BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Müminlerin Özellikleri

Kâmil İman, Güzel Ahlak ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
TAM TESLİMİYET VE RIZA VİRDİ
رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا وَبِمُحَمَّدٍ نَبِيًّا
“Radîtü billâhi rabben ve bil-islâmi dînen ve bi-muhammedin nebiyyâ.”
(Rab olarak Allah’u Teala‘dan, din olarak İslam’dan, peygamber olarak Muhammed’den (s.a.v) razı oldum. Ey Allah’ım, kalbimi nifaktan manen temizle!)
0
Günlük Hedef: İmanın Tadını Alıp Nefsi Masivadan Temizlemek İçin (3+)
“Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah’u Teala anıldığı zaman kalpleri ürperir…”
[Kaynak: Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[2]
İman, sadece dil ile “inandım” demekten ibaret kuru bir kelime değildir. Hakiki iman, kalbi bütün şirk ve nifak kirlerinden temizleyerek, Allah’u Teala‘nın boyasıyla (Sıbgatullah) boyanmak ve bu nuru bedenin bütün azalarına, ahlaka, ticarete ve insan ilişkilerine yansıtmaktır. Kur’an-ı Kerim’de müminlerin özellikleri sayılırken yalnızca namazdan ve oruçtan bahsedilmez; aynı zamanda onların boş sözlerden yüz çevirdiği, iffetlerini koruduğu, emanetlerine ihanet etmediği, yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürüdüğü, affedici olduğu vurgulanır. Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), “Mümin, insanların canları ve malları hususunda kendisine güvendiği kimsedir” buyurarak, kâmil imanın aynasının “güvenilirlik ve güzel ahlak” olduğunu ilan etmiştir. Şekilde kalan bir iman kalbi temizlemez; asıl marifet, o imanı hayata giydirebilmektir.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (KÂMİL MÜMİN)
Kalbin Titremesi ve Ahlakın Yüceliği
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ اللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ آيَاتُهُ زَادَتْهُمْ إِيمَانًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ Okunuşu: İnnemel-mü’minûnellezîne izâ zükirallâhu vecilet kulûbühüm ve izâ tüliyet aleyhim âyâtühû zâdethüm îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn. 1. “Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah’u Teala anıldığı zaman kalpleri ürperir. O’nun ayetleri kendilerine okunduğunda imanlarını artırır ve onlar sadece Rablerine tevekkül ederler.” [Kaynak: Enfâl Sûre-i Şerif’i]:[2]
قَدْ أَفْلَحَ الْمُؤْمِنُونَ ۞ الَّذِينَ هُمْ فِي صَلَاتِهِمْ خَاشِعُونَ Okunuşu: Kad eflehal-mü’minûn. Ellezîne hüm fî salâtihim hâşiûn. 2. “Müminler gerçekten kurtuluşa ermişlerdir. Onlar ki, namazlarında huşu içindedirler (kalplerini masivadan temizleyerek Hakka yönelirler).” [Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[1-2]
وَالَّذِينَ هُمْ عَنِ اللَّغْوِ مُعْرِضُونَ Okunuşu: Vellezîne hüm anil-lağvi mu’ridûn. 3. “Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden (gıybetten, malayaniden) yüz çevirirler.” [Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[3]
وَالَّذِينَ هُمْ لِفُرُوجِهِمْ حَافِظُونَ Okunuşu: Vellezîne hüm li-fürûcihim hâfizûn. 4. “Onlar ki, iffetlerini (namuslarını) korurlar.” [Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[5]
وَالَّذِينَ هُمْ لِأَمَانَاتِهِمْ وَعَهْدِهِمْ رَاعُونَ Okunuşu: Vellezîne hüm li-emânâtihim ve ahdihim râûn. 5. “Yine onlar ki, emanetlerine ve verdikleri sözlere riayet ederler (vefalıdırlar).” [Kaynak: Mü’minûn Sûre-i Şerif’i]:[8]
وَعِبَادُ الرَّحْمَٰنِ الَّذِينَ يَمْشُونَ عَلَى الْأَرْضِ هَوْنًا وَإِذَا خَاطَبَهُمُ الْجَاهِلُونَ قَالُوا سَلَامًا Okunuşu: Ve ıbâdür-rahmânillezîne yemşûne alel-ardı hevnen ve izâ hâtabehümül-câhilûne kâlû selâmâ. 6. “Rahmân’ın (has) kulları (olan müminler), yeryüzünde vakar ve tevazu ile yürürler. Cahiller onlara laf attığında (bulaştığında) ise, ‘Selâm’ der geçerler.” [Kaynak: Furkân Sûre-i Şerif’i]:[63]
وَالَّذِينَ يَجْتَنِبُونَ كَبَائِرَ الْإِثْمِ وَالْفَوَاحِشَ وَإِذَا مَا غَضِبُوا هُمْ يَغْفِرُونَ Okunuşu: Vellezîne yectenibûne kebâiral-ismi vel-fevâhişe ve izâ mâ ğadıbû hüm yağfirûn. 7. “Onlar, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınırlar; öfkelendikleri zaman da (kalplerini kinden temizleyerek) affederler.” [Kaynak: Şûrâ Sûre-i Şerif’i]:[37]
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ ثُمَّ لَمْ يَرْتَابُوا وَجَاهَدُوا بِأَمْوَالِهِمْ وَأَنْفُسِهِمْ فِي سَبِيلِ اللَّهِ ۚ أُولَٰئِكَ هُمُ الصَّادِقُونَ Okunuşu: İnnemel-mü’minûnellezîne âmenû billâhi ve rasûlihî sümme lem yertâbû ve câhedû bi-emvâlihim ve enfüsihim fî sebîlillâh; ülâike hümüs-sâdikûn. 8. “Gerçek müminler ancak, Allah’u Teala‘ya ve Resulüne iman eden, sonra (imanlarında) hiçbir şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte sadık (doğru) olanlar onlardır.” [Kaynak: Hucurât Sûre-i Şerif’i]:[15]
إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ إِخْوَةٌ فَأَصْلِحُوا بَيْنَ أَخَوَيْكُمْ ۚ وَاتَّقُوا اللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ Okunuşu: İnnemel-mü’minûne ıhvetün fe-aslihû beyne ehaveyküm vettekullâhe lealleküm türhamûn. 9. “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin (nifaktan temizleyin) ve Allah’u Teala‘dan korkun ki esirgenesiniz.” [Kaynak: Hucurât Sûre-i Şerif’i]:[10]
وَيُؤْثِرُونَ عَلَىٰ أَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ Okunuşu: Ve yü’sirûne alâ enfüsihim ve lev kâne bihim hasâsah. 10. “…Kendileri zaruret (ihtiyaç) içinde bulunsalar bile, (kardeşlerini) kendi nefislerine tercih ederler (diğergamdırlar)…” [Kaynak: Haşr Sûre-i Şerif’i]:[9]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri ve Ölçüleri
1. MÜMİNİN KİMLİĞİ GÜVENDİR “Müslüman, dilinden ve elinden diğer müslümanların selâmette olduğu (zarar görmediği) kimsedir. Mümin ise, insanların canları ve malları hususunda kendisine (tam manasıyla) güvendiği kimsedir.” [Kaynak: Tirmizî, Îmân]:[12]
2. KENDİSİ İÇİN İSTEDİĞİNİ… “Sizden biriniz, kendi nefsi için sevip arzu ettiği (hayır ve iyilikleri) din kardeşi için de arzu etmedikçe (kalbini bencillikten tamamen temizlemedikçe) hakiki manada mümin olamaz.” [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[7]
3. BİRBİRİNE KENETLENMİŞ BİNA “Mümin, mümin kardeşine karşı, parçaları birbirini bağlayıp sıkıca kenetleyen bir bina (tuğlaları) gibidir.” (Efendimiz bunu söylerken parmaklarını birbirine geçirerek göstermiştir). [Kaynak: Buhârî, Salât]:[88]
4. BAL ARISI MİSALİ “Nefsim kudret elinde olan Allah’u Teala‘ya yemin olsun ki, müminin misali bal arısı gibidir: Tertemiz (helal) yer, tertemiz (güzel) şeyler üretir. Bir çiçeğe (veya dala) konduğu zaman onu kırmaz ve dökmez.” [Kaynak: Ahmed bin Hanbel, el-Müsned]
5. İKİ DEFA SOKULMAZ “Mümin, (feraset ve basiret sahibidir), bir delikten (aynı hataya veya tuzağa düşerek) iki defa sokulmaz.” [Kaynak: Buhârî, Edeb]:[83]
6. MİSK TAŞIYAN GİBİDİR “Müminin durumu misk satan kimse gibidir. Onunla beraber yürüsen güzel koku alırsın, otursan güzel koku alırsın, ortaklık yapsan sana yine güzel koku (hayır) bulaşır.” [Kaynak: Ebû Dâvûd, Edeb]
7. KÖTÜ SÖZLÜ OLAMAZ “Gerçek mümin; ayıplayan, lanet okuyan, kötü söz söyleyen ve ahlaksızlık yapan (dilini bu kirlerden temizlememiş) kimse değildir.” [Kaynak: Tirmizî, Birr]:[48]
8. MÜMİNİN ŞAŞILACAK HALİ “Müminin işine şaşılır! Onun bütün işleri onun için hayırdır. Kendisine bir iyilik (bolluk) isabet ederse şükreder, bu onun için hayır olur. Bir darlık (musibet) isabet ederse sabreder, bu da onun için hayır olur.” [Kaynak: Müslim, Zühd]:[64]
9. ÜNSİYET EDEN VE EDİLEN “Mümin, cana yakındır (insanlarla iyi geçinir, ünsiyet eder) ve kendisiyle kolayca dostluk (ünsiyet) kurulur. Kimseyle dost olmayan ve kendisiyle dost olunamayan kimsede hayır yoktur.” [Kaynak: Ahmed bin Hanbel, el-Müsned]
10. HAYA İMANDANDIR “İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü ‘Lâ ilâhe illallâh’ demek, en aşağısı yoldan eziyet veren bir şeyi kaldırmaktır. Haya (utanma duygusu) da imandan (müminin en büyük özelliklerinden) bir şubedir.” [Kaynak: Buhârî, Îmân]:[3]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Mümin, gül bahçesi gibidir; diken atana dahi gül kokusu sunar. Sen kalbini kinden ve hasetten temizle ki, bastığın her yer senin o nurlu imanından nasiplensin.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda kâmil mümin, başkasının kusurunu örten, kendi kusuruyla dertlenendir. Başkasının ayıbını deşen bir kalp, henüz imanın nuruyla hakiki manada temizlenmemiştir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Dervişlik dedikleri hırka ile taç değil / Gönlün derviş eyleyen hırkaya muhtaç değil.” Şekilde mümin olmak kolaydır, asıl marifet gönlü hakiki imanla donatmaktır.
– Bizim Yunus
“Mümin, bir hata yaptığında kalbi dağların ağırlığı altında eziliyormuş gibi sızlayan, münafık ise günahı burnunun ucuna konmuş ve uçup gidecek bir sinek gibi gören kimsedir.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Mümin odur ki, yalnız kaldığında da kalabalıkta olduğunda da Rabbiyle olan edebini bozmaz. Kalbini riyadan temizle ki, amelin ihlas bulsun.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. ALİ’NİN (R.A) HUSUMETİ TERK ETMESİ Hendek Savaşı’nda Hz. Ali (r.a), azılı bir müşriği yere yatırmış, tam kılıcını vuracakken adam Hz. Ali’nin mübarek yüzüne tükürdü. Hz. Ali (r.a) o an kılıcını indirdi ve adamı bıraktı. Adam şaşkınlıkla: “Neden beni öldürmedin?” diye sorunca, Hz. Ali şu muazzam mümin duruşunu sergiledi: “Ben seni Allah’u Teala‘nın rızası için vuracaktım. Sen yüzüme tükürünce içime nefsimin öfkesi karıştı. Nefsim için bir cana kıymaktan Allah’u Teala‘ya sığınırım.” Kalbini nefsin intikamından temizleyen bu hareket karşısında o müşrik hemen müslüman oldu. [Kaynak: Mevlânâ, Mesnevî]
2. HZ. ÖMER’E (R.A) HAKKINI HELAL EDEN SAHABE Hz. Ömer (r.a) halifeliği zamanında bir gece yolda giderken ashabdan birine yanlışlıkla çarptı ve adamın canı acıdı. Adam sinirlenerek: “Sen kör müsün?” diye bağırdı. Etraftakiler adama çıkışıp “O Halifedir, nasıl böyle konuşursun!” diyecekken, Hz. Ömer (r.a) büyük bir tevazu ile: “Hayır, ben kör değilim ama karanlıkta göremedim, hakkını helal et” dedi. Kamil mümin, elinde güç varken bile kibrini ayaklar altına alıp, yeryüzünde tevazu ile (Furkan 63) yürüyendir. [Kaynak: İbnü’l-Cevzî, Menâkıb-ı Ömer]
3. YERMÜK SAVAŞINDAKİ DİĞERGAMLIK Yermük Savaşı’nda yaralılar arasında dolaşan Huzeyfe el-Adevi (r.a), amcasının oğluna bir tas su götürdü. O tam içecekken yandaki yaralı “Su” diye inledi. O, suyu içmeyip hemen ona gönderdi. O yaralı tam içecekken bir başkası inledi, o da suyu içmeyip diğerine yolladı. Su üçüncü kişiye vardığında o şehit olmuştu. Geri dönene kadar üçü de suyu içemeden şehit düştü. Kendi canı pahasına kardeşini (Haşr 9) tercih etmek, mümin kalbinin ulaştığı en yüce temizlik ve diğergamlıktır. [Kaynak: Hâkim, el-Müstedrek]
4. EMANETİ TESLİM EDEN MÜMİN BİLİNCİ Bizans’la yapılan savaşlardan birinde, bir müslüman askerin eline düşman karargahından ele geçen paha biçilmez bir mücevher kutusu geçmişti. Gece karanlığında, kimsenin kendisini görmediği bir anda, bu ganimeti gizlice komutanın çadırına bırakıp adını bile söylemeden dönüp gitti. Komutan bu eşsiz hazineyi getiren askeri bulmak isteyince, asker yüzünü gizleyerek: “Ben bunu halifeye veya komutana değil, beni karanlıkta da gören Allah’u Teala‘ya teslim ettim” dedi. Mümin, emanete (Mü’minun 8) gizlide ve açıkta ihanet etmeyendir. [Kaynak: Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk]
5. HZ. EBU BEKİR’İN (R.A) AFFI Hz. Aişe’ye (r.a) atılan iftira (İfk hadisesi) sırasında, iftirayı yayanlar arasında Hz. Ebu Bekir’in (r.a) maddi yardımda bulunduğu akrabası Mistah da vardı. Gerçek ortaya çıkıp Aişe validemiz aklanınca, Hz. Ebu Bekir bir daha Mistah’a yardım etmeyeceğine dair yemin etti. Bunun üzerine Nur Suresi 22. ayeti indi: “İçinizden faziletli olanlar akrabaya… yardım etmemeye yemin etmesinler. Affetsinler, hoş görsünler. Allah’u Teala‘nın sizi bağışlamasını sevmez misiniz?” Hz. Ebu Bekir anında gözyaşı döküp “Elbette Rabbimin beni bağışlamasını isterim” dedi, kalbini öfkeden temizledi ve yardıma aynen devam etti. [Kaynak: Buhârî, Megâzî]:[34]
Nefis Muhasebesi: Ahlak ve İman Aynası
(Kâmil bir mümin özelliklerini taşıyıp taşımadığımızı tartmak için soralım)
  • Bir ticarette veya sırrın paylaşılmasında, etrafımdaki insanlar “Bu elinden ve dilinden zarar gelmeyecek emin bir müslümandır” diyerek bana tam bir güven (emanet) duyabiliyorlar mı?
  • “Müminler kardeştir” ayetini okurken, kalbimi mümin kardeşlerime karşı duyduğum haset, kin ve kibirden manen temizleyebiliyor muyum?
  • Hz. Ali (r.a) gibi, bana kötülük yapanı kendi nefsim için değil de sırf Allah’u Teala rızası için affedebilecek o yüce ahlaka erebildim mi?
  • Allah’u Teala‘nın adı anıldığında veya bir ayeti okunduğunda, kalbimde dünyevi hesapları susturan o ilahi ürpertiyi ve huşuyu (Enfal 2) hissedebiliyor muyum?
  • Girdiğim bir mecliste gıybet, yalan veya laf taşıma gibi günahlara ortak mı oluyorum; yoksa “Mümin bal arısı gibidir, sadece temiz şeyler üretir” hadisinin şuuruna erdim mi?
“Müminler Ancak O Kimselerdir Ki…”
اللَّهُمَّ اهْدِنِي لِأَحْسَنِ الْأَخْلَاقِ لَا يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلَّا أَنْتَ، وَاصْرِفْ عَنِّي سَيِّئَهَا لَا يَصْرِفُ عَنِّي سَيِّئَهَا إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu: Allâhümmeh-dinî li-ahsenil-ahlâkı lâ yehdî li-ahsenihâ illâ ente, vasrif annî seyyiehâ lâ yasrifu annî seyyiehâ illâ ente.

Ey Allah’ım! Beni ahlakın en güzeline eriştir; onun en güzeline ancak Sen eriştirirsin. Kötü ahlakı da benden uzaklaştır; onu benden ancak Sen uzaklaştırırsın. (Kalplerimizi nifaktan, dillerimizi yalandan ve ahlakımızı her türlü kirden manen temizle. Bizi, Kur’an’ın övdüğü o kâmil müminlerin arasına dâhil eyle Yâ Rabbi!)”
[Kaynak: Müslim, Müsâfirîn]:[201]
Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazlarında ve dualarında sıklıkla Rabbine yakardığı; kulun kendi acziyetini bilerek güzel ahlakı ancak Hak’tan dilediği o eşsiz dua.

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler