Kabir Ziyareti
Arefe Günü Hürmeti, Ahiret Şuuru ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
ÖLÜMÜ HATIRLAMA VE TEVHİD VİRDİ
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ
“Lâ ilâhe illallâh”
(Hüküm ve mülk bütünüyle Kendisine ait olan, ortağı bulunmayan ve kulunu ölümle uyandıran **Allah’u Teâlâ**’dan başka ilah yoktur.)
0
Günlük Hedef: Kalbi Dünya Sevgisinden Temizleyip Kabir Ehlinin Ruhuna Bağışlamak İçin (100+)
“Kabirleri ziyaret ediniz; çünkü bu size ahireti hatırlatır.”
**[Kaynak: Müslim, Cenâiz]:[108]**
**[Kaynak: Müslim, Cenâiz]:[108]**
Arefe günü, bayramın taze neşesinden ve dünyevi meşgalelerinden hemen önce, asıl vatanımız olan ahireti tefekkür etmek için muazzam bir fırsattır. Bu mübarek günde kabir kapılarını aşındırmak, sadece vefat eden geçmişlerimize vefa göstermek ve onlara Yâsîn-i Şerîf okumak için değildir; asıl bıçağın altına yatacak olan kendi azgın nefsimizin fâniliğini aynada izlemektir. Sessizce yatan o taşlar, insana dünyada biriktirdiği malın, mülkün ve kibrin ne kadar boş olduğunu haykırır. Kâmil bir mümin, arefe günü sessiz kabristana girdiğinde kalbini dünyanın geçici heveslerinden manen temizleyen; “Dün onlar buradaydı, yarın sıra bende” şuuruna eren kimsedir. Kabir ziyareti, sevinç gününden önce nefse vurulan manevi bir dizgindir.
KUR’AN-I KERİM’DE FANİLİK VE DÖNÜŞ YERİ
Her Can Ölümü Tadacaktır
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ۗ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
Okunuşu: Küllü nefsin zâikatül-mevt; ve innemâ tüveffevne ücûraküm yevmel-kıyâmeh.
1. “Her can ölümü tadacaktır. Kıyamet günü amellerinizin karşılığı size eksiksiz olarak verilecektir…”
**[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[185]**
أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ ۞ حَتَّىٰ زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ
Okunuşu: Elhâkümüt-tekâsür. Hattâ zürtümül-mekâbir.
2. “Çoklukla övünmek (mal ve evlat çoğaltma yarışı) sizi o kadar oyaladı ki, nihayet kabirleri ziyaret ettiniz (ölüp oraya girdiniz).”
**[Kaynak: Tekâsür Sûre-i Şerif’i]:[1-2]**
كُلُ Check مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ ۞ وَيَبْقَىٰ وَجْهُ رَبِّكَ ذُو الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Okunuşu: Küllü men aleyhâ fân. Ve yebkâ vechü rabbike zül-celâli vel-ikrâm.
3. “Yeryüzünde bulunan her şey fanidir. Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır.”
**[Kaynak: Rahmân Sûre-i Şerif’i]:[26-27]**
HADİS-İ ŞERİFLERDEN NURLAR
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Sünneti ve Selamı
1. KABİR EHLİNE SELAM VERMEK
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabristana gittiğinde şöyle selam verirdi: “Es-selâmü aleyküm yâ ehled-diyâr minel-mü’minîne vel-müslîmîn. Ve innâ inşâallâhu biküm lâhikûn. Es’elullâhe lenâ ve lekümül-âfiyeh.” (Ey mümin ve müslüman diyarın halkı! Selam üzerinize olsun. İnşallah biz de size katılacağız. **Allah’u Teâlâ**’dan bizim ve sizin için afiyet dilerim.)
**[Kaynak: Müslim, Cenâiz]:[104]**
2. AKILLI KİMSE KİMDİR?
“Akıllı kimse, nefsini hesaba çeken (kibrini ve kötülüklerini temizleyen) ve ölümden sonrası için salih ameller işleyendir. Aciz kimse ise, nefsini heveslerine uydurup, sonra da **Allah’u Teâlâ**’dan (bağışlanma) umandır.”
**[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[25]**
3. EN BÜYÜK NASİHATÇİ
“Nasihatçi olarak ölüm (ve kabirlerin o derin sessizliği) insana yeter.” Mümin için arefe gününün sessiz tefekkürü, vaazların en büyüğüdür.
**[Kaynak: Beyhakî, Şuabu’l-Îmân]**
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Kabristana git de gör; orada ne diller susmuş, ne koca sultanlar un ufak olmuş toprak altında yatıyor. Sen hala arefe günü çarşıda, pazarda ‘Ben ne giyeceğim, ne yiyeceğim’ telaşıyla kalbini kirletiyorsun. Git ve toprağa bak da temizlen.”
– Hz. Mevlânâ
“Mürşidimizin kapısı kalbi diriltmek içindir, kabristan ise nefsi öldürmek içindir. Arefe günü mezar taşlarına elini sür ve de ki: ‘Ey nefsim, bak burası senin de nihai durağındır, yalanı bırak.'”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Gelenler geçer dediler / Konanlar göçer dediler / Ecel şerbetin içer dediler.” Malına, mülküne güvenen saray sahipleri nerede? Kara toprak hepsini yuttu.
– Bizim Yunus
“Kabir ziyareti, insanın dünyaya olan hırs bağlarını kesen en keskin bıçaktır. Arefe günü çarşıların kalabalığından kaçıp mezarlığın tenhalığına sığınan, kalbini tam manasıyla tasaffi ettirmiş (temizlemiş) olur.”
– İmam Gazâlî
“Ey insanoğlu! Bayram günü süslenip gezeceksin diye bugün kabirdeki babanın, ananın ruhunu bir Yâsîn’den mahrum bırakma. Onlar senden bir hediye bekler, sen ise fani dünyanın peşinde koşuyorsun.”
– Abdülkadir Geylânî
Nefis Muhasebesi: Kabir Başında Baş Başa
(Arefe günü mezarlıkta seccademizi serip nefsimize soralım)
- Yarın bayram namazına, akraba ziyaretine neşe içinde gitmeyi planlarken; bir sonraki bayramı şu kara toprağın altında geçirmeyeceğime dair elinizde bir senedim var mı?
- Kabirdeki sessiz taşlar bana ‘Dünya yalandır’ diye bağırırken; ben hala ufacık para, makam veya zevk pürüzleri için insanlara kin besleyip kalbimi kirletiyor muyum?
- Geçmişlerimin mezarı başındaki otları temizlerken; kendi kalbimin içindeki o sinsi günah, kibir ve haset otlarını da tevbe ile manen temizliyor muyum?
- Bizim Yunus’un dediği gibi, ‘Gelen geçer, konan göçer’ hakikatini unutup, şu fani dünyada hiç ölmeyecek gibi hırsla mı saraylar kuruyorum?
- Mezardaki vefat etmiş yakınlarım benden bir Fatiha, bir dua beklerken; ben arefe gününün o kıymetli saatlerini alışveriş çılgınlığı ve dünya lafıyla ziyan mı ediyorum?
“Her Can Ölümü Tadacaktır…”
“Ey **Allah’u Teâlâ**! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi (kabir ehlini), burada hazır bulunanlarımızı, bulunmayanlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi bağışla! Kalplerimizi her türlü dünya hırsından manen temizle. Bizleri, arefe gününün ve yaklaşan bayramın hürmetine ahiret şuuruna eren ve son nefesinde imanla huzuruna gelen has kullarından eyle!”
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِحَيِّنَا وَمَيِّتِنَا وَشَاهِدِنَا وَغَائِبِنَا وَصَغِيرِنَا وَكَبِيرِنَا
Okunuşu: Allâhümmeğfir li-hayyinâ ve meyyitinâ ve şâhidinâ ve gâibinâ ve sağîrinâ ve kebîrinâ.
“Ey **Allah’u Teâlâ**! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi (kabir ehlini), burada hazır bulunanlarımızı, bulunmayanlarımızı, küçüklerimizi ve büyüklerimizi bağışla! Kalplerimizi her türlü dünya hırsından manen temizle. Bizleri, arefe gününün ve yaklaşan bayramın hürmetine ahiret şuuruna eren ve son nefesinde imanla huzuruna gelen has kullarından eyle!”
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
