BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

İbadetleri İhlâs İle Yapmak

Sırf O’nun Rızası İçin
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: İHLÂS ZİKRİ
مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ
“Muhlisîne lehüd-dîn.”
(Dini -ve ibadeti- yalnızca Allah’u Teala’ya has kılıp, her türlü şirkten ve riyadan uzak durarak…)
0
Günlük Hedef: Kalbi Niyetlerde Sabitlemek İçin (100+)
Bismillâhirrahmânirrahîm Bismillâhirrahmânirrahîm… Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Kim Rabb’ine kavuşmayı arzu ediyorsa güzel bir amel işlesin ve Rabb’ine kullukta hiç ortak koşmasın.”
(Kehf Sûre-i Şerif’i, 110)
İbadetin canı, amellerin yegâne ruhu “İhlâs”tır. Beden için ruh ne ise, ameller için de ihlâs odur. Ruhsuz bir beden nasıl ki toprağa çürümeye mahkûmsa, ihlâssız (gösterişle yapılan) ibadetler de Allah’u Teala’nın katında hiçbir değer taşımaz ve boşa gider. Ayet-i kerimede: “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.” (Zâriyât: 56) buyrulduğu gibi, bu ibadetin farz olan şartı ihlâstır, ihlâsı terk etmek ise haramdır. İhlâs; amelleri halkın alkışından, nefsin beklentisinden ve gösteriş (riya) illetinden manen temizlemek, “O beni görüyor” (ihsan) şuuruyla sadece Hakk’ın rızasına kilitlenmektir. İçi cılk olmuş bir yumurta misali gösterişe dalanlar, zahiren ibadet etseler de hakikatte Rablerinin yüce merhametinden mahrum kalırlar.
KUR’AN-I KERİM’DE İHLÂS VE NİYET
Dini Yalnızca O’na Has Kılmak بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ Bismillâhirrahmânirrahîm
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنْسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ Okunuşu: Ve mâ halaktül-cinne vel-inse illâ liya’büdûn. 1. “Ben cinleri ve insanları ancak Bana ibadet (ve kulluk) etsinler diye yarattım.” (Zâriyât Sûre-i Şerif’i, 56)
فَمَنْ كَانَ يَرْجُو لِقَاءَ رَبِّهِ فَلْيَعْمَلْ عَمَلًا صَالِحًا وَلَا يُشْرِكْ بِعِبَادَةِ رَبِّهِ أَحَدًا Okunuşu: Femen kâne yercû likâe rabbihî felya’mel amelen sâlihan ve lâ yüşrik bi-ıbâdeti rabbihî ehadâ. 2. “Kim Rabb’ine kavuşmayı arzu ediyorsa salih (güzel) bir amel işlesin ve Rabb’ine kullukta hiç ortak koşmasın (riyadan temizlensin).” (Kehf Sûre-i Şerif’i, 110)
فَاعْبُدِ اللَّهَ مُخْلِصًا لَهُ الدِّينَ ۞ أَلَا لِلَّهِ الدِّينُ الْخَالِصُ Okunuşu: Fa’büdillâhe muhlisan lehüd-dîn. Elâ lillâhid-dînül-hâlis. 3. “Dini Allah’a has kılarak ihlâs ile kulluk et. Dikkat edin, hâlis din Allah’ındır.” (Zümer Sûre-i Şerif’i, 2-3)
وَمَا أُمِرُوا إِلَّا لِيَعْبُدُوا اللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ الدِّينَ حُنَفَاءَ Okunuşu: Ve mâ ümirû illâ liya’büdüllâhe muhlisîne lehüd-dîne hunefâe. 4. “Hâlbuki onlara, ancak dini Allah’u Teala’ya has kılarak (ihlâsla), Hakka yönelen kimseler olarak O’na kulluk etmeleri emredilmişti.” (Beyyine Sûre-i Şerif’i, 5)
يُرَاءُونَ النَّاسَ وَلَا يَذْكُرُونَ اللَّهَ إِلَّا قَلِيلًا Okunuşu: Yürâûnen-nâse ve lâ yezkürûnallâhe illâ kalîlâ. 5. “(Münafıklar ibadetlerinde) İnsanlara gösteriş (riya) yaparlar ve Allah’u Teala’yı da pek az anarlar.” (Nisâ Sûre-i Şerif’i, 142)
قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ Okunuşu: Kul inne salâtî ve nüsükî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbil-âlemîn. 6. “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım (ibadetlerim), hayatım ve ölümüm Âlemlerin Rabbi olan Allah’u Teala içindir.” (En’âm Sûre-i Şerif’i, 162)
إِنَّمَا نُطْعِمُكُمْ لِوَجْهِ اللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنْكُمْ جَزَاءً وَلَا شُكُورًا Okunuşu: İnnemâ nut’ımüküm li-vechillâhi lâ nürîdü minküm cezâen ve lâ şükûrâ. 7. “(İhlâs ehli der ki): Biz sizi ancak Allah’u Teala’nın rızası için doyuruyoruz. Sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz.” (İnsân Sûre-i Şerif’i, 9)
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تُبْطِلُوا صَدَقَاتِكُمْ بِالْمَنِّ وَالْأَذَىٰ كَالَّذِي يُنْفِقُ مَالَهُ رِئَاءَ النَّاسِ Okunuşu: Yâ eyyühellezîne âmenû lâ tübtılû sadekâtiküm bil-menni vel-ezâ kellezî yünfiku mâlehû riâen-nâsi. 8. “Ey iman edenler! Malını insanlara gösteriş (riya) için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle sadakalarınızı (amellerinizi) boşa çıkarmayın.” (Bakara Sûre-i Şerif’i, 264)
لَنْ يَنَالَ اللَّهَ لُحُومُهَا وَلَا دِمَاؤُهَا وَلَٰكِنْ يَنَالُهُ التَّقْوَىٰ مِنْكُمْ Okunuşu: Len yenâlellâhe lühûmühâ ve lâ dimâühâ ve lâkin yenâlühüt-takvâ minküm. 9. “Onların (kurbanların) ne etleri ne de kanları Allah’u Teala’ya ulaşır; fakat O’na sadece sizin takvanız (kalbinizdeki ihlâs) ulaşır.” (Hac Sûre-i Şerif’i, 37)
قَدْ أَفْلَحَ مَنْ زَكَّاهَا Okunuşu: Kad efleha men zekkâhâ. 10. “Nefsini (şirkten, riyadan ve her türlü gösteriş kirinden) temizleyen muhakkak kurtuluşa ermiştir.” (Şems Sûre-i Şerif’i, 9)
HADİS-İ ŞERİFLERDEN 10 İNCİ
Peygamberimiz efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in İkazları ve Müjdeleri
1. İHSAN (GÖRÜYORMUŞ GİBİ İBADET) “Cenâb-ı Allah’ı güya ki karşında görüyorsun gibi kemâl-i huşû ve huzûr ile ibadet et. Zira her ne kadar sen O’nu göremiyorsan da muhakkak O seni görüyor.”
[Buhârî, Îmân, 37]
2. RİYADAN HÂLİS KILIN “Amel ve ibâdetinizi riyâdan, gösterişten hâlis ediniz. Yoksa Cenâb-ı Hakk kabûl buyurmaz.” (Zira Allah, kendisine ortak koşulan ameli reddeder).
[Nesâî, Cihâd, 24]
3. DÜNYA İÇİN İBADET EDENLER “Dünya için ibâdet eden kimse (ihlası terk edenler), ahiret rahatlığından ve cennetten mahrum olur.”
[Münâvî, Feyzü’l-Kadîr]
4. MERHAMETTEN MAHRUMİYET “Bir kimse halka göstermek maksadıyla amel ve ibâdette bulunursa, gerçekten Cenâb-ı Hakk’ın yüce merhametinden mahrum olur.”
[Suyûtî, Câmiu’s-Sağîr]
5. AMELLER NİYETLERE GÖREDİR “Ameller niyetlere göredir ve herkese ancak niyet ettiği şeyin karşılığı vardır… Kimin hicreti dünyalık elde etmek veya evlenmek içinse, onun hicreti Allah için sayılmaz.”
[Buhârî, Bed’ü’l-Vahy, 1]
6. KÜÇÜK ŞİRK: RİYA “Sizin hakkınızda en çok korktuğum şey küçük şirktir.” Sahabeler “Küçük şirk nedir Ya Resulallah?” deyince, “Riyadır (gösteriştir)” buyurdu.
[Ahmed b. Hanbel, Müsned]
7. İNSANLARIN RIZASINI ARAMAK “Kim Allah’u Teala’yı darıltmak (O’nun ihlas emrini çiğnemek) pahasına insanların rızasını (ve alkışını) ararsa, Allah onu insanların eline (ve insafına) terk eder.”
[Tirmizî, Zühd, 64]
8. ALLAH SURETLERE DEĞİL KALBE BAKAR “Şüphesiz Allah’u Teala sizin (dış) suretlerinize ve mallarınıza bakmaz. O, ancak sizin (riyadan temizlenmiş) kalplerinize ve niyetlerinize bakar.”
[Müslim, Birr, 34]
9. İMANIN KEMALİ (TAMAMLANMASI) “Kim (kendi çıkarı veya nefsi için değil) Allah için sever, Allah için buğzeder, Allah için verir ve Allah için engel olursa, imanı (ve ihlası) kemale ermiş demektir.”
[Ebû Dâvûd, Sünnet, 15]
10. GİZLİ VE AÇIKTA İHLAS “Nerede ve nasıl olursan ol, ister yalnızken (gizlide) ister insanların içindeyken (açıkta) Allah’u Teala’dan kork ve O’na ihlasla yönel.”
[Tirmizî, Birr, 55]
GÖNÜL SULTANLARINDAN (5 KELAM)
Hikmet Pınarları
“Dışın süsü, ibadetin çokluğu eğer içteki ihlasla (temizlenmiş bir kalple) desteklenmiyorsa, içi çürümüş bir kütükten veya cılk bir yumurtadan farksızdır. Sen kabuğa değil, özdeki ihlasa bak.”
– Hz. Mevlânâ
“Bizim yolumuzda ihlas; kalbi masivadan (dünyevi beklentilerden ve insanların övgüsünden) tamamen temizlemektir. Kendi ameline ‘Bu ne güzel oldu’ diye bakanın ihlası zedelenir.”
– Şah-ı Nakşibend (k.s)
Bizim Yunus der ki: “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir / Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktır.” İhlas, amelin kime sunulduğunu (Rabbini) ve kendinin ne kadar aciz olduğunu bilmektir.
– Bizim Yunus
“Gösteriş için (riya ile) yapılan ibadet, sahte bir para gibidir. Sen o parayı dünyada insanlara yutturabilirsin ama Mahşer gününün o en keskin sarrafı (Allah’u Teala) o parayı senin yüzüne çarpar.”
– İmam Gazâlî
“Ey oğul! Yaptığın bir iyiliği sadece Allah’u Teala bilsin. Eğer insanların bilmesini veya takdir etmesini arzuluyorsan, bil ki kalbin dünya muhabbetiyle kirlenmiştir. Onu tövbeyle temizle.”
– Abdülkadir Geylânî
KISSADAN HİSSELER (5 İBRET)
1. İHLAS SURESİNİN İNİŞ SIRRI Müşrikler Peygamberimiz efendimize gelerek: “Bize Rabbinin soyunu (nesebini) ve vasıflarını anlat” dediklerinde, Allah’u Teala tevhidin ve ihlasın en saf halini bildiren “İhlas Suresi”ni indirdi. (De ki: O Allah tektir, Samed’dir…). Bu sureye “İhlas” denmesinin sebebi; bu sureyi okuyan ve kalbini Allah’u Teala’nın eşsizliğiyle temizleyen kişinin, şirkten ve gösterişten arınarak, dinini tamamen Allah’a has kılması (muhlis olması) ve cehennemden kurtuluşa ermesidir.
[Kaynak: Tirmizî, Tefsir, 112]
2. MAĞARADA MAHSUR KALAN ÜÇ KİŞİ Geçmiş ümmetlerden üç kişi bir mağaraya sığınır, büyük bir kaya yuvarlanıp kapıyı kapatır. İçlerinden biri “Bizi buradan ancak sadece Allah rızası için (ihlasla) yaptığımız amellerimiz kurtarır” der. Biri, anne-babasına yaptığı hizmeti; diğeri, eline fırsat geçtiği halde Allah korkusuyla haramdan kaçışını; üçüncüsü ise işçisinin hakkını kat kat fazlasıyla verişini anlatıp “Allah’ım bunu sadece Senin rızan için yaptıysam bizi kurtar” diye dua eder. Kayalar her defasında biraz daha aralanır ve o üç ihlas ehli kurtulur.
[Kaynak: Buhârî, Enbiyâ, 53]
3. HZ. ZEYNELABİDİN VE GİZLİ SADAKA YARALARI Hz. Hüseyin’in torunu Zeynelabidin Hazretleri (r.a) vefat edip yıkanırken, sırtında kalın nasırlar ve yaralar görürler. Yakınları bunun ne olduğunu anlayamazlar. Ancak o gece Medine’deki fakirlerin evlerine bırakılan erzak torbaları kesilince anlaşılır ki; Zeynelabidin (r.a) yıllarca kimse görmeden geceleri sırtında un taşıyarak gizlice (ihlasla) fakirleri doyurmuştur. O, ibadetini riyadan temizlemenin en muazzam yolunu, amellerini gizlemekte bulmuştu.
[Kaynak: İbn Sa’d, Tabakât]
4. RİYA İLE CİHAD EDENİN AKIBETİ Peygamberimiz efendimiz anlatır: Kıyamet günü bir şehit getirilir. Allah’u Teala sorar: “Ne yaptın?” Adam: “Senin yolunda çarpıştım ve şehit oldum” der. Allah (c.c) buyurur: “Yalan söyledin! Sen ‘Ne cesur adam’ desinler diye savaştın ve bu da denildi. Karşılığını dünyada aldın!” Sonra o adam sürüklenerek ateşe atılır. Gösteriş için ilim öğrenen âlim ve gösteriş için sadaka veren zengin de aynı feci akıbete (cılk bir kalbe sahip oldukları için) uğrarlar.
[Kaynak: Müslim, İmâre, 152]
5. ÇOBANIN İHLASLI DUASI VE HZ. MUSA (A.S) Hz. Musa (a.s), bir dağ başında “Ey Allah’ım, sen gelsen de saçını tarasam, çarıklarını diksem, sana süt içirsem” diye kendi halinde safça dua eden bir çoban görür. Onu azarlar ve “Allah’ın bunlara ihtiyacı mı var?” der. Çoban kırık bir kalple çekip gider. Allah’u Teala Hz. Musa’ya vahyeder: “Ya Musa! Biz kulumuzun sözlerine değil, kalbindeki o tertemiz ihlasa ve muhabbete bakarız. Sen Benim kulumu Benden uzaklaştırdın.” Musa (a.s) hatasını anlayıp çobanı bulur ve müjdeyi verir. İhlas, kelimelerin kalıbında değil, kalbin özündedir.
[Kaynak: Mevlânâ, Mesnevî-i Şerif]
Nefis Muhasebesi: İhlâs Aynası
(Amellerimizin kime ait olduğunu tartmak için kendimize soralım)
  • Bir iyilik veya infak yaptığımda, bunu başkalarına anlatmak için içimde dayanılmaz bir heves uyanıyorsa, kalbime “riya (gösteriş) virüsü” girmiş midir?
  • Namazımı tek başımayken hızlıca kıldığım halde, cemaat içinde veya birilerinin yanında daha uzun ve huşu ile kılıyorsam, ihlasımı kime satmış oluyorum?
  • Yaptığım bir iyilik karşısında insanlar bana teşekkür etmediğinde içim burkuluyor veya sinirleniyorsam, ben o işi Allah’u Teala için mi yaptım yoksa teşekkür için mi?
  • Peygamberimiz efendimiz “Cenâb-ı Allah’ı karşında görüyormuşsun gibi ibadet et” buyururken, ben seccadede aklımı dünyevi dertlerden temizleyebiliyor muyum?
  • “Dünya için ibadet eden ahiretten mahrum olur” hadisi uyarınca; hacca, umreye veya ibadete giderken “Makamım artsın, adım yayılsın” gibi bir nifaktan kalbimi temizledim mi?
“Ameller Ancak Niyetlere Göredir”
اللَّهُمَّ طَهِّرْ قَلْبِي مِنَ النِّفَاقِ، وَعَمَلِي مِنَ الرِّيَاءِ
Okunuşu: Allâhümme tahhir kalbî minen-nifâk, ve amelî miner-riyâ. “Allah’ım! (İçimi çürütüp ibadetimi boşa çıkaran) Nifaktan ve ikiyüzlülükten kalbimi tamamen temizle! Amelimi riyadan (gösterişten ve insanların alkışından) koru. İbadetimi sadece Senin rızan için hâlis kıl!”
(Peygamberimiz efendimiz’in, kalbi sahte bir dindarlıktan korumak ve amelleri ihlasla taçlandırmak için okuduğu o muazzam temizlenme duası / Suyûtî)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

İbadetleri İhlas İle Yapmak: Sırf O’nun Rızası İçin” yazısında bir düşünce

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler