BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Tasavvuf Yolu

Kısas-ı Enbiya

Ad Kavmi ve Hz. Hud (a.s.)

Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Tufan’dan sonra putperestliğe sapan ilk kavim… Dev cüsseleri, muazzam köşkleri ve “Bizden daha güçlü kim var?” diyen kibirleriyle helak olan Ad Kavmi ve onların merhametli peygamberi Hz. Hud.
1. Ad Kavmi: Devlerin Yurdu (İrem)
Ahkaf Bölgesi ve Fiziksel Güç Hz. Nuh’un torunlarından olan Ad’ın soyu, Yemen ile Umman arasındaki “Ahkaf” (kum tepeleri) denilen bölgeye yerleşmişti. Allah’u Teala onlara daha önce hiç kimseye vermediği bir fiziksel güç ve boy vermişti. Dağları yontuyor, devasa sütunlu binalar (İrem Bağları) yapıyorlardı.
FECR SURESİ 6-8
“Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Ad kavmine? Direkleri (yüksek sütunları) olan, ülkelerde bir benzeri yaratılmamış İrem şehrine?”
ASHAB RİVAYETİ
Rivayetlere göre; boyları çok uzun, ömürleri çok uzundu. Kayaları elleriyle parçalarlardı. Bu güç onları şımarttı. “Şamud” ve “Hettar” gibi putlara tapmaya başladılar. Tufan’dan sonra şirke düşen ilk topluluk oldular.
2. Hz. Hud’un Daveti ve Kibir
Kardeşiniz Hud Allah’u Teala, onların içinden, soylu ve güvenilir olan Hz. Hud (a.s.)’ı peygamber olarak seçti. Hz. Hud, onları tek olan Allah’a çağırdı ve ahireti hatırlattı.
HUD SURESİ 50
“Ad kavmine de kardeşleri Hud’u gönderdik. Dedi ki: ‘Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Siz (putları ilah edinerek) sadece iftira ediyorsunuz.'”
FUSSİLET SURESİ 15 (KİBİR)
“Ad kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve: ‘Bizden daha güçlü kim var?’ dediler. Onlar kendilerini yaratan Allah’ın, kendilerinden daha güçlü olduğunu görmediler mi?”
Sefih (Beyinsiz) Dediler Kavmin ileri gelenleri Hz. Hud ile alay ettiler. “Biz seni beyinsizlik (sefihlik) içinde görüyoruz ve yalancı sanıyoruz” (A’raf 66) dediler. Hz. Hud ise nezaketle; “Ey kavmim, bende bir beyinsizlik yoktur, ben Alemlerin Rabbi’nin elçisiyim” diye cevap verdi.
3. Kuraklık ve Aldatıcı Bulut
Yağmur Beklerken İnkarları yüzünden Allah’u Teala onlara önce şiddetli bir kuraklık verdi. 3 yıl boyunca yağmur yağmadı. Bunalıp yağmur duasına çıktılar. Gökyüzünde siyah bir bulut belirdi. “İşte bize yağmur getiren bulut!” diyerek sevindiler. Ancak Hz. Hud onları uyardı: “Hayır, o acele istediğiniz azaptır!”
AHKAF SURESİ 24-25
“Onu vadilerine doğru yayılan bir bulut şeklinde görünce; ‘Bu bize yağmur yağdıracak bir buluttur’ dediler. (Hud dedi ki:) ‘Hayır! O, sizin acele gelmesini istediğiniz şeydir; içinde elem verici azap bulunan bir rüzgârdır!'”
4. Rih-ı Sarsar (Uğultulu Kasırga)
7 Gece 8 Gün Süren Dehşet O buluttan yağmur değil, “Sarsar” adı verilen, dondurucu soğuk ve kulakları sağır eden bir rüzgar çıktı. Rüzgar o kadar şiddetliydi ki, o dev cüsseli insanları havaya kaldırıyor ve baş aşağı yere çarpıyordu.
HAKKA SURESİ 6-8
“Ad kavmi ise, uğultulu, kasıp kavuran bir fırtına ile helâk edildi. Allah onu, yedi gece ve sekiz gün ardı ardına onların üzerine musallat etti. Öyle ki (oradal olsaydın), o kavmin, içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş olduklarını görürdün. Şimdi onlardan geriye kalan bir şey görüyor musun?”
DETAY
Rüzgar geldiğinde kaçıp sağlam taş binalarına sığındılar, demir kapıları kapattılar. Ama rüzgar kapıları söktü, onları mağaralarından çekip çıkardı. O muazzam İrem şehri kumların altına gömüldü.
5. Kurtuluş ve Miras
HUD SURESİ 58
“Emrimiz (azap) gelince, Hud’u ve onunla beraber iman edenleri, bizden bir rahmetle kurtardık. Onları ağır bir azaptan koruduk.”
Hadramut’a Göç Hz. Hud ve ona inanan bir avuç mümin, rüzgarın dokunmadığı bir alanda (hazire) beklediler. Helaktan sonra Hz. Hud, müminlerle birlikte Hadramut bölgesine gitti ve vefatına kadar orada yaşadı.
HADİS-İ ŞERİF
Peygamber Efendimiz (s.a.v.), rüzgar şiddetli estiğinde dua eder ve şöyle endişelenirdi:
“Allah’ım! Senden bu rüzgarın hayrını ve içinde getirdiği şeyin hayrını isterim. Bu rüzgarın şerrinden ve içinde getirdiği şeyin şerrinden sana sığınırım. Ad kavmi, azap bulutunu görünce sevinmişti…” (Müslim)
Allah’u Teala okuduğunuz Fatiha’yı kabul buyursun.
Hz. Hud Aleyhisselam’ın ruhu şâd olsun.
Amin.

Hz. Hud Aleyhisselam” yazısında 2 düşünce

  1. S.sen diyor ki:

    Sağolun varolun🥀💐
    Bu bilgileri yeni okudum,Rabbim muhafaza buyursun bukadar kötü helâktan bizleri😔🤲🏻 insanın azgınlığı pek kötü, herkese zararları dokunuyor.Rabbim bizlerin yardımcısı olsun her daim🤲🏻💐amiiin

    • info@tasavvufyolu.com.tr diyor ki:

      “Ey ibret nazarıyla bakan, gönlü titreyen Aziz Kardeşim,

      Dediğin haktır. İnsanoğlu çiğ süt emmiş, nefsi amansızdır. O ‘azgınlık’ dediğin, nefis ejderhasının tuzağıdır. Lakin korkma; korku, sığınmaya vesiledir.

      Bizim Yunus’umuz, o nefis elinden neler çektiğini şöyle anlatır: ‘Nefs elinden, nefs elinden… Şikâyetim var nefs elinden, Ben nefsime uyup gittim, uyanmadım gafletinden.’

      Lakin çare de yine O’nun kapısındadır. Bize düşen; gördüğümüzden ibret almak, aczimizi bilip O’nun sonsuz merhametine ve hıfzına (korumasına) iltica etmektir. Tövbe kapısı, felaketlerin kalkanıdır.

      Rabbim dualarınızı dergâhında kabul buyursun; bizleri nefsin şerrinden, zamanın fitnesinden ve her türlü helâktan emin eylesin. Ayağımızı kaydırmasın.

      Amin, ecmain…”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler