BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

KUR’AN-I KERİM KISSALARI

YUNUS SURESİ: HZ. YUNUS (A.S) VE BALIK
Bismillahirrahmânirrahîm. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
KARANLIKLARDAKİ DUA
Hz. Yunus (a.s), Ninova halkını yıllarca Allah’a davet etmiş ancak onlar inatla inkâr etmişlerdi. Bu duruma çok üzülen ve daralan Hz. Yunus (a.s), Allah’u Teala‘nın “ayrıl” emri gelmeden, bir anlık öfkeyle kavmini terk edip gitti. Bir gemiye bindi, fakat denizin ortasında fırtına koptu. Çekilen kura sonucu denize atıldı ve kocaman bir balık onu yuttu.

İşte o an, “üç karanlık” üst üste binmişti: Gecenin karanlığı, denizin karanlığı ve balığın karnının karanlığı… Hiçbir kurtuluş umudu yoktu. Ancak Hz. Yunus (a.s), sebeplerin bittiği o yerde, Müsebbibü’l-Esbab (Sebepleri Yaratan) olan Rabbine şöyle seslendi:
…لَٓا اِلٰهَ اِلَّٓا اَنْتَ سُبْحَانَكَ اِنّ۪ي كُنْتُ مِنَ الظَّالِم۪ينَۚ “…Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.” “…Senden başka ilâh yoktur. Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederim. Gerçekten ben (nefsime) zulmedenlerden oldum.” (Enbiyâ Suresi, 87)
Bu samimi itiraf ve tesbih, göklerin kapısını çaldı. Allah’u Teala, kulunun bu aciz yakarışını işitti ve onu o gamdan, kederden kurtardı. Yunus Suresi’nde bu kıssanın en ilginç ve eşsiz yönü ise şudur: Tarihte, peygamberleri gittikten sonra azabı görüp de topluca iman eden ve helaktan kurtulan tek kavim, Hz. Yunus’un (a.s) kavmi (Ninova) olmuştur:
فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ “Fe lev lâ kânet karyetun âmenet fe nefeahâ îmânuhâ illâ kavme yûnus, lemmâ âmenû keşefnâ anhum azâbel hızyi fîl hayâtid dunyâ ve metta’nâhum ilâ hîn.” “(Azap gelip çattığında) iman edip de imanı kendisine fayda veren bir memleket (halkı) olsaydı ya! Ancak Yunus’un kavmi müstesna. Onlar iman edince, dünya hayatındaki o rezillik azabını üzerlerinden kaldırdık ve onları bir süreye kadar (dünyada) faydalandırdık.” (Yunus Suresi, 98)
Balığın karnı, Hz. Yunus (a.s) için bir denizaltı gemisine dönüştü. Çünkü o, Allah’ı zikrediyordu. En büyük felaketler bile samimi bir “tövbe” ve “zikir” ile selamete dönüşebilir. Hz. Yunus (a.s) bize, hatadan dönmenin ve ümitsizliğe düşmemenin dersini vermiştir.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v), Hz. Yunus’un (a.s) balığın karnındaki duasının faziletini şöyle müjdelemiştir:

“Balığın karnında iken Zünnûn’un (Yunus’un) yaptığı dua şudur: ‘Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.’
Hiçbir Müslüman yoktur ki, herhangi bir sıkıntısı için bu dua ile dua etsin de Allah onun duasını kabul etmesin.”

(Bu dua, “İsm-i Azam” sırrını taşıyan dualardan biri kabul edilir.)
(Tirmizî, Daavât, 81)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Sabır ve Görev: Tebliğ ve hizmet yolunda sabırsızlık gösterip, izin gelmeden görevi terk etmenin manevi bir bedeli vardır.
Karanlıkların Nuru: İnsan ne kadar derin bir çukura (borca, hastalığa, kedere) düşerse düşsün, Allah’ın rahmeti oraya ulaşır.
İtirafın Gücü: “Ben zalimlerden oldum” diyerek hatayı kabul etmek (nefsi suçlamak), Allah’ın rahmetini celbeder.
Toplumsal Tövbe: Bir toplum samimiyetle tövbe ederse, başlarına gelmekte olan bela ve musibetler geri çevrilebilir (Ninova örneği).
Ey Rabbimiz! Senden başka ilah yoktur… 🌹
Dua: “Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez zâlimîn.” (Senden başka ilah yoktur. Seni noksanlıklardan tenzih ederim. Ben gerçekten (nefsine) zulmedenlerden oldum.)

Müjde:
“Biz de onun duasını kabul ettik ve onu gamdan kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.” (Enbiyâ Suresi, 88)

Âmin, Yâ Settâr.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler