BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

KUR’AN-I KERİM KISSALARI

BAKARA SURESİ: İLK İNSAN, İLK HALİFE
Bismillahirrahmânirrahîm. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
HZ. ADEM VE İBLİS’İN İMTİHANI
Allah’u Teala, kainatı yarattıktan sonra meleklerine yeryüzünde bir “halife” (temsilci) yaratacağını bildirdi. Melekler, daha önce yaratılan varlıkların yeryüzünde çıkardığı fitneleri bildikleri için hayretle sordular:
…قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ… “…Kâlû e tec’alu fîhâ men yufsidu fîhâ ve yesfikud dimâe, ve nahnu nusebbihu bi hamdike ve nukaddisu lek…” “Melekler: ‘Orada bozgunculuk yapacak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni hamd ile tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz’ dediler.” (Bakara Suresi, 30)
Allah’u Teala ise onlara: “Şüphesiz ben, sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu. Ardından Hz. Adem’i yarattı ve ona “bütün isimleri” (eşyanın hakikatini ve ilmi) öğretti. Sonra bunları meleklere sundu. Melekler bu ilim karşısında aciz kaldılar. Hz. Adem ise Rabbinden aldığı ilimle her şeyi tek tek sayınca melekler, insanın ilim yönüyle üstünlüğünü kabul ettiler.

Bunun üzerine büyük imtihan sahnesi başladı. Allah’u Teala, meleklere ve o sırada melekler arasında bulunan İblis’e (Şeytan’a), Adem’e hürmet secdesi yapmalarını emretti:
…فَسَجَدُٓوا اِلَّٓا اِبْل۪يسَۜ اَبٰى وَاسْتَكْبَرَ وَكَانَ مِنَ الْكَافِر۪ينَ “…Fe secedû illâ iblîs, ebâ vestekbere ve kâne minel kâfirîn.” “Meleklerin hepsi secde etti, ancak İblis (secde etmedi); direndi, büyüklendi (kibirlendi) ve kâfirlerden oldu.” (Bakara Suresi, 34)
İblis, “Ben ateştenim, o ise topraktan” diyerek ırkçılık ve kibir yaptı. Bu kibri yüzünden ebediyen lanetlendi. Hz. Adem ve eşi Hz. Havva ise cennete yerleştirildi ancak bir ağaca yaklaşmaları yasaklandı. İblis, intikam yemini ettiği için onları kandırıp yasak ağaçtan yemelerini sağladı. Bu hatadan sonra yeryüzüne indirildiler.

Ancak burada “Adem” ile “İblis” arasındaki fark ortaya çıktı. İblis hatasında inat edip kibrini sürdürürken, Hz. Adem hemen hatasını anladı ve Allah’u Teala‘ya yöneldi:
فَتَلَقّٰٓى اٰدَمُ مِنْ رَبِّه۪ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِۜ اِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّح۪يمُ “Fe telekkâ âdemu min rabbihî kelimâtin fe tâbe aleyh, innehu huvet tevvâbur rahîm.” “Derken Adem, Rabbinden birtakım kelimeler (dua sözleri) aldı ve Rabbine tövbe etti. O da tövbesini kabul buyurdu. Şüphesiz O, tövbeleri çokça kabul eden, çok merhamet edendir.” (Bakara Suresi, 37)
İblis’i helak eden “Ben ondan hayırlıyım” diyerek yaptığı kibir; Adem’i (a.s) yücelten ise “Rabbimiz biz kendimize zulmettik” diyerek yaptığı tevazu ve tövbedir. İnsan hata yapabilir, önemli olan Adem gibi yüzünü Allah’u Teala‘nın rahmet kapısına dönebilmektir.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v) kibrin ne kadar tehlikeli olduğunu şöyle ifade buyurmuştur:

“Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse cennete giremez.”
Bir adam: “İnsan elbisesinin ve ayakkabısının güzel olmasını sever (bu kibir midir?)” diye sorunca, Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdu:

“Şüphesiz ki Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir; hakkı inkâr etmek ve insanları küçük görmektir.
(Müslim, Îmân, 147)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Kibirden Sakınmak: İblis, binlerce yıl ibadet etmesine rağmen bir anlık kibri yüzünden her şeyini kaybetti. Kibir, manevi bir intihardır.
İlmin Üstünlüğü: Allah’u Teala, insanı meleklerden “ilim” (eşyanın ismini ve hakikatini bilme) özelliği ile üstün kılmıştır.
Tövbenin Gücü: Günah işlemek insanın fıtratında vardır; asıl fazilet, Hz. Adem gibi ısrar etmeyip hemen tövbe etmektir.
Hata ve Özür: İblis suçunu savunup Allah’ı suçladı, Adem (a.s) ise suçunu kabul edip özür diledi. Kurtuluş itiraftadır.
Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik… 🌹
Dua (Hz. Adem ve Havva’nın Duası):
“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz.” (A’râf Suresi, 23)

Müjde: Allah’u Teala buyurdu:
“Ey Ademoğlu! Sen bana dua ettiğin ve benden ümitvar olduğun sürece, işlediğin günahlar ne kadar çok olursa olsun seni bağışlarım ve (günahlarına) aldırmam.” (Tirmizî, Daavât, 98)

Âmin, Yâ Tevvâb.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler