BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.
Erkek Sahabeler Serisi – 15

HZ. BİLAL-İ HABEŞİ (R.A)

“Müezzinlerin Efendisi ve Peygamber Aşığı”
Adı
Bilal bin Rebah
Lakabı
Seyyidü’l-Müezzinin
Azat Eden
Hz. Ebubekir (r.a)
Vefat
20 H. (Şam)
Özelliği
Ehad, Ehad!
Habeşistan’dan Doğan Güneş
Hz. Bilal (r.a), Mekkeli müşrik Ümeyye bin Halef’in kölesiyken İslam ile şereflendi. Kızgın kumlar üzerinde göğsüne ağır taşlar konulup işkence edilirken sadece “Ehad, Ehad!” (Allah birdir) diyerek tevhidin sembolü oldu. İslam’ın ilk müezzinidir. Güzel sesiyle ruhları titreten, Peygamberimiz (s.a.v) vefat edince üzüntüsünden ezan okuyamaz hale gelen büyük bir aşıktır.
İşkence, Ezan ve Vuslat Tabloları
01
Kölelikten İmana

Mekke’de bir köleydi. Efendisi Ümeyye bin Halef zalim bir adamdı. Bilal, gizlice Peygamberimizin (s.a.v) davetini duydu. Kalbi, köleliğin zincirlerini kırıp tevhidin hürriyetine koştu.

Efendisi onun Müslüman olduğunu öğrenince çılgına döndü. Onu dininden döndürmek için her türlü zulmü yapmaya başladı.

02
“Ehad! Ehad!” Feryadı

Öğle sıcağında onu Mekke’nin kızgın kumlarına yatırırlar, göğsüne devasa bir kaya parçası koyarlardı. Nefes almak bile imkansız hale gelirdi.

Ümeyye: “Muhammed’i inkar et, Lat ve Uzza’ya tap!” diye bağırırdı. Bilal (r.a) acıdan bayılacak gibi olsa da tek bir kelime fısıldardı: “Ehad! Ehad!” (Allah birdir, Allah birdir). Bu ses, Mekke dağlarında yankılanırdı.

03
Hz. Ebubekir’in Onu Satın Alması

Bir gün Hz. Ebubekir oradan geçerken Bilal’in iniltilerini duydu. Ümeyye’ye: “Bu zavallıya işkence etmekten Allah’tan korkmaz mısın?” dedi.

Ümeyye: “Onu sen bozdun, sen kurtar” dedi. Hz. Ebubekir büyük bir bedel ödeyerek (veya takas yaparak) Bilal’i satın aldı ve: “O Allah için hürdür” dedi. Hz. Ömer bunu duyunca: “Efendimiz (Ebubekir), efendimizi (Bilal’i) azat etti” derdi.

04
İlk Ezan ve Mescid-i Nebevî

Medine’ye hicret edildi. Namaza çağrı için bir yöntem aranıyordu (çan, boru vs. konuşuldu ama kabul edilmedi). Sonra rüyada “Ezan” öğretildi.

Peygamberimiz (s.a.v), sesi gür ve yanık olduğu için bu görevi Bilal’e verdi. Bilal (r.a) yüksek bir yere çıktı ve “Allahuekber!” diyerek kainatın ilk ezanını okudu. Müslümanlar gözyaşlarıyla mescide koştular.

05
Cennetteki Ayak Sesleri

Bir sabah namazından sonra Peygamberimiz (s.a.v) Bilal’e sordu: “Ey Bilal! İslam’da yaptğin ve en çok ümit beslediğin amel hangisidir? Çünkü bu gece cennette, önümde senin ayakkabılarının sesini işittim.”

Bilal (r.a) mahcup bir şekilde: “Ya Resulallah, her abdest aldığımda mutlaka (iki rekat) namaz kılarım. Başka özel bir amelim yok” dedi. İşte o basit gibi görünen devamlılık onu zirveye taşımıştı.

06
Kabe’nin Üzerinde Ezan

Mekke fethedildiğinde Peygamberimiz Kabe’nin putlardan temizlenmesini emretti. Sonra Bilal’e döndü: “Ey Bilal! Kabe’nin üzerine çık ve ezan oku!”

Bir zamanlar sokaklarında sürüklendiği Mekke’de, şimdi Kabe’nin damındaydı. “Eşhedü en la ilahe illallah” dediğinde müşrikler kahrolurken, müminler zaferin tadını çıkarıyordu.

07
Susturulamayan Hıçkırıklar

Peygamber Efendimiz (s.a.v) vefat edince Bilal için dünya karardı. Ezan okumak için minareye çıktı. “Eşhedü enne Muhammeden Resulullah” demeye gelince boğazı düğümlendi.

Hıçkırıklara boğuldu, devam edemedi. Aşağı indi ve Hz. Ebubekir’e: “Beni bırakın, ben Resulullah’tan sonra kimseye müezzinlik yapamam” dedi.

08
Şam’a Hicret ve Cihad

Medine’de kaldıkça her köşe başında Peygamberimizi hatırlıyor, dayanamıyordu. Cihada katılmak ve İslam’ı yaymak için Şam’a (Suriye) gitti.

Yıllarca orada sınır boylarında nöbet tuttu. Sessiz, mahzun ama vakur bir hayat yaşadı.

09
Son Ezan ve Medine’nin Gözyaşları

Bir gece rüyasında Peygamberimizi gördü. Efendimiz sitem etti: “Beni ziyaret etmeyecek misin ey Bilal? Bu ayrılık yetmedi mi?”

Ağlayarak uyandı ve hemen Medine’ye koştu. Hz. Hasan ve Hüseyin’in ısrarıyla sabah ezanını okudu. Onun sesini duyan Medine halkı, Peygamberimiz dirildi sanarak sokaklara döküldü. O gün Medine’de kadın-erkek herkes ağladı.

10
Vuslat Anı

Şam’da ölüm döşeğindeyken hanımı: “Vah başıma gelenler, ne büyük hüzün!” diye ağlıyordu.

Bilal (r.a) ise yüzünde bir tebessümle: “Hayır hanım, ne büyük neşe! Yarın dostlarıma kavuşacağım; Muhammed’e (s.a.v) ve ashabına kavuşacağım!” diyerek ruhunu teslim etti.

Hz. Bilal’in Örnekliği
“Allah’ım! Bize Hz. Bilal efendimiz gibi; zorluklar altında ‘Ehad’ diyen sarsılmaz bir iman, Resulullah’a duyulan derin bir muhabbet ve ömrünü ezanla, cihadla süsleyen bir istikamet nasip eyle.”
ÂMİN

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler