demek, en aşağısı ise yoldan insanlara zarar veren bir şeyi kaldırmaktır.”
[Müslim, Îmân]:[58]
10. 99 SİCİLİ SİLEN KAĞIT (BİTAKA)
“Kıyamet günü bir adamın 99 sicil (defter) dolusu günahı terazinin bir kefesine konur. Adam helak olduğunu sanırken, içinde sadece ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallah…’ yazan küçücük bir kâğıt (bitaka) diğer kefeye konur ve o kâğıt, o 99 defterden ağır gelerek onu ateşten kurtarır.”
[Tirmizî, Îmân]:[17]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“‘La ilahe’ (Hiçbir ilah yoktur) demek, manevi bir süpürgedir. O süpürgeyle kalbindeki dünya, makam, şehvet ve kibir putlarını temizlemezsen; ‘İllallah’ (Sadece Allah vardır) nuru o kirli saraya inip yerleşmez.”
– Hz. Mevlânâ
“Kelime-i Tevhid’i sadece dille çekmek papağanın da işidir. Asıl marifet, ‘Lâ ilâhe illallah’ derken kendi nefsini ve varlığını aradan çıkarıp, kâinatta O’ndan başka hiçbir güç ve fâil olmadığını görebilmektir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “İsm-i A’zam duasın / Lâ ilâhe illallah / Açtı cennet kapısın / Lâ ilâhe illallah.” Göklerin kapısı mülkle değil, tevhidin o keskin kılıcıyla açılır.
– Bizim Yunus
“Kimin kalbinde paradan, makamdan veya insanlardan yana bir korku ve beklenti varsa, o kişinin kalbinde gizli (sahte) ilahlar vardır. Tevhid, o sahte korkuları kesip atan kılıçtır.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Dünyanın bütün orduları üzerine gelse, senin kalbinde hakiki bir ‘Lâ ilâhe illallah’ (Allah’tan başka güç yoktur) sırrı varsa, onların kılıçları seni kesmez, ateşleri seni yakmaz.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. BİLAL-İ HABEŞİ’NİN (R.A) KIZGIN KUMLARDAKİ TEVHİDİ
Hz. Bilal (r.a), Mekke’nin kavurucu sıcaklarında çıplak bedeniyle kızgın kumlara yatırılmış ve göğsüne devasa bir kaya konulmuştu. Zalim Ümeyye, “Muhammed’in (s.a.v) ilahını inkar et, putlara tap” diye işkence ederken; Bilal (r.a) o acının ortasında kalbini kirden tamamen temizleyerek tek bir söz haykırıyordu: “Ehad, Ehad!” (Allah birdir, Tevhid!). O “Ehad” kelimesi, Bilal’i kızgın kumlardan alıp, Mirac gecesinde cennette Peygamberimiz efendimizin önünde yürüyen o ulu makama taşımıştır.
[Kaynak: İbn Hişâm, es-Sîre]
2. HZ. İBRAHİM’İN ATEŞTEKİ TESLİMİYETİ
Nemrut’un orduları, Hz. İbrahim’i (a.s) devasa bir ateşe fırlatırken, melekler “Yardım edelim mi?” diye Cebrail (a.s) vasıtasıyla ona geldiler. Hz. İbrahim (a.s), kalbinde “Allah’tan başka hiçbir ilah (yardımcı) yoktur” (Tevhid) sırrını öylesine yaşıyordu ki; “Sizden yardıma ihtiyacım yok, O benim halimi biliyor, O bana yeter (Hasbünallah)” dedi. O muazzam Tevhid şuurunun yüzü suyu hürmetine, ateş İbrahim (a.s) için bir gül bahçesine (serin ve selamet) dönüştü.
[Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i, 69 tefsiri]
3. VAHŞİ’NİN (R.A) TÖVBESİNİ KABUL ETTİREN KELİME
Uhud Savaşı’nda Peygamberimizin çok sevdiği amcası Hz. Hamza’yı (r.a) şehit eden Vahşi, Mekke’nin fethinden sonra “Benim bu korkunç günahım affolur mu?” diye korku içinde Efendimize haber yollamıştı. Kur’an’dan art arda “Tövbe edenler affedilir” ayetleri geldi. Vahşi gelip Kelime-i Şehadet (La ilahe illallah) getirdiğinde, Peygamberimiz (s.a.v) amcasının acısına rağmen onu affetti. Çünkü Kelime-i Tevhid, geçmişte işlenen küfür dâhil bütün günahları bıçak gibi kesip temizleyen muazzam bir sildir.
