BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

KUR’AN-I KERİM KISSALARI

ŞUARÂ SURESİ: HZ. ŞUAYB (A.S) VE EYKE HALKI
Bismillahirrahmânirrahîm. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
ÖLÇÜDE VE TARTIDA HİLE
Madyan ve Eyke halkı, ticaret yolları üzerinde yaşayan, bolluk içinde ama ahlaken çökmüş bir topluluktu. En büyük hastalıkları, ticarette hile yapmaktı. Alırken tam tartıyor, satarken eksik ölçüyorlardı. Ayrıca yolları kesip insanların mallarına zorla el koyuyorlardı.

Allah’u Teala, onlara güzel konuşmasıyla bilinen Hz. Şuayb’ı (a.s) gönderdi. Hz. Şuayb (a.s), onları hem Allah’a kulluğa hem de dürüst ticarete davet etti:
اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ (181) وَزِنُوا بِالْقِسْطَاسِ الْمُسْتَق۪يمِۙ (182) وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِد۪ينَۚ (183) “Evful keyle ve lâ tekûnû minel muhsirîn. Ve zinû bil kıstâsil mustekîm. Ve lâ tebhasun nâse eşyâehum ve lâ ta’sev fîl ardı mufsidîn.” “Ölçüyü tam yapın, eksik verenlerden olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların hakkı olan şeyleri (malları, değerleri) eksiltmeyin ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.” (Şuarâ Suresi, 181-183)
Kavmi ise onunla alay etti. “Sen büyülenmişsin, senin namazın mı bize mallarımızı nasıl kullanacağımızı öğretecek?” dediler. Hatta onu taşlamakla tehdit ettiler. Hz. Şuayb (a.s) onları Allah’ın azabıyla korkuttu ama onlar, “Eğer doğru söylüyorsan üzerimize gökten parçalar düşür!” diye meydan okudular. Ve bekledikleri azap, “Gölge Günü” (Yevmü’z-zulle) olarak geldi. Önce şiddetli bir sıcak bastırdı, nefes alamaz oldular. Sonra ufukta bir bulut belirdi. Serinlemek umuduyla o bulutun (gölgenin) altına toplandılar. Ancak o bulut, rahmet değil ateş yağdıran bir azaptı:
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظ۪يمٍ “Fe kezzebûhu fe ehazehum azâbu yevmiz zulle, innehu kâne azâbe yevmin azîm.” “Onu yalanladılar. Bunun üzerine ‘Gölge Günü’nün azabı onları yakalayıverdi. Gerçekten o, (dehşeti) büyük bir günün azabıydı.” (Şuarâ Suresi, 189)
Ticaret, sadece mal alıp satmak değil, bir iman imtihanıdır. Teraziye konan her eksik gram, ahirette ateş olarak geri döner. Eyke halkı, üç kuruşluk dünya karı için ebedi hayatlarını sattılar. Allah’ın terazisi asla şaşmaz.
🌹 Peygamberimiz Hazreti Muhammed Mustafa
Sallallahu Aleyhi ve Sellem’den 🌹
Resûlullah (s.a.v), dürüst tüccarı överken şöyle müjdelemiştir:

“Güvenilir, dürüst Müslüman tüccar, kıyamet gününde şehitlerle, sıddıklarla ve peygamberlerle beraberdir.”
(Çünkü ticaretin cazibesine kapılmayıp dürüst kalmak, bir nevi nefisle cihattır.)
(Tirmizî, Büyû, 4)
KISSA BİZE NE ÖĞRETTİ?
Ticaret Ahlakı: İslam, camide olduğu kadar çarşıda da vardır. Ölçüde hile yapmak, büyük günahlardandır ve toplumu helaka sürükler.
İktisadi Adalet: Hz. Şuayb’ın mesajı, sadece ibadet değil, ekonomik adaletin sağlanmasıdır.
Görünüşe Aldanma: Azap bazen serinletici bir “bulut” şeklinde gelebilir. Dış görünüşe değil, Allah’ın rızasına bakılmalıdır.
Haram Lokma: Hile ile kazanılan malda bereket olmaz, sonu hüsrandır. Helal kazanç, az da olsa bereketlidir.
Ey Rabbimiz! Kazancımızı helal ve bereketli kıl… 🌹
Dua: “Allah’ım! Bana helal rızık nasip et ve beni haramdan koru. Lütfunla beni Senden başkasına muhtaç etme.” (Tirmizî, Daavât, 110)

Ayet-i Kerime:
“Eğer (Allah’a) inanıyorsanız, Allah’ın (helalinden) bıraktığı kâr sizin için daha hayırlıdır.” (Hûd Suresi, 86)

Âmin, Yâ Rezzâk.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler