Günün Manevi Azığı
İslam’ın Öncüleri (Bilâl-i Habeşî)
Bismillahirrahmânirrahîm.
Allahümme salli alâ seyyidina Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim.
Rahmân ve Rahîm olan Allah’u Teala’nın adıyla. Mekke’nin kızgın kumlarına yatırılıp üzerine devasa kayalar konulduğunda bile “Ehad, Ehad” diyerek hakikatten vazgeçmeyen, Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’in sadık müezzini ve tevhidin sarsılmaz sadası şanlı sahabi Bilâl-i Habeşî Radıyallahu Anh’ın aşkıyla uyanan bir sabaha Bismillah…
Günün Ayet-i Kerimesi
“Ey insanlar! Şüphesiz biz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah’u Teala katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır (takva sahibi olanınızdır)…”
[Hucurât Suresi, 13. Ayet.]
[Hucurât Suresi, 13. Ayet.]
Günün Hadis-i Şerifi
Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem (Mirac dönüşü ona) şöyle buyurmuştur:
“Ey Bilâl! İslam’da yaptığın en faziletli ameli bana söyle. Zira ben bu gece cennette, önümde senin ayak seslerini işittim.”
[Buhari, Teheccüd, 17.]
“Ey Bilâl! İslam’da yaptığın en faziletli ameli bana söyle. Zira ben bu gece cennette, önümde senin ayak seslerini işittim.”
[Buhari, Teheccüd, 17.]
İman ve Sabır Kalesi
Bilâl-i Habeşî Radıyallahu Anh, Habeşistanlı bir köleydi ama kalbi hakiki hürriyete, yani Allah’u Teala’nın birliğine aşıktı. Mekke’nin en zalim müşriklerinden Ümeyye bin Halef’in kölesi iken İslam’la şereflendi ve bu uğurda aklın sınırlarını zorlayan işkencelere sabırla göğüs gerdi.
O, kalbini kula kulluk etmekten, şirkin karanlığından ve ölüm korkusundan büsbütün temizlenmiş bir halde sadece Rabbine bağlamıştı. Derisinin rengi veya dünyadaki mevkisi değil; kalbindeki o sarsılmaz takvası onu cennetin en yüce makamlarına taşıdı.
İslam’ın İlk Müezzini Bilâl-i Habeşî’nin Kıssası
1. KIZGIN KUMLARDAKİ TEVHİD: Müşrik efendisi, onu öğle sıcağında Mekke’nin kızgın kumlarına sırtüstü yatırır, göğsüne kocaman bir kaya koyarak “Ya Muhammed’i inkar et ya da böyle öl” derdi. O ise nefes almakta dahi zorlanırken “Ehad! Ehad!” (Allah birdir) diyerek zalimleri çaresiz bırakırdı.
2. ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞMASI: Onun bu ağır işkenceler altındaki asil duruşunu gören Hazreti Ebu Bekir, Ümeyye bin Halef’e büyük bir bedel ödeyerek onu satın aldı ve derhal azat edip dünya hürriyetine kavuşturdu.
3. İLK EZAN VE KÂBE’NİN FETHİ: Hicretten sonra İslam’ın ilk ezanını okuma şerefi ona verildi. Mekke’nin fethinde ise Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’in emriyle Kâbe’nin damına çıktı ve tevhidin sancağı olan ezanı, bir zamanlar köle olarak işkence gördüğü şehrin semalarında yankılandırdı.
4. VEFATINDAKİ SEVİNÇ: Resulullah’ın vefatından sonra Medine’de kalamadı ve Şam’a yerleşti. Artık ezan okuyamıyor, okumaya teşebbüs ettiğinde Efendimizin adını anarken hıçkırıklara boğuluyordu. Vefat döşeğindeyken hanımı “Vay başımıza gelenlere!” diye ağlarken, o tebessüm ederek: “Ah ne güzel, yarın dostlara; Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem ve ashabına kavuşuyorum!” diyerek Rabbine kavuştu.
Ey kullarını takvasıyla yücelten Allah’ım! Bizlere Bilâl-i Habeşî Radıyallahu Anh’ın sarsılmaz tevhid inancını, zorluklar karşısında bile eğilmeyen o dik duruşunu ve Resulullah’a olan o eşsiz aşkını lütfeyle.
Kalbimizi fani korkulardan, gösterişten ve kula kulluk etmekten büsbütün temizlenmeye muvaffak kıl. Habibin Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hürmetine dualarımızı kabul eyle. Amin.
Kalbimizi fani korkulardan, gösterişten ve kula kulluk etmekten büsbütün temizlenmeye muvaffak kıl. Habibin Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem hürmetine dualarımızı kabul eyle. Amin.
Hayırlı Bereketli Sabahlar
Sarsılmaz bir iman ve sadakat niyetiyle…
KABUL MESAJI
Hazreti Muhammed Mustafa Sallallahu Aleyhi ve sellem’in onun nidâsı hakkındaki muazzam müjdesi:
“Ezan okuduğunda müezzinin (Bilâl’in) sesini işiten hiçbir insan, hiçbir cin ve hiçbir varlık yoktur ki, kıyamet gününde onun lehine şahitlik etmesin.”
(Buhari, Ezan, 5)
“Ezan okuduğunda müezzinin (Bilâl’in) sesini işiten hiçbir insan, hiçbir cin ve hiçbir varlık yoktur ki, kıyamet gününde onun lehine şahitlik etmesin.”
(Buhari, Ezan, 5)
