BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Ehl-i Beyt Serisi – 36

HZ. ESMÂ BİNT EBİBEKİR (R.ANHA)

“Zâtü’n-Nitâkayn: İki Kuşak Sahibi”
Adı
Esmâ bint Ebibekir
Babası
Hz. Ebubekir (r.a)
Oğlu
Abdullah bin Zübeyr
Vefat
73 H. (Mekke)
Lakabı
Zâtü’n-Nitâkayn
Sıddık’ın Cesur Kızı
Hz. Esmâ (r.anha), Hz. Ebubekir’in kızı ve Hz. Aişe’nin ablasıdır. Hicret sırasında gösterdiği cesaret, Sevr mağarasına hamile haliyle yemek taşıması ve kuşağını ikiye bölüp azığı bağlamasıyla tanınır. Peygamberimiz (s.a.v) ona “Cennette senin için iki kuşak var” buyurmuştur. 100 yaşına kadar yaşamış, hafızası ve dirayeti hiç bozulmamıştır.
Hicret, Fedakarlık ve Direniş Tabloları
01
Zâtü’n-Nitâkayn (İki Kuşak Sahibi)

Hicret günü, Peygamberimiz (s.a.v) ve babası Hz. Ebubekir için yol azığı hazırlamıştı. Torbanın ağzını bağlayacak ip bulamayınca, belindeki kuşağını (nitaq) çıkardı, ikiye böldü. Bir parçasıyla torbayı bağladı, diğerini beline sardı.

Bunu gören Peygamberimiz (s.a.v): “Allah bu kuşağının karşılığında sana cennette iki kuşak versin” buyurdu. O günden sonra “Zâtü’n-Nitâkayn” olarak anıldı.

02
Ebu Cehil’in Tokadı ve Sır Saklama

Peygamberimiz ve Hz. Ebubekir Sevr mağarasına gittiklerinde, Ebu Cehil ve adamları Hz. Ebubekir’in evine geldiler. Esmâ’ya babasının nerede olduğunu sordular.

Esmâ (r.anha) “Bilmiyorum” dedi. Ebu Cehil öfkeyle Esmâ’nın yüzüne öyle şiddetli bir tokat attı ki küpesi fırladı. Ama o gencecik kız, acıya rağmen sırrı vermedi, peygamberini ele vermedi.

03
Dedeye Karşı Taş Oyunu

Hz. Ebubekir hicret ederken tüm malını (5000 dirhem) yanına almıştı. Babası Ebu Kuhafe (o zamanlar müşrik ve kördü) eve geldi ve “Ebubekir sizi hem terk etti hem de parasız bıraktı” dedi.

Esmâ (r.anha) hemen bir bezin içine çakıl taşları doldurdu ve dedesinin elini üzerine koydu. “Hayır dede, bize çok mal bıraktı” dedi. Dede taşları para sanıp: “İyi o zaman, sizi mağdur etmemiş” dedi. Esmâ’nın zekası aileyi üzülmekten kurtardı.

04
İlk Muhacir Bebek: Abdullah

Hz. Esmâ Medine’ye hicret ederken hamileydi. Küba’ya vardığında oğlu Abdullah bin Zübeyr’i doğurdu. Medine’de Yahudiler “Müslümanlara büyü yaptık, artık çocukları olmayacak” diyorlardı.

Abdullah’ın doğumu bu büyüyü bozdu. Müslümanlar tekbirlerle kutladılar. Peygamberimiz bebeği kucağına aldı, hurma çiğneyip damağına sürdü (tahnik) ve ona dua etti.

05
Zorlu Evlilik Hayatı

Kocası Zübeyr bin Avvam (Havarim) çok kıskanç ve sert mizaçlıydı. Maddi durumları da zayıftı. Esmâ, ev işlerini yapar, uzak mesafeden başının üzerinde hurma çekirdekleri taşır ve kocasının atına bakardı.

Bir gün Peygamberimiz onu yük taşırken gördü, devesine almak istedi. Esmâ, kocasının kıskançlığını hatırlayıp binmedi. Zübeyr bunu duyunca ağladı: “Vallahi senin o yükü taşıman, bana Resulullah ile binmenden daha ağır gelir (keşke binseydin)” dedi.

06
Annesiyle Görüşme İzni

Müşrik olan annesi Kuteyle, kızını ziyarete geldi. Esmâ, Peygamberimize sormadan onu eve almadı. “Müşrik annem geldi, ona ikramda bulunayım mı, görüşeyim mi?” diye sordu.

Peygamberimiz (s.a.v): “Evet, annene sıla-i rahim yap (iyi davran)” buyurdu. Mümtehine Suresi’nin, din konusunda savaşmayanlara iyilik yapılmasını emreden ayeti bu olay üzerine indi.

07
Hz. Aişe ile Cömertlik Yarışı

Kardeşi Hz. Aişe ile mizaçları farklıydı ama ikisi de çok cömertti. Hz. Aişe parayı biriktirip toptan dağıtırdı. Hz. Esmâ ise eline geçeni yarına bırakmadan anında dağıtırdı.

Çocuklarına ve torunlarına: “İnfak edin, sadaka verin, malım azalır diye korkmayın. Yoksa Allah da size rızkı kısar” diye nasihat ederdi.

08
Yermük Savaşı’na Katılması

Kocası Zübeyr ile birlikte Yermük Savaşı’na katıldı. Sadece geride durmadı, savaşın en şiddetli anlarında yaralılarla ilgilendi ve askerlere moral verdi.

O, hem evinin hanımı, hem ilim meclisinin hocası, hem de cihad meydanının mücahidesiydi.

09
“Şereflice Ölmek, Zelil Yaşamaktan İyidir”

100 yaşına geldiğinde gözleri görmüyordu. Oğlu Abdullah bin Zübeyr, zalim Haccac tarafından kuşatılmıştı. Oğlu, “Anne, herkes beni terk etti, teslim olayım mı?” diye sordu.

O yaşlı çınar dimdik durdu ve: “Evladım! Eğer davan hak ise devam et, ölmekten korkma. Yok eğer dünya için savaştıysan ne kötü kulmuşsun! Koyun gibi boğazlanmayı kabul etme. Şereflice ölmek, zelil yaşamaktan hayırlıdır.” Bu sözler oğluna şehadet şerbetini içirdi.

10
Zalim Haccac’a Meydan Okuması

Oğlu şehit edilip asıldıktan sonra Haccac, Esmâ’nın yanına geldi ve “Oğluna yaptığımı nasıl buldun?” dedi. Esmâ (r.anha) korkusuzca cevap verdi:

“Sen onun dünyasını yıktın ama o senin ahiretini yıktı! Ben Resulullah’tan işittim ki; Sakif kabilesinden bir yalancı ve bir bozguncu (mübir) çıkacak. Yalancıyı gördük (Muhtar es-Sekafi), bozguncu da sensin!” Haccac bu sözler karşısında sesini çıkaramadan çekip gitti. Kısa süre sonra Esmâ annemiz de vefat etti.

Hz. Esmâ’nın Örnekliği
“Allah’ım! Bize Hz. Esmâ annemiz gibi; zorluklara zekasıyla çözüm bulan, zalimin karşısında hakkı haykıran, evlatlarını şerefli bir ölüme hazırlayan ve imanıyla asırlık çınar gibi dik duran kullarından olmayı nasip eyle.”
ÂMİN

Hz. Esmâ bint Ebibekir (r.anha)” yazısında bir düşünce

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler