BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

İtaatin Ebedî Mükafatı

Peygamberlerle Beraberlik, Takva ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
TAKVA VE BERABERLİK VİRDİ
اللَّهُمَّ اجْعَلْنَا مِنَ الْمُتَّقِينَ الْأَبْرَارِ
“Allâhümme’c-alnâ minel-müttakînel-ebrâr.”
(Ey Allah’ım! Kalbimizi gafletten temizle ve bizi iyilik ehli olan muttakilerden, takva sahiplerinden eyle!)
0
Günlük Hedef: Yüzleri Parıldayan Konuklardan Olmak Niyetiyle (100+)
“Kim Allah’u Teala‘ya ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’u Teala‘nın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve sâlihlerle beraberdirler…”
[Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[69]
Ahiret yurdu, dünyadaki amellerin, sevgilerin ve itaatlerin neticesinin hasat edildiği ebedî bir vuslat mekanıdır. Kıyamet koptuğunda, dünyada Allah’u Teala‘nın ve Resulü’nün emirlerine samimiyetle boyun eğenler, kalplerini kin, riya ve isyan pasından gözyaşı ve istiğfarla manen temizleyenler, Mahşer meydanına sıradan insanlar olarak değil; Rahman’ın özel konukları, “muttakiler heyeti” olarak çağrılacaklardır. O gün birtakım yüzler keder ve utançtan kararırken, itaatkârların yüzleri nur gibi parıldayacak, sevinç içinde güleceklerdir. Çünkü onlar dünyadayken peygamberleri, sıddıkları ve şehitleri sevmiş, onların ahlakıyla ahlaklanmak için çabalamışlardır. “Kişi sevdiğiyle beraberdir” sırrınca; fani heveslerden vazgeçip Hakka itaat edenler, cennette o yüce kervanın en güzel arkadaşları olacaklardır.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM (İTAAT VE MÜJDE)
Rahman’ın Konukları ve Nurlu Yüzler
وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَالرَّسُولَ فَأُولَٰئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ ۚ وَحَسُنَ أُولَٰئِكَ رَفِيقًا Okunuşu: Ve men yutiıllâhe ver-rasûle fe-ülâike meallezîne en’amellâhu aleyhim minen-nebiyyîne ves-sıddîkîne veş-şühedâi ves-sâlihîn; ve hasüne ülâike rafîkâ. 1. “Kim Allah’u Teala‘ya ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar Allah’u Teala‘nın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel birer arkadaştırlar!” [Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[69]
ذَٰلِكَ الْفَضْلُ مِنَ اللَّهِ ۚ وَكَفَىٰ بِاللَّهِ عَلِيمًا Okunuşu: Zâlikel-fadlü minellâh; ve kefâ billâhi alîmâ. 2. “İşte (itaatkârlara yapılan) bu ihsan (ve lütuf) Allah’u Teala‘dandır. Her şeyi bilici olarak Allah’u Teala yeter.” [Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[70]
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّقِينَ إِلَى الرَّحْمَٰنِ وَفْدًا Okunuşu: Yevme nahşürul-müttakîne iler-rahmâni vefdâ. 3. “Muttakileri (kalplerini günahlardan koruyup temizleyenleri) o gün Rahman’ın huzurunda O’na gelmiş konuklar (özel bir heyet) olarak toplarız.” [Kaynak: Meryem Sûre-i Şerif’i]:[85]
وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ مُسْفِرَةٌ ۞ ضَاحِكَةٌ مُسْتَبْشِرَةٌ Okunuşu: Vücûhün yevmeizin müsferah. Dâhiketün müstebşirah. 4. “O gün birtakım yüzler vardır parıl parıldır, (kavuşacakları lütuflardan dolayı) gülmekte ve sevinmektedirler.” [Kaynak: Abese Sûre-i Şerif’i]:[38-39]
وَمَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ فَازَ فَوْزًا عَظِيمًا Okunuşu: Ve men yutiıllâhe ve rasûlehû fe-kad fâze fevzen azîmâ. 5. “…Kim Allah’u Teala‘ya ve Resulüne itaat ederse, muhakkak ki o, büyük bir kurtuluşa (ve saadete) ermiştir.” [Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[71]
وَسِيقَ الَّذِينَ اتَّقَوْا رَبَّهُمْ إِلَى الْجَنَّةِ زُمَرًا Okunuşu: Ve sîkallezînet-tekav rabbehüm ilel-cenneti zümerâ. 6. “Rablerine karşı gelmekten sakınanlar (muttakiler) ise bölük bölük (şerefli kafileler halinde) cennete sevk edilirler…” [Kaynak: Zümer Sûre-i Şerif’i]:[73]
وَسَارِعُوا إِلَىٰ مَغْفِرَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ وَجَنَّةٍ عَرْضُهَا السَّمَاوَاتُ وَالْأَرْضُ أُعِدَّتْ لِلْمُتَّقِينَ Okunuşu: Ve sâriû ilâ mağfiratin min rabbiküm ve cennetin arduhes-semâvâtu vel-ardu üıddet lil-müttakîn. 7. “Rabbinizin mağfiretine ve takva sahipleri (kalbini haramlardan temizleyenler) için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşuşun!” [Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[133]
وَأُزْلِفَتِ الْجَنَّةُ لِلْمُتَّقِينَ غَيْرَ بَعِيدٍ ۞ هَٰذَا مَا تُوعَدُونَ لِكُلِّ أَوَّابٍ حَفِيظٍ Okunuşu: Ve üzlifetil-cennetü lil-müttakîne ğayra baîd. Hâzâ mâ tûadûne li-külli evvâbin hafîz. 8. “Cennet de muttakilere yaklaştırılır, zaten uzak değildir. İşte size vaat edilen budur; daima tövbe ile Allah’u Teala‘ya dönen (kalbini temizleyen) ve sınırlarını koruyan herkes için…” [Kaynak: Kâf Sûre-i Şerif’i]:[31-32]
يَا أَيَّتُهَا النَّفْسُ الْمُطْمَئِنَّةُ ۞ ارْجِعِي إِلَىٰ رَبِّكِ رَاضِيَةً مَرْضِيَّةً ۞ فَادْخُلِي فِي عِبَادِي Okunuşu: Yâ eyyetühen-nefsül-mutme-inneh. İrciî ilâ rabbiki râdıyeten merdıyyah. Fedhulî fî ıbâdî. 9. “Ey mutmain (Hakka itaatle huzur bulmuş) nefis! Sen O’ndan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön! Seçkin (salih) kullarımın arasına katıl!” [Kaynak: Fecr Sûre-i Şerif’i]:[27-29]
مَنْ عَمِلَ صَالِحًا مِنْ ذَكَرٍ أَوْ أُنْثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُ حَيَاةً طَيِّبَةً Okunuşu: Men amile sâlihan min zekerin ev ünsâ ve hüve mü’minün fe-lenuhyiyennehû hayâten tayyibeh. 10. “Erkek veya kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona (dünyada ve ahirette) tertemiz, güzel bir hayat yaşatacağız…” [Kaynak: Nahl Sûre-i Şerif’i]:[97]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. KİŞİ SEVDİĞİYLE BERABERDİR Bir adam gelip “Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu. Efendimiz “Onun için ne hazırladın?” buyurdu. Adam “Çok namaz ve orucum yok lakin Allah’u Teala‘yı ve Resulünü çok seviyorum” deyince Efendimiz: “Kişi sevdiğiyle beraberdir” buyurdu. [Kaynak: Buhârî, Edeb]:[96]
2. ALLAH KALPLERE BAKAR “Şüphesiz ki Allah’u Teala, sizin bedenlerinize ve suretlerinize bakmaz. Fakat O, sizin kalplerinize (ne kadar temizlendiğine) ve amellerinize (itaatinize) bakar.” [Kaynak: Müslim, Birr]:[33]
3. RAHMAN’IN HEYETİ (KONUKLARI) “Müminler kıyamet günü kabirlerinden kalktıklarında (hesap alanına yürümezler), Rahman olan Allah’u Teala‘nın huzuruna en kıymetli binekler üzerinde, şerefli konuklar (vefd) olarak ağırlanarak götürülürler.” [Kaynak: Hâkim, el-Müstedrek]
4. İTAATİN SIRRI “Kim bana itaat ederse Allah’u Teala‘ya itaat etmiştir. Kim bana isyan ederse Allah’u Teala‘ya isyan etmiştir.” [Kaynak: Buhârî, Ahkâm]:[1]
5. YÜZ ÇEVİRENLER HARİÇ “Yüz çevirenler hariç, ümmetimin hepsi cennete girecektir.” Sahabeler: “Kim yüz çevirir Ya Resulallah?” dediklerinde: “Bana itaat eden cennete girer, isyan eden ise yüz çevirmiş demektir.” [Kaynak: Buhârî, İ’tisâm]:[2]
6. NURDAN MİNBERLERDEKİLER “Kıyamet günü Allah’u Teala için birbirini seven muttakiler, peygamberlerin ve şehitlerin bile imreneceği nurdan minberler üzerindedirler.” [Kaynak: Tirmizî, Zühd]:[53]
7. DÜRÜST VE İTAATKÂR TÜCCAR “Doğru ve güvenilir tüccar (işinde hile yapmayıp kalbini haramdan temizleyen kimse), kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir.” [Kaynak: Tirmizî, Büyû]:[4]
8. KİMİNLE HAŞROLACAĞININ MÜJDESİ Hz. Ali (r.a) anlatır: Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hasan ile Hüseyin’in ellerinden tuttu ve şöyle buyurdu: “Kim beni, bu ikisini, babalarını ve annelerini severse kıyamet gününde benimle aynı derecede (beraber) olur.” [Kaynak: Tirmizî, Menâkıb]:[20]
9. İMANINI KEMALE ERDİRENLER “Kim Allah’u Teala için sever, O’nun için buğz eder, O’nun için verir ve O’nun rızası için engel olursa imanını kemale erdirmiş (kalbini tam manasıyla temizlemiş) olur.” [Kaynak: Ebû Dâvûd, Sünnet]:[15]
10. DOLUNAY GİBİ PARLAYAN YÜZLER “Cennete girecek olan ilk zümrenin (itaatkârların) yüzleri, bulutsuz bir gecedeki dolunay gibi parıl parıl parlayacaktır…” [Kaynak: Buhârî, Bed’ül-Halk]:[8]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Ebedî dostluk, tenlerin değil, aynı istikamete (Hakka) dönük kalplerin dostluğudur. Dünyada nefsini itaat ile temizleyip Peygamberin ayak izine baş koyan, ahirette onun sancağı altında güler.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuz muhabbet ve ittibadır (uymaktır). Eğer kalbinde Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sevgisi varsa, bu sevgi seni itaatle manen temizler ve o Yüce Meclis’e (Peygamberler ve Sıddıklar meclisine) taşır.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Araya araya bulsam izini / İzinin tozuna sürsem yüzümü / Hak nasip eylese görsem yüzünü.” Gönlünü bu dünyada O’nun yoluna veren, yarın O’nun nurlu yüzünü mutlaka görür.
– Bizim Yunus
“Mahşer günü insanların yüzleri, dünyadaki kalplerinin rengini yansıtır. Dünyada kalbini günah karasından istiğfarla temizleyenlerin yüzü, ahirette dolunay gibi parıldar.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Kıyamette sıddıklarla, şehitlerle beraber olmayı arzuluyorsun lakin amelin fasıkların ameli! Kuru kuru ‘seviyorum’ demek yetmez; kalbini dünyadan temizle ve O’nun getirdiğine sımsıkı itaat et.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. SEVBÂN’IN (R.A) HASRETİ VE İNEN MÜJDE Nisâ Suresi 69. ayetin iniş sebebi (esbâb-ı nüzul) olan bu hadise muazzamdır: Efendimizin (s.a.v) hizmetkârı Sevban (r.a) bir gün sararmış, solmuş bir yüzle çıkageldi. Efendimiz “Neyin var?” deyince ağlayarak: “Ya Resulallah! Hasta değilim lakin seni o kadar çok seviyorum ki görmeyince dayanamıyorum. Aklıma ahiret geldi; sen orada peygamberlerin o en yüce makamında olacaksın. Ben cennete girsem bile aşağı mertebede olacağım için seni göremeyeceğim. Sensiz cenneti ne yapayım!” diyerek feryat etti. O an Cebrail (a.s) geldi ve şu müjdeyi indirdi: *”Kim Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, işte onlar peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir.”* [Kaynak: Vâhidî, Esbâbü’n-Nüzûl]
2. BANA ÇOKÇA SECDE EDEREK YARDIMCI OL Genç sahabe Rebîa bin Ka’b (r.a), geceleri Peygamber Efendimize (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) abdest suyu taşır, hizmet ederdi. Efendimiz (s.a.v) onun bu sadakatine karşılık: “Dile benden ne dilersen” buyurdu. Rebîa dünya malı yerine: “Cennette seninle beraber olmayı (sana arkadaş olmayı) isterim Ya Resulallah!” dedi. Efendimiz “Başka bir şey istemez misin?” dedi. O “Sadece bunu isterim” deyince, Kâinatın Efendisi: “Öyleyse çokça secde ederek (namaz kılıp nefsini temizleyerek) kendi nefsin için bana yardımcı ol” buyurdu. [Kaynak: Müslim, Salât]:[226]
3. HÂRİSE’NİN (R.A) ANNESİNE VERİLEN MÜJDE Bedir Savaşı’nda genç sahabe Hârise bin Sürâka (r.a) su içerken kör bir okla şehit düşmüştü. Annesi ağlayarak Kâinatın Efendisi’ne (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi: “Ya Resulallah! Hârise cennette ise sabredeceğim, değilse ona çok ağlayacağım” dedi. Efendimiz (s.a.v) gülümsedi: “Ey Hârise’nin annesi! Cennette tek bir derece yoktur, birçok cennet vardır. Senin oğlun ise itaatinden dolayı en yüce olan Firdevs Cennetine (peygamberlerin ve şehitlerin yanına) erişti!” [Kaynak: Buhârî, Megâzî]:[9]
4. HZ. EBU BEKİR’İN “SIDDIK” OLMASI Miraç gecesi Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mescid-i Aksa’ya ve göklere yükselip geldiğinde müşrikler alay ederek Hz. Ebu Bekir’e (r.a) koştular: “Senin arkadaşın bir gecede Kudüs’e gidip geldiğini söylüyor, buna da inanacak mısın?” dediler. O an Hz. Ebu Bekir (r.a) zerre kadar tereddüt etmeden, kalbini her türlü şüpheden temizlemiş bir itaatle: “Eğer o söylüyorsa, şüphesiz doğrudur! Ben onun gökten her an haber aldığına inanıyorum da buna mı inanmayacağım?” dedi. Bu mutlak itaati ona ebediyen “Sıddık” (en doğru tasdik edici) unvanını ve cennette peygamberlerin hemen ardındaki o şerefli makamı kazandırdı. [Kaynak: Hâkim, el-Müstedrek]
5. UHUD ŞEHİTLERİNİN SEVİNCİ Uhud Savaşı’nda şehit düşen sahabelerin ruhları cennette yeşil kuşların kandillerine konmuş, Rahman’ın nimetleriyle rızıklanıyorlardı. Yüzleri sevinçten parıldayarak Allah’u Teala‘nın huzuruna vardıklarında: “Ey Rabbimiz! Dünyadaki kardeşlerimize bizim ne kadar mutlu olduğumuzu, şehitlerin ve salihlerin arasında nasıl ağırlandığımızı kim haber verecek?” dediler. Allah’u Teala: “Bunu onlara Ben haber vereceğim” buyurdu ve Âl-i İmrân 169. ayeti inerek, itaatkârların o ebedi neşesini dünyaya müjdeledi. [Kaynak: Ebû Dâvûd, Cihâd]:[25]
Nefis Muhasebesi: İtaat ve Şefaat Aynası
(Peygamberlerle beraber olma müjdesine layık mıyız diye nefsimize soralım)
  • Nisâ 69. ayetindeki “peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberlik” şerefine kavuşmak için; bugün onların ahlakına ve sünnetine ne kadar itaat ediyorum?
  • Mahşer günü “yüzleri parıl parıldır, gülmekte ve sevinmektedirler” ayetindeki o nurlu zümreye katılabilmek için, kalbimi yalandan, haramdan ve kibrinden gözyaşlarıyla temizliyor muyum?
  • Hz. Ebu Bekir (r.a) gibi şüpheleri atıp “O dediyse doğrudur” diyebilecek kadar Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hadislerine ve sünnetine kayıtsız şartsız teslim miyim?
  • “Çokça secde ederek bana yardımcı ol” buyruğunu işittiğim halde; beni O’nunla komşu yapacak namazlarımı ve farzlarımı tembellikle ihmal mi ediyorum?
  • Ey Allah’ım, beni muttakilerin arasına kat diyerek dua ederken, o muttakilerin yaşadığı gibi takva dairesinde haramlardan titizlikle kaçınıyor muyum?
“Onlar Ne Güzel Birer Arkadaştırlar!…”
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ ۞ وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْآخِرِينَ
Okunuşu: Rabbi heblî hukmen ve elhıknî bis-sâlihîn. Vec’allî lisâne sıdkın fil-âhirîn.

Ey Allah’ım (Rabbim)! Bana hikmet ver ve beni sâlihler (iyiler) arasına kat. Benden sonra gelecekler içinde beni doğrulukla, iyilikle anılanlardan eyle. (Dünya imtihanında kalplerimizi isyan kirinden manen temizle; ahirette yüzü parıldayanlardan, Kâinatın Efendisi ile, sıddıklarla ve şehitlerle ebediyen cennette komşu olanlardan eyle Yâ Rabbi!)”
[Kaynak: Şuarâ Sûre-i Şerif’i]:[83-84]
Hz. İbrahim’in (Aleyhisselâm) hikmet dileyip, iyilerin (salihlerin) asil kervanına katılabilmek için Allah’u Teala‘ya yöneldiği o muazzam peygamber duası.

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler