BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Hanım Sahabeler Serisi – 44

HZ. ÜMMÜ KÜLSÜM (R.ANHA)

“Hicretin Yalnız ve Cesur Yolcusu”
Adı
Ümmü Külsüm bint Ukbe
Kabilesi
Kureyş (Emevi)
Kardeşi
Hz. Osman (Anne bir)
Vefat
Hz. Ali Dönemi
Özelliği
Tek Başına Hicret
Antlaşmayı Bozan Kadın
Hz. Ümmü Külsüm bint Ukbe, Mekke’nin en soylu ve zengin ailelerinden birine mensuptu. Babası azılı İslam düşmanı Ukbe bin Ebi Muayt idi. Hudeybiye Antlaşması’nın “Mekke’den Medine’ye sığınanlar iade edilecek” maddesine rağmen, tek başına çölleri aşıp Medine’ye kaçtı. Allah (c.c), onun samimiyeti üzerine Mümtehine Suresi 10. ayeti indirerek kadınların iade edilmesini yasakladı.
Cesaret, İmtihan ve Hukuk Tabloları
01
Karanlık Evin Nurlu Kızı

Babası Ukbe bin Ebi Muayt, Peygamberimiz namaz kılarken üzerine işkembe koyan, O’nu boğmaya çalışan azılı bir düşmandı. Ancak karanlığın içinden bir nur doğdu.

Ümmü Külsüm, babasının ve ailesinin tüm düşmanlığına rağmen kalbini İslam’a açtı. Mekke’de gizlice Müslüman oldu ve imanını yıllarca saklamak zorunda kaldı.

02
Hudeybiye’nin Ağır Şartları

Hudeybiye Antlaşması imzalanmış, Müslümanlar için ağır bir madde konmuştu: “Mekke’den biri Müslüman olup Medine’ye sığınırsa, velisinin isteği üzerine geri verilecek.”

Bu madde Müslümanları çok üzmüştü. Ebu Cendel gibi zincire vurulmuş sahabeler geri verilmişti. Ümmü Külsüm ise Mekke’de hapis hayatı yaşıyordu.

03
Tek Başına Çöl Yolculuğu

Antlaşmadan kısa bir süre sonra, Ümmü Külsüm artık dayanamadı. Genç bir kız olmasına rağmen, tek başına, yanında hiç kimse olmadan gece yarısı Mekke’den kaçtı.

Kızgın çölleri, ıssız yolları ve yakalanma korkusunu imanının gücüyle aştı. Hedefi Medine, sığınağı Allah ve Resulü idi. Bu, tarihte bir kadının tek başına yaptığı nadir hicretlerdendir.

04
Kardeşlerinin Takibi

Mekke’de yokluğu fark edilince kıyamet koptu. Kardeşleri Velid ve Ammar bin Ukbe hemen atlarına binip peşine düştüler. Ancak Ümmü Külsüm onlardan önce Medine’ye varmayı başardı.

Kardeşleri Medine’ye gelip Peygamberimizin huzuruna çıktılar: “Antlaşmaya sadık kal! Bize kardeşimizi geri ver!” dediler.

05
Gökyüzünden Gelen Ferman (Mümtehine 10)

Herkes nefesini tutmuş bekliyordu. Antlaşma gereği geri verilmesi gerekiyordu. Tam o sırada Cebrail (a.s) geldi ve Mümtehine Suresi’nin 10. ayetini indirdi:

“Ey iman edenler! Mümin kadınlar hicret ederek size geldiği zaman, onları imtihan edin… Eğer onların inanmış olduklarını anlarsanız, onları kâfirlere geri döndürmeyin. Bu kadınlar o kâfirlere helâl değildir…”

HİSSE: Allah, samimi kullarını asla yalnız bırakmaz ve kâfirlere teslim etmez. Kur’an, kadınların hukukunu koruyan ilahi bir kalkandır.
06
İmtihan Edilen Kadın

Peygamberimiz (s.a.v), ayet gereği Ümmü Külsüm’ü imtihan etti: “Allah aşkına söyle! Seni buraya getiren koca sevgisi midir? Mal sevgisi midir? Yoksa sadece Allah ve Resulünün sevgisi midir?”

Ümmü Külsüm yemin etti: “Vallahi beni buraya getiren sadece Allah ve Resulünün sevgisidir!” İmtihanı geçti ve geri verilmedi. Kardeşleri elleri boş döndüler.

07
Dört Büyük Sahabiyle Evlilik

Ümmü Külsüm, Medine’de bekar ve kimsesizdi. Ancak fazileti sebebiyle en seçkin sahabeler ona talip oldu. Sırasıyla şu büyük isimlerle evlendi:

Önce Zeyd bin Harise (Peygamberimizin azatlısı), o şehit olunca Zübeyr bin Avvam, o boşayınca Abdurrahman bin Avf ve o vefat edince Amr bin As. Her biri İslam’ın zirve isimleriydi.

08
Cömertlik ve Mehir

Abdurrahman bin Avf (r.a) ile evlendiğinde, Abdurrahman ona mehir olarak 4000 dirhem verdi. Ümmü Külsüm bu parayı kendisi için harcamadı, hayır yollarında ve ihtiyaç sahiplerine dağıttı.

O, aristokrat bir aileden gelmesine rağmen dünyalığa değil, ahirete önem veren bir hanımdı.

09
Hz. Osman’ın Kardeşi

Ümmü Külsüm, anne tarafından Hz. Osman’ın (r.a) kız kardeşiydi (anneleri Erva bint Küreyz). Medine’de kardeşi Hz. Osman’ın himayesini ve desteğini her zaman gördü.

İki kardeş, biri Halife, diğeri hicret kahramanı olarak İslam’a büyük hizmetlerde bulundular.

10
Vefatı

Hz. Ümmü Külsüm bint Ukbe, Hz. Ali’nin halifeliği döneminde vefat etti. Hayatı, “Mümin kadınların kâfirlere iade edilemeyeceği” hükmünün canlı bir sembolü olarak tarihe geçti.

O, tek başına yola çıkan ama Allah’ın yardımıyla bir ümmetin hukukunu değiştiren cesur bir kadındı.

Hz. Ümmü Külsüm’ün Örnekliği
“Allah’ım! Bize Hz. Ümmü Külsüm annemiz gibi; zorluklar karşısında tek başına kalsa bile imanından dönmeyen, Allah ve Resulü için her şeyi göze alan cesur ve samimi kullarından olmayı nasip eyle.”
ÂMİN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler