Kur’an-ı Kerim’de Peygamber Efendimiz
İlahi Rehber, Şefaat ve Kalbin Temizlenmesi
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
SÜNNETE İTTİBA VE TESLİMİYET VİRDİ
رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ
“Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’ner-rasûl.”
(Ey Allah’ım! İndirdiğine inandık ve o Peygamber’e uyduk. Bizi Seni tasdik edenlerle beraber yaz!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Kibir ve İsyandan Temizleyip Sünnete Sarılmak İçin (100+)
“Andolsun ki Allah’u Teala‘nın Resulünde sizin için… en güzel bir örnek vardır.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[21]
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[21]
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), insanlık karanlıklar içindeyken Allah’u Teala tarafından bir nur, bir müjdeci ve kalpleri günah pasından temizleyen bir rahmet pınarı olarak gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerim, O’nu sadece bir elçi olarak değil; âlemlere rahmet, yüce bir ahlak sahibi ve itaati doğrudan Allah’u Teala‘ya itaat sayılan yegâne önder olarak tanıtır. Bir kul, kalbini kibrinden, fani heveslerden ve günah kirlerinden manen arındırmak istiyorsa, bunun tek yolu nefsinin dizginlerini Resulullah’ın sünnetine teslim etmek ve O’na çokça salavat getirmektir. Zira O’na uymadan yapılan hiçbir dua, O’nun izinden gitmeden atılan hiçbir adım, kulun kalbindeki o kararmış noktaları temizlemeye yetmez. O’nu sevmek imanın şartı, O’na tabi olmak ise ilahi mağfiretin ve şefaatin yegâne anahtarıdır.
KUR’AN-I KERİM’DEN 10 İLAHİ KELAM
O’na İtaat ve Kalplerin Temizlenmesi
لَقَدْ مَنَّ اللَّهُ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ إِذْ بَعَثَ فِيهِمْ رَسُولًا مِنْ أَنْفُسِهِمْ يَتْلُو عَلَيْهِمْ آيَاتِهِ وَيُزَكِّيهِمْ
Okunuşu: Le kad mennallâhu alel-mü’minîne iz bease fîhim rasûlen min enfüsihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yüzekkîhim.
1. “Andolsun ki Allah’u Teala, inananlara kendi içlerinden bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. O, onlara ayetlerini okur ve onları (günah kirlerinden manen) temizler (arındırır)…”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[164]
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ
Okunuşu: Ve mâ erselnâke illâ rahmeten lil-âlemîn.
2. “(Ey Muhammed!) Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.”
[Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[107]
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ
Okunuşu: Kul in küntüm tuhibbûnallâhe fettebiûnî yuhbibkümüllâhu ve yağfir leküm zünûbeküm.
3. “De ki: Eğer Allah’u Teala‘yı seviyorsanız bana uyun ki, Allah’u Teala da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[31]
وَإِنَّكَ لَعَلَىٰ خُلُقٍ عَظِيمٍ
Okunuşu: Ve inneke le-alâ hulukın azîm.
4. “Şüphesiz sen pek yüce bir ahlak üzeresin.”
[Kaynak: Kalem Sûre-i Şerif’i]:[4]
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ
Okunuşu: Men yutı’ır-rasûle fe-kad etâallâh.
5. “Kim Peygambere itaat ederse muhakkak Allah’u Teala‘ya itaat etmiş olur…”
[Kaynak: Nisâ Sûre-i Şerif’i]:[80]
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَحِيمٌ
Okunuşu: Le-kad câeküm rasûlün min enfüsiküm azîzün aleyhi mâ anittüm harîsun aleyküm bil-mü’minîne raûfun rahîm.
6. “Andolsun size içinizden öyle bir peygamber geldi ki, sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatli ve merhametlidir.”
[Kaynak: Tevbe Sûre-i Şerif’i]:[128]
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ ۚ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu: İnnallâhe ve melâiketehû yusallûne alen-nebiyy; yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
7. “Şüphesiz Allah’u Teala ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.”
[Kaynak: Ahzâb Sûre-i Şerif’i]:[56]
إِنَّا أَرْسَلْنَاكَ شَاهِدًا وَمُبَشِّرًا وَنَذِيرًا
Okunuşu: İnnâ erselnâke şâhiden ve mübeşşiran ve nezîrâ.
8. “Şüphesiz biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.”
[Kaynak: Fetih Sûre-i Şerif’i]:[8]
وَمَا آتَاكُمُ الرَّسُولُ فَخُذُوهُ وَمَا نَهَاكُمْ عَنْهُ فَانْتَهُوا
Okunuşu: Ve mâ âtâkümür-rasûlü fe-huzûhü ve mâ nehâküm anhü fentehû.
9. “…Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin…”
[Kaynak: Haşr Sûre-i Şerif’i]:[7]
وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَآمَنُوا بِمَا نُزِّلَ عَلَىٰ مُحَمَّدٍ… كَفَّرَ عَنْهُمْ سَيِّئَاتِهِمْ
Okunuşu: Vellezîne âmenû ve amilüs-sâlihâti ve âmenû bimâ nüzzile alâ muhammedin… keffera anhüm seyyiâtihim.
10. “İman edip salih ameller işleyenlerin ve Muhammed’e indirilene inananların günahlarını Allah’u Teala örter (kalplerini temizler) ve durumlarını düzeltir.”
[Kaynak: Muhammed Sûre-i Şerif’i]:[2]
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Kâinatın Efendisi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Müjdeleri
1. İMANIN ŞARTI: O’NU ÇOK SEVMEK
“Nefsim kudret elinde olan Allah’u Teala‘ya yemin olsun ki; sizden birinize ben, annesinden, babasından, çocuklarından ve bütün insanlardan daha sevimli olmadıkça o kimse tam iman etmiş olmaz.”
[Kaynak: Buhârî, Îmân]:[8]
2. GÜNAHLARI TEMİZLEYEN SALAVAT
“Kim bana bir defa salavat getirirse, Allah’u Teala ona on defa salat (rahmet) eder, onun on günahını siler (kalbini temizler) ve on derecesini yükseltir.”
[Kaynak: Müslim, Salât]:[70]
3. ŞEFAAT MÜJDESİ
“Her peygamberin (dünyada mutlaka) kabul olunacak bir duası vardır. Ben ise o duamı kıyamet gününde ümmetime şefaat etmek için ahirete sakladım.”
[Kaynak: Buhârî, Daavât]:[1]
4. ATEŞTEN KURTARAN REHBER
“Benim ve sizin misaliniz, ateş yakıp da ateşin içine düşmeye çalışan pervaneleri (kelebekleri) engellemeye çalışan adamın misali gibidir. Ben sizi belinizden tutup ateşten çekiyorum, siz ise elimden kurtulup ateşe atılmaya çalışıyorsunuz.”
[Kaynak: Müslim, Fedâil]:[19]
5. SÜNNETİ YAŞATMAK
“Kim benim sünnetimi ihya ederse beni sevmiş olur. Beni seven kimse de cennette benimle beraberdir.”
[Kaynak: Tirmizî, İlim]:[16]
6. CİMRİNİN TA KENDİSİ
“Cimri, asıl o kimsedir ki; yanında benim adım anılır da bana salavat getirmez.”
[Kaynak: Tirmizî, Daavât]:[100]
7. BÜYÜK GÜNAH SAHİPLERİNE ŞEFAAT
“Benim şefaatim, (tövbe ile manen temizlenmeye muhtaç olan) ümmetimden büyük günah sahiplerinedir.”
[Kaynak: Tirmizî, Kıyâmet]:[11]
8. İKİ EMANET
“Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece asla sapıtmazsınız: Allah’u Teala‘nın Kitabı ve O’nun Peygamberinin Sünneti.”
[Kaynak: Muvatta, Kader]:[3]
9. CENNETE GİRMEYENLER
“Yüz çevirenler hariç, ümmetimin hepsi cennete girecektir.” Sahabeler: “Ya Resulallah, kim yüz çevirir?” dediklerinde: “Bana itaat eden cennete girer, isyan eden ise yüz çevirmiş demektir.”
[Kaynak: Buhârî, İ’tisâm]:[2]
10. EN YAKIN OLANLAR
“Kıyamet gününde insanların bana en yakın olanı, (dünyadayken) bana en çok salavat getirenidir.”
[Kaynak: Tirmizî, Vitir]:[21]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Ben yaşadıkça Kur’an’ın kölesiyim. Ben, Muhammed Muhtar’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o tertemiz yolunun tozuyum. Kalbini onun sünnetiyle temizlemeyenin yolu, ancak şeytana çıkar.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim tarikatımızın temeli; Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünnetine harfiyen ittiba etmektir. Bir kimsenin kalbi ne kadar çok peygamber sevgisiyle dolarsa, nefsinin pasından da o kadar manen temizlenir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “Canım kurban olsun senin yoluna / Adı güzel kendi güzel Muhammed / Şefaat eyle bu kemter kuluna / Adı güzel kendi güzel Muhammed.”
– Bizim Yunus
“Resulullah’a uymadan atılan her adım, kalbi karartır ve Allah’u Teala‘dan uzaklaştırır. Onu rehber edinenin kalbi ise nurlanır ve ilahi mağfirete mazhar olur.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Resulullah’ın (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şeriatı ile dışını, muhabbeti ile içini temizle. O’nun ipine sımsıkı sarılan, ebedi nurla şereflenir.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. HZ. SEVBAN’IN (R.A) HASRET RENGİ
Peygamber Efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) azatlı kölesi Sevban (r.a), O’nu o kadar çok severdi ki, bir süre görmese hasretten yüzü sararır, bedeni zayıflardı. Bir gün Efendimiz onun solgun halini görüp sebebini sordu. Sevban: “Ya Resulallah, ne hastayım ne de dertliyim. Sadece seni görmediğimde şiddetli bir özlem çekiyorum. Sonra ahireti hatırlıyorum; sen cennette peygamberlerin yüce makamında olacaksın, ben ise aşağıda kalırsam seni hiç göremem diye kahroluyorum!” dedi. Bunun üzerine Allah’u Teala: “Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse, işte onlar peygamberlerle beraberdir” ayetini (Nisâ: 69) indirdi.
[Kaynak: Taberânî, el-Mu’cemü’s-Sağîr]
2. HANNÂNE DİREĞİNİN AĞLAMASI
Peygamber Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescitte hutbe okurken önceleri bir hurma kütüğüne (Hannâne direğine) yaslanırdı. Mescide minber yapılınca Efendimiz kütüğü bırakıp minbere çıktı. O anda hurma kütüğünden, hamile bir devenin inlemesine veya küçük bir çocuğun ağlamasına benzer şiddetli bir inilti yükseldi. Cemaat hayretle izlerken, Kâinatın Efendisi minberden indi, mübarek eliyle kütüğü okşadı ve kütük sakinleşti. O cansız odun parçası bile Efendimizin ayrılığına dayanamamışken, mümin bir kalbin O’na hasret duymaması düşünülemez.
[Kaynak: Buhârî, Cum’a]:[26]
3. VEYSEL KARANİ’NİN İTAATİ VE AŞKI
Üveys el-Karanî (Veysel Karani) hazretleri, Kâinatın Efendisi’ni (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) görmeyi dünyadaki her şeyden çok arzular, kalbi bu aşkla yanardı. Ancak ihtiyar ve hasta annesine bakmakla yükümlü olduğu için onu bırakıp Medine’ye gidemezdi. Sırf annesinin rızasını (yani Allah’u Teala‘nın emrini) peygamberi görme arzusunun bile önüne koyduğu için, Efendimiz (s.a.v) onu hiç görmediği halde övmüş ve vefat ederken hırkasının ona verilmesini (Hırka-i Şerif) Hz. Ömer ve Hz. Ali’ye vasiyet etmiştir. İtaat, sevginin en temiz halidir.
[Kaynak: Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe]:[225]
4. HZ. ÖMER’İN (R.A) “NEFSİMDEN ÇOK” DEYİŞİ
Bir gün Hz. Ömer (r.a), Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) elini tutarak: “Ya Resulallah! Nefsim hariç seni her şeyden çok seviyorum” dedi. Efendimiz (s.a.v): “Hayır ey Ömer, nefsim kudret elinde olan Allah’u Teala‘ya yemin olsun ki, beni nefsinden de çok sevmedikçe iman etmiş olmazsın” buyurdu. Hz. Ömer hemen durakladı, kalbindeki o ince perdeyi atarak: “Öyleyse şimdi seni nefsimden de çok seviyorum Ya Resulallah!” dedi. Efendimiz (s.a.v) tebessümle: “İşte şimdi oldu ey Ömer!” buyurdu.
[Kaynak: Buhârî, Eymân]:[3]
5. HZ. ALİ’NİN (R.A) ÖLÜM YATAĞINA YATMASI
Hicret gecesi, müşrikler Peygamber Efendimizi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öldürmek için evini kuşattığında, Efendimiz Hz. Ali’ye (r.a) kendi yatağına yatmasını ve kendi hırkasına bürünmesini emretti. Hz. Ali (r.a) ölüm tehlikesi olmasına rağmen zerre kadar tereddüt etmeden o yatağa yattı ve geceyi orada geçirdi. Bu muazzam teslimiyet, “Gerekirse senin uğrunda canımı feda ederim” diyen asil bir peygamber sevgisinin ve manen temizlenmiş bir sadakatin eşsiz nişanesidir.
[Kaynak: İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye]
Nefis Muhasebesi: İttiba ve Muhabbet Aynası
(Peygamber Efendimize duyduğumuz sevgiyi amellerimizle tartmak için soralım)
- Kur’an-ı Kerim’de “Peygamber size ne verdiyse onu alın” buyurulurken; ben kendi aklımı ve nefsimi O’nun sünnet-i seniyyesinden üstün mü görüyorum?
- Günah işlediğimde, “Nasıl olsa O’nun şefaati var” diyerek rahmete güvenip günaha dalıyor; yoksa O’nun “Benim sünnetimi yaşatan beni sevmiş olur” ikazıyla kalbimi derhal tövbe ile temizliyor muyum?
- Cansız hurma kütüğü bile O’nun ayrılığından ağlarken; benim kalbim O’nun hasretiyle hiç sızlamıyor, O’nun ahlakından ne kadar uzaklaştığıma dair zerre kadar kederlenmiyor mu?
- Modaya, dünya ünlülerine veya geçici heveslere özendiğim kadar; Kâinatın Efendisi’nin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yemek yemesine, giyinmesine ve ibadetine özeniyor muyum?
- Günde dünyalık işler için saatlerce dil döküp yorulurken, beni ateşten çekip kurtaran o Yüce Resule kaç defa ihlasla salavat getiriyorum?
“Beni Seven, Cennette Benimle Beraberdir…”
“Ey Allah’ım! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz! (Kalplerimizi her türlü nifaktan ve kibirden manen temizle; bizleri dünyada O’nun sünnetine ittiba eden, ahirette de O’nun liva-ül hamd sancağı altında toplanan has ümmetinden eyle!)”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[53]
Kur’an-ı Kerim’de bildirilen, ilahi vahye inancın ve Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mutlak teslimiyetin en asil nidası olan o muazzam dua.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ
Okunuşu: Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’ner-rasûle fektübnâ meaş-şâhidîn.
“Ey Allah’ım! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber’e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz! (Kalplerimizi her türlü nifaktan ve kibirden manen temizle; bizleri dünyada O’nun sünnetine ittiba eden, ahirette de O’nun liva-ül hamd sancağı altında toplanan has ümmetinden eyle!)”
[Kaynak: Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[53]
Kur’an-ı Kerim’de bildirilen, ilahi vahye inancın ve Resulullah’a (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mutlak teslimiyetin en asil nidası olan o muazzam dua.
Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.
