BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Ehl-i Beyt Serisi – 21

HZ. NESİBE BİNT KA’B (R.ANHA)

“Ümmü Ümare: Uhud’un Kalkanı”
Lakabı
Ümmü Ümare
Kabilesi
Hazrec (Ensar)
Vefat
13 H. (Medine)
Eşi
Zeyd bin Asım
Özelliği
Mücahide
Peygamberin Muhafızı
Hz. Nesibe (Ümmü Ümare), Akabe Biatı’nda Peygamberimize (s.a.v) biat eden ilk iki kadından biridir. Uhud Savaşı’nda elinde kılıç, belinde kuşakla Peygamberimizin önünde savaşmış, O’na gelen oklara ve kılıçlara gövdesini siper etmiştir. Efendimiz (s.a.v) onun için: “Uhud günü sağa sola her dönüşümde Ümmü Ümare’yi yanıbaşımda çarpışırken görüyordum” buyurmuştur.
Cihad, Şehadet ve Vefa Tabloları
01
Akabe’de İlk Biat Eden Kadın

Medineli Müslümanlar (Ensar), Akabe’de Peygamberimize biat etmek için toplandıklarında, aralarında sadece iki kadın vardı. Biri Hz. Nesibe, diğeri Hz. Esma bint Amr.

Hz. Nesibe, kocası ve iki oğluyla birlikte oradaydı. Peygamberimize (s.a.v) canı ve malı pahasına koruyacağına dair söz verdi. O gün verdiği sözü, Uhud’da kanıyla ispatlayacaktı.

02
Uhud’da Sucu Olarak Başlayıp Savaşçı Olması

Uhud Savaşı’na askerlere su dağıtmak ve yaralıları sarmak için katılmıştı. Ancak savaşın seyri değişip Müslümanlar dağılınca, müşrikler doğrudan Peygamberimize (s.a.v) saldırdı.

Hz. Nesibe, su kabını yere fırlattı, bir kılıç kaptı ve Peygamberimizin yanına koştu. “Canım sana feda olsun Ya Resulallah!” diyerek gelen oklara ve kılıçlara karşı etten bir kalkan oldu.

03
Omuzdaki Derin Yara

Savaş sırasında müşriklerden İbn Kamia, “Muhammed nerede? O kurtulursa ben kurtulmam!” diye bağırarak saldırdı. Hz. Nesibe ve Mus’ab bin Umeyr onun önüne çıktılar.

İbn Kamia, Hz. Nesibe’nin omzuna kılıçla öyle şiddetli vurdu ki, derin bir yara açıldı (bu yaranın izi hayatı boyunca geçmedi). Hz. Nesibe acıya aldırmadan ona saldırdı ama düşman zırhlıydı, kılıcı işlemedi. Yine de geri adım atmadı.

04
“Oğlum Kalk, Resulullah’ı Koru!”

Oğlu Abdullah yaralanmış, kanlar içinde yere düşmüştü. Hz. Nesibe hemen koştu, oğlunun yarasını sardı. Sonra oğluna dönüp: “Kalk yavrum! Kalk ve Resulullah’ın önünde savaşmaya devam et!” dedi.

Peygamberimiz (s.a.v) bu manzarayı görünce tebessüm etti ve: “Ey Ümmü Ümare! Senin dayanabildiğine kim dayanabilir?” buyurdu.

05
Peygamberimizin Cennet Duası

Uhud’un en sıcak anında Peygamberimiz (s.a.v), Nesibe ve ailesinin fedakarlığını görünce: “Allah sizi mübarek kılsın, ev halkınıza rahmet etsin” dedi.

Hz. Nesibe fırsatı kaçırmadı: “Ya Resulallah! Dua et de cennette sana komşu olalım.” Peygamberimiz ellerini açtı: “Allah’ım! Bunları cennette bana komşu ve arkadaş eyle!” diye dua etti. Hz. Nesibe sevinçle haykırdı: “Artık dünyada başıma ne gelirse gelsin umurumda değil!”

06
13 Kılıç Yarası

Savaş bittiğinde Hz. Nesibe’nin vücudunda irili ufaklı 13 kılıç ve mızrak yarası vardı. Omzundaki yara o kadar derindi ki, iyileşmesi bir yıl sürdü.

Peygamberimiz (s.a.v) Medine’ye döndüğünde, kendi evine girmeden önce haberci göndererek Hz. Nesibe’nin durumunu sordu. “İyidir, yaraları sarılıyor” haberi gelince rahatladı ve evine girdi.

07
Oğlu Habib’in Şehadeti

Peygamberimizin vefatından sonra, yalancı peygamber Müseylime türemişti. Hz. Nesibe’nin oğlu Habib, Müseylime’ye elçi olarak gitti. Müseylime, Habib’e işkence etti, “Muhammed’in peygamberliğini inkar et” dedi.

Habib reddetti. Müseylime onun uzuvlarını tek tek kesti. Habib şehit oldu. Haber annesine ulaştığında Hz. Nesibe ağlamadı: “Ben onu bugünler için yetiştirmiştim. Allah’a yemin olsun ki, o yalancının (Müseylime’nin) vücudunu kılıcımla doğramadan ölmeyeceğim!” diye yemin etti.

08
Yemame Savaşı ve Kesilen Kolu

Hz. Ebubekir döneminde Müseylime’ye karşı Yemame Savaşı yapıldı. 60 yaşındaki Hz. Nesibe, yeminini tutmak için orduya katıldı.

Savaş meydanında “Nerede o Allah’ın düşmanı?” diye Müseylime’yi arıyordu. Bir kolunu savaşta kaybetti, vücudu yine yaralar içinde kaldı. Ama sonunda oğlu Abdullah ve Vahşi’nin mızrağıyla Müseylime’nin öldürüldüğünü görünce şükretti.

09
Hz. Ömer’in Hürmeti

Hz. Ömer halife olduğunda, Medine’ye kıymetli kumaşlar gelmişti. En güzel kumaşı ayırdı. Yanındakiler: “Bunu kızın Hafsa’ya veya karına ver” dediler.

Hz. Ömer: “Hayır! Buna en layık olan Ümmü Ümare’dir (Nesibe’dir). Çünkü Resulullah’ın onun hakkında; ‘Uhud günü nereye baksam onun savaştığını görüyordum’ dediğini işittim” dedi ve kumaşı ona gönderdi.

10
Vefatı

Ömrünü cihad meydanlarında, yaralar içinde ama başı dik geçiren Hz. Nesibe, Hicretin 13. yılında Medine’de vefat etti.

Baki mezarlığına defnedildi. O, İslam’ın “Kadınlar da cihad eder mi?” sorusuna verilmiş en gür ve en cesur cevabıydı. Peygamberimizin cennet komşusu olmayı, kılıcı ve kanıyla hak etmişti.

Hz. Nesibe’nin Örnekliği
“Allah’ım! Bize Hz. Nesibe annemiz gibi; zor zamanlarda geri çekilmeyen, sevdiklerini korumak için canını siper eden, ‘Cennette komşuluk’ hedefiyle yaşayan cesur ve fedakar kullarından olmayı nasip eyle.”
ÂMİN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler