Kaderin Sırrı
Hz. Musa ve Hızır (a.s.) Yolculuğu
Bismillâhirrahmânirrahîm
“Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.”
LEDÜN İLMİ İLE TANIŞMA
İki Denizin Birleştiği Yer
Hz. Musa (a.s.) ile Hızır (a.s.) buluştular. Hz. Musa, “Sana öğretilen ilimden bana da öğretir misin?” diye sorunca Hızır (a.s.) dedi ki:
“Sen benimle beraberliğe sabredemezsin. İçyüzünü (hakikatini) bilmediğin bir şeye nasıl sabredeceksin?”
Hz. Musa, “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” deyince Hızır (a.s.) tek bir şart koştu:
“Ben sana sırrını açıklamadıkça, yaptığım hiçbir şey hakkında bana soru sorma.”
وَعَلَّمْنَـٰهُ مِن لَّدُنَّا عِلْمًا
AYET-İ KERİME MEALİ
“Sen benimle beraberliğe sabredemezsin. İçyüzünü (hakikatini) bilmediğin bir şeye nasıl sabredeceksin?”
Hz. Musa, “İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” deyince Hızır (a.s.) tek bir şart koştu:
“Ben sana sırrını açıklamadıkça, yaptığım hiçbir şey hakkında bana soru sorma.”
“Biz ona (Hızır’a) katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim (ilm-i ledün) öğretmiştik.” (Kehf, 65)
AKIL İLE SIRRIN ÇATIŞMASI
1. OLAY: GEMİNİN DELİNMESİ
Yoksul insanların işlettiği bir gemiye bindiler. Hızır (a.s.), durup dururken geminin tahtalarından birini söküp gemiyi deldi.
Hz. Musa dayanamadı: “İçindekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Vallahi çok korkunç bir iş yaptın!”
Hızır (a.s.) hatırlattı: “Ben sana, benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi?”
Hz. Musa dayanamadı: “İçindekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Vallahi çok korkunç bir iş yaptın!”
Hızır (a.s.) hatırlattı: “Ben sana, benimle beraberliğe sabredemezsin demedim mi?”
2. OLAY: ÇOCUĞUN ÖLDÜRÜLMESİ
Yola devam ettiler. Bir erkek çocuğuna rastladılar ve Hızır (a.s.) o çocuğu öldürdü.
Hz. Musa dehşete düştü: “Masum bir canı, bir cana karşılık olmaksızın mı öldürdün? Gerçekten çok fena bir şey yaptın!”
Hızır (a.s.) tekrar uyardı: “Sana demedim mi, benimle beraberliğe sabredemezsin?”
Hz. Musa dehşete düştü: “Masum bir canı, bir cana karşılık olmaksızın mı öldürdün? Gerçekten çok fena bir şey yaptın!”
Hızır (a.s.) tekrar uyardı: “Sana demedim mi, benimle beraberliğe sabredemezsin?”
3. OLAY: YIKILAN DUVARIN ONARILMASI
Bir şehre geldiler, halkından yiyecek istediler ama kimse misafir etmedi. Orada yıkılmak üzere olan bir duvar gören Hızır (a.s.), duvarı eliyle düzeltti.
Hz. Musa sordu: “İsteseydin buna karşılık bir ücret alırdın (bize yemek bile vermediler).”
Hızır (a.s.) dedi ki: “İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemediğin olayların içyüzünü haber vereceğim.”
Hz. Musa sordu: “İsteseydin buna karşılık bir ücret alırdın (bize yemek bile vermediler).”
Hızır (a.s.) dedi ki: “İşte bu, seninle benim aramın ayrılmasıdır. Şimdi sana sabredemediğin olayların içyüzünü haber vereceğim.”
HİKMET PERDESİNİN KALKMASI
1. Gemi Neden Delindi?
HİKMET
“Gemi yoksul kimselerindi. Onu kusurlu hale getirdim. Çünkü ileride, her sağlam gemiye zorla el koyan zalim bir kral vardı. Kral gemiyi ayıplı görüp almadı, gemi sahiplerine kaldı. (Şer göründü, hayır çıktı.)”
2. Çocuk Neden Öldürüldü?
HİKMET
“O çocuğun anne-babası mümin kimselerdi. Çocuk büyüyünce onları azgınlığa ve inkâra sürükleyecekti. Allah o aileyi korumak için çocuğu aldı, yerine daha hayırlı ve merhametli bir evlat verdi.”
3. Duvar Neden Onarıldı?
HİKMET
“Duvar iki yetim çocuğa aitti. Altında onlara ait bir hazine vardı. Babaları salih bir kimseydi. Duvar şimdi yıkılsaydı halk hazineyi çalacaktı. Rabbin diledi ki, çocuklar büyüsün ve hazinelerini o zaman çıkarsınlar.”
PEYGAMBERİMİZİN YORUMU
Sabrın Önemi
HADİS-İ ŞERİF
“Allah, Musa’ya rahmet etsin! Eğer o sabretseydi, Allah onların (Musa ile Hızır’ın) maceralarından daha çoğunu bize anlatacaktı.”
Buhârî, Enbiyâ, 27
GÖNÜL SULTANLARINDAN İNCİLER
Hz. Mevlânâ (k.s.)
“Cüz’e (parçaya) bakıp hüküm verme, bütüne bak. Allah’ın işinde acele etme. Gemi delindi diye üzülme, o delik seni korsandan (kraldan) kurtarır. Çocuk öldü diye feryat etme, o ölüm aileyi küfürden korur. Duvar yıkılmadı diye kızma, o duvar hazineyi saklar. Zahire aldanma, batına (hakikate) talip ol.”
Erzurumlu İbrahim Hakkı (k.s.)
“Hak şerleri hayr eyler,
Zannetme ki gayr eyler,
Ârif ânı seyr eyler,
Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.”
Zannetme ki gayr eyler,
Ârif ânı seyr eyler,
Mevlâ görelim neyler,
Neylerse güzel eyler.”
“Ben bunları kendiliğimden yapmadım…” (Kehf, 82) 🌹
“Allah’ım! Bize olayların dış yüzüne (zahirine) bakıp üzülmemeyi, arka planındaki (batınındaki) rahmetini görmeyi nasip et.
Hakkımızda şer gibi görünenleri hayra tebdil eyle.
Bizi kaderine razı olan ve hikmetinden sual etmeyen kullarından eyle.”
Âmin, Yâ Hakîm.
Hakkımızda şer gibi görünenleri hayra tebdil eyle.
Bizi kaderine razı olan ve hikmetinden sual etmeyen kullarından eyle.”
Âmin, Yâ Hakîm.
