BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.ESTAĞFİRULLÂH EL AZÎM.LÂ İLÂHE İLLALLAH.ALLAHLÂ İLÂHE İLLÂ ENTE, SÜBHÂNEKE İNNÎ KUNTU MİNE’Z-ZÂLİMÎN.

Hidayet Önderleri

Kısas-ı Enbiyâ ve Kalbin Temizlenmesi
GÜNLÜK MANEVİ VİRD: PEYGAMBERLERE SALAVAT ZİKRİ
عَلَيْهِمُ السَّلَامُ
“Aleyhimüsselâm”
(Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi bütün o peygamberlerin üzerine olsun!)
0
Günlük Hedef: Kalbi Nifaktan Temizleyip Enbiyayı Anmak İçin (100+)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammed’in, ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
“Andolsun ki peygamberlerin kıssalarında, akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır…”
(Yûsuf Sûre-i Şerif’i, 111)
Cenab-ı Hakk’ın yeryüzüne gönderdiği her bir Peygamber, insanoğlunu düştüğü cehalet bataklığından çıkarıp kalbini küfrün ve isyanın kirlerinden manen temizlemek üzere vazifelendirilmiş birer rahmet güneşidir. Onlar; Firavunlara, Nemrutlara ve nefsinin esiri olmuş kavimlere karşı Hakk’ın sarsılmaz kalesi olmuşlar; hastalıkta Eyyüb, zindanda Yusuf, ateşte İbrahim (Aleyhimüsselâm) olarak bizlere tevekkülün ve mahviyetin en şanlı destanlarını bırakmışlardır. Kuran-ı Kerim’de zikredilen o 28 mübarek ismin her biri, bugün kendi dünyevi dertlerimizde boğulurken tutunacağımız ve okuyup kalbimize şifa bulacağımız birer hidayet önderidir.
KUR’AN-I KERİM’DE ADI GEÇEN PEYGAMBERLER
Kısas-ı Enbiyâ Listesi (Aleyhimüsselâm)
(Her bir ismin üzerine tıklayarak kalbinizden bir salavat ve hürmet geçirmeyi niyet ediniz)
Adem Aleyhisselâm
İdris Aleyhisselâm
Nuh Aleyhisselâm
Hud Aleyhisselâm
Sâlih Aleyhisselâm
İbrahim Aleyhisselâm
Lut Aleyhisselâm
İsmail Aleyhisselâm
İshak Aleyhisselâm
Yakub Aleyhisselâm
Yusuf Aleyhisselâm
Eyyub Aleyhisselâm
Şuayib Aleyhisselâm
Musa Aleyhisselâm
Harun Aleyhisselâm
İlyas Aleyhisselâm
Elyesa Aleyhisselâm
Zülkifl Aleyhisselâm
Yunus Aleyhisselâm
Davud Aleyhisselâm
Süleyman Aleyhisselâm
Lokman Aleyhisselâm
Zekeriyya Aleyhisselâm
Yahya Aleyhisselâm
Üzeyir Aleyhisselâm
Zülkarneyn Aleyhisselâm
İsa Aleyhisselâm
Hz. Muhammed (S.A.V) Hâtemü’l-Enbiyâ
ENBİYÂ KISSALARINDAN 5 İBRET
1. ADEM (A.S) VE TÖVBENİN SIRRI Adem (Aleyhisselâm) cennette yasak ağaçtan yediğinde, suçu kadere atmadı, itiraz etmedi. Hemen boynunu büküp kalbini o kirden temizlemek için “Rabbimiz, biz nefsimize zulmettik” diyerek (A’raf: 23) tövbe etti. Şeytan ise “Sen beni saptırdın” (A’raf: 16) diyerek kibrine yenildi ve ebedi lanete uğradı. İnsan hata yapabilir lakin peygamber ahlakı hatayı itiraf edip temizlenmektir.
[Kaynak: A’râf Sûre-i Şerif’i]:[23]
2. NUH (A.S) VE ALAY EDİLEN GEMİ Nuh (Aleyhisselâm) 950 yıl kavmini hakka çağırdı lakin onlar inanmadı. Çölün ortasında, denizin olmadığı bir yerde koca bir gemi inşa etmeye başladığında kavmi ondan geçip kahkahalarla alay ediyordu. O ise “Siz şimdi bizimle alay edin, yakında biz de sizinle alay edeceğiz” diyerek, kınayıcıların kınamasından korkmamış, sadece Allah’ın emrine (kalbini her şüpheden temizleyerek) sarsılmaz bir imanla sarılmıştır.
[Kaynak: Hûd Sûre-i Şerif’i]:[38]
3. İBRAHİM (A.S) VE PUTLARI KIRAN BALTA İbrahim (Aleyhisselâm), kavminin taptığı cansız putları baltayla kırıp döktükten sonra, baltayı en büyük putun boynuna asmıştı. Kavmi “Bunu ilahlarımıza kim yaptı!” dediğinde, o muazzam akıl dersini verdi: “İşte şu boynunda balta olan büyük put yapmıştır, ona sorun!” Kavmi “Sen de bilirsin ki bunlar konuşamaz” deyince, İbrahim (a.s): “Öyleyse size hiçbir faydası ve zararı dokunmayan, kendini bile koruyamayan bu tahtalara nasıl taparsınız!” diyerek onların zihinsel putlarını yerle yeksan etmiştir.
[Kaynak: Enbiyâ Sûre-i Şerif’i]:[58-67]
4. YUSUF (A.S) VE ZİNDANDAKİ ZİKRİ Yusuf (Aleyhisselâm), köle olarak satılıp ardından Züleyha’nın iftirasıyla haksız yere zindana atıldığında, asla “Neden ben?” demedi. Zindandaki o karanlık günlerinde bile yanındaki iki mahkuma: “Ey zindan arkadaşlarım! Çeşit çeşit tanrılar mı daha hayırlıdır, yoksa Gühar (her şeye galip) olan tek Allah mı?” diyerek tebliğe ve zikre devam etmiş; o zindanı, kalbini nurla temizlediği bir Medrese-i Yusufiyye’ye çevirmiştir.
[Kaynak: Yûsuf Sûre-i Şerif’i]:[39]
5. MUSA (A.S) VE FİRAVUN’UN SARAYINDA İMAN Musa (Aleyhisselâm), Firavun’un sarayında bir çocuk olarak büyümüş, onun ekmeğini yemiş lakin o şatafatlı hayat onu asla kandıramamıştı. Yıllar sonra o saraya peygamber olarak dönüp “Ben Âlemlerin Rabbinin elçisiyim” diyerek asasını Firavun’un o büyük kibrine (saltanatına) karşı kaldırmış ve sihirbazların iplerini yutarak Hakkın galibiyetini ilan etmiştir. Allah dilerse düşmanını, yine o düşmanın sarayında büyütür ve yetiştirir.
[Kaynak: Şu’arâ Sûre-i Şerif’i]:[16-48]
“Onların Kıssalarında Akıl Sahipleri İçin İbretler Vardır”
رَبَّنَا آمَنَّا بِمَا أَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ
Okunuşu: Rabbenâ âmennâ bimâ enzelte vetteba’ner-rasûle fektübnâ meaş-şâhidîn. “Rabbimiz! Senin indirdiğine (Kur’an’a) iman ettik ve Peygambere (Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e) uyduk. (Kalbimizi her türlü inkar ve kibirden tamamen manen temizleyerek) Bizi, hakikate (ve Tevhide) şahitlik edenlerle beraber yaz!”
([Âl-i İmrân Sûre-i Şerif’i]:[53] / Yüzyıllar boyunca bütün peygamberlerin insanlığa tebliğ ettiği o muazzam teslimiyet ve hakikat yolundan sapmamak için okunan şahitlik niyazı)

Âmin, Yâ Rabbel Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Menu
Sahabiler