[Kaynak: Buhârî, Meğâzî]:[23]
4. EBÛ BEKİR’İN (R.A) ÖLÜM DÖŞEĞİNDEKİ MÜJDESİ
Hz. Ömer (r.a), Peygamberimiz efendimizin vefatından sonra çok üzgündü. “Efendimiz bana cennetin kapısını açacak bir kelime söylemişti ama vefatından önce onu sormayı unuttum” diyerek hayıflanıyordu. O sırada vefat döşeğinde olan Hz. Ebu Bekir (r.a) bunu duydu ve gülümsedi: “Ey Ömer! O kelime, Resulullah’ın amcası Ebu Talib’e vefatı anında teklif ettiği (ama onun söylemediği) o yüce kelimedir: ‘Lâ ilâhe illallah’. Cennetin anahtarı budur!”
[Kaynak: Ahmed b. Hanbel, Müsned]
5. İMAM ŞİBLİ VE DELİ ZANNEDİLEN ADAM
İmam Şibli Hazretleri sokakta gezerken, insanların “Bu adam delirdi” diyerek taşladığı birini gördü. Adam taşlanırken sürekli “Lâ ilâhe illallah” diyordu. Şibli yaklaşıp adama “Neden kaçmıyorsun?” diye sordu. Adam gülümsedi: “Ey Şibli! Ben kalbimi ‘Lâ ilâhe’ diyerek insanlardan ve onların eziyetinden temizledim. Onlar bana taş attıkça ben arkasındaki (fâil olan) O’nu görüyor ve ‘illallah’ diyerek zevk alıyorum. Asıl deli, kâinatı O’nun yönettiğini bilmeyip taşa kızandır.”
[Kaynak: Gazzâlî, İhyâ]
Nefis Muhasebesi: Tevhid Aynası
(Kalbimizdeki putları tartmak için kendimize soralım)
- Günde yüzlerce kez “La ilahe illallah” desem de; rızkımı Allah’tan değil de patrondan bekleyerek, şifayı Allah’tan değil de ilaçtan bilerek kalbimde hala sahte ilahlar (korkular) taşıyor muyum?
- “Lâ ilâhe” sözü kalbimi dünyadan, şehvetten ve kibirden temizleyen bir manevi süpürge iken; ben o süpürgeyi kullanmayıp sadece dilimde mi dolaştırıyorum?
- Son nefesimde dilimin “Lâ ilâhe illallah” diyebilmesi için, bugün yaşarken dilimi gıybetten ve boş lakırdıdan temizleyip o zikre alıştırabildim mi?
- Peygamberimiz “İmanınızı La ilahe illallah diyerek yenileyin” buyururken, ben imanımın paslandığını ve zikirsizlikten kalbimin karardığını hiç fark ediyor muyum?
- Kıyamet günü “99 günah defterinden ağır basacak olan” o Kelime-i Tevhid’i, sırf Allah’ın rızası için ve ihlasla söyleyebilecek bir manevi uyanıklığa (Tevhide) sahip miyim?
“Cennetin Anahtarı, Lâ İlâhe İllallah’tır”
([Ebû Dâvûd, Vitir]:[26] / Peygamberimiz efendimiz’in, sabah akşam üç defa okuyanın mutlaka cennete gireceğini ve Allah’ın onu kıyamette razı edeceğini müjdelediği o muazzam iman tazeleme duası)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا
Okunuşu: Radîtü billâhi rabben, ve bil-islâmi dînen, ve bi-muhammedin nebiyyâ.
“Rab olarak (yalnızca) Allah’u Teala’dan, din olarak İslâm’dan, peygamber olarak da Muhammed’den (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) razı oldum. (Kalbimi her türlü şirkten ve kibrimden temizleyip bu Tevhid sırrına bağladım)!”([Ebû Dâvûd, Vitir]:[26] / Peygamberimiz efendimiz’in, sabah akşam üç defa okuyanın mutlaka cennete gireceğini ve Allah’ın onu kıyamette razı edeceğini müjdelediği o muazzam iman tazeleme duası)
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
