KUR’AN-I KERİM KISSALARI
A’RÂF SURESİ: İLMİNİ SATAN ÂLİM
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
BAL’AM BİN BAURA’NIN SONU
Hz. Musa (a.s) döneminde yaşayan, kendisine “İsm-i Azam” gibi büyük ilimler ve manevi ayetler verilmiş bir âlim vardı (Rivayetlere göre Bal’am bin Baura). Ancak bu kişi, dünya malına, şöhrete ve yöneticilerin vaatlerine tamah ederek nefsine uydu. İlmini, hakka hizmet etmek yerine batılı savunmak ve dünyalık elde etmek için kullandı.
Allah’u Teala, bu kişinin manevi olarak nasıl çöktüğünü ve ilmini sırtından atıp şeytana nasıl uyduğunu şöyle anlatır:
Allah’u Teala, bu kişinin manevi olarak nasıl çöktüğünü ve ilmini sırtından atıp şeytana nasıl uyduğunu şöyle anlatır:
وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَاَ الَّذ۪ٓي اٰتَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا فَانْسَلَخَ مِنْهَا فَاَتْبَعَهُ الشَّيْطَانُ فَكَانَ مِنَ الْغَاو۪ينَ
“Vetlu aleyhim nebeellezî âteynâhu âyâtinâ fenseleha minhâ fe etbeahuş şeytânu fe kâne minel gâvîn.”
“(Ey Muhammed!) Onlara, kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp çıkan, böylece şeytanın peşine taktığı ve bu yüzden azgınlardan olan kişinin haberini oku.”
(A’râf Suresi, 175)
Oysa dileseydi, sahip olduğu o ilimle Allah katında yüksek derecelere çıkabilirdi. Fakat o, “ebedî” olanı bırakıp “geçici” olan dünyaya yapıştı, hevasının (arzularının) kölesi oldu. Allah’u Teala, ilmiyle amel etmeyen bu dünya düşkünü âlimin halini çok ibretlik bir benzetmeyle tasvir etti:
…وَلٰكِنَّهُٓ اَخْلَدَ اِلَى الْاَرْضِ وَاتَّبَعَ هَوٰيهُۚ فَمَثَلُهُ كَمَثَلِ الْكَلْبِۚ اِنْ تَحْمِلْ عَلَيْهِ يَلْهَثْ اَوْ تَتْرُكْهُ يَلْهَثْۜ…
“…Ve lâkinnehu ahlede ilel ardı vettebea hevâh, fe meseluhu ke meselil kelb, in tahmil aleyhi yelhes ev tetrukhu yelhes…”
“…Fakat o, dünyaya saplandı ve hevasına uydu. Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üzerine varsan da dilini sarkıtıp solur, kendi haline bıraksan da dilini sarkıtıp solur…”
(A’râf Suresi, 176)
Bu benzetme, dünya hırsının insanı nasıl doymaz hale getirdiğini gösterir. Köpek nasıl ki her durumda dilini sarkıtıp solursa; dünya hırsına kapılan âlim de ne kadar ilmi veya malı olursa olsun, manevi açlığını asla dindiremez, sürekli daha fazlası için çırpınır durur.
❞
İlim, insanın sırtında bir yük değil, yolunu aydınlatan bir kandil olmalıdır. Eğer ilim, sahibini takvaya ve tevazuya götürmüyorsa; sadece dünyalık elde etmek için kullanılıyorsa, bu durum kişiyi “soluyan bir köpek” gibi manevi sefalete sürükler.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v), ilmi dünyalık için kullananlar hakkında şöyle buyurmuştur:
“Kim Allah’ın rızası için öğrenilmesi gereken bir ilmi, sadece dünya menfaati elde etmek için öğrenirse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile duyamaz.”
(Bu hadis, ilmin sadece Allah rızası için tahsil edilmesi gerektiğini vurgular.)
(Ebû Dâvûd, İlim, 12; İbn Mâce, Mukaddime, 23)
“Kim Allah’ın rızası için öğrenilmesi gereken bir ilmi, sadece dünya menfaati elde etmek için öğrenirse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile duyamaz.”
(Bu hadis, ilmin sadece Allah rızası için tahsil edilmesi gerektiğini vurgular.)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
İlmin Sorumluluğu: İlim sahibi olmak yetmez, o ilimle ihlaslı amel etmek gerekir. Amelsiz ilim vebaldir.
Dünya Sevgisi: Kalbe yerleşen dünya sevgisi ve makam hırsı, en büyük âlimi bile yoldan çıkarıp rezil edebilir.
Şeytanın Tuzağı: Şeytan, cahili cehaletiyle kandırdığı gibi, âlimi de ilmiyle ve kibriyle kandırır.
Kuranî Benzetme: Allah’ın ayetlerini bilip de onları dünya için satanların hali, manevi bir açgözlülük (köpek misali) olarak tarif edilmiştir.
Ey Rabbimiz! İlmimizi faydalı kıl… 🌹
Dua (Hadis-i Şerif): “Allah’ım! Fayda vermeyen ilimden, huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten ve kabul olunmayan duadan Sana sığınırım.” (Müslim, Zikir, 73)
Ayet-i Kerime:
“Kulları içinde Allah’tan ancak âlimler (hakkıyla) korkar.” (Fâtır Suresi, 28)
Âmin, Yâ Alîm.
Ayet-i Kerime:
“Kulları içinde Allah’tan ancak âlimler (hakkıyla) korkar.” (Fâtır Suresi, 28)
Âmin, Yâ Alîm.